Google+

Unesco Dünya Mirasları

Bütün insanlığın ortak mirası olarak kabul edilen UNESCO Dünya Mirasları, pek çok gezinin baş karakteridir. Bu mirasların sahip olduğu değerler ve doğal güzellikler her gezgini etkiler. Hatta bazen yeni yeni destinasyonlara davet eder. Sizin de bu miraslar nerede bulunur ve hangi zamanlarda ziyaret etmeye uygundur gibi sorularınız varsa cevaplar, ‘Unesco Dünya Mirasları’ etiketi altındaki yazılarda!

31 dak önce
Özel Yazı
KAŞ’TA YAPMANIZ GEREKEN 10 ŞEY
31 dak önce

KAŞ’TA YAPMANIZ GEREKEN 10 ŞEY

Akdeniz’in incilerinden olan Kaş, popülaritesine rağmen çok bozulmamış, doğallığını koruyan ender yerlerden. Tercih edilme nedenlerinden biri de bu doğallığı. UNESCO Dünya Mirasları listesinde bulunan dört yerin de bu bölgede bulunduğunu unutmamak gerek. Ekstrem sporseverler, huzurlu bir yerlere kaçmak isteyenler veya tarihi yer meraklıları için mükemmel olan Kaş’ta... daha fazla

19 Tem 2017
Gezi Notu
PRAG‘DA GÖRMENİZ GEREKEN 10 YER
19 Tem 2017

PRAG‘DA GÖRMENİZ GEREKEN 10 YER

Prag (Praha) Çek Cumhuriyeti'nin başkenti ve aynı zamanda en büyük şehridir. Orta Avrupa'nın da en büyük kentlerinden biri olan Prag, yüzyıllar boyu Bohemya'nın tarihî bölgesinin başkenti olmuştur. Kent, benzersiz ortaçağ mimarisi ile ünlü. Prag'ın tarihi merkezi, UNESCO Dünya Mirasları Listesi'nde yazılıdır. İkinci Dünya Savaşı'nı bozulmamış olarak atlatan Prag'ın... daha fazla

18 Tem 2017
Özel Yazı
KIRGIZİSTAN'DA DOĞAL YAŞAM VE TARİH
image_placeholder
Bronz Yazar
18 Tem 2017

KIRGIZİSTAN'DA DOĞAL YAŞAM VE TARİH

Kırgızistan'a ikinci gidişim. Diyelim; başka bir ülkede yaşam kurmuş ve seneler sonra memleketinize dönmüşsünüz, hani içinizi bir huzur, bir mutluluk kaplar ya, işte Kırgızistan'a ayak bastığınızda bu huzuru hissediyorsunuz. İnsanların misafirperverliğinden mi, yoksa ata topraklarına basmanın verdiği huzurdan mıdır bilinmez ancak, buraya gelirken insanın içini büyük... daha fazla

17 Tem 2017
Gezi Notu
FİLİPİNLER 9. BÖLÜM: BALİNA KÖPEKBALIĞI PEŞİNDE PANGLAO’DAN OSLOB’A YOLCULUK
17 Tem 2017

FİLİPİNLER 9. BÖLÜM: BALİNA KÖPEKBALIĞI PEŞİNDE PANGLAO’DAN OSLOB’A YOLCULUK

Bundan yaklaşık 2 sene kadar önce Murat’la yaptığımız Cebu Adası ziyaretimiz sırasında Oslob’a giderek balina köpekbalıkları ile dalış yapmıştık. Bu deneyim bize oldukça farklı ve özel gelmişti. Bu nedenle bu Filipinler seyahatimizde de Bohol Adası tarafından Oslob’a tekrar gitmeyi kafaya koyduk.Bohol Adası’nda konakladığımız yer adanın doğusunda yer alan ve köprüyle... daha fazla

17 Tem 2017
Gezi Notu
FİLİPİNLER 8. BÖLÜM: BOHOL ADASI TURU
17 Tem 2017

FİLİPİNLER 8. BÖLÜM: BOHOL ADASI TURU

El Nido’dan 08:45’te kalkan uçağımız saat 10:00’da Cebu’ya ulaşıyor. Bugün planımız Cebu’dan doğruca Bohol’e geçmek. Cebu’ya vardığımız gibi havaalanından feribot terminaline gitmek için hemen bir taksiye bindik. Burada iki çeşit taksi var: Sarı ve beyaz. İkisi arasındaki fark ise sarı taksinin kısa mesafede daha pahalı olması. Biz de kısa mesafe gideceğimiz için tabii... daha fazla

14 Tem 2017
Galeri
MALTA'YA GİTMEK İÇİN 10 NEDEN

Avrupa’nın güneyinde, Akdeniz’de yer alan Malta, beş takımadadan oluşan bir ada devleti. Toplam yüzölçümü 316 kilometrekare olan bu takımadaların en büyüğü, 237 metrekarelik Malta Adası https://gezimanya.com/malta ). Hepi topu 450 bin kişi olan ülke nüfusunun büyük çoğunluğu bu Malta Adası’nda yaşamakla birlikte, Malta Devleti’nin başkenti Valletta da burada bulunuyor.

Bu kısa coğrafi bilgilerden sonra, Malta’ya neden gitmeniz gerektiği konusunda aklınızdaki sorulara cevap olabilecek listemize geçelim.

1- Başkent Valletta ve Malta Şovalyeleri
1- Başkent Valletta ve Malta Şovalyeleri

Tamam, şanlı tarihimiz açısından talihsiz bir olayla başlayacağız belki ama bu şehir, ismini Osmanlı Donanması’nın kuşatmasını ve saldırılarını püskürtmesiyle bilinen Malta Şovalyeleri’nin en ünlüsü Jean de Valletta’dan almakta. Dolayısıyla Malta tarihinde önemli bir yer edinen Vallettahttps://gezimanya.com/malta/valletta )  adeta bir tarih ve müze kenti. Bu olağanüstü müzelerin arasındaki, Osmanlı – Malta Savaşları’na ait eserlerin sergilendiği Elmo Kalesi ve Müzesi; St. John Katedrali, Malta Ulusal Savaş Müzesi ve Malta Ulusal Arkeoloji Müzesi mutlaka gezmeniz gereken müzeler.

2- Temel Reis Köyü (Popeye Village)
2- Temel Reis Köyü (Popeye Village)

Günümüzde 40’lı yaşlarında olan kuşağın çocukluklarında en sevdikleri çizgi film karakterlerindendi Temel Reis. Sonra dijital animasyon icat oldu, mertlik bozuldu tabii. Temel Reis’in, başrolünü geçtiğimiz yıllardaki trajik ölümüyle yine aynı kuşaktan bizleri yasa boğan Robin Williams’ın oynadığı ancak değeri nedense hiçbir zaman bilinmemiş olan, 1980 yapımı, renkli mi renkli bir filmi de var. İşte o filmin çekildiği set Malta’da ve üzerinden 37 yıl geçmiş olmasına rağmen aynen korunuyor. Bu da biz turistler için mutlaka görmemiz gereken yerlerden biri olup çıkmasını sağlıyor tabii.

Orijinal ismiyle Popeye Village’da birbirinden sevimli evler, restoranlar, oyun alanları, parklar, sergiler, müzeler bulunuyor. Ailecek görmeniz, içinizdeki çocuğu yaşatmanız gerek.

3- Gozo Adası
3- Gozo Adası

Gozo Adası ( https://gezimanya.com/gozo-adasi ) sadece 67 kilometrekarelik bir yüzölçüme sahip ancak Malta Cumhuriyeti’nin en büyük ikinci adası. Burası, Malta Adası’nın kuzeybatısında ve Sicilya’nın güneyinde yer alıyor. Malta Adası’na göre nispeten daha kırsal bir yapıya ve sakinliğe sahip. Bu özelliğiyle, tatilde kafa dinlemek isteyenleriniz için biçilmiş bir kaftan. İlk yerleşimin M.Ö. 5000’li yıllarda yapıldığı düşünülen adanım başkenti olan Victoria’nın eski adı Rabat idi. “Kafa dinlemek için biçilmiş kaftan” dedik ama son yılların dünyaca ünlü dizisi Game Of Thrones’un (Taht Oyunları) gürültülü-patırtılı bazı sahnelerinin Gozo’da çekildiğini de belirtmeden geçmeyelim.

4- Azure Window (Mavi Pencere)
4- Azure Window (Mavi Pencere)

Burası da aslında Gozo Adası’nın kuzeyinde yer alan, devasa, meşhur bir kayalık ancak Titanların Savaşı (Clash Of The Titans) filminde ve az önce de bahsettiğimiz gibi Game Of Thrones (Taht Oyunları) dizisinde de Daenerys Targaryen Khaleesi ile Dothraki Khal Drogo'nun düğün sahnesinde yer almasıyla, neredeyse Gozo’nun kendisinden daha ünlü olduğu için ayrı bahsetmemiz gerekti.

Bu meşhur kayalığın geçtiğimiz mart ayında yaşanan şiddetli fırtınada oluşan dev dalgalarla yıkılmış olması ise gerçekten çok üzücü. Ancak, kayalığın buna rağmen popülerliğini hiç kaybetmediğini de belirtelim.

MALTA'YA GİTMEK İÇİN 10 NEDEN

[field_fotogaleri_resim_aciklama]

Avrupa’nın güneyinde, Akdeniz’de yer alan Malta, beş takımadadan oluşan bir ada devleti. Toplam yüzölçümü 316 kilometrekare olan bu takımadaların en büyüğü, 237 metrekarelik Malta Adası https://gezimanya.com/malta ). Hepi topu 450 bin kişi olan ülke nüfusunun büyük çoğunluğu bu Malta Adası’nda yaşamakla birlikte, Malta Devleti’nin başkenti Valletta da burada bulunuyor.

Bu kısa coğrafi bilgilerden sonra, Malta’ya neden gitmeniz gerektiği konusunda aklınızdaki sorulara cevap olabilecek listemize geçelim.

13 Tem 2017
Gezi Notu
FİLİPİNLER 4. BÖLÜM: PUERTO PRINCESA YERALTI NEHRİ TURU
13 Tem 2017

FİLİPİNLER 4. BÖLÜM: PUERTO PRINCESA YERALTI NEHRİ TURU

Sabah erken saatlerde otelde aldığımız kahvaltı sonrası Unesco Dünya Mirasları Listesi’nde yer alan Underground River yani Yeraltı Nehri’nde tura katılmak üzere bir gece önceden anlaştığımız yerel acentenin aracı gelip bizi otelimizden aldı. Araç yaklaşık 12-14 kişilikti. Bizimle birlikte seyahat eden diğer grup ise Filipinli 3 çocuk sahibi 2 genç aileydi. Bir çift... daha fazla

13 Tem 2017
Özel Yazı
YURTİÇİ VE YURTDIŞI MAVİ TUR ÖNERİLERİ
13 Tem 2017

YURTİÇİ VE YURTDIŞI MAVİ TUR ÖNERİLERİ

Öncelikle yaz tatilinde mavi tur planlıyorsanız yurt içinde mi, yurt dışında mı yapacağınıza karar vermeniz gerekmekte. Eğer yurt içinde mavi tur yapmaya karar verirseniz Kuzey Ege, Güney Ege ya da Akdeniz’i tercih edebilirsiniz. Güney Ege daha uzun bir sezona sahip olduğu için tabi ki Kuzey Ege’ye göre daha popüler bir destinasyon. Genelde Bodrum ya da Marmaris... daha fazla

05 Tem 2017
Galeri
DÜNYANIN YENİ YEDİ HARİKASINI KEŞFET

20. yüzyılın ortalarında, UNESCO tarafından “Dünyanın 7 Harikası” adı altında bir liste oluşturulmuş ve bu listedeki bölgeler dünya mirasına alınmıştı. Ancak 2005 senesinde gerçekleştirilen New7Wonders adındaki etkinlik, “Dünya yeni yedi harikasını seçiyor” sloganıyla eskilerinden farklı olan 7 yeni dünya harikası seçmişti. Bu seçim dünya çapında 100 milyon kişinin katılımı gerçekleştirilmiş olsa da UNESCO bu seçimi tanımadığını söyleyerek hala eski listenin geçerli olduğunu söylemişti. Ancak UNESCO listesindekiler arasında sadece Keops Piramitleri'nin ayakta kalması durumu dünyanın yeni harikalarına daha fazla ilgi duyulmasına da sebep oldu şüphesiz. Her ne kadar UNESCO “herkes kendi ülkesinden seçim yaptığı için haksız bir seçim olmuştur” diye açıklama yapsa da günümüzün yedi harikası çoğunluk tarafından çoktan benimsendi.

Kurtarıcı İsa Heykeli - Brezilya
 Kurtarıcı İsa Heykeli - Brezilya

Brezilya’nın (https://gezimanya.com/brezilya) Rio de Janeiro (https://gezimanya.com/brezilya/rio-de-janeiro) bölgesinde bulunan, Art Deco akımının izlerine sahip Kurtarıcı İsa Heykeli (Portekizce: Cristo Redentor), Leh ve Fransız heykeltıraş Paul Landowski tarafından yapılmış. Heykelin inşasında Fransız mühendis Albert Caquot ve Brezilyalı mühendis Heitor da Silva Costa birlikte çalışmış. Yüz hatları ise Romen sanatçı Gheorghe Leonida tarafından yaratılmış. Uzunluğu 30 metre, gövdesinin eni 8 metre ve kolları 28 metre olan heykel, karşılaştırıldığında Özgürlük Anıtı’nın toplam yüksekliğinin yaklaşık üçte ikisi kadar. Dünyanın Yedi Yeni Harikası arasında yer alan bu heykelin ağırlığı ise 635 ton.

Kurtarıcı İsa Heykeli, Rio şehrine bakan Tijuca Ormanı Milli Parkı'nda bulunan 700 metrelik Corcovado dağının zirvesinde bulunuyor. Hristiyanlığın dünyadaki en önemli sembolü olan bu heykel, hem Rio de Janeiro’nun hem de Brezilya'nın kültürel bir simgesi haline geldi. 1922-1931 yılları arasında betonarme ve sabunlu taştan inşa edilen bu heykel, 2005 yılında Dünyanın Yeni Yedi Harikasından biri olarak listelendi.

Çin Seddi – Çin
Çin Seddi – Çin

Çin Seddi taş, tuğla, sıkıştırılmış toprak, ahşap ve diğer inşa malzemelerinden oluşuyor. Çin’in (https://gezimanya.com/cin-halk-cumhuriyeti) tarihi boyunca kuzey sınırlarından gelen fetih tehlikelerine karşı inşa ettiği bu mucizevi sur, doğu-batı hattı boyunca yayılmış durumda. Genel olarak Avrasya bozkırındaki çeşitli göçebe grupların saldırıları ve istilalarına karşı temelleri atılan Çin Seddi, birbirinden bağımsız bölümler şeklinde M.Ö. 7. yüzyılda inşa edildi. Sonraki zamanlarda daha büyük ve güçlü saldırılara karşı büyütülmek istendi ve bu sur bölümleri bir araya getirilerek kesintisiz bir set haline getirildi. Setin en önemli sur bölümü Çin'in ilk İmparatoru Qin Shi Huang tarafından 220-206 yılları arasında inşa edilmiş olan bölüm. Son ve en büyük sur bölümü olan bu bölümün inşasının ardından zamanla yıkılan bölümler onarıldı, zayıf olan bölümler güçlendirildi ve sorunsuz hale getirildi. Mevcut duvarlarının çoğunluğu Ming Hanedanı'ndan gelmekte olan bu set günümüze dek korunmaya devam etti.

Çin Seddi'nin diğer bir amacı ise ticari çıkardı. Sınır denetimlerine büyük olanak sağlamasının yanı sıra İpek Yolu boyunca eşya taşınmasına olanak kılan yapı, taşınan eşya üzerinde görev, emir ve göç kontrollerinin yapılmasını kolaylaştırdı. Ayrıca, yapının savunma özellikleri, seyir kuleleri, askeri kışlaları, garnizon istasyonları, duman ya da ateş vasıtasıyla uzaktan haberleşebilme kabiliyetleri her açıdan uzun ve güvenli bir ulaşım seçeneği olmasını sağladı.

Çin Seddi doğuda Dandong'dan batıda Lop Gölü'ne kadar, iç Moğolistan'ın güney kenarını kabaca çizecek bir yay boyunca uzanıyor. Gelişmiş teknolojilerin kullanıldığı kapsamlı bir arkeolojik araştırmaya göre duvarlarının 8 bin 750 kilometresi Ming Hanedanlığı zamanında kalma. Yapının 6259 kilometresi, 359 kilometresi siperler, tepeler ve nehirlerden oluşurken 2232 kilometresi doğal savunma bariyerlerinden oluşuyor.

Petra – Ürdün
Petra – Ürdün

Asıl adı Nebatiler tarafından verilen Raqmu olarak bilinen Petra, eski Ürdün'ün (https://gezimanya.com/urdun) tarihi ve arkeolojik kenti. Dünya mirasları arasına girmesini sağlayacak en önemli özellikleri ise kayalık mimarisi ve su kanal sistemi. Bu şehrin günümüzde bilindiği bir diğer ismi, şehrin renginden dolayı “Rose City” olarak biliniyor.

Kesin olarak bilinmese de, muhtemelen M.Ö. 312'de Arap soyundan olan Nebatilerin başkenti olarak kurulmuş olan bu bölge, Ürdün'ün sembolü ve en çok ziyaret edilen turistik mekânı. Nebatiler, Petra'nın bölgesel ticaret yollarına olan yakınlığından ve önemli bir ticaret merkezi haline gelmesinden fayda sağlamış. Özellikle göçebe Arapların tercih ettiği bölge bu sayede bölge sakinlerinin servet kazanmalarını sağlamış. Çöllerdeki sert kayalara şekil verilmesi ve su kaynağı bulma yetenekleri ile tanınan Nebatilerin başkenti olan Petra, Arap bölgesinin doğu kanadını oluşturan dağların Jebel el-Madhbah (bazıları İncil'deki Dağ olarak tanımlar) dağının yamacında, Ölü Deniz'den Körfez'e kadar uzanan geniş vadide yer alıyor. Dünyanın Eski Yedi Harikası listesinde bulunmasa da 1985 yılından beri UNESCO’nun Dünya Mirası Listesi'nde yer alıyor.

Antik şehir, İsviçreli gezgin Johann Ludwig Burckhardt tarafından tanıtıldığı 1812 yılına kadar batı dünyası tarafından bilinmiyordu. John William Burgon'ın Newdigate ödüllü bir şiirinde "Zaman durmuşçasına, gül kırmızısı bir şehir" olarak tanımlandı. UNESCO ise bu bölgeyi "İnsanlığın kültürel mirasının en değerli varlıklarından biri" olarak nitelendirdi.

Kolezyum – İtalya
Kolezyum – İtalya

Kolezyum (Aslen Coliseum), tarihte Flavianus Amfiteatrı olarak bilinen, İtalya'nın (https://gezimanya.com/italyaRoma kentinin merkezinde yer alan oval bir amfitiyatro. Beton ve kumdan yapılmış olan bu yapının, şimdiye kadar inşa edilmiş en büyük amfitiyatro olduğu biliniyor. Kolezyum, Roma topraklarının hemen doğusunda yer alıyor. İnşası M.S. 72'de imparator Vespasian tarafından başlamış ve M.S. 80'de Halefi ve Titus veliahttı tarafından tamamlanmış. Domitian hükümdarlığında (M.S.81-96) bazı değişiklikler yapılmış. Günümüzdeki durumuna gelene dek inşasında rol oynayan bu üç imparator, Flavian hanedanlığı olarak bilinir ve inşa edilen amfitiyatro, hanedanlığın soyadı olan Flavius ile ilişkilendirilerek Latince adlandırılmış.

Kolezyum’un tahminen 50.000 ila 80.000 izleyici arasında bir kapasiteye sahip olduğu ve yaklaşık 65.000 kişilik bir kitleye sahip olduğu düşünülüyor. Gladyatör yarışmaları ve sahte deniz savaşları (diğer faaliyetleri destekleyen mekanizmalar ile), hayvan avları, infazlar, ünlü savaşların yeniden canlandırılması ve dramalar gibi halka açık gösteriler için kullanıldı. Günümüzde de bilinen klasik mitolojiye uygun hazırlanan tarihi yapının Ortaçağ döneminde eğlence amaçlı kullanılmasına son verildi. Sonraki zamanlarda konut, atölye çalışmaları, dini etkinlikler, kale ve taş ocağı olarak farklı amaçlarla kullanıldığı zamanlar oldu.

Beş sent değerindeki madeni paranın İtalyan versiyonun arkasına silueti basılı olan Kolezyum, İmparator Nero'nun hükümdarlığının ardından, Flav hanedanının imparatorları tarafından inşa edildi. Flavianus ismi bu yüzden hala modern İngilizcede bu yapı için kullanılır, ancak genel olarak Kolezyum adı ile biliniyor. Antik çağda Romalılar, Amphitheatrum Caesareum adını da bir süre kullanmış. Sezar’dan gelen bu isim her ne kadar kullanılmış olsa da kalıcı olmamış ve sadece dönemsel şiirlerde kullanılmış.

Depremler ve taş soyguncuları yüzünden hasar görmüş olsa da Kolezyum hala Roma İmparatorluğu’nun ikonik bir simgesi. Roma'nın en popüler turistik mekânlarından biri olan yapı, Papa tarafından her sene Kutsal Cuma gününde ziyaret ediliyor ve Papa, Kolezyum’un yanındaki bölgede başlayan "Meşale Yolu" ile Roma Katolik Kilisesi’ni ziyaret ediyor. Tüm bunların yanı sıra tarihte kutsal bir yapı olarak görülen Kolezyum, özellikle 8. Yüzyılda son derece önemli bir statüye kavuşmuş. Dönemin ileri gelenlerinden Venerable Bede, bu konuda “Kolezyum durduğu sürece Roma olur, Kolezyum çöktüğünde Roma düşer, Roma düştüğünde dünyaya düşer” diyerek hem Kolezyum’un hem de Roma’nın dünya çapında ne kadar önemli bir statüye sahip olduğunu kanıtlamış bulunuyor.

DÜNYANIN YENİ YEDİ HARİKASINI KEŞFET

[field_fotogaleri_resim_aciklama]

20. yüzyılın ortalarında, UNESCO tarafından “Dünyanın 7 Harikası” adı altında bir liste oluşturulmuş ve bu listedeki bölgeler dünya mirasına alınmıştı. Ancak 2005 senesinde gerçekleştirilen New7Wonders adındaki etkinlik, “Dünya yeni yedi harikasını seçiyor” sloganıyla eskilerinden farklı olan 7 yeni dünya harikası seçmişti. Bu seçim dünya çapında 100 milyon kişinin katılımı gerçekleştirilmiş olsa da UNESCO bu seçimi tanımadığını söyleyerek hala eski listenin geçerli olduğunu söylemişti. Ancak UNESCO listesindekiler arasında sadece Keops Piramitleri'nin ayakta kalması durumu dünyanın yeni harikalarına daha fazla ilgi duyulmasına da sebep oldu şüphesiz. Her ne kadar UNESCO “herkes kendi ülkesinden seçim yaptığı için haksız bir seçim olmuştur” diye açıklama yapsa da günümüzün yedi harikası çoğunluk tarafından çoktan benimsendi.

27 Haz 2017
Gezi Notu
SAKLI CENNET CINQUE TERRE
27 Haz 2017

SAKLI CENNET CINQUE TERRE

Cinque Terre... Dağlık alanlarla kıyıların arasında gizli kalmış bir cennet... Tüm İtalya planımda beni en çok heyecanlandıran, diğer tüm gezdiğim yerleri "ara durak" olarak saydıran küçük, şirin Cinque Terre, İtalyan Rivierası'nın engebeli sahillerden oluşmuş bir bölgesidir. La Spezia şehrinin batısında, Ligurya bölgesinde yer alır. Köye Pisa'dan 1.5-2 saat trenle... daha fazla

Sayfalar