Google+

Arama formu

Manisa’da Gezilecek Yerler

Manisa’da Gezilecek Yerler

Yüzyıllar boyunca pek çok kültüre ev sahipliği yapmış olan Manisa, doğal güzellikleri, kaplıcaları, tarihi ve kültürel mirasıyla dikkat çekmektedir. Manisa’da gezilecek yerler denince tarihî antik kentler, kaleler, camiler, müzeler ve kaplıcalar gibi gezginlerin uğrak noktası olan onlarca yer vardır. Kimi şehir merkezinde kimi de şehrin dışında olduğundan, Manisa’yı bir günde gezmek mümkün değildir. Hem doğa tutkunları hem de arkeolojiseverler Manisa'da güzel bir tatil geçirebilirler. 

Manisa Gezilecek Yerler

Şehzadeler şehri Manisa'da eşsiz tabiat güzellikleri arasındaki Spil Dağı, Ağlayan Kaya, Kula Peribacaları, Kurşunlu Kaplıcaları ve tarihî önemi olan Manisa Kalesi, Muradiye Camii, İvaz Paşa Camii, Sardes Antik Kenti, Thyateria gezilecek başlıca yerlerdir. Kentin tarihî ve kültürel geçmişine şahit olmak için lahitler, büstler ve mezar taşları ile dolu olan Manisa Müzesi mutlaka ziyaret edilmeli. Adını andığımız bu yerler ile ilgili bilgiyi yazımızın devamında bulabilirsiniz.

Manisa Kalesi

Manisa Kalesi
 

Manisa Kalesi’nin kalıntıları şehrin güneyindeki Spil Dağı’nın kuzey yamaçlarında, Sandık Tepe üzerinde görülür. İç ve dış kaleden oluşan yapının kimler tarafından ne zaman yapıldığı kesin olarak bilinmese de Magnetler tarafından yapıldığına dair söylentiler mevcuttur. Ayrıca Bizans mimarîsinin genel özelliği olan tuğla hatıllı moloz taş örgü tekniğiyle yapıldığı dikkat çekmektedir. 4,5 kilometre uzunluğunda olan dış kalenin 13 kuleden oluştuğu düşünülmektedir. Kalıntılarda yedi kapısından sadece ikisi görülebilmektedir. Beşgen bir plana sahip olan kaleye geçmiş dönemlerde "sandık kale" ismi de verilmiştir. 

Manisa Arkeoloji Müzesi

Manisa Arkeoloji Müzesi

Tarihî önemi büyük ve pek çok kalıntıya sahip Manisa’da bir müze kurmak için çalışmalara 1934 yılında başlanmıştır. Manisa halkı, öğretmenleri ve halkevinin çabalarıyla tarihî eserler toplanmıştır. Ardından Sultan III. Murat tarafından 1585’te yaptırılan Muradiye Medresesi, 1937 yılından itibaren Manisa Müzesi olarak ziyarete açılmıştır. Muradiye Külliyesi’nin İmarethane bölümünde hizmet veren müzenin Arkeoloji Bölümü, onarım yapılmak üzere 2002 yılında ziyarete kapatılmış, çalışmaların 31 Aralık 2017’ye kadar sürdürülmesi planlanmıştır. Külliye'nin Medrese bölümünde ise 18 Mayıs 2011 günü yeni düzenlemeyle Etnografya Bölümü’nün açılışı yapılmıştır. Müzede Likya yerleşimleri olan Attila, Daldis, Apollonis, Tabala, Thyatira gibi antik kentlerden çıkarılan eserler sergilenmektedir.

Nisan-ekim ayları arasında 08.00-19.00, kasım-mart ayları arasında 08.00-17.00 saatleri arasında her gün açık olan müzeye giriş ücreti 5 TL’dir.

Kurşunlu Kaplıcaları

Kurşunlu Kaplıcaları

Manisa’nın Şifa Şehri olarak da anılmasının sebebi sahip olduğu doğal kaplıcalarıdır. Bunlar arasında en çok ziyaret edileni, şehir merkezine 65, Salihli ilçesine 5 kilometre uzaklıktaki Kurşunlu Kaplıacaları’dır. Kurşunlu Çayı Vadisi içinde yer alan tesisler konumu, yeşil dokusu ve manzarası nedeniyle, kaplıca özelliğinin yanı sıra piknik ve günübirlik kullanım amacıyla da ilgi görmektedir. 86 ev ve 270 yatak kapasiteli tesislerde restoran, kafe, çay bahçesi, bakkal, fırın ve kasap gibi olanaklar mevcuttur.

Kurşunlu Kaplıcaları’na sağlık amaçlı gidenler daha çok romatizma, cilt ve kadın hastalıkları, solunum yolu hastalıkları, sinirsel hastalıklar ile ameliyat sonrası, eklem ve kireçlenme rahatsızlıklarına olumlu sonuç almak için bölgeyi ziyaret etmektedir.

Thyateira

Thyateira

Aynı zamanda Akhisar ilçesinin antik çağdaki ismi olan Thyateira, kazıların günümüzde de devam ettiği bir antik kenttir. Hakkındaki en eski yazılı veriler MÖ 3. yüzyıla aittir. Hastane Höyüğü’nde konumlandığı düşünülen bu ilk yerleşimin yapılan araştırmalarda Makedonyalılara ait bir koloni kenti olduğu tespit edilmiştir. Kent aynı zamanda Lidya Devleti'nin ve Pergamon Krallığı'nın en önemli yerleşimlerinden olmuştur. Aziz Pavlus tarafından Batı Anadolu'da kurulan 7 kiliseden (Hristiyanlığın ilk yedi kilisesi) biri de Thyateira kentindedir. Thyateira kentine ait kalıntıların bir bölümü bugün Akhisar kent merkezinde bulunan Tepe Mezarı Mevkii’nde görülebilmektedir.

Sardes Antik Kenti

Sardes Antik Kenti

İzmir-Uşak yolu üzerindeki Salihli ilçesine bağlı Sart kasabasında bulunan ve Lidya Devleti'ne başkentlik yapmış olan bu antik kent, tarihteki ünlü Kral Yolu’nun başlangıcı olarak da bilinir. Tarihte bilinen ilk tiyatro kalıntılarının mevcut olduğu bilinmekte fakat hâlâ gün yüzüne çıkarılmaya çalışılmaktadır. Tarihî kütüphanesi ve kral tahtlarının hâlâ sağlam olarak görülebildiği bu antik kentten çıkarılan eserlerin bir kısmı Manista Etnografya Müzesi’nde sergilenmektedir. Sart kasabasının 5 kilometre kuzeyindeki Bin Tepeler’de ise yaklaşık 85 mezardan oluşan bir Lidya kraliyet mezarlığı da mevcuttur.

Muradiye Camii

Muradiye Camii

Mimar Sinan eserlerinden biri olan Muradiye Camii, Manisa’da Sultaniye semtindedir. III. Murat adına bir külliye olarak 1583-1585 yıllarında arasında yapılan caminin inşasına Mimar Mahmut Ağa başlamış ancak ömrü yetmediğinden bu işi Mimar Mehmet Ağa devralmıştır. Klasik Osmanlı mimarisinin dikkat çektiği, kesme taştan yapılmış caminin yanında medrese ve imarethane de görülür. Sıbyanı ise yıkılmıştır.

İvaz Paşa Camii

İvaz Paşa Camii

Abdülmüin'in oğlu İvaz Paşa tarafından 1484'te yaptırılan İvaz Paşa Camii, Manisa’nın Mutlu Mahallesi'nde yer alır. Edirne'deki üç şerefeli caminin küçük bir örneğini temsil eden yapı, kesme taş ve tuğla işçiliği kullanılarak 1484'te İvaz Paşa tarafından yaptırılmıştır. İçerisinde İvaz Paşa'nın mezarının da bulunduğu camide erken Osmanlı mimarîsinin örneklerine, çini sanatına ve geometrik süslemeli ahşap minberlere rastlanır. Tek minareli olan caminin son cemaat yeri beş sütunun üzerine oturan dört kubbeden oluşmaktadır.

Spil Dağı Milli Parkı

Spil Dağı Milli Parkı

1966 yılından bu yana milli park statüsünde olan 6.867 hektarlık Spil Dağı Milli Parkı’nda kanyon, mağara ve dolinlere rastlanır. Yürüyüş ve dağcılıkla ilgilenenler için ideal bir parkura sahip parkta dolaşırken kızılçam, karaçam akça ağaç, karaağaç ve ardıç gibi ağaç türlerine ya da karaca, yaban keçisi, porsuk ve sincap gibi hayvanlara rastlanabilir. Park'a adını veren Spil Dağı eteklerinde Tantal Kalesi harabeleri, bereket Tanrıçası Kybele’nin rölyefi, Ağlayan Kaya ve Bizans döneminden kalma Magnesia Kalesi bulunmaktadır. Burada konaklamak isteyenler için park alanındaki Atalanı Mevkii’nde dağ evleri, kamp ve karavan alanları mevcuttur. Günübirlik ziyaretlerde parkta piknik yapılabildiği gibi lokanta hizmetleri de mevcuttur.

Ağlayan Kaya

Ağlayan Kaya

Spil Dağı eteklerinde, Çaybaşı Mahallesi'nde görülen Ağlayan Kaya, efsanesiyle uluslararası üne sahip olmuş bir kayadır. Efsaneye göre; Spil Dağı yakınlarında yaşayan ve Tantalos'un kızı olan Niobe'nin 12 çocuğu olmuştur. Bununla sürekli övünen Niobe, Zeus'un eşi olan Leto'nun iki çocuğu olduğu için her fırsatta kendisinin çok çocuğu olduğunu dile getirmiştir. Bu durum Tanrıça Leto'yu çok sinirlendirir ve çocukları olan Artemis ile Apollon'u çağırıp Niobe'ye ceza vermelerini söyler. Apollon ve Artemis oklarıyla Niobe'nin tüm çocuklarını öldürür. Niobe çocuklarının ölümünden sonra günlerce ağlar. Tanrı Zeus, Niobe'ye acır ve onu Spil Dağı'nın eteklerinde taşa çevirir.

Kuladokya – Kula Peri Bacaları

Kuladokya – Kula Peri Bacaları

Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından doğal sit alanı ilan edilen Kuladokya – Kula Peri Bacaları, İzmir-Ankara yolunun 156. kilometresinde, Burgaz Köyü yakınında yer alır. Kapadokya Peri Bacaları’na rakip olarak gösterilen Kuladokya’nın hangi yıllarda meydana geldiği bilinmezken, şiddetli yağmur ve rüzgarlar sonucunda oluştuğu tahmin edilmektedir. Kula'ya 16 kilometre uzaklıkta bulunan Kulodakya, Anadolu'nun tabiat harikalarına bir örnektir. Kula'dan özel aracınızla bu peri bacalarına gelmek ise oldukça kolaydır. Manisa gezilecek yerler arasındaki en önemli doğa harikası olan Kuladokya'yı görmeden geçmemenizi tavsiye ederiz.