Bir eli Peru, bir eli Bolivya’da olan, sularında insanları barındıran göl. En az tuz çölü Salar de Uyuni kadar etkileyici ve hafızalarda kalacak bir yer daha. Karşınızda Titicaca Gölü. Ayrıca Güney Amerika’nın da en büyük gölü olma ünvanına sahip. Siz, üzeri tamamen sazlarla kaplı iskelede teknenizi beklerken göl hakkında biraz bilgi edinmek fena olmaz.

Titicaca Gölü’nün yüz ölçümü 8.288 kilometrekare ve en derin noktası 284 metre. Göl 25 farklı nehirden besleniyor ve uzunluğu 194, genişliği ise 65 kilometre. Fakat daha önemlisi deniz seviyesinden 3.810 metre yükseklikte yer alması. Bu kısaca; oksijen sıkıntısı sizi bekliyor demek!

Gezimizde ilk durak noktası yüzen adalar. Sularında insanları barındıran derken abartmıyorduk, çünkü gölün üzerinde insanların bitkiden yaptıkları tam 41 tane yüzen ada mevcut ve bu adalarda yaşayan halka ‘Uros’ deniliyor. Hikayesi şöyle ki; uroslar eski zamanlarda savaşçı İnka’lardan kaçmak için suyun üzerine ada yapıyorlar ve o gün bugündür bu şekilde adalarda yaşamaya devam ediyorlar.

5000 yıldır suyun üstünde yaşayan, karaya çıkmayı reddeden, teknolojinin olmadığı bu yeri merak ediyorsanız biraz daha yaklaşıp adaya çıkmalısınız. Her ne kadar kendi hallerinde olsalar da gelen turistlerin adaya çıkmasına bir şey demiyorlar. Sizi hemen oracıkta mavi büzgülü bol etekleri, beyaz bluzları, kırmızı kısa ceketleri ve kahverengi melon şapkaları ile karşılıyorlar.

Adaya çıktıktan sonra bu insanlara gerçekten saygı duyabilirsiniz. Çünkü  burada adanın kendisi, evler, yataklar, sedirler, sandallar sadece tek bir bitkiden yapılıyor. Buraya özgü olan totora bitkisinden. Başka bir şey kullanmıyorlar.

Buranın kendine has olmasının sebebi sadece bu değil tabii. İnsanların mutluluğu ve gelişmişliği, suyun üzerinde izole halde yaşayan urosların kadın egemen ve açık görüşlü bir toplum olması etkileyici olan.

Uros halkı Aymara dilini konuşuyor. Güzellikleri dillerine de bulaşmış adeta. Mesela aymara dilinde teşekkür etmek yok. Onun yerine “Tanrı sana bunun karşılığını verecek” var. Yüzen adalarda biraz daha dolaşıp kültürünü ve insanlarını sindirdiyseniz mutlaka gitmeniz gereken ikinci adaya doğru yola çıkabilirsiniz. Taquila Adası sizi bekliyor.

Uros adalarıdan tekne ile yapılan yaklaşık 1.5 saatlik bir yolculuktan sonra adaya varıyorsunuz. Sahilden sonra tepeye ulaşmak için önünüzde yaklaşık 500 basamak var. Yanınıza ufak bir oksijen tüpü aldınız değil mi? Almadıysanız bu tırmanış biraz uzun sürecek çünkü yükseklik arttıkça nefes almanız güçleşiyor.

Yolunuz uzun siz tırmanırken biz adanın hikayesini anlatalım. Bu adanın sahibi 1940’lara kadar bir İspanyol aileymiş, ancak sonrasında buranın yerlileri olan Mestizolar adayı satın almışlar. Günümüzde bu adada 1.500 kişi yaşıyor. Bu 1.500 kişi de 6 farklı klandan geliyor. Her klanın 1 şefi var. Şeflik süresi ise 1 sene. Her evli erkek hayatında bir kere mutlaka şef oluyor.

Tequila Adası’nın diğer adı ‘örgü ören erkekler adası.’ Evet erkekler gerçekten 4 şişle kukuleta denilen şapkaları örüyorlar. Kadınlar ne mi yapıyor? Tabii ki yün eğiriyorlar.

Ada halkı fotoğraf çektirmeyi pek sevmiyor bu yüzden tatlı dilinizi konuşturma zamanı çünkü biraz konuşup belki biraz da bahşiş verirseniz birkaç hatıra fotoğrafı alabilirsiniz.

Halk çok geniş görüşlü; mesela bir kız ve erkeğin evlenmeden önce beraber yaşamasına izin veriyorlar. Evliliğin ciddi bir olay ve tanımak kavramanın önemli olduğunun bilincindeler. Burada bir kız evleneceği erkeğe yaklaşık 20 cm boyunda bir kuşak örüyor ve kuşağın iki ucunda da kızın saçı bulunuyor. Kuşağın yanında bir de çanta örülüyor ki sürekli coco yaprağı taşınabilsin. Evlendikten sonra kadın her zaman erkeğin 2 m önünde yürüyor. Bundan daha kadın egemen bir toplum gördünüz mü?

Fakat burada anlamlandıramayacağınız ataları inkalardan kalan kurallarda var en dikkat çekicisi ise şu; hiç kimse tembellik, hırsızlık ve yalancılık yapamaz, sadece şef yalancılık yapabilir. Kral ve Tanrılar ise hem tembellik, hem hırsızlık hem de yalancılık yapabilir. Artık buradan ayrılma vakti geliyor son birkaç fotoğraf alıp vedalaşın bu ilginç adayla. Sırada görülmesi gereken birkaç  önemli yer daha var.

Titicaca’nın en önemli adası var sırada, Isla del Sol yani Güneş Adası. Sırası ile deniz otobüsü, sal ve renkli Peru kıyafetleri giyip salda kürek çekmeyi içeren güle oynaya bir yolculuk sizi bekliyor. Buraya Güneş Adası denmesinin sebebi ise İnka mitolojisi ile ilgili. İnkalar Güneş Tanrısı İnti’nin bu adada doğduğuna inanıyorlar. Ve tanrı çocuklarını bu adaya bırakıyor. Burada kardeşler birleşiyor ve çocukları kral oluyor. İnka’larda bu sebepten kardeşler arası evlilik geleneği sürüyor.

Burada da yine aymara dili kullanılıyor. Ve adanın her yeri teraslanmış durumda, bu sayede pek çok yararlı bitkiyi yetiştirebiliyorlar. Bu insanların adapte olmaları ve işleri bu şekilde kotarmaları ister istemez hayranlık uyandırıyor.

Önünüzde yine bir merdiven topluğu ve gene bir oksijen sıkıntısı var. Neyse ki bu defa yolda lamalar, alpakalar ve muhteşem bir manzara siz eşlik ediyor

Güneş Adası’nda İnka döneminden pek çok kalıntı mevcut. Bunları ziyaret ettikten sonra manzaralı bir yere oturup coco çayı eşliğinde biraz soluklanmalı, etrafınızı izlemelisiniz. Bir rehber size totora bitkisinden nasıl ev, sal, sandalet gibi şeyler yapıldığını anlatabilir bu sırada.

Dinlenmek kısmı bittiyse İnka ve Aymara kültürünün anlatıldığı müzeye doğru yol almaya başlayalım. Burada sizi ana rahmi pozisyonunda mumyalar ve deformasyona uğramış kafatasları bekliyor.

Kafa taslarının bu şekilde olmasının sebebi ise, İnkalar da sivri, yassı ve uzun kafatası bilgeliği simgelediğinden;  yeni doğanların kafasını bir mengeneyle sıkıştırıp bu hale gelmesini sağlıyorlar. Oldukça garip.

Güneş Adası uğranmadan geçilip gidilecek bir yer değil kesinlikle. Daha çoğunu görmek istiyorsanız Isla de la Luna denilen ay adası da sizleri bekliyor olacak. Titicaca Gölü’de vakit doldu; dönüş yoluna geçebilirsiniz artık.

Suyun üzerinde yaşayan, ortama bu kadar iyi uyum sağlayıp insanların vazgeçilmezleri olan teknolojiyle alakası olmayan bu insanlar şaşkınlığın yanında hayranlık yaratıyor. Dünya’nın farklı, bilinmeyen renklerine saygımızı sunuyoruz.. Bu lokasyonla ilgili daha fazla bilgi için : www.gezimanya.com/SehirDetaylari/titicaca