Trabzon Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Karadeniz’in incisi olarak tabir edilen, eşsiz doğasıyla nefes kesen bir şehir Trabzon. Her mevsim yağışlarıyla meşhur olan şehir, farklı türden binlerce bitki çeşidiyle kuşatılmıştır. Zengin orman örtüsüne sahip olması sebebiyle en belirgin geçim kaynağı tarımdır. Sert bir iklime sahip olduğu için farklı türden ekonomik faaliyetlere açık değildir. Bazı bölgeler geçimini tarımla sağlarken bazı bölgeler hayvancılıkla sağlamaktadır. Önemli geçim kaynakları arasında en çok da balıkçılık bulunur. Ayrıca fındık, çay, yaş sebze ve meyve sayesinde yıl içerisinde ithalat ve ihracat da yapılmaktadır. Jeolojik oluşumu bakımından farklı kaynakları bir arada bulunduran Trabzon, doğanın mucizevi özelliklerini gözler önüne seriyor. Vadiler, yamaçlar, akarsular ve göller bakımından oldukça zengin olan şehirde Karadeniz iklimi hâkim olduğundan şehirde kışın kıyılar ve yakın alanlar yağışlı, orta ve yüksek bölgelerde ise karlar bulunur. Yazın ise yağışla birlikte nem de yükselir.

Şehrin tarihi geçmişine bakacak olursak, bizi içine sürükleyecek bir geçmişe sahip olduğunu görürüz. 4000 yıllık tarihî geçmişiyle birçok imparatorluğa ev sahipliği yapan Trabzon’u Fatih Sultan Mehmet fethetmiştir. Kanuni Sultan Süleyman’ın da doğum yeridir. Kentin en eski yerleşim yerinin masa görünümünde olması sebebiyle, şehrin eski adının Yunancada masa olarak bilinen “Trapezo” olduğu söylenmektedir. Kolonilerle başlayan yerleşimlere daha sonra kavimler devam etmiştir. Sırasıyla, Kimmerler, Büyük İskender ve Romalıların hüküm sürdüğü Trabzon, I. Bayezid’in almasından sonra Osmanlı toprakları arasına katılmıştır. Roma ve Bizans döneminde kent aynı zamanda başkenttir. Daha sonraları ise Fatih Sultan Mehmet öncülüğünde şehir tümüyle kuşatılmıştır. Roma Dönemi’nde Trabzon birçok kitabede adından zengin bir kent olarak söz ettirmiştir. 16. yüzyılda merkezi Batum esas alınarak eyalete dönüştürülmüştür. Birçok savaşa tanık olan şehre Cumhuriyet Dönemi’nde Mustafa Kemal Atatürk de ziyaretlerde bulunmuştur. Trabzon’a geldiği ilk gün olan 15 Eylül 1924 tarihi, her yıl Trabzon halkı tarafından Atatürk Günü olarak kutlanır.

18 ilçesi bulunan Trabzon’un yaklaşık olarak 800.000’e yakın nüfusu bulunmaktadır. Cumhuriyet Dönemi’nden itibaren, eğitim ve öğretime çok destek veren şehirde, okullaşma oranı da oldukça yüksektir. Trabzon Teknik Üniversitesi sayesinde genç nüfusun da oranı fazla olduğu için şehir günün her saatinde dinamiktir.

Kültür varlığını el sanatlarında da konuşturan Trabzon’da telkâri ve bakır işi objeler, özel yapım bıçaklar, altın ve gümüş tellerin sarılmasından yapılan kazaziye işi kolye, küpe, bileklik tespih ve tespih püskülleri yapılıyor. 1. Dünya Savaşı döneminde şehirde 50’nin üzerinde kazaz sanatı icra eden dükkân varken şimdilerde sınırlı sayıdadır. El dokumacılığında her daim canlılığını korumayı başarmış Trabzon’da peştamallar, şallar, başörtüler, kuşaklar, yöresel kıyafetlere kadar birçok seçenek bulunuyor. Çarşıyı gezerken sıralı dükkânlardan kendinize ve sevdiklerinize peştamal alarak bu güzel şehre özgü bir hatıra ile ayrılabilirsiniz.

Zengin bir liman kenti olan Trabzon, mutfağıyla da ön plana çıkıyor. Günün her saatinde farklı tatları deneyimleme fırsatı bulacağınız Trabzon’da belli başlı yemekler arasında hamsi ile yapılan lezzetler bulunuyor. Kahvaltıları ve diğer tüm öğünleri ise mısır ekmeği süslüyor. Peynirinden tereyağına, etinden balığına kadar doğal lezzetiyle akıllarda kalacak Trabzon’da tüm yemekleri mis gibi doğası içinde yeme fırsatı buluyorsunuz. Özellikle tüm Türkiye’nin severek yediği bir yemek olan Akçaabat köftesi de yine Trabzon’dan çıkmış bir lezzet.

Trabzon hakkında bilmeniz gereken bir diğer nokta da tertemiz havayı içinize çekebilmek için mutlaka yaylarına uğramanızdır. Tüm bir yılın yorgunluğunu attıracak kadar temiz havaya sahip olan Trabzon yaylalarında hem ruhunuz hem de bedeniniz dinleniyor. Trabzon halkı tarafından önemli bir yaşam biçimi haline gelen yaylalarda her yıl belirli zamanlarda şenliklerle de düzenleniyor. Sadece yaylalarında değil, şehrin her yerinde yılın çoğu zamanında mutlaka bir şenliğe denk gelebilir, yöresel lezzetleri tadıp horon edebilirsiniz.

 

Tanıtım Videosu: