Zürih - İsviçre

İsviçre’nin en büyük kenti olan Zürih, kendisi ile aynı adı taşıyan gölün kuzey ucunda, gölü besleyen Limmat Nehri’nin iki yakasına kurulmuştur. Yaklaşık 1.7 milyon kişilik nüfusu ile İsviçre toplam nüfusunun yaklaşık %23’ünü oluşturmaktadır.

16. ve 17. Yüzyıldan kalma evleri, kente renk katan her köşe başında yerini almış tarihi çeşmeleri, Zürih Gölü'nü süsleyen kuğuları ile görülmeye değer kentler arasındaki Zürih’i dolaşmaya başlamak için en ideal nokta ana tren istasyonudur.

Ana tren istasyonundan çıktığınızda, sizi karşılayan cadde dünyanın en prestijli caddeleri arasında gösterilen Bahnhofstrasse'dir. Tren istasyonundan başlayarak Zürih Gölü'ne kadar uzanan caddenin uzunluğu yaklaşık 1.5 kilometredir.

Tarihi Bahnhoffstrasse Caddesi, Avrupa'nın da en popüler alışveriş merkezlerinden biridir. Zürih denince akla ilk gelenlerden biri saattir. Bu şehirde, saat sanayi çok meşhurdur. Bunun dışında çakı ve giyim eşyası da satın alabilirsiniz.

Bahnhofstrasse’nin Zürih Gölü'ne yakın bölümünde yer alan Börsen Strasse ise merkez borsa binasının, İsviçre Ulusal Bankasının ve diğer önemli bankaların bulunduğu kısımdır.

Kentin bu bölgedeki en yüksek binası olan yapı, Urania Gözlem Kulesi'dir. İçinde şık bir de bar bulunan binanın asıl özelliği, 600 kez büyütme özelliğine sahip teleskop. Bu teleskop ile kenti seyredebilmek mümkündür. Fotoğraf: panoramio

Tarih boyunca  Goethe, Wagner, Lenin gibi pek çok düşünürü de ağırlamış olan kentte bu düşünürlerin zamanında birlikte vakit geçirdikleri Bellevue Platz’da ki Odeon kafe, günümüzde turistlerin de en çok uğradıkları noktalardan biridir.

Agustinergasse, oldukça dikkat çekici bir caddedir. Bu caddede sıralanmış olan 400 – 500 senelik evler çok bakımlıdır. Her birinin altı ya şık bir butiğe, ya bir sanat galerisine ya da bir antika dükkanına dönüştürülmüştür.

Sankt Peterkirche, (Aziz Petrus Kilisesi) Zürih’in en eski kilisesi olmasının yanı sıra en önemli özelliği 13. yy’a tarihlenen çan kulesinde dünyanın en büyük duvar saatinin bulunuyor olmasıdır. Saatin çapı 9 metrenin üzerindedir. Barok tarzdaki kilisenin pembe-turuncu renkli mermer sütunları, alçı süslemeleri ve kristal avizeleri oldukça gösterişlidir.

13.yy’da inşa edilmiş olan Fraumünster Kilisesi'nin en önemli özelliği modern görünümlü vitraylarının Marc Chagall tarafından tasarlanmış olmasıdır. Bu vitraylar sayesinde de kilise Zürih’in en fazla ziyaret edilen noktalarından biri haline gelmiştir. Kilise içindeki koro mahali de oldukça etkileyicidir.

Günümüzde şık bir restorana çevrilmiş olan, 1637’de şapkacılar ve keten dokumacıları loncasının yaptırdığı Zunfthaus Zur Waag da etkileyici bir güzelliğe sahiptir.

Kentte bir çok müze yer almaktadır. Bunlar arasında en fazla ziyaretçi çekeni, Kunsthaus yani Güzel Sanatlar Müzesidir. Burada Ortaçağdan 20. yy’a kadar olan zaman aralığındaki Avrupa resim sanatından örnekler sergilenmektedir.

Yaz aylarında her yarım saatte bir Landesmuseum önünden kalkan tekneler ile 50 dakika boyunca kentin iki yakasını nehirden izleyebilirsiniz.

Zürih Gölü kıyısı yaz aylarında ne kadar renkli ve hareketli ise, kış aylarında da o kadar sakin ve dinlendiricidir. Göl kenarındaki Çin Bahçesi görülmeye değerdir. Bu bahçe Zürih’e, kardeş kent olan Kunming tarafından hediye edilmiştir.

Zürih’e 15 dakika mesafedeki sanayi kenti Winterthur, 16. ve 18. yüzyıldan kalma binaları ile göz kamaştırır. Winterthur’un dünyada kişi başına en çok sanat eseri düşen kentler arasında yer aldığı söylenmektedir. Bunun sebebi de ünlü sanatsever Oscar Reinhart’ın ölümünden sonra tüm koleksiyonunu kente bağışlamış olmasıdır.

Rathaus Belediye Binası ise 1698’e tarihleniyor olup, günümüzde halen belediye ve kanton meclislerinin toplantı merkezi durumundadır.

Nehir kenarında hafif raylı sistemin de geçtiği caddeye paralel olan Niederdorf Strasse Caddesi, kentin gece hayatının attığı bölgedir. Akşam saatlerinde kalabalığın arttığı cadde üzerinde çok sayıda restoran, bar ve gece kulübü yer almaktadır. Gündüz saatlerinde ise alışveriş yapabileceğiniz çeşitli dükkanlar mevcuttur.

Etiketler