Tunus Şehri - Tunus

Tunus’a geldiyseniz eğer ilk olarak ünlü Bardo Müzesi’ni görmelisiniz. Burası 19.yy’da Osmanlılar tarafından saray olarak kullanılmış, 1888’de müzeye dönüştürülmüş. Oldukça geniş bir alana yayılmış olan müzede Tunus’un antik çağlardan günümüze kadar geçirdiği evrimleri görebilirsiniz. Bu müzenin en ilgi çekici kısmı ise Mozaiklerin sergilendiği alan.

Mozaiklerin yer aldığı bölüm oldukça devasa bir yer. Tarihteki ilk mozaikler, geometrik desenlerden oluşuyormuş. Özellikle Roma döneminde mozaik çok yaygınlaşmış. Mozaik taşları çok ufak olduğundan ilk zamanlar düzgün iş çıkması için, minik elleri olduğundan çocuklar kullanılmış.

Önceleri mozaikler sadece dekorasyon amaçlı kullanılıyormuş. Saraylarda süsleme ve göz boyama için yapılıyormuş, çünkü zenginliğin bir göstergesiymiş. Ama daha sonra bilgi aktarımı için kullanılmaya başlanmış. Daha çok çocuklar öğrensin diye mitolojik kahramanlar ve mitolojik olaylar resmedilmiş.

Tunus sizi şaşırtabili çünkü Fransızlar burada 80 sene hakimiyet kurdukları için ve ayaklanmaları kanlı bir şekilde bastırdıkları için ülkede yoğun bir Fransız kültürü görülüyor. Bir çok Tunuslu ana dili gibi Fransızca konuşabiliyor. En verimli topraklar ve en iyi yatırımlar halen Fransızlarda.

Tunus’un en büyük camisi olan Zitouna Cami (Jemaa ez-Zitouna)  8. Yy’dan kalma bir yapı. Ancak tüm Tunus genelinde olduğu gibi bu caminin de minaresi sonradan 19.yy’da eklenmiş. Minaresi kare ve alışılagelmiş minarelere göre daha kısa.

Şehrin merkezinde bulunan Zafer Takı gidilmesi gereken bir diğer yer. Buraya Fransız Kapısı (Bab Bahr) deniliyor. 1848’de yapılan kapının diğer tarafı ise eski şehir yani medina bölgesi. Burada çok sayıda hediyelik eşya dükkanı, Tunus yöresel sanatlarının satıldığı mağazalar bulunuyor. Tunus’taki diğer önemli kapı ise Bab Saadoun. Bu kapı ilk olarak 1350 senesinde yapılmış sonrasında 1881’de restore edilmiş.

Buradan sonra başkentin merkezine 20 km mesafede yer alan Sidi Bou Said kasabasına gidebilirsiniz. Beyaz badanalı, mavi kapılı ve pencereli evlerin yan yana dizili olduğu bir bölge burası. Biraz Mykonos, biraz Santorini, biraz da Bodrum tadında bir yer sizleri bekliyor. Burada  çok güzel manzaralar yakalayabilirsiniz. Kafelerde bile doğal ortama uyumlu olması adına tabureler mavi renkte. Tepeden meşhur liman bölgesini görebilirsiniz. Ayrıca bu bölge UNESCO tarafından koruma altına alınmış.

Alışveriş yapmak isteyenler La Gouletta Limanı’na uğrayabilirler. Arap mimarisinde bir çarşı bulunuyor burada. Kahvehaneler, fıskiyeli havuzlar, yerel tatlar ve eşyalar satan turistik dükkanlara kadar size Tunus hakkında fikir verebilecek pek çok şey bulabilirsiniz. Hatta hamam ve masaj bile bulabilirsiniz.

Tunus ara sokakları, renkli çarşıları, huzurlu sahil bölgeleri ve Arap mimarisiyle sizi büyüleyecek bir yer.