Google+

Arama formu

YEŞİLE DOYMUŞ GRİ ŞEHİR: VARŞOVA

Varşova Polonya’nın başkenti ve aynı zamanda en büyük kentidir. Orta Avrupa’da yer almayı hak eden güzel mi güzel bir şehir.... Aslında 1595’te ki büyük Krakow yangınından bu yana başkent demek daha doğrudur. Varşova yeşile doymuş gri bir şehir. Ne demek istiyor bu diyebilirsiniz; Varşova yemyeşil güzel bir şehir, lakin bir rüzgâr esmesiyle birden deli gibi yağmur yağabilir ve gri kasvetli bir hava her yeri kaplayabilir. Yaz güneşiyle kavruluyorken birden üşümeye başlayabilirsiniz :) Bu yüzden yazın gidecekseniz yanınıza mutlaka yağmurluk ve sizi ısıtacak bir şeyler almayı unutmayın.

NASIL GİDİLİR?

Atatürk Havalimanı'ndan haftanın 5 günü Varşova’ya uçuşlar mevcut. Yaklaşık 2 saat sürüyor. Havaalanından kent merkezine 175 numaralı otobüsle 40 dakikalık bir yolculukla ulaşabiliyorsunuz. Merkez ya da Eski Şehir meydanında inmek için Hotel Bristol ya da Stare Miesto duraklarını tercih edebilirsiniz.

Bilet almak için bazı duraklarda para ya da kredi kartı ile çalışan otomatlar var. Mutlaka her otobüste kredi kartı ile çalışan otomatlar var, bu makinalardan da biletlerinizi alabilirsiniz. 20 dakikalık biletler 3,6 Zloty. Merkezi bir yerdeyseniz günlük bilet almanıza gerek yok.

Kaldığımız daire tarihi kent meydanına yakın olduğu için çantalar ve çocukla çok yürümek zorunda kalmıyoruz. Bizi zorlayan ise hava! Yola çıkmadan baktığımızda aşırı sıcakları gösteren hava durumu üzerinden 12 saat geçmeden 6 gün boyunca sağanak yağmur veriyor. Meğer bu Varşova için olağan bir durummuş ama bizim için değildi :) 6 gün boyunca yanımıza aldığımız tek uzun kollularımızı yanımızdan hiç ayırmadık. Çok şükür Toprak hiç hasta olmadı, en büyük korkumuz buydu.

Yağmur ara verdiği gibi kendimizi dışarı atıp şehri keşfetmeye başladık. Zaman kısıtlı ve gezmek istediğimi çok yer var ve bir de Toprak etkeni :) Hadi bakalım nerelere gitmişiz...

VARŞOVA’DA GEZİLECEK YERLER

Eski Şehir (Stare Miasto): II. Dünya Savaşı'nda bu bölgenin nerdeyse tamamı yerle bir olmuş. 1980’li yıllara kadar eski haline uygun bir şekilde binalar yeniden yapılmış. Bu meydan birçok önemli binaya ve sanat eserine ev sahipliği yapıyor. Küçük dükkanlarda alışveriş imkanı bulabilir ya da bütçeniz daha geniş ise meşhur kehribar (amber) taşından takıları satın alabilirsiniz.

YEŞİLE DOYMUŞ GRİ ŞEHİR: VARŞOVA

Barbakan: 1540 yılında yapılan surlar eski şehri yeni şehre bağlıyor. Burası da II. Dünya Savaşı'nda tamamen yıkılmış. 1950’li yıllarda tekrar yapılmış. Surlar ilginç bir şekilde tuğladan yapılmış, adı Polonia (Ova Ülkesi) olan bir yerde taş bulmak oldukça zor olmalı. Bu da haliyle mimariye yansımıştır.

Kraliyet Kalesi: 13. yüzyıldan kalma yapı eski şehir meydanında kalıyor ve bir zamanlar Polonya‘nın resmi makamı olarak kullanılmış. Burada kraliyet ailesine mensup üyelerin sergilenen eşyalarını görebilirsiniz. Kırmızı-gül kurusu renginde olan sarayın dışı çok gösterişli olmasa da içi mutantan bir saray. Sarayı dolaşırken gözleriniz sık sık tavanda olsun, zira Türkiye’den giden ziyaretçileri bir sürpriz bekliyor.

YEŞİLE DOYMUŞ GRİ ŞEHİR: VARŞOVA-1

Meydan: Kral Zygmunt Sütunu'nu ve Varşova’nın simgesi olan Deniz Kızı Syrena heykelini mutlaka görmelisiniz. Avrupa’da pek çok kentte Deniz kızı heykellerine rastlayabilirsiniz, Syrena’nın farkı ise elinde bir kılıç ve kalkanı olması. Varşovalılar tarihleri boyunca hep başka toplulukların saldırılarına maruz kalmış, haliyle bu kendi sanatlarına yansımış.

YEŞİLE DOYMUŞ GRİ ŞEHİR: VARŞOVA-2

Bilim ve Kültür Sarayı(Palac Kultury i Navki ):  42 katlı bina Varşova’ nın en yüksek binası. Nerdeyse her yerden görünüyor. İçerisinde birçok sanat etkinliğine ev sahipliği yapıyor. Bünyesinde çok güzel bir tiyatro binası da yer alıyor. Ayrıca terasına çıkıp makul bir ücret karşılığında şehri seyredebilirsiniz. Hikayesi ise çok ilginç; Stalin Polonya halkına savaştan sonra bir hediye vermek istemektedir. Ve bir referandum ile halka sorar; bir kültür sarayımı istersiniz yoksa metro mu? Halk metroyu tercih eder ve Stalin tam tersini yapar ve Polonya’nın göbeğine bu kültür sarayını diker:) Neden böyle bir şey yapmıştır tartışılır ama günümüzde her ne kadar Polonyalılar buradan nefret etse de turistlerin ilgi odağıdır.

YEŞİLE DOYMUŞ GRİ ŞEHİR: VARŞOVA-3

Varşova Ulusal Müzesi: Ülkenin en önemli ve en eski sanat müzesidir. İçerisinde Ortaçağ dönemini yansıtan birçok sanat eseri mevcut, aynı zamanda Polonyalı sanatçıların yaptığı tabloları da yakından görebilirsiniz.

Polin Müzesi: Polonya ve dünyadan pek çok Musevi Vakfı'nın katkıları ile kurulan yeni bir müze. Buradan Yahudilerin ilk defa Avrupa’ya gelişleri, Polonya’ya yerleşmesi, günlük hayatları ve elbette soykırım (Holocaust) ile ilgili pek çok interaktif anlatım, obje ve sanat eseri görülebilir.

YEŞİLE DOYMUŞ GRİ ŞEHİR: VARŞOVA-4

Polonya Etnografya Müzesi: İçinde asansörü olan bir müze böylece katları çocuk ile gezmek çok kolay oluyor. İçinde Polonya ve bölgeye ait etnografik kıyafet, aletler, savaş aletleri ve müzik enstrümanları var. Ayrıca geçici sergilerde mevcut. Bizce görülmeye değer. İlginç bir şekilde müzede bir Tuva Türk-Şaman kıyafetine de rastladık.

Lazienski Parkı: Uçsuz bucaksız yeşili ile öyle bir yer ki bu park, neden yaşadığım şehirde buna benzer bir yer yok dedirtiyor. Varşova’ da bulunduğumuz süre boyunca en çok bu parkta vakit geçiren, sosyalleşen insanlara imrendik. İçerisinde spor kompleksi, birçok gölet, çeşitli hayvanlar, müzeler, envaı çeşit bitki barındırıyor. O kadar büyük ki sürekli yürümemize rağmen iki saatte sadece yarısını gezebildik. Toprak buraya bayıldı. Gönlünce koşturdu, çimlerde yuvarlandı, ördek kovaladı, bize bol bol poz verdi :) Mutlaka gezmeniz, vakit geçirmeniz gereken bir yer. Sadece yeşile, huzura doymak için değil; insanların nasıl sosyalleştiğini boş zamanlarında ya da iş çıkışı nasıl vakit geçirdiklerini görmek ve bize örnek olması için.

YEŞİLE DOYMUŞ GRİ ŞEHİR: VARŞOVA-5

YEMEK

Haliyle kendine özgü, bize ne yakın ne de uzak bir mutfakları var. Lahana, patates ve domuz Polonya mutfağının temel bileşenleri. Pierogi ismini verdileri iri mantıları enfes, kıymalı, patatesli ve lahanalı iç malzemelerle yapılıyor, ayrıca kızartma ve haşlama olarak iki farklı türde pişiriliyor, bir de tatlı veya ekşi soslar ile servis ediliyor. Böyle bir mantının pek çok farklı kombinasyonda deneme şansınız oluyor. Sosis Polonya mutfağında vazgeçilmez. Elbette domuz eti ile yapılıyor, bu konuda hassas olmayanlar deneyebilirler. Çorbalar bizdekinden faklı, örneğin tavuk suyu çorba da sadece tavuk suyu ve patates var. İlave olarak da erişte ekleniyor.

YEŞİLE DOYMUŞ GRİ ŞEHİR: VARŞOVA-6

Çocukla Varşova:  Havaalanında her Avrupa ülkesinde olduğu gibi bebek odası mevcut. Tüm ihtiyaçlarınızı rahat bir şekilde karşılayabiliyorsunuz. Şehir merkezine otobüsle gittik ve bir sorun yaşamadık. Eski şehir bölgesi hariç her yerde bebek arabası ile rahatça dolaşabilirsiniz. Adım başı küçük marketler var ama ne yazık ki bebeklerle ilgili malzemeleri ( bez, mama v.s.) bulmak zor bu marketlerde. Yerel birine sorduğumuzda bizi Rossman’a yönlendirdi. Küçük marketleri dolaşıp vakit harcamayın derim. Eğer çocuğunuz yürüyebiliyorsa mutlaka Lazienski Parkı'na uğrayın. Rahatça koşsun oynasın, bırakın kirlensin. Bir de biz gidemedik ama siz mutlaka çocuğunuzu özellikle okul çağındaysa Copernicus(Polonyalı meşhur bilim insanı Kopernik) Bilim Müzesi'ne götürün. Özellikle çocuklar için tasarlanmış muhteşem bir bilim müzesi. Ben benzerine ilk defa burada rastladım. Mutlaka 2-3 saatinizi buraya ayırın, çocuğunuz için unutulmaz bir anı olacaktır.

Etiketler