Google+

Arama formu

Petra’da Gezilecek Yerler

Petra’da Gezilecek Yerler

Hor Dağı'nın eteklerinde yer alan Petra, içinde bulunduğu dağlardan oyulmuş antik bir şehirdir. Kumtaşı kayaların kırmızı rengini verdiği Petra şehri MÖ 6. yüzyılda Nebati halkının başkenti olarak inşa edildi. Bu etkileyici çöl metropolünü hayatta tutmak için sofistike bir su kontrol sistemi ile yapay vaha yarattılar. Kent, kaya oluşumları tarafından korunması nedeniyle birkaç yüzyıldan bu yana ayakta kalmıştır. Ancak Nebatiler, MS 106 yılında Roma ordusu tarafından sularının kirletilmesi nedeniyle güçlerini yitirdiler.

Petra Gezilecek Yerler

Petra gezilecek yerler arasında muhteşem görünümleri ve mimarileri ile ziyaretçilere doyum yaşatan Ad-Deir, Hazine, As-Siq, Sütunlu Cadde, Yüksek Sunak ve Küçük Petra bulunmaktadır. Adı geçen yerler ile ilgili detaylı bilgiye yazımızın devamında ulaşabilirsiniz. 

Petra şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri Come as guest leave as friend, Petra Bed & Breakfast, Petra Harmony Bed & Breakfast. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz PETRA apartment La Bella Beduina, Petra Guest House Hotel, Petra Moon Hotel gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Valentine Inn, Sabaa Hotel, Rafiki Hostel tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Petra aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Petra Antik Kenti

Petra Antik Kenti

Petra, kaya rengi nedeniyle “Rose City” adı ile de anılmaktadır. Kum taşından kayalara oyularak inşa edilmiş kentin amfi tiyatrosu, tapınakları, mezarları ve rölyefleri (kabartma) hayran bırakıcı bir insan emeğidir. Yaklaşık 100 kilometrekare alanı kaplayan kent, antik Doğu gelenekleri ile Helenistik mimarinin harmanlandığı, dünyanın önde gelen arkeolojik alanlarından biridir. Petra’nın ilk yerleşim gördüğü tarih, incelenen kalıntılara göre Paleolitik ve Neolitik çağlara, MÖ 1200 yılına dayanmaktadır. MÖ 400 ile MS 106 yılları arasında ise sıra dışı bir halk olan Nebatiler tarafından yerleşim görmüş olan Petra; Çin, Mısır, Yunan ve Hindistan’a uğrayan Baharat Yolu üzerinde önemli bir merkez haline gelmiştir. Bu dönemde şehrin nüfusu artarak 10.000 ile 30.000 seviyelerine ulaşmıştır. Köken olarak göçebe olan Nebatiler burayı Nebati Krallığı’nın başkenti olarak kullanmıştır. Şehir; Çin ve Hindistan’dan getirilen baharat, tütsü, yağ ve parfümlerin farklı coğrafyalara dağıtım yapıldığı yer olmuştur. 106 yılına gelindiğinde ise Nebatiler Roma İmparatorluğu’na yenilmişler ve Petra’dan çekilmişlerdir. Böylece Petra, Roma eyaletinin bir parçası haline gelmiştir. Zaman içinde yükselişine devam eden Petra, ticaret yollarının değişmesi ile birlikte önemini yitirmeye başlamıştır. 551 yılında meydana gelen deprem ise yaşam alanının büyük bir kısmını tahribata uğratmıştır.

Petra’daki İslamiyet hakimiyeti ise 7. yy'a tarihlenmektedir. 12. yüzyıldan kalma karakol kalıntıları ise Haçlıların varlığına işaret etmektedir. Haçlı Seferlerinden sonra ise Petra’daki hareketlenme 1800’lü yılların başına rastlamaktadır. İsviçreli gezgin Johann Ludwig Burckhardt’ın 1812 yılında Petra’yı keşfetmesi, antik kenti Batı dünyasının dikkat alanına almıştır. Petra’da yapılan araştırmalar sonucunda ise antik kentte El-Khazneh'nin (El-Hazne) altında gizli bir çukur olduğu keşfedilmiş ve araştırmalar sonucunda bu bölümün kral mezarlığı olduğu ortaya konmuştur. 2007 yılında Dünyanın Yedi Harikası’ndan biri ilan edilen Petra, 6 Aralık 1985 tarihinde UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilmiştir. 

Ad-Deir (Manastır)

Ad-Deir (Manastır)

Ad-Deir ya da El Deir olarak bilinen Manastır yapısı Petra'nın en ünlü yapılarından biri. Manastıra giden yol, doğrudan kayadan kesilen 800 adımlık merdivenden oluşuyor. Bu nedenle ulaşım bir saat 45 dakika sürüyor. Yol boyunca nefes kesici manzaranın yanı sıra zorlu tırmanışı kolaylaştırmak için bir eşek kiralama seçeneği bulunuyor. Manastır yapısı oldukça büyük olup (yaklaşık 50 metre boyunda) inanılmaz derecede de zariftir. Ad-Deir’in tasarımı Al Khazneh’i anımsatmaktadır, ancak bazı süslemeler sadeleştirilmiştir. Genel olarak, mimari tasarımı bölgenin klasik tarzının harika bir örneğidir.

As-Siq

As-Siq

As-Siq, Petra'nın çarpıcı güzellikteki ana girişi olup 1,300 metre uzunluğundaki bir geçittir. Kısaca “Siq” olarak bilinen bu girişte, 1896'da meydana gelen bir deprem sırasında yıkılan devasa bir kemerin kalıntıları bulunur. Ama Petra'ya doğru olan yürüyüşün en çarpıcı yönü, çok renkli kumtaşı kayalarının doğal güzelliğidir. Kayaların yüksekliği 80 metre olup bu kayaların bir kısmı Nebati halkı tarafından oyularak heykeller yapılmıştır. Geçit Hazine'nin karşısında sona ermektedir.
 

Al-Khazneh (Hazine)

Al-Khazneh (Hazine)

As-Siq'den çıktığınızda, hemen Al-Khazneh veya Hazine olarak bilinen yapının göz kamaştırıcı görüntüsü ile karşı karşıya kalabilirsiniz. Bu Petra'daki en güzel ve en iyi korunmuş anıtıdır. Hellenistik ve Nebatî mimarisinin eşsiz bir karışımıyla, önde gelen bir Nebatî kralın mezarı olarak tasarlanmıştır, ancak arkeologlar daha sonra bir tapınak olarak kullanılmış olduğuna inanmaktadır. Yaklaşık 40 metre yüksekliğe sahip olan yapı; Korint sütun başlıkları, kabartmalar, figürler ile özenle süslenmiştir. Hazine’nin tepesinde, yerel bir efsaneye göre içinde bir firavunun hazinesinin olduğu düşünülen bir gömü küpü olduğu düşünülmüştür. Hazine M.Ö 1.yy’da inşa edilmiş olup 25.30 metre genişliğinde ve 39.1 metre yüksekliğinde iki kattan oluşmaktadır. 

Sütunlu Cadde

Sütunlu Cadde

Sütunlu cadde şehrin içinden dolanan tarihi bir yola verilen isimdir. Her tarafta tapınaklar, kamu binaları ve dükkanlar bulunur. Bu yolda bir zamanlar Nymphae'ye adanmış bir anıt olan "Nymphaeum" caddeyi süslerdi ama geriye kalanlar sadece mermer bir kaldırımdır.  Bu sokak, ilk inşaasında orjinal Nebati tarzını taşıyor olsa da, Roma istilası sürecinde tekrar gözden geçirilmiş olduğu düşünülüyor. M.Ö 106 yılında bu sokak 6 metre genişliği ile tekrar inşa edilmiştir.

Yüksek Sunak (High Place of Sacrifice)

Yüksek Sunak (High Place of Sacrifice)

Yüksek Sunak'a ulaşmanın tek yolu dağa oyulmuş bir basamaklı yokuştan uzun bir yürüyüş yapmaktır. Ancak, en tepede ziyaretçiler, Petra'nın muhteşem bir görüntüsü ve muhteşem bir manzarayla ödüllendiriliyor. Bu nokta, büyük olasılıkla, dini törenler için tanrıları onurlandırmak ve ölüler için cenaze törenleri yapmak için kullanılmıştır. 
Tiyatrodan başlayıp yarım saat süren dik bir tırmanışın sonunda bulunan Yüksek Sunak bulunuyor. Sunağın bulunduğu tepe, Attuf tepesidir. Nebatilerin inşa ettiği yolların bir kısmını oluşturan patika ve merdivenler, tarihi yapılara ulaşana kadar ziyaretçilerine muhteşem dağ manzaraları sunacaktır.

Küçük Petra (Little Petra)

Küçük Petra (Little Petra)

Petra'nın yaklaşık beş kilometre kuzeyinde bulunan Al Beidha ya da Küçük Petra bulunur Petra'nın daha küçük versiyonudur. Petra mevkiine olan yakınlığı nedeniyle harika bir gezi nedenidir. Al Beidha'nın Petra'nın bir banliyösü olduğuna ve Nebatî halkı için önemli bir ticaret yeri olduğuna inanılmaktadır. Küçük bir giriş (Siq al-Barid olarak bilinir), kumtaşı binalar, bir su kanal sistemi ve muhteşem mezarlar ile tamamlanan Al Beidha, arkeoloji sevenler için Petra'da gezilecek yerler arasında bulunur. Al Beidha'ya giriş ücretsizdir.