Google+

Kıyamet sonrası hayatta kalma kılavuzu

166916 Ara 2012Duyuru

Maya Takvimi'ne göre insanlığın sonunu getirecek kıyamete sayılı günler kaldı. Kıyametin kopmasına rağmen hâlâ hayattaysanız, yaşamınızı sürdürebilmek için neler yapmanız gerektiğini bir bilene sorduk. Hayatta kalma uzmanı Kutsal Zafer Şahin: "Hayatta kalmadaki ilk prensip barınmaktır. Enerjimizi yerine getirecek sıvıları ve yüksek kalorili yiyecekleri saklamak yerine hemen vücudumuza depo etmeliyiz. Çikolata, sucuk olabilir"

21 Aralık'ta kıyametin gelmesiyle tüm insanlığın yok olacağına inananlar kadar, hayatta bazı insanların kalabileceğine dair de yaygın bir inanış var. Diyelimki 21 Aralık'ta kıyamet koptu ve ve siz de hayatta kalmayı başaran şanslı azınlık arasındasınız. İstanbul'da veya başka bir büyük şehirdesiniz. Bu senaryo çerçevesinde neler yapmanız, neye dikkat etmeniz gerekir; işin uzmanına sizler için sorduk. Hayatta kalma uzmanı Kutsal Zafer Şahin, sizin için bu felaket senaryosunu değerlendirdi ve izlemeniz gereken adımları, dikkat etmeniz gereken noktaları ayrıntılarıyla anlattı...

- Bu senaryoda yapmamız gereken ilk şey ne olmalı?
Karşılacağımız ilk sorun insanın fiziki bütünlüğünü koruması gerekliliği. Hayatta kalmadaki ilk prensip barınmaktır. Bunun için emniyetimizi sağlayacak bir barınak bulmalı veya yapmalıyız. Şehir içindeysek bu daha kolay olacaktır. Bu doğal afetin etkileri ortadan kalkmaya başladıktan sonra da ilk yapmamız gereken şey yaramız, beremiz varsa tedavi etmek. Bundan sonra da psikolojik olarak toparlanmak. Bizi öldürecek ilk şey paniktir. Şok durumu olabilir, bunu atlatabiliriz ama panik en deneyimli adamı bile öldürebilir. Önce kendi yaramızı tedavi edeceğiz. Sonra bir plan çizip emniyetli bir yer bulacağız. Suyun veya gıdanın çok olduğu yerler olabilir. Bu da bir market olabilir ama yağma içinde kalma durumuna dikkat etmek lazım.

- Böyle bir ortamda ne yiyip içmeliyiz?
Eğer bulabiliyorsak enerjimizi yerine getirecek yiyecek ve sıvılarla beslenip ilk etapta vücudumuza depo etmeliyiz. Yani, hemen saklamaya çalışmak yerine bir daha bulamama ihtimalini de düşünerek, güç kazanmak için bir kısmını bulduğumuz yerde vücudumuza depolamalıyız. Yüksek kalorili ve tok tutan besinler bulacağız. Çikolata, sucuk olabilir. Bunlar aynı zamanda susatan gıdalar bu yüzden bol bol suyunuzun olması gerekiyor. Kuru bakliyat en iyisidir. En az üç gün yetecek miktarda taşınması yeterlidir. Birer gün arayla tüketilir ise toplamda bir haftaya yayılmış olur. Eğer yerinde duruyorsa kendi evimize veya kendi korunağımıza ulaşana kadar kendimize ikinci bir ev bulmalı ve bulduklarımızı buraya depolayarak insanlardan saklanmamız gerekiyor.

- Neler giymeliyiz?
Üzerimizde kılık kıyafet uygun değilse değiştireceğiz. Benim tavsiyem zor şartlar altında sağlam kalacak bir bot. Çünkü yürüyerek hedefimize ulaşacağız ve bu yüzden bot çok önemli. Dayanıklı kılık kıyafetler giymeliyiz. Eğer kısaysalar bunları uzun olarak değiştirmeliyiz zira belki de  yıkıntıların arasında gezeceğiz. Zırh olarak kabul edeceğimiz bu elbiseleri de çok korumamız gerekiyor. Bu elbiseleri kirletmemeye çalışmalıyız. Ne kadar kirlenir ve yıpranırlarsa, zırhımızda o kadar çok delik açılır ve zırhımız bizi koruyamamaya başlar.

- Ateş yakabilmek için neler yapmalıyız?
Doğada olduğu gibi ateş yakma problemleri söz konusu olabilir. Evimizde varsa çakmaktaşı veya çakmak bulundurmalıyız. Ateş yakacak bir şey bulamıyorsak eczaneye gidip permasol olarak da bilinen potasyum permanganat ve sıvı gliserin aramalıyız. Permasol su temizlemekte kullanılır. Bunu su dezenfektanında kullanabileceğimiz gibi sıvı gliserinle karıştırırsak alev çıkarır. İyi bir ateş başlatıcıdır. Hiçbir şey bulamazsak ilkel yöntemlerden matkap ateşini denemekten başka çare yok. Bunu bence öğrenin.

- Sizce şehirde mi kalmalıyız yoksa doğaya mı kaçmalıyız?
Şehirde güvenliğiniz söz konusu değilse doğaya kaçmalı. Şehirde yaşamak bence bu ortama göre daha kolay olacaktır çünkü bol kaynak var. Bu kaynaklar talan edilip tükendiğinde ise doğaya gitmek durumunda kalacağız. Hayatta kalma bilgisi şart. Aç ve susuz bir insan yiyip içemeyeceği şeyleri tüketebilir. Bir insan bir ay açlığa dayanabilir ama susuzluğa 4-5 gün dayanır. ABD Hava Kuvvetleri'nde söylenen bir söz var: "Bir insan üç saat çıplak, üç gün susuz, üç hafta aç, üç ay aşksız yaşayabilir."

- Suyu nasıl temin edebiliriz?
Pet şişelerdeki temiz su bitebilir. Lağımlar patlayıp sular kirlenebilir. Kolera, dizanteri, tifüs gibi bir yığın salgınlar başlayacaktır. Bu durumda su dezenfektanı için çamaşır suyu bulacağız. Bunun için de asit oranı yüzde 5 olan katkısız çamaşır suyu gerekmekte. Dikkat edilmesi gereken şey kullanacağımız çamaşır suyunun sadece sodyum hipoklorit içermesidir, parfüm ve temizleyici katkılı olanlar kullanılmaz. Lağım suyu bile olsa çamaşır suyunu dezenfektan olarak kullanacağız. Bir litrelik çamaşır suyu bir aylık suyumuzu temizleyebilir. Klor, mikropları en etkili öldüren maddedir.

- Radyoaktif bir serpinti olursa?
Şehir şartlarında radyoaktif serpinti olursa bu durumda demir yığını bol ve kalın betonlu binalara sığınmalı. Yerin altına da girmek bizi bu serpintiden bir ölçü koruyacaktır. Olabildiğince hızlı bir şekilde suyumuzu ve gıdamızı aldıktan sonra sığındığımız yerden bir hafta boyunca çıkmamamız gerekiyor. Bir haftanın sonunda ilk gün 15 dakika, ikinci gün 30 dakika gibi azar azar dışarı çıkmalıyız. Radyoaktif serpintiye maruz kalmış su, yerin 1 metre altındaki daha temiz topraktan geçirilirse yüzde 98 oranında radyasyondan kurtulur.

- Diğer hayatta kalanlara karşı nasıl bir tutum sergilemeliyiz?
Bir doğal afetten sonra insanlar daha tehlikeli olabilir çünkü herkes bir şeylere ihtiyaç duyacak. Ahlak ve etik kalmayabilir; insanlar bir su kaynağı için birbirini öldürebilir. Doğaya çıktığınız zaman her şeyi yiyebilmelisiniz. Savaş ve doğal afetlerde kendinizle ve doğal şartlarla mücadele ettiğiniz gibi düşman faktörüyle de mücadele edeceksiniz. Bana göre şehirdeki en tehlikeli faktör düşman. Sizin üst katınızda yaşayan Ahmet Bey, böyle bir ortamda düşmanınız olabilir. Bu bir paranoya değil, olabilecek şeyler. Mücadele edeceğiniz şeylerin sayısı artacak. Diyelim ki bir yerde su buldunuz. Bunu almanız gerekiyor çünkü aileniz, çocuklarınız var. Kap kacak bulduktan sonra o su kaynağının etrafında başka bir aile ve onların etrafında öldürülmüş kişiler gördünüz. Sizin suyunuzu bulmuşlar ve o su kaynağının etrafındaki başka insanları öldürmüşler. Orada öldürmeniz gerekebilir. Eğer ailenizi düşünüyorsanız öldürebilmeniz gerekiyor. Bunu yapamayacaksanız aileniz için başka bir kaynak aramaya başlayacaksınız. Paylaşım söz konusu değil diyelim. İşte burada sizin için başka bir hayatta kalma mücadelesi daha başlıyor; insanlığınız, vicdanınız ve ihtiyaçlarınız arasında. Sizin hayatta kalma gücünüz için gerekli kaynağı elde etmede göstereceğiniz karar verme durumu… Orada öldürmeniz gerekecek mi? Yoksa şansınızı başka bir yerde mi deneyeceksiniz? Hadi bunu düşünün. Doğada ahlâk ile şehirde ahlâk çok farklıdır. Bunlar sizin hayatta kalmanızı zorlaştıracak şeyler.

Olmazsa olmaz malzemeler
Bu malzemeler bir bel çantasına yerleştirilir ve yanımızdan hiç ayrılmaz. Doğada ve şehirde hayatta kalma şartlarının tümünde mutlaka lazım olur.

- Ateş Başlatıcı ( magnezyum çubuğu, ferrocerium çakmaktaşı, potasyumpermanganat + gliserin birleşimi/birebir ölçüde ) Magnezyum Çubuğu. 30 TL
- Çok maksatlı pense çakı kombinasyonu ve küçük boy hayatta kalma bıçağı. Çok amaçlı pense çakı: 150 TL
- Alüminyum battaniye veya alüminyum bivak torba - 10 TL
- Su dezenfekte ilacı ( klor tableti veya klor sıvısı veya iyot tableti veya potasyumpermanganat ) - 100'lü kutu: 50TL
- Sinyal aynası - 6.5 TL
- Düdük - 2 TL
- Aşınmaya ve kopmaya dayanıklı polyester ip/sicim - 18 TL
- Balık oltası - Portatif Olta 79 TL
- 1 mt. bakır tel (sincap, fare, tavşan tuzağı için veya başka maksatlarla kullanmak için)
- Alüminyum sülfat çubuğu (kan taşı/kesikler için )
- Pusula - 13 TL
- Sağlam poşet ( buzdolabı poşeti büyüklüğünde / su biriktirmek ve malzemeleri sudan korumak için  )
- Küçük mum

Barınmak ve korunmak için malzeme
Bu malzemeler 30 litre kapasiteli bir sırt çantasına yerleştirilir. Doğada ve şehirde hayatta kalma şartlarında konforumuzu artıran, ikinci grup gerekli malzemedir.
1. Askeri tip panço (Yağmurdan korunmak için, tente, küçük çadır ve sudan geçerken bot olarak kullanmak için çok maksatlıdır) - 30 TL
2. Uyku tulumu (En kötü ihtimalle 0 derece donma noktasında konfor derecesi olmalı) - 50 TL
3. Kafa feneri (El feneri atıl kalır) ve yedek pil - 10 TL
4. Su matarası ve ufak bir aş kabı (Suyumuzu mutlaka yanımızda taşıyacağız.) - 37 TL
5. Eski tip pilli radyo ve yedek piller (Şehirde hayatta kalma durumunda önemlidir, olup bitenden haberdar olmak gerekir) - 43 TL

Gıda ve ilaç
Bu malzemeler hayatımızı devam ettirmede vücut için en elzem olanlardır.
En az üç gün yetecek miktarda taşınması yeterlidir. Birer gün arayla tüketilir ise toplam bir haftaya yayılmış olur.
1. Pirinç (Kore’de, Vietnam’da yerel savaşçılar yanlarında sadece pirinç taşıyorlardı) / Kilosu: 3.2 TL
2. Fasulye / Kilosu: 3 TL
3. Yulaf / Kilosu: 2.5 TL
4. Çikolata ve şekerleme
5. Fındık / Kilosu: 7 TL

İlaçlar:
- Ağrı kesici
- Ateş düşürücü
- Bağırsak antiseptiği (iç parazite karşı)
- Magnezyum ve kalsiyum (sinir tansiyonunu dengelemek için)
- Vitamin kombinasyonu

Kıyamet kopmadı diye üzülmeyin...
21 Aralık'ta kıyamet kopmadıysa ve yapacak bir şey bulamıyorsanız bu deneyime yakın bir deneyimi filmlerle yaşayabilirsiniz. Sinema tarihinin en iyi, en heyecanlı ve en ilginç 10 kıyamet filmini sizler için listeledik.

Melankoli/Melancholia (2011)
Yön.: Lars von Trier
Oyn.: Kirsten Dunst, Charlotte Gainsbourg, Kiefer Sutherland
IMDb puanı: 7.2
Dünyaya başı boş bir gezegen çarpmak üzeredir. Birisi yeni evlenen iki kız kardeşin gözünden anlatılan bu filmde depresif bozukluk yaşayan insanların zor anlarda nasıl sakinliğini koruduğuna dikkat çekiliyor.

28 Gün Sonra / 28 Days Later (2002)
Yön.: Danny Boyle
Oyn.: Cillian Murphy, Naomie Harris, Christopher Eccleston, Megan Burns
IMDb puanı: 7.6
Filmde bulaştığı kişileri zombilere çeviren bir virüsün yayılmasıyla toplumun ve medeniyetin çökmesi anlatılıyor.

Andromeda Esrarı / The Andromeda Strain (1971)
Yön.: Robert Wise
Oyn.: Arthur Hill, James Olson, Kate Reid
IMDb puanı: 7.2
1969 yılında yayımlanan Michael Crichton'ın kitabının sinema uyarlaması. Bir grup bilim adamı uzaydan gelen ve bulaştığında insan kanının pıhtılaşmasına neden olan bir tür mikroorganizma keşfeder

Son Umut / Children of Men (2006)

Yön.: Alfonso Cuaron
Oyn.: Clive Owen, Julianne Moore, Michael Caine
IMDb puanı: 8.00
2027 yılında insanların kısırlaşması insan ırkını yok olma noktasına getirmiştir. Göçmenler son derece sert göçmen yasalarının olduğu İngiltere'ye sığınmaya çalışırken bir devlet memuru hamile bir Afrikalı kadını kaostan kurtarmaya çalışır.

Körlük / Blindness (2008)
Yön.: Fernando Meirelles
Oyn.: Julian Moore, Mark Ruffalo, Gael Garcia Bernal
IMDb puanı: 6.6
Portekizli yazar Jose Saramago'nun aynı adlı kitabından uyarlanmış bir film. Toplumda çok çabuk yayılan bir körlük salgını medeniyeti çöküş noktasına getirir.

Salgın / Contagion (2011)
Yön.: Steven Soderbergh
Oyn.: Marion Cotillard, Matt Damon, Laurence Fishburne
IMDb puanı: 6.7
Tıp araştırmacıları ve kamusal sağlık görevlileri hızlı bir şekilde yayılan bir virüsü durdurmaya çalışmaktadır. Yaygınlaşan salgın toplumda paniğe ve düzensizliğe sebep olur.

12 Maymun / Twelve Monkeys (1995)
Yön.: Terry Gilliam
Oyn.: Bruce Willis, Madeleine Stowe, Brad Pitt
IMDb puanı: 8.1
Dünyanın yüzeyi ölümcül bir virüs tarafından kaplanmıştır ve insanlar hayatta kalabilmek için yerin altında yaşamaya başlar.

Gün Işığı / Sunshine (2007)
Yön.: Danny Boyle
Oyn.: Cillian Murphy, Chris Evans, Rose Byrne
IMDb puanı: 7.3
Dünya sönmek üzere olan güneş nedeniyle zor günler geçirmektedir. 2057 yılında bir uzay gemisi güneşi tekrar canlandırmak için bir atom bombası atmakla görevlendirilir.

Canavar / Cloverfield (2008)

Yön.: Matt Reeves
Oyn.: Lizzy Caplan, Jessica Lucas, T. J. Miller
IMDb puanı: 7.2
New York'ta bir barda büyük bir gürültü duyulur. Bardaki kargaşada insanlar kaçışmaya başlar ve Özgürlük Heykeli'nin kafası top güllesi gibi yere çarpar. New York'ta yaşanan bir canavar saldırısının hikayesi.

Çin Sendromu / The China Syndrome (1979)
Yön.: James Bridges
Oyn.: Jane Fonda, Jack Lemmon, Michael Douglas
IMDb puanı: 7.3
Bir TV muhabiri ve kameramen nükleer santraldeki sızıntıyı fark eder. Sızıntı nedeniyle çekirdek çok ısınır ve Çin Sendromu adı verilen nükleer madde ısınıp erime noktasına gelir.

Kaynak: Milliyet / Ulaş Gürşat

-
Yorum göndermek için Giriş Yapın veya Üye Olun

Yorumlar(0)

Yorumlar