Venedik - İtalya

Romantizmin ve tarihin kesiştiği görülesi bir kent, Venedik. Kanallarla çevrili bu şehrin ara sokaklarında keşfedebileceğiniz çok yer var. Burada başlangıç olarak gitmeniz gereken yerler kafelerin, mağazaların bulunduğu ve zemini taşlarla kaplı San Marko Meydanı, San Marko Bazilikası ve çan kulesi ile saat kulesi.

Burada bazilikanın kapısının üstünde ‘Mahşerin Dört Atlısı’nın heykelleri bulunuyor. Bunu buraya bizzat Osmanlı hediye etmiş.

Ve mutlaka yapmanız gereken bir diğer şey Grand Canal’da kanal turu. Sandalcılarla pazarlık etmeniz şartıyla yapacağınız bu tur hafızanızdan çıkmayacak. Bunu gece aktivitelerinizde de kullanabilirsiniz. Fakat daha hareketli bir şeyler istiyorsanız Hard Rock Café size istediğiniz ortamı sunabilir.

Venedik 118 ada, 177 kanal ve 420 köprüden oluşuyor. Fakat bu güzel romantik şehrin bir kaç sorunu var. Brincisi Venedik’in batma tehlikesiyle karşı karşıya oluşu. UNESCO tarafından koruma altına alınmış durumda fakat genede tehlike sürüyor. Buradaki evlerin hiç birine izinsiz çivi dahi çakılamıyor. Ayrıca azalan genç nüfus sorunuda buranın bir diğer problemi. Su taşkınları, kanal temziliği ve şehri buna göre düzenlemekte oldukça uğraştırıcı bir iş. Kısacası bu güzel şehirde yaşamak hiç de göründüğü kadar kolay ve pembe değil.

San Marco Meydanı'nda yer alan Dükler Sarayı (Plazzo Ducale) uğramanız gereken bir diğer yer, 900 yıl boyunca imparatorluğun merkezi olmuş burası. Buradaki konsey ve mahkeme salonları döneminde düklerin sıkça uğradığı mekanlardanmış. Dükler sarayı ilk olarak 9.yy’da Bizans tarzında bir şato olarak yapılmış, ancak 500 yıl sonra Gotik tarzda yeniden inşa edilmiş.

Bu arada San Marko Meydanı’nın 20 bin kazık üzerine kurulduğu söyleniyor. Napolyon buraya “Dünya’nın en güzel misafir salonu” demiş. Rönesans, Barok ve Neo-klasik stilinde inşa edilmiş kemerli hazine ofisleri U şeklinde sıralanmış. Günümüzde bu ofis binaları çok şık kuyumcular, hediyelik eşya dükkanları ve şık butiklere dönüştürülmüş durumda.

Rotanızı Venedik’in Riolta bölgesine çevirmelisiniz artık. Rialto, Venedik şehrinin ticaret merkezi ve şehrin kalbi konumunda. Bir başka deyişle Venedik’in mutfağı veya oturma odası olarak tanımlanabilir. Rialto Köprüsü’nden gördüğünüz manzarayı unutamayacaksınız. Binaların kanaldaki akisleri, gondollar ve gondolcuların serenadı hafızalarda hoş bir görüntü bırakıyor. Rialto Köprüsü büyük kanal üzerine çok şık zarif mermer eğimli bir köprü. Köprünün iki yanında küçük küçük şık dükkanlar bulunuyor.

Venedik’te gondollar önceleri rengarenkmiş ama 1562’den itibaren diğer renkler yasaklanmış. Şimdi hepsi siyah ve iç koltukları kırmızı. Her yıl yalnızca 12 adet gondol yapılıyormuş. Bu görüntüler kesinlikle aklınızdan çıkmayacak, siyah beyaz çigili kıyafetleri olan gondolcular, birbirlerine çarpmadan geçişleri, konuşmaları, evlerin küçük balkonlarından sarkan çiçekler ve asılmış çamaşırlar.

Venedik karnavalından söz etmeden olmaz. 18. yy.dan beri Aralık’tan Haziran ayına kadar 6 ay boyunca karnavallar yaşanırmış bu şehirde. Herkes siyah uzun pelerinler giyer, üç boynuzlu şapkalar ve beyaz maskeler takarak eğlenirmiş. Bu kıyafetlerle asla tanınmadıkları için aristokrat sınıfı ile halk birbirine karışıyor ve kaynaşıyormuş. Fakat bu zamanlarda suç oranı artmaya başlayınca festivaller kaldırılmış.

Venedik’in bir kaç ünlü adasınada uğramadan olmaz. Murano ve Burano adaları mutlaka görülmesi gereken yerler. Murano Adası cam işçiliği ile ünlü. Burada saraylar ve aristokrat evleri için cam üretilirmiş. Fakat başka adalar camın sırrını öğrenince popülaritesi biraz azalmış. Bir de küçük bir bilgi cam işçileri camı yanlış üflediklerinde şişeler istenildiği gibi olmayınca, şişe su şişesi olarak kullanılıyormuş ve buna ‘fiyasko’ diyorlarmış. Bu kelimede burdan geliyormuş.

Adaya geldiğinizde bu cam fabrika veya atölyelerinde üfleme ile cam yapımını mutlaka size gösteriyorlar. Etkileyici bir show. Saniyeler içinde kor halindeki cama bir sanat eseri gibi şekil vermek oldukça etkileyici bir gösteri. Tavsiyem bu show’u mutlaka seyredin ancak adadan alışveriş yapmayın. Zira Murano adası ile Venedik’in içindeki fiyatlar kıyaslandığında, Venedik’teki fiyatlar çok daha uygun.

Burano Adası ise tıpkı minyatür bir Venedik gibi. Mavi, sarı, kırmızı, yeşil, bitişik nizam, iki katlı evleri ve kanalları ile oldukça sevimli bir yer. Burano Adası dantelleri ile meşhur. Günümüzde adada dantel okulu bile açılmış. Danteller burada çalışan kadınlarca üretiliyor.

Eğer kış aylarında Venedik seyahati planlıyorsanız, şubat ayı sizin için şahane bir tarih olacaktır. Venedik festivalinin olduğu bu tarih, kostümleri ve maskeleriyle oldukça renkli geçmekte. Bu festivalin doğuşundaki amaç ise geçmişte evlilik çağındaki kızların eş bulma seremonisiymiş.

Venedikliler Akdeniz ile evli olduklarını düşündüklerinden her yıl Mayıs ayında nikâh tazelemek için denize yüzük atma törenleri düzenliyorlar. İnsanlar gerçekten burada bir başka güzel. Festivalleri, pazarları, eğlenceleri ve konuşmayı seven sıcak insanlarıyla Venedik’i görmelisiniz.

Etiketler