Google+

Arama formu

İstanbul’un “Gelişigüzel Metodları” Venedik Bienali’nde

Mimar Alper Derinboğaz, Venedik Bienali 14. Uluslararası Mimarlık Sergisi’nde bu yıl ilk kez yer alan Türkiye Pavyonu kapsamındaki sergisi “Gelişigüzelin Metodları” ile İstanbul’un gelişimini farklı haritalardan oluşan beş rölyefle yorumlayarak, kent tarihine ve dokusuna dair güncel ve geleceğe dair okumalar sunuyor.

Alper Derinboğaz’ın, temeli İstanbul’un kent merkezinin hareketi ve geçtiğimiz yüzyılda bu hareketin topografyayla diyaloğu üzerine okumalara dayalı olan işlerinde, İstanbul'un “Yeditepe” lakabını almasına sebep olan özgün coğrafyasının, geçmişte dönemin en önemli yapılarının hangi bölgelere kurulacağını tayin ettiği gibi, bugün de günümüz plazalarının, iş merkezlerinin nasıl ve nerede yer alacağını belirlediğini vurguluyor.

Her biri 250 x 250 x 18 cm boyutlarındaki, poliüretan malzemeden CNC kesimle oluşturulmuş beş ayrı rölyeften ve 3,15 dakika uzunluğunda bir video yerleştirmeden oluşan sergideki işleriyle İstanbul’un son dönemde ‘gelişigüzel’ veya ‘plansız’ olarak nitelendirilen kentsel gelişimine iyimser bir açıdan bakan Derinboğaz, “Yaşadığımız bu gelişigüzelliğin aslında bir metodu var”, diye vurguluyor ve ekliyor: “İstanbul kendi gelişimini tasarlıyor ve bize eşi benzeri görülmemiş bir ‘pasta’ sunuyor; bize düşense o ‘pasta’nın üzerindeki ‘çileği’ yememek…”
 

İstanbul’un “Gelişigüzel Metodları” Venedik Bienali’nde