Google+

TURİSTLER İÇİN UYARI HARİTASI

156915 Oca 2014Özel Yazı

 

TURİSTLER İÇİN UYARI HARİTASI

Ceplere, fotoğraf makinelerine dikkat! Eskiden Avrupa'ya gidenleri böyle uyarırlardı. Doğu bloğu ülkelerine gidenlere ise karaborsa para değiştirmeyin! Şimdi Türkler dünyanın her yerine seyahat ediyorlar. Bu durumda uyarı haritası da genişledi.

Çuvaldızı kendimize batırarak başlayalım; Türkiye'ye gelen Turistlere hangi uyarılar yapılıyor?

- İlk uyarı, Türkiye'ye gelen turistlere yapılan taksi şoförlerine karşı. Aman gezdirmesin, kazıklamasın, taksimetre açsın vs.
- 2. uyarı ise gece klüplerine yönelik, mevki Aksaray ve Beyoğlu. Onlar night club diyorlar ama biz bunlara "pavyon" diyelim. 3 biraya 1000 Euro hesap kestikleri oluyor.
- 3. uyarı Sultanahmet civarındaki hanutçulara, 100 dolarlık halıyı 1000 dolara sattırdıklarını söylüyorlar.

Yurtdışı uyarıları; 

Her şeyden önce;
- Tapınaklarda ve alışveriş merkezlerinde çantanıza dikkat edin. Cüzdan, pasaport arka değil ön cepte taşınmalı.
- Sokakta karaborsa para bozdurmayın. Gereken durumlarda lokal rehberinizden yardım alın.
- Mümkünse gideceğiniz ülke parasını buradan alın. Türkiye'de dolar alırken komisyon verip, doları gittiğiniz ülkede bozdururken 2. kez komisyon ödemeyin.
- Gittiğiniz ülkede "bankamatik kullanın". Böylece direkt o ülke parası ile Türk Lirası arasındaki pariteden alım yaparsınız, hem de sadece ihtiyacınız kadar para çekerek. 
- Uzakdoğu'da çocukları sevmek amacıyla kafalarına dokunmayınız. Uzakdoğu'da "kafa kutsaldır" diye bir tepki alabilirsiniz.
- Yere düşmüş yüzük, cüzdan genelde tuzaktır. Üzerinize, içinden para aldı veya zincirini çaldı iftirası atılabilir. Kurtulmak için yüklü para vermek zorunda kalabilirsiniz.
- Yerli halk ile din, politika tartışmayın. Durduk yere başınız derde girebilir.
- Avrupa otobanlarında, benzin istasyonlarında başörtülü bazı kadınlar ellerinde "yardım edin" yazılı bir kartonla üzerinize gelirler. Bunlar genelde göçmenlerdir. Kartonu gözünüze yaklaştırır. Siz kartonu itmeye çalışırken o alttan cebinize çalışır.
- Şehirde, kafe veya restoranlarda masa üstünde değerli eşya bırakmayın. Cebinizden tomarla para çıkartmayın.
- Dar sokaklarda mobilet ile gezen çocuklara dikkat. Kapkaç yapabilirler. Genelde 18 yaş altı çocuklara yaptırım yoktur.
- Dükkan harici eşya, özellikle elektronik asla almayın. Kutuya sarılı taş-toprak alabilirsiniz.
- Araba kiralarsanız, alırken hasarları elemanla birlikte fotoğraflayın. Üzerinize yıkılır, döndükten sonra teminat verdiğiniz kredi kartınızın ektresinde "hasar sürprizleri" bulursunuz.
- Durup dururken yanınıza yaklaşan güzel kızların "birlikte bir şeyler içelim", hele Türkçe konuşup "barabar duj" teklif ederlerse arkanıza bakmayın. Kaçın! Ne olur ki bir şey içsek? demeyin, sizi bildik kafelere götürüp kendileri birkaç "renkli sıvı" içerler. Daha sonra iri-kıyım garsonlar 500, 1000 Euro hesabın yanında fiyat listesini de getirirler. O dandik kafede listede "renkli sıvı" 150 Euro'dur. Siz itiraz ederken kızlar "hanut"larını alıp çoktan kafeden ayrılmışlardır.
- Bu vakanın beterine Uzakdoğu'da sık rastlanır. Buralarda talep edilen rakamlar çok daha yüksektir. Siz hesaba itiraz edip patronun odasına alındığınızda, konuyu pekiştirmek adına hesaba itiraz eden bir başka danışıklı ve yerli müşteri(!) ağzı burnu kan revan içerisinde duvardan duvara vurularak dayak yemektedir. Bu adam daha sonra yelkenleri suya indirip parayı öder. Bu mizanseni gören bizim Türkler de korkudan elde avuçta ne varsa oracıkta verirler. Rezil olma korkusu ile polise de konsolosluğa da gitmezler. 
- Dünya'da hiçbir polis durup dururken kimlik sormaz. "Biz sivil polisiz. Göster paralarını, pasaportunu" diyen kişilere asla inanmayın. Hatta Orta Asya'da gerçek polis olsalar bile dikkat! Kaç paran var? diye sorarlar. Kendi cebinizdeki paranın rakamını bilmediğinizi anlarlarsa, "ver bir de ben sayayım" diyerek paranıza tırnak atarlar.
- Eski doğu bloğu ülkelerinde kız arkadaş bulup geceyi geçirmek amacı ile deplasmana gidenler korksun. Ancak kendi oteline kız arkadaş davet edip ek ücret ödememek için misafirini otele kaçak alanlar daha da korksun. Her an içkinize ilaç veya uyurken spreye maruz kalabilirsiniz. Uyandığınızda iş işten geçmiş, cepleriniz boşalmış olacak. Şanslıysanız pantolon ve ceketinizi bırakmıştır. Not: Don-gömlek bırakılan Türklerin videolarını internetten bulabilirsiniz.
- Orta Amerika'da fotoğraf makinenizi boynunuzda bile taşımayın. Taşırsanız tehdit karşısında derhal cüzdanınızla birlikte yere koyun. Hatırlayın! Geçtiğimiz sene bir Türk bu nedenle öldürüldü. Ara sokakta değil, meydanda.
- Avrupa'da köprü üzerlerinde "bul karayı al parayı" veya 3 ceviz kabuğunun içinde ki "bilya'yı bul" diyen göçmen asıllı şebekelere dikkat. Seyirciler arasında parayı kazananlar yine kendi arkadaşlarıdır. Siz parayı koyduğunuzda havanızı alırsınız.
- Buna ek olarak "Yüzük Düşürme" olayına da çok sık rastlanır. Siz aaa diye yüzüğün üzerine atlarken bir başkası da, ben de gördüm der. Size görme hakkını! 50, 100 Euro'ya bırakır.
- Taksi şoförlerine her yerde dikkat etmek lazım. Hele yerli halktan değillerse bir kez daha düşünmek lazım. Avrupa'nın göbeğinde size güzel bir şehir turu attırırlar, hem de tırnakçılık (para üstü verirken içinden birini çekme) yapabilirler, 100 Euro verirsiniz, 50 verdin derler. Ne yazık ki bu tür taksi şoförlerinin içerisinde dil, din kardeşlerimiz de vardır.
- Akdeniz çanağında tarihi eser, mercan vs. satanlara dikkat. Mal gerçekse kaçakçılık addedilir ve hapse varan bir suç teşkil eder. Sahteyse, 1 dolarlık malı 100 dolara almışsınız demektir.
- Uzakdoğu'da elektronik alışverişinde dikkat edin. Dükkanlarda şunlarla karşılaşabilirsiniz; 1) Seçtiğiniz yüksek özellikteki malın yerine aynı model ama düşük değerlerde bir makina koyabilirler. 2) Fotoğraf makinesi yerine paketin içine ağırlık koyup sizi yolcu edebilirler. 3) Kredi kartınızı kopyalayabilir veya "çift çekim" yapabilirler. Dükkandan çıktıktan sonra işiniz zor. İsterseniz polise gidin. Hep haksızsınızdır. Siz o makinadan 2 tane almışsınızdır, o malı istemişsinizdir vs.
- Otobüs veya kendi arabasıyla Avrupa'ya seyahat edenler; benzin istasyonunda Türkçe konuşarak 3 kuruşa koca bir tekerlek "kaşkaval peyniri" satanlar ile 100 metre ileride ülkeden çıkması yasak olan peynire el koyan polis veya gümrükçü ile işbirliği içerisinde olabilir.

 

-
Yorum göndermek için Giriş Yapın veya Üye Olun

Yorumlar(0)

Yorumlar