Trabzon - Türkiye

Karadeniz’in en ünlü şehirlerinden biri ve tam bir yeşil cenneti! Burası Trabzon. Dünyanın 2 harfli tek ilçesi olan Of da burada yer alıyor. Bir de en çok imam burada yetişiyormuş. Trabzon’da ilk olarak denizden 1.100 m yükseklikte bulunan Uzungöl’ü ziyaret edebilirsiniz. Uzungöl, bir heyelan sonucu oluşmuş. Toprak kaymasıyla önü kapanan Haldızen Deresi'nin oluşturduğu bir göl olup, muhteşem bir manzaraya sahip.

Uzungöl’ün etrafında çok sayıda café ve restoran bulabilirsiniz. Özellikle burada alabalık havuzları ünlü ve oldukça lezzetliler. Yılda tam 400 bin ton alabalık üretiliyormuş.

Tarih ve geçmişle ilgilenenler içinse Ayasofya Müzesi başlamak için uygun bir nokta olabilir. Trabzon İmparatorluğu döneminde Kral 1. Manuel Komnenos tarafından 1238-1263 yılları arasında inşa edilmiş olan Ayasofya Kilisesi, Fatih Sultan Mehmet Trabzon’u fethettikten sonra camiye çevrilmiştir.

Ayasofya’dan sonra yolunuz Atatürk Köşkü’ne doğru uzamalı. Köşk ilk olarak, Trabzon'un zenginlerinden olan Konstantin Kabayanidis tarafından Soğuksu sırtlarında 1890 – 1903 yılları arasında 13 yıl süren bir çalışma sonucu inşa ettirilmiş. Buranın yapımında her detay düşünülmüş. Rusya’dan kalorifer petekleri, İtalya’dan yer döşemeleri getirtilmiş. Her odanın kapısında o odanın özelliğini yansıtan vitraylar bulunuyor.

Lozan Antlaşması sonucu köşk hazineye kalmış. Atatürk’te 1924’te yaptığı ziyarette burayı çok sevince, 1931’de encümen kararı ile Atatürk’e armağan edilmiş. Atatürk vasiyetini burada yazarken bütün mal varlığını sadece bu köşk hariç Türkiye Cumhuriyeti  Devleti’ne bırakmış.

Yavuz Sultan Selim’in annesi Gülbahar Hatun’a ithafen Orta Hisar’ın batısında, Zağnos Köprüsü’nün yakınındaki bir külliye içerisinde yer alan Gülbahar Hatun Cami, Osmanlı mimarisindeki zaviyeli camilere bir örnektir. Kemerleri ve minaresinde kullanılan koyu gri ve sarımsı beyaz taşlar ile dikkat çeken camii gene görülmesi gereken yerler listesinde önemli diyebileceğimiz mekanlardan biri.

Trabzon medeniyetleri, krallıkları topraklarında barındırmış bir şehir olarak pek çok tarihi yapı ve sit alanı içeriyor. Buradaki en önemli taşınamaz kültür değerlerinden biride ( Meryem Ana ) Sümela Manastırı’dır. Vadiden yaklaşık 300 m yükseklikte yer alan ve Trabzon’un simgesi haline gelmiş olan Sümela Manastırı, Maçka İlçesi’nin Altındere Köyü sınırları içinde, Karadağ’ın eteklerinde sarp bir kayalık üzerine kurulmuştur.

Burası önce bir kaya mağarası imiş. Meryem Ana anısına yapılmış olan küçük kilise, daha sonra ilaveler yapılarak bir manastır haline getirilmiş. Neden bu kadar yukarıda? diye soracak olursanız şöyle ki; Roma İmparatorluğu zamanında ilk dönemlerde Hıristiyanlık yasakmış. Bu nedenle Hıristiyanlığı yayan rahipler korktukları için ibadet yerlerini gözden uzak, şehir dışında, özellikle yüksek dağ yamaçlarına yapmışlar. Sümela Manastırı gibi pek çok manastır bu nedenle yüksek dağ yamaçlarında bulunuyor.

Sümela Manastırı’nın bir çok bölümü 18. yüzyılda yenilenmiş ve bazı duvarlar fresklerle süslenmiştir. Manastır dünyanın yaratılışını İsa’nın hayatını anlatan nefis fresklerle gözlerinizi dolduracak. O dönemdeki en önemli iletişim resim olduğu için tüm duvarlar silme freskle dolu.

Manastır’ın girişine ise dar uzun bir merdivenle ulaşılılıyor. Ayrıca giriş kapısının yanında muhafız odaları yer alıyor.

Trabzon’a gelipte yaylaya çıkmamak, temiz havayı bir de yukarılarda yeşilin doruklarında tatmamak olur mu?  Denizde 1.742 m yükseklikte bulunan Hıdırnebi Yaylası, akciğer hastalarının tedavi gördüğü Akçaabat – Karadağ Yaylası ve Maçka – Kiraz Yaylası gibi manzaralı, kuş sesleriyle bezenmiş bu yerlere mutlaka uğramalısınız. Hatta buradaki bungalov evleri kiralayıp bir kaç gün kalmalısınız.

Bu yaylaları sadece uzun yeşillikler, harika manzaralar olarak görmemelisiniz. Buralarda her yıl belli aylarda ve özel günlerde kutlamalar, eğlenceler yapılıyor. Ayrıca belli bazı yaylarda antik kalıntılar da mevcut.

Buradan ayrılmadan önce bir şeyler almak isterseniz, Trabzon ve çevresi geleneksel el sanatlarında bir hayli gelişmiştir. Geleneksel el sanatı olarak, hasır bilezik yapımı, taş ve ahşap işçiliği, dokumacılık, bakırcılık ve bıçakçılık gibi dallar gelişmiş olduğundan genelde bu alanlara yönelebilirsiniz. Genel olarak Trabzon işi denilen bu el işleri arasında telkaride çok önemli bir yerdedir.