Valencia - İspanya

Valenciaİspanya’nın 3. büyük şehri ve oldukça etkileyici. Tertemiz sokaklar, sessizlik ve düzen burada sizleri bekliyor. Bu arada ünlü Valencia portokallarının da vatanı burası. Turunuza şehrin meydanından başlamak iyi bir fikir olabilir.

Çok az şehir,  MÖ 138. yıla ait kalıntıları ile yeni, modern avangart yapılarını harmanlayabilmiştir. Valencia bunlardan biri.

1501 yılında kurulmuş olan üniversitesi ve özellikle resim okulu sayesinde, Valencia bölgenin edebiyat ve kültür merkezi olmuş. Eski şehirde bulunan Mavi Kubbeli Kilise’si, daracık sokakları ve cadde kafeleri ile burası turistlerin cazibe merkezi.

Görülecek yerler arasında 15.yy’dan Romalılar zamanında kalma ipek değiş tokuş merkezi de olan La Lonja (İspanyanın en iyi Gotik yapısıdır ve Unesco koruma listesindedir), Marques des dos Aguas Sarayı, Merkez Pazarı ve Küçük Katedral Müzesi (burası İsa’nın son yemeğinde kullandığı Kutsal Kupa’yı sergiliyor) yer alıyor.

Buralarda dolaşmak güzel, etraf temiz ve insanlar saygılı. Tarihi eserler bütün Avrupa’da olduğu gibi çok iyi korunmuş durumda. Burası tabii ki sadece geçmiş yapıların ve modernitenin buluşmasından ibaret değil. Santiago Calatrava tarafından futuristik tarzda dizayn edilen dev Bilim ve Sanat Şehri buranın çiçeği burnunda gelini gibi. Buraya mutlaka uğramalısınız.

Bu kompleks; Avrupa’nın en büyük deniz parkını, dünyanın her tarafından getirilen 500’den fazla özel okyanus balık ve canlılarını ve Oşinografi Müzesi’ni  içerisinde barındırıyor. Akvaryum içerisindeki su altı tünelinden geçerken kendinizi başka bir dünyada buluyor ve sualtının inanılmaz ekosistemine tanıklık ediyorsunuz. Ayrıca dev yunus havuzu (dolphinarium) ve şovları da görülmesi gereken aktiviteler listesinde yer alıyor.

Valencia’dan ayrılmadan önce şehrin parklarında da yürümelisiniz. Bu modern ve sakin şehir aklınızın bir köşesinde hep kalacaktır.