Google+

TANRILARIN ADASI BÖLÜM- 2: HİNDU GELENEKLERİ VE YAŞAMI

95115 Şub 2017Özel Yazı

Daha önceki yazıda bahsetmiştim. Birinci yazının devamı olan bu kısımda Hinduizm’in geleneklerinden ve yaşam tarzından biraz bahsedeceğim. Sonrasında ise hep beraber Tanrıların Adası'nı keşfe çıkacağız.

Bali seyahatiniz boyunca, şehir içinde ya da ücra bir köyde, nerede olursanız olun istisnasız her cadde ve sokakta, bazen kuytu bir köşeye saklanmış, bazen yolunuzu tam olarak ortalayacak şekilde konumlandırılmış sunaklar göreceksiniz. Bu sunakların üzerinde ise ıslanmasın diye süslü bir şemsiye yerleştirilmiş, boynuna gerçek çiçeklerden yapılmış renkli kolyeler asılmış ve önüne bir sürü adak bırakılmış (çoğunlukla) Ganesha heykelleri göreceksiniz. Ganesha ile ilgili detaylı bilgi için Hindu Tanrı ve Tanrıçaları yazımı inceleyebilirsiniz.

TANRILARIN ADASI BÖLÜM- 2: HİNDU GELENEKLERİ VE YAŞAMI

Bali’de yerel halkın çok büyük bir kısmı Müslüman. Neredeyse eşit miktarda Hinduist yaşıyor. Bu ada, bu kadar farklı inanışlara sahip insanların kardeşçe ve dostça yaşadığı bir ada. Belki de birazda bu yüzden bu kadar huzur veriyor ziyaretçilerine. Müslüman namazını kılıyor, Hinduist her gün kendisine yiyecek bahşeden tanrılar için adaklar bırakıyor. Ama kimse kimseyi kendi inandığı şeye inanması için zorlamıyor. Birbirlerini ötekileştirmiyorlar. Kavga etmiyorlar. Ve en önemlisi saygı duyuyorlar.

Bali sokaklarına adım attığınız anda dikkatinizi çeken iki şey olacaktır. Birincisi kaldırımların üzerinde rastgele serpiştirilmiş küçük yeşil kutucuklar ikincisi ise az önce bahsettiğim rastgele bir şekilde yerleştirilmiş olan sunaklar.

Hinduların gündelik hayatlarında ibadet ve dualar çok büyük önem arz ediyor. Müslümanların her gün namaz kılmaları ve dua etmeleri gibi Hindularda kendi tanrılarına her gün şükranda bulunuyor ve onlara tapınıyorlar. Sahip oldukları hayatı kendilerine bahşeden, yedikleri yemeği, içtikleri suyu onlara bağışlayan tanrılarına teşekkür etmek için küçük kutuların içerisine pirinç, çiçek, eğer o gün et yemişlerse et, tütsü gibi şeyler koyuyorlar ve bu kutucukları açık havada herhangi bir yere, sunakların üzerine ya da gruplar haline toplu bir şekilde giderek (daha büyük ve zengin ikramlar hazırlayarak) tapınaklara bırakıyorlar. Ellerindeki imkân dâhilinde bu kutucukları mutlaka dolduruyor ve tanrılarına sunuyorlar. Bu günlük ritüeldeki asıl önemli nokta şu… Onlara bahşedilen nimetleri sadece kendileri tüketmeyip tanrılarının rızasını kazanabilmek için onlara da evlerinde pişen yemeklerden ikramda bulunuyorlar. Bu eylem Hinduların günlük hayatlarında mutlak gerçekleştirmeleri gereken bir eylem. Tanrılara minnet ve saygılarını sunmak amacıyla yapılan bu günlük ibadet "Puja" olarak adlandırılıyor.

TANRILARIN ADASI BÖLÜM- 2: HİNDU GELENEKLERİ VE YAŞAMI-1

Bu günlük ritüel için hazırlıklar az öncede bahsettiğim gibi imkanlar dahilinde yapılıyor. Kimileri kutularının içini yalnızca birazcık pirinç ve çiçek yaprakları ile oldururken kimileri bu ritüel için özel tepsiler hazırlayabiliyor. İçine mum, tütsü gibi şeyler koyup bunları yakanlar da var. Hatta bir taksici hazırladığı kutunun içine sigara bile bırakmıştı.

Hindu aileler yalnızca sokaklarda veya tapınaklarda ayin yapmıyorlar. Evlerinin içerisinde de ibadetlerini gerçekleştirebilecekleri bir yer olması onlar için çok önemli. Her evin kendine ait bir aile tapınağı var. Eğer bir Hindu’nun ev yaşantısı, evinde nasıl ibadet ettiği gibi günlük hayatlarını görmek isterseniz herhangi bir evin ev sahibine bir miktar bağışta bulunuyorsunuz. O da karşılığında size evinin kapılarını açıp sizi misafir ediyor.

Başta Hindistan olmak üzere, Hinduizm dinine mensup insanların yaşadığı tüm coğrafyalarda aile yapısına bakıldığında genellikle erkek egemen bir aile yapısı görüyoruz.  Ailenin reisi baba olarak görülür. Aileyi ilgilendiren önemli kararlar baba tarafından verilir. Özellikle Hindistan’da geleneksel aile yapısında erkek çocuğun anne ile bağı çok sıkıdır. Erkek çocuk evlendiğinde (eğer ki ailesinin evinde yer var ise) eşi ile birlikte ailesinin evinde yaşar. Erkek çocuk sahibi olmak Hindu aile yapısında kadını ciddi konumlara getirir ve otorite sahibi yapar.

Kadınların Hindu geleneklerindeki yerine bakacak olursak ne yazık ki günümüz koşullarında çok da iç açıcı bir tablo ile karşılaşmıyoruz. Bekâr kadınların Hindu geleneklerinde sosyal bir yerleri bulunmamaktadır. Tek başlarına yaşamalarına izin verilmez. Günümüze kadar gelen süreçte kadınlar, değişen yaşam koşullarıyla birlikte kendilerine yer edinmeye çalışmış ve gelişme göstermiş olsalar dahi hala sosyal hayatta yeterli değeri görememekteler. Hinduizm’in pek çok kutsal metninde adı geçen tanrıçalar, Hindu kadınlar için de önemli yol göstericilerdir. Bu tanrıçalar ayrıca Hinduizmi’in önemli kadın modelleridir.

Hinduizm’de bir kadının en önemli görevi anneliktir. Hamileliğin öğrenildiği günden doğuma kadar geçen süreçte annenin ve bebeğin bedensel ve ruhsal sağlığı için sürekli olarak kutsama seromonileri yapılır.

Dünyada var olan tüm dinler gibi Hinduizm’de de yer alan çeşitli mezhepler vardır. Bunlar Şaivizm, Vişnaizm, Şaktizm ve Smartizm’dir.

Kısaca bahsetmek gerekirse Şaivizm baş tanrı olarak Shiva’yı kabul eden gelenektir. Bu mezhebe göre Vishnu ve Brahma, Shiva’nın tezahürleridir. Bu mezhepte aynı zamanda (Hindu Tanrı ve Tanrıçaları yazısında bahsettiğim) Avatar/Hulül inancı yoktur. Yani bu mezhebe göre tanrı bedenlenmez.

TANRILARIN ADASI BÖLÜM- 2: HİNDU GELENEKLERİ VE YAŞAMI-2

Vişnaizm mezhebine göre baş tanrı Vishnu olarak kabul görür. Hindu kutsal kitaplarından Bhagavad Gita’da yer alan ‘’Kulun ibadet ettiği ulûhiyet veya form ne olursa olsun arzularını ben karşılarım’’ cümlesi Vişnaistlerin Vishnu’yu baş tanrı kabul etmesinin arkasında yatan sebeptir. Şaivizm’in aksine bu mezhepte çok güçlü Avatar/Hulül inancı vardır.

TANRILARIN ADASI BÖLÜM- 2: HİNDU GELENEKLERİ VE YAŞAMI-3

Şaktizm inancında ise kutsal ana olarak kabul edilen Shakti’ye tapılır ve değer verilir. Diğer mezheplerden farklı olarak büyücülük bu mezhepte çok yaygındır.

TANRILARIN ADASI BÖLÜM- 2: HİNDU GELENEKLERİ VE YAŞAMI-4

Son olarak Smartizm mezhebinde tüm tezahürlerin Brahman’dan ortaya çıktığı inancı vardır. Bu mezhepte mistik bilgi ve Yoga ön plandadır.

TANRILARIN ADASI BÖLÜM- 2: HİNDU GELENEKLERİ VE YAŞAMI-5

Hinduizm gelenek ve yaşam tarzını şekillendiren bir diğer inanış Samsara ve Karma inancıdır.

TANRILARIN ADASI BÖLÜM- 2: HİNDU GELENEKLERİ VE YAŞAMI-6

Samsara; "ruh göçü" anlamına gelen ve batı dillerinde "reenkarnasyon" ile ifade edilen inanıştır. Samsara, Hinduizm’in en önemli inanışlarından biridir. Samsara’yı reddetmek Hinduizm’i reddetmek ile eşdeğerdir. Samsara’ya inanmayan bir Hindu düşünülemez ve bu inancı kabul etmeyen bir kişi Hindu sayılamaz. Bu inanç, dünya üzerindeki doğum-ölüm-yeniden doğum döngüsünü ifade eder. Yani Atman’ın (ruhun) dünya üzerinde sürekli olarak varlığı, bir bedende yaşadığı hayat sonlandığında başka bir bedende yeniden hayat bulmasını ifade eder. Samsara dünya üzerinde var olan, insanoğlunun bildiği tüm varlıkları içine alır.

Karma ise eski Sanskrit dilinde "yapmak, etmek, eylemde bulunmak" anlamına gelen "kri" kelimesinden gelir. Karma genel olarak kişinin Tanrı ya da başka herhangi bir hükmedene bağımlı olmaksızın, kendi kendini değerlendirdiği, ödüllendirdiği ya da cezalandırdığı bir öğretidir. Karma inancına göre hem fiziksel hem de zihinsel olarak yapılan hiçbir eylem karşılıksız kalmayacaktır.  Yani insan fiziksel ve zihinsel olarak yaptığı tüm eylemlerin karşılıklarını bu hayatında göremese bile, bu eylemler o kişinin bir sonraki hayatını şekillendirecek olan şeylerdir. Yani Karma inancı, Samsara inancını tamamlayan bir öğretidir.

İslam dininde "Amel defteri" inancını hepimiz biliriz. Kişinin bu dünyada işlediği tüm sevapları, günahları, iyi-kötü tüm niyetleri bu defterde tutulur. Kişi öldükten sonra ise dünyada bırakmış olduğu hayırlı varlıklar (hayırlı ve güzel işler yapan evladı, diktiği bir ağaç, besleyip büyüttüğü bir hayvan ya da tüm dünya varlıklarının faydalanması için bırakmış olduğu bir eser) ona sevap kazandırmaya ve bu sevaplar amel defterine işlenmeye devam eder. İşte tıpkı amel defteri gibi Hinduizm’de "Karmik hesap" vardır. Az önce bahsettiğim gibi, kişi eylemlerinin karşılığını yaşadığı hayatta göremez ise, ölüm anında karmik hesap onun bir sonraki hayatına devredilir ve o hayatını geçmiş yaşamının karmik hesabı şekillendirir. Yeni hayatında aynı anda hem geçmiş yaşamındaki eylemlerinin sonuçlarını yaşar, hem de yaşamakta olduğu yeni hayatındaki eylemleri karmik hesabına işler.

Hinduizm’de ibadetlerden ve kutsal günlerden de bahsetmek gerekir.

Hinduizm’de ayin ve ibadetler 3 temel esasa dayanır. Bunlar, güzel amel, bilgi sahibi olmak ve tanrı ile beraber olmaktır. Bunlar Hinduizm inancında yer alan tüm ayin ve ibadetlerin varmak istediği sonuçtur. Tüm ayin ve ibadetler bu üç amaç için yapılır. Bu amaçlara ulaşmak için, ölenlere kurban kesmek, güneşe saygı göstermek, kutsal metinleri okumak, doğum ve ölümlerde ibadet etmek gibi ritüellerin gerçekleştirilmesi gereklidir.

Hinduizm’de ibadet etmek için tapınaklara gidilebileceği gibi, herhangi bir yerde de bu eylemi gerçekleştirmek mümkündür. Çünkü Hinduizm inancında Tanrı her yerdedir ve yapılan her şeyi görmektedir. Bu yüzden ibadetlerin bir şekli ya da düzeni yoktur. Fakat yine de yazının başında bahsettiğim gibi her evin kendine ait bir aile tapınağı bulunmalıdır. İlk ibadete şafak sökmeden önce başlanmalıdır ve doğuya doğru dönülerek ibadet gerçekleştirilmelidir.

TANRILARIN ADASI BÖLÜM- 2: HİNDU GELENEKLERİ VE YAŞAMI-7

Tirta Empul tapınağında bir ayin 

Tüm ayin ve ibadetler OM mantrası ile başlar. Ayrıca yemek yemeye başlamadan önce ve Vedaları okumaya başlamadan önce de OM mantrası söylenir. Bundan sonra tüm ayinlerde çeşitli mantralar söylenmeye devam edilir. 

Hinduizm’de en önemli dini tören Giriş Ayini'dir. Giriş Ayini sadece ergenlikte yapılan bir ayindir. Kişinin Hinduizm’e kabul edilişi için yapılır. Bu seremonide Hinduizm’e kabul edilmesi için çocuklar yıkanır, traş edilir ve özel giysiler giydirilir.

Her dinde olduğu gibi Hinduizm’de de evlilik törenleri, dini törenler içerisinde en önemli olanlardır. Hindu gençler ancak evlendikten sonra sorumlulukları olan yetişkinler sayılırlar. Evlilik seromonisi ritüelleri bölgeden bölgeye değişse de genellikle birbirine benzerdir. Aile büyükleri ve düğüne katılan diğer davetliler, yeni evli çiftin huzurlu ve bereketli bir yuvası olması için dualar ederler.

Hinduizm’de çok sayıda kutsal gün vardır. Bunlardan bazıları Asin, Diwali ve Holi’dir. Asin, Eylül-Ekim aylarına denk gelir. 10 gün sürer. Bu 10 günün 9’u ibadet ile geçirilir. Son günü ise eğlence ile kutlanır. Diwali, Asin ayının 13. gününe denk gelir. Işık festivali anlamına gelir. Aynı zamanda Hindu takviminde yeni yılın başlangıcı olarak kabul edilir. İnsanlar birbirlerine hediyeler verir ve evlerinin kapılarını lambalar ile çeşitli şekillerde süslerler.

TANRILARIN ADASI BÖLÜM- 2: HİNDU GELENEKLERİ VE YAŞAMI-8

Son olarak Holi Festivali, şubat-mart aylarına denk gelir. Yaklaşık iki ay boyunca sürer ve baharın gelişi ve Krişna’ya şükür ifadesi olarak kutlanır. Baharın gelişi boyanmış tuz ve su karıştırılarak kutlanır. Bu festival daha ziyade Hindistan’da kutlanır.

TANRILARIN ADASI BÖLÜM- 2: HİNDU GELENEKLERİ VE YAŞAMI-9

Tanrıların Adası'nı keşfe başlayacağız yakında. Takipte kalın.
 

Yorumlar(0)

Yorumlar

user-profle

Yeni yorum ekle