Google+

Tek Kişilik Gezi Galeri

image_placeholder
Gezgin
17 Nis 2017
Galeri
Hiç Alışık Olmadığınız Türden 10 Kaşif

Haritada gezilmedik toprak, tırmanılmadık dağ, geçilmedik okyanus kalmadı. Gidilebilecek her yere gittik, gidemeyeceğimiz yerleri de uzaya gönderdiğimiz uydularla fotoğrafladık. Eski türden kaşiflerin soyu tükenmek üzere desek haksızlık etmiş olmayız. Son yılların yeni kaşifleri ise potansiyelinin nefes kesici sınırlarını keşfetmek için insanlığın gerçekte sahip olduğu yeteneği bize göstererek milyonlara ilham vermekle kalmıyor, aynı zamanda hepimizi şaşkına çeviriyor. Listverse'de Andrew Handley'in araştırmasından yola çıkarak derlediğimiz yürek mi yemiş dedirten yeni nesil kaşifleri henüz keşfetmediyseniz buyurun.

Gary Connery-Wingsuit Pioneer
Gary Connery-Wingsuit Pioneer

23 Mayıs 2012'de Gary Connery, yerden 2,400 fit (731,5 metre) yükseklikte bir helikopterden atladı. Bir dakika sonra saatlik hızı 80 mph (128 km / saat), gösterirken inişi gerçekleştirdi. Hem de paraşütsüz! Wingsuit jumping, paraşütü açmadan, kilometrelerce havada salınmayı sağlayan özel tasarım kıyafetlerle uygulanan bir serbest atlayış türü. Gary Connery, serbest atlayışta artık paraşüte ihtiyaç kalmadığına karar verdi ve inişlerini karton kutularla dolu alanlara yönlendirmeye başladı. 42 yaşına geldiğinde Connery 1.350'den fazla atlama yaptı. Muhtemelen siz de onlarca kez onun olduğunu bilmeden, Connery’yi izlediniz. Dublör koordinatörü ve oyuncusu olarak 100'den fazla film ve TV şovunda çalıştı. Indiana Jones, Batman Begins ve son Sherlock Holmes uyarlaması gibi filmlerde dublörlük yaptı. Başka bir deyişle, Batman’in süper kahraman olacağı sahnelerde aradıkları isim Gary Connery. 

Geoff Mackley-Fırtına Avcısı
 Geoff Mackley-Fırtına Avcısı

Geoff Mackley, hiç kimsenin olmak istemeyeceği yerlerde olduğu bir kariyer yaptı. Tusunamiler, kasırgaları ve yanan ormanlar da dahil olmak üzere 70'den fazla ölümcül doğal felaketten görüntüler sağlayan bir fotoğrafçı, Mackley. Herkes kaçarken Geoff Mackley kalabalığın tersi yönünde, kamerasıyla beliriyor. 2010 yılında, Geoff Mackley ve ekibi Vanuatu'daki Marum Volkanının kraterine girdiler, lavlar yüzeye çıkarken. Lav kabarcıkları dokunacak kadar yakın mesafede püskürürken, görüntülerini yakalamak için ısıya dayanıklı elbiseleri ile kraterin 500 metre (457 metre) altına indiler. Mackley’e göre daha da aşağı ineceklerdi, ancak “halat kalmadı”.  

Guillaume Nery-Extreme Freediver
Guillaume Nery-Extreme Freediver

Tüplü dalışın bir versiyonu olan serbest dalışın tek farklı oksijen sağlayan tüpten ve maskelerden bağımsız olması. Serbest dalışçılar, dalış süresi boyunca nefeslerini tutarlar ve çoğunlukla da derinlik ya da mesafe için yarışırlar. Guillaume Nery, belki de en yetkin serbest dalışçılardan. 2006 yılında kendi dünya rekorunu kırarak yüzeyin 109 metre derinine daldı. Şu anki rekor Herbert Nitsch tarafından dalınan 124 metre. 2010'da Guillaume Nery,  203 metre derinliğiyle dünyanın bilinen en derin sualtı mağarası olan Dean’s Blue Hole’a daldı. Derinliği nedeniyle, derinliği nedeniyle aşağıda görüntü çoğunlukla siyaha dönüyor. Nery’nin daldığı çukurdan yüzeye dönebilmesi için çukurun duvarlarına, aynı bir dağcının tırmandığı gibi tırmanması gerektiği  kaydedildi.

Alex Honnold-Free Soloing
Alex Honnold-Free Soloing

Alex Honnold 27 yaşına geldiğinde, Dünya’nın en bilinen tırmanışçılarından olmuştu. "Free soloing" bir koşum takımı ya da halat kullanmaksızın kaya tırmanışıdır ve Alex Honnold’un deneyimleri onu gören her annenin yüreğini hoplatacak cinsten. 6 Eylül 2008'de Honnold, Half Dome'nun Kuzeybatı Yüzünü solo yapmıştır , Yosemite Ulusal Parkı'nda bir tepe olan Half Dome’un Kuzeybatısına tırmandı. Kaya; alttan tepesine olan mesafesi, yaklaşık 600 metre (2,000 fit) olan dikey bir yamaç. Ve bu tırmanışı tek bir ip kullanmadan yaptı. Sonra 2012'de tekrar yaptı ama bu sefer aynı anda Yosemite'deki diğer iki tepeye de tırmandı. 3 tepenin toplam yüksekliği olan 6,500 feet (200 metre)’ye 19 saatin altında tırmandı. 

Hiç Alışık Olmadığınız Türden 10 Kaşif

Haritada gezilmedik toprak, tırmanılmadık dağ, geçilmedik okyanus kalmadı. Gidilebilecek her yere gittik, gidemeyeceğimiz yerleri de uzaya gönderdiğimiz uydularla fotoğrafladık. Eski türden kaşiflerin soyu tükenmek üzere desek haksızlık etmiş olmayız. Son yılların yeni kaşifleri ise potansiyelinin nefes kesici sınırlarını keşfetmek için insanlığın gerçekte sahip olduğu yeteneği bize göstererek milyonlara ilham vermekle kalmıyor, aynı zamanda hepimizi şaşkına çeviriyor. Listverse'de Andrew Handley'in araştırmasından yola çıkarak derlediğimiz yürek mi yemiş dedirten yeni nesil kaşifleri henüz keşfetmediyseniz buyurun.

02 Ağu 2016
Galeri
YOLCULUK KİTAPLARI

Edebiyat hayattır. Öyle ki okuyunca yaşamadığımız bir şeyi yaşamış gibi oluruz. Bu yazımızda sizin için edebiyat dünyasının kaleme alınmış en iyi seyahat kitaplarını derledik. Gâh yolculuk boyunca gâh koltuğunuzda elinizden düşüremeyeceğiniz kitapları... Listeye çocuklar için de bazı kitaplar eklemeyi unutmadık! Şimdiden iyi okumalar dileriz.

** Aşağıdaki açıklamalar, tanıtım metinleri ve arka kapak metinlerinden derlenmiştir.

YOL – JACK LONDON
YOL – JACK LONDON

En çok okunan yazarlardan olan Jack London, denizcilik, altın arayıcılığı, gazetecilik gibi işler yapmıştır. Ona asıl ün kazandıran da bu serseri doğası, serüven düşkünlüğü ve bunlarla beslenen yazarlığı olmuştur. Kendi yaşam öyküsünden izler taşıyan Yol adlı kitabı avarece bir hayat sürdüğü zamanların tanıklıklarından biridir. Bütün Amerika kıtasını kaçak binilen trenlerle geçip açlıkla, soğukla boğuşup dilencilik yaparak geçen “ipsiz”lerin bir tabloya yakışacak kadar canlı renklerle süslenip işlendiği bir Yol’u anlatan bu kitap, yazarı tanımak, bir olgu olan serseriliği çözümlemek için de başvuru kaynağı olacak niteliktedir.

KÖPEĞİM CHARLEY İLE AMERİKA YOLLARINDA – JOHN STEINBECK
KÖPEĞİM CHARLEY İLE AMERİKA YOLLARINDA – JOHN STEINBECK

John Steinbeck, gençliğinden beri bir gezi tutkunuydu. Daha 20 yaşlarındayken Pasifik Okyanusu’na açılma hayalleri kuruyordu. Henüz yazarlık serüveninin başındayken dahi ülkesini ve insanlarını gezip görerek tanımayı şiar edinmişti. Ona Nobel Ödülü’nü kazandıran da ülkenin ‘ruhunu’ bu denli anlayabilmiş olmasıydı. Ne var ki 1960 yılına gelindiğinde bir yazar olarak rüştünü ispat etmiş Steinbeck, önceden tanıdığı ve romanlarında resmettiği Amerika ve Amerikan halkını değil; açıktan açığa tüketim toplumuna dönüşmüş ve bencilliği içine işlemiş bir Amerika bulur etrafında. Hastalığının da iyiden iyiye kendini hissettirdiği bir dönemde Steinbeck'i, karavanı Rochinante ve elbette köpeği Charley'le yollara düşüren, ülkesini 'tanıyamama' halidir. Köpeğim Charley ile Amerika Yollarında'da, hava kirliliğinden rengi değişmiş gökyüzünün hemen altındaki apartmanların, trafiğe boğulmuş caddelerin, acı fren seslerinin arasında 'toprağa köklerini salma' kaygısı içinde sürüklenen Steinbeck, Amerika'yı yeniden 'keşfediyor'.

GÜNEŞ DE DOĞAR – ERNEST HEMINGWAY
GÜNEŞ DE DOĞAR – ERNEST HEMINGWAY

Güneş de Doğar, Ernest Hemingway'in ilk ancak en ünlü kitaplarından biridir. Roman çok büyük ilgi görmüş, sinemaya da uyarlanmıştır. Hemingway, savaşı değişik boyutlarıyla ele alan bir yazardır. Bu romanda da olduğu gibi, savaşın insan üzerindeki etkisini, insandan neler alıp götürdüğünü bütün doğallığıyla yansıtan bir ustadır. Bu açıdan bakınca, Hemingway'in ününün ve yazdıklarının evrenselleşmesi şaşırtmaz insanı. Güneş de Doğar'daki kişiler, savaş sonrası değer yargıları yiten, değişen yaşamları üç aşağı beş yukarı birbirine benzeyen insanlardır. Romanın baş kişileriyse, bu çöküntüyü olanca derinliğiyle yaşarlar. Hemingway yaşamı ister av, ister savaş alanında, isterse arenada, nerede olursa olsun düş kırıklıklarıyla dolu bir savaş gibi algılar. Yaşadıklarına gözlemlerini de katınca, her biri ötekinden güzel, inandırıcı ve dünyanın dört bir yanındaki okuyucuya seslenen dev yapıtlar ortaya çıkarır. Güneş de Doğar'da Hemingway, aşklarındaki, yaşamlarındaki düş kırıklıklarını eğlenerek, bohem hayati yaşayarak, başka mutluluklar arayarak unutmaya çalışan insanları anlatır. 

YE DUA ET SEV – ELIZABETH GILBERT
YE DUA ET SEV – ELIZABETH GILBERT

Saat sabahın üçüdür ve Elizabeth Gilbert banyonun taşları üzerinde hıçkırarak ağlamaktadır. O, otuzlu yaşlarındadır ve bir kocası, bir evi vardır. Kocasıyla bebek sahibi olmaya çalışmaktadırlar ve o bunu istemediğinin farkına varır. Acı verici bir boşanma süreci ve hemen sonrasında tutkulu bir aşk yaşar. İçindeki boşluğu doldurmanın peşine düştüğü bir yolculuğa çıkarak haz, dinsel inanç ve dengenin arayışına girer. Gilbert, Roma'da yakışıklı bir İtalyan'dan İtalyanca öğrenecek, on beş kilo alacaktır; Hindistan'da ruhunu aydınlatacak ve kendini Tanrı'ya adayacaktır ve Endonezya'nın Bali Adası'nda dişleri olmayan bir şifacıdan, huzurun yeni bir tanımını öğrenecektir. Mutluluk yavaş yavaş onu sarmalamaktadır.
 

YOLCULUK KİTAPLARI

Edebiyat hayattır. Öyle ki okuyunca yaşamadığımız bir şeyi yaşamış gibi oluruz. Bu yazımızda sizin için edebiyat dünyasının kaleme alınmış en iyi seyahat kitaplarını derledik. Gâh yolculuk boyunca gâh koltuğunuzda elinizden düşüremeyeceğiniz kitapları... Listeye çocuklar için de bazı kitaplar eklemeyi unutmadık! Şimdiden iyi okumalar dileriz.

** Aşağıdaki açıklamalar, tanıtım metinleri ve arka kapak metinlerinden derlenmiştir.