Google+

Arama formu

Midilli’de Gezilecek Yerler

Midilli’de Gezilecek Yerler

İster bir gecelik, ister 3-4 günlük bir tatil planınız olsun Midilli’de günlerinizi gönlünüzce geçirebilirsiniz. Gezilecek tarihi yerleri, doğası ve birbirinden güzel koylarıyla her tür beklentiyi karşılayabilecek bir ada olan Midilli’nin Yunanistan’ın en büyük 3. adası olduğu unutulmamalıdır. Bu sebeple ister adada güzel yemekler yiyerek denizin, kumun, güneşin tadını çıkarın isterseniz gezebileceğiniz kalelerle, müzelerle adanın tarihini yaşayın.

Midilli’de Gezilecek Yerler

Midilli Adası’na gittiğinizde adadaki samimi kasabaları gezmek çok keyifli olacaktır. Mytilini, Petra, Molivos, Plomari, Skala Skamnias, Kalloni, Eressos, Mantamados, Sigri, Agiasos başlıca görülebilecek köy/kasabalar arasındadır. Adadaki yerleşim yerlerini dolaşırken sokak satıcılarının, yerel lezzetlerin yanı sıra tarihi yerleri de gezebilirsiniz. Birbirinden güzel koylarda deniz kum ve güneş üçlüsünün tadını çıkarabilirsiniz.

Midilli lokasyonunda bir çok otel seçeneği var. Bunlardan ilginç bulabilecekleriniz John Raphael Luxury Apartments, Elysion Boutique Hotel, Pyrgos of Mytilene Hotel. Siz de şehir merkezine yakın kalıp da ekonomi yapmayı tercih edenlerdenseniz Vazakas Rooms, Selana Apartments gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik oteller isterseniz Magnolia Residence, Holiday home Kratigos, Angelos Rooms otelini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Midilli aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Midilli Adası’nda gezilecek tarihî yerler arasında Midilli Kalesi (Kastro), Molivos Kalesi, Sigri Kalesi, Midilli Antik Tiyatrosu, Midilli Arkeoloji Müzesi, Agios Therapon Kilisesi, Yeni Camii, Panagia Glykofilousa Kilisesi, Moni Limonos Manastırı, Taksiarhis Manastırı, Midilli Taşlaşmış Ormanı Doğal Tarih Müzesi, Panaghia Kilisesi bulunmaktadır.

Yukarıda bahsi geçen kasaba/köylerle ilgili detaylı bilgiler aşağıda mevcuttur.

Müzeleştirilmiş uzo ve zeytinyağı fabrikalarını da gezilecek yerler listenize ekleyebilirsiniz.

Tarihi yerleri ve müzeleri gezmek için, internetten kapalı oldukları saat ve günleri kontrol etmeyi unutmayın.

Mytillini

Mytillini

Adanın merkezi olan Mytillini Agios Therapon Kilisesi ve Midilli Kale’sine ev sahipliği yapmaktadır. Akdeniz’in en büyük kalelerinden biri olan Midilli Kalesi limana oldukça yakın bir yerde konumlanmış olup, adada başlıca görülmesi gereken yerler arasındadır. Midilli merkezinin en uzun caddesi ise Ermou Caddesi. Caddeden ara sokaklara saparak bölgeyi keşfedebilirsiniz. Yeni Camii ve Midilli Arkeoloji Müzesi de bu çevrede konumlanmıştır. 2 farklı bina içerisinde faaliyet gösteren Midilli Arkeoloji Müzesi, kazılardan elde dilen tarihsel bulgulara ve Roma dönemini yansıtan sanatsal eserleri barındırıyor. Midilli Adası’nda doğmuş ünlü şair Sappho’nun adına yapılmış Sappho Meydanı da Mytillini sahilinde yer almaktadır.

Midilli merkezde birçok mekan bulunuyor bu yüzden yürüyerek gözünüze hoş gelen alternatifleri keşfedebilirsiniz.

Petra

Petra Nerededir?

Petra

Petra, Orta Doğu'da yer alan Ürdün Haşimi Krallığı’nın güneyinde, Lut Gölü ile Akabe Körfezi arasında, dağlar arasında kum taşlarından oluşturulmuş Wadi Musa şehrinde yer almaktadır. Petra Antik Kenti denizden 1.700 metre yüksekliktedir.

Petra’nın Tarihi

Petra’nın ilk yerleşim gördüğü tarih, incelenen kalıntılara göre Paleolitik ve Neolitik çağlara, MÖ 1200 yılına dayanmaktadır. MÖ 400 ile MS 106 yılları arasında ise sıra dışı bir halk olan Nebatiler tarafından yerleşim görmüş olan Petra; Çin, Mısır, Yunan ve Hindistan’a uğrayan Baharat Yolu üzerinde önemli bir merkez haline gelmiştir. Bu dönemde şehrin nüfusu artarak 10.000 ile 30.000 seviyelerine ulaşmıştır. Köken olarak göçebe olan Nebatiler burayı Nebati Krallığı’nın başkenti olarak kullanmıştır. Şehir; Çin ve Hindistan’dan getirilen baharat, tütsü, yağ ve parfümlerin farklı coğrafyalara dağıtım yapıldığı yer olmuştur.

106 yılına gelindiğinde ise Nebatiler Roma İmparatorluğu’na yenilmişler ve Petra’dan çekilmişlerdir. Böylece Petra, Roma eyaletinin bir parçası haline gelmiştir. Zaman içinde yükselişine devam eden Petra, ticaret yollarının değişmesi ile birlikte önemini yitirmeye başlamıştır. 551 yılında meydana gelen deprem ise yaşam alanının büyük bir kısmını tahribata uğratmıştır.

Petra’daki İslamiyet hakimiyeti ise 7. yüzyıla tarihlenmektedir. 12. yüzyıldan kalma karakol kalıntıları ise Haçlıların varlığına işaret etmektedir. Haçlı Seferlerinden sonra ise Petra’daki hareketlenme 1800’lü yılların başına rastlamaktadır. İsviçreli gezgin Johann Ludwig Burckhardt’ın 1812 yılında Petra’yı keşfetmesi, antik kenti Batı dünyasının dikkat alanına almıştır.

Petra’da yapılan araştırmalar sonucunda ise antik kentte El-Khazneh'nin (El-Hazne) altında gizli bir çukur olduğu keşfedilmiş ve araştırmalar sonucunda bu bölümün kral mezarlığı olduğu ortaya konmuştur. 2007 yılında Dünyanın Yedi Harikası’ndan biri ilan edilen Petra, 6 Aralık 1985 tarihinde UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilmiştir.

Petra’da Görülecek Yerler

Petra-1

Petra, kaya rengi nedeniyle “Rose City” adı ile de anılmaktadır. Kum taşından kayalara oyularak inşa edilmiş kentin amfi tiyatrosu, tapınakları, mezarları ve rölyefleri (kabartma) hayran bırakıcı bir insan emeğidir. Yaklaşık 100 kilometrekare alanı kaplayan kent, antik Doğu gelenekleri ile Helenistik mimarinin harmanlandığı, dünyanın önde gelen arkeolojik alanlarından biridir.

1,2 kilometrelik bir geçit olan The Siq, yüksek kayalıkların arasında dar yarıklardan meydana gelmektedir ve Petra Arkeolojik Parkı’nın giriş kısmıdır. Bu geçit doğal yollarla; depremin yardığı kayalıkların sular ile aşınmasıyla oluşmuştur. Buradaki kayalıkların renk cümbüşü göz alıcıdır. Gün ışığı kayalıkların muazzam rengini ortaya çıkarmaktadır. Gelen kafileleri karşılama amaçlı yapılan rölyeflerden en ünlüsü; iki deve ile bir insanı tasvir eden Camel Caravan Relief adı verilmiş olandır.

El-Hazne ise The Siq’ten geçiş yapıldıktan sonra karşıya çıkan efsanevi yapıdır. Bu yapı, Nebatilerin zenginliğini ve becerisini kanıtlamaktadır. 39 metre yüksekliğe ve 25 metre genişliğe yani yaklaşık 12 katlı bir bina yüksekliğine sahip olan, girişi sütunlu El-Hazne, antik kentin en dikkat çekici, göz alıcı ve muazzam yapısı olarak değerlendirilebilir.

1. yüzyılda inşa edilmiş ve 7.000 kişi oturma kapasiteli Roman amfi tiyatro ise Helenistik mimari stili ile Petra’nın en çok bilinen yapıları arasında yer almaktadır. Petra’daki diğer önemli noktalar arasında ise görkemli anıt mezarlar olan Kraliyet Mezarları, şehrin ana caddesi Roma Yolu, Petra’nın en önemli tapınağı Qasr Al-Bint ve kentin kayalara oyulmuş en büyük yapısı olan El-Deir Manastırı sayılabilir.

Petra’ya Nasıl Gidilir?

Petra’ya ulaşmak için öncelikle Ürdün’ün güneyindeki liman şehri Akabe’ye gitmek gerekmektedir. Akabe, İstanbul ile havayolu vasıtası ile bağlantılıdır. Akabe’den Petra’ya ulaşım ise yaklaşık 2 saat sürmektedir.

Molivos

Molivos

Molivos, adanın en canlı kasabalarından biridir. Oldukça fazla turist akımı olmaktadır, özellikle de sezon zamanı. Mithymna ismini duyarsanız şaşırmayın çünkü kasabaya Mithymna da deniliyor. Hayat dolu sokakları ve sokaklardaki sevimli dükkanları gezerek keyifli vakit geçirebilirsiniz.

13. yy.’da inşa edilmiş ve o zamanların en önemli kalelerden biri olan Molivos Kalesi bu kasabın simgesi. O zamanlarda önemli bir savunma alanı olan Molivos Kalesi, günümüzde ise Molivos’ta kültürel etkinliklerin gerçekleştirildiği yerdir.

Adanın güzel sahillerinden biri olan Molivos Plajı, kum ve çakıl taşlarından oluşan plajı ile adayı ziyaret edenlerin gözdesi oluyor. Şezlong ve şemsiye hizmeti alabileceğiniz gibi su sporları imkanları da bulunmaktadır. Mavi bayraklı Molivos Plajı’nın çevresinde çeşitli restoranlar, kafeler ve barlar bulunmaktadır.

Plomari

Plomari

Midilli adasının en büyük ikinci kasabası olan Plomari, tarihî evleri, küçük tavernaları ve el değmemiş plajlarıyla bakirliğini korumayı başarmış sakin bir semt. “Eski Şehir” olarak isimlendirilen bölgesinde dolaşarak Yunan mimarisini gözlemleyebilirsiniz.

Aynı zamanda Plomari, Midilli adasındaki uzo fabrikalarının konumlandığı bölge. Yunanistan’da ilk uzo Plomari’de üretilmiştir. Türkler tarafından en çok tercih edilen uzo markası Barbayanni’nin Plomari’de fabrikası mevcut. 150 yıllık bu fabrikayı gezerek uzonun tarihi, üretim aşamaları hakkında bilgi edinebilir bir yandan da uzo tadımlarına katılabilirsiniz. Plomari’de üretilen uzoların lezzetinin diğer yerlerde üretilenlerden farklı olmasının sebebinin bölgedeki kaliteli su kaynağı ve yetişen nitelikli anason olduğu söylenmektedir.

Plomari’de bulunan Aghios Isidoros Plajı deniz kum tatili planlayanları mutlu edecektir. Ayrıca adanın yine güneyinde bulunan Vatera Plajı da adada bulunan güzel plaj alternatiflerindendir.

Skala Skamnias

 

Skala Skamnias
 

Skala Skamnias, Midilli Adası’nın meşhur balıkçı kasabasıdır. Yunancada dut ağacı anlamına gelen Skamnias, adını köyde bulunan dut ağaçlarından almış. Lepetimnos Dağı’nın eteklerine konumlanmış köyün simgesi olan kilise ise deniz kenarında kayalıklar üzerine oturmaktadır. Kasabanın sahil kısmı, adanın en kuzeyi olduğu için Türkiye’ye oldukça yakın. Küçük bir limanı bulunan Skala Skamnias köyünde bir kaç tane kafe ve restoran bulunmaktadır. Oldukça küçük olan bu köyü, taze deniz ürünleri yemek için ziyaret edebilirsiniz.

Kalloni

Kalloni

Adanın ikinci merkezi olan Kalloni, sardalyasıyla meşhur. Dünyanın dört bir yanından kuş gözlemcilerini ağırlayan Kalloni’de dürbünlerinizi alıp bu tecrübeyi deneyimleyebilirsiniz. Moni Limonos Manastırı, kasabanın tarihi yapılarından biri. 1526 yılında inşa edilmiş manastır adanın önemli dini anıtlarından biridir. Köyün meydanında taverna, pastane ve kafeler bulabilirsiniz.

Köyün sahil kısmında bulunan Skala Kalonis Plajı, şezlong ve şemsiye oldukça güzel bir plaj. Büyük bir alana konumlanmış plaj da su sporları imkanı da bulabilirsiniz. Kumsalda dolaşan pelikanlar da ilginizi çekecektir.

Eressos

Eressos

Eressos, Antik Çağ’dan kalma yerleşim alanları, plajı ve deniz kenarındaki restoranlarıyla keyifli vakit geçirebileceğiniz bir kasaba. Merkez kısmı sahilden uzakta kalmakla birlikte sahil kısmına Skala Eressos deniliyor. Rüzgarı sebebiyle rüzgar sörfü yapanların ilgi odağı olan sahil kesiminde kafeler de yer almaktadır. Volkanik arazisi ve tepeleriyle ünlü Eressos Plajı denize girmek için iyi bir alternatiftir. Ünlü Yunan şair Sappho’nun doğduğu kasaba olan Eressos, eşcinsellerin de tercih ettiği bir kasaba. Kadınlara yazdığı aşk şiirleri ile bilinen lezbiyen şairin, “lezbiyenlik” kavramının temellerini attığına inanılıyor. Şairin Eressos sahilinde heykelini görebilirsiniz. Adada her yıl düzenlenen Lezbiyen Festivali Eressos’ta gerçekleşmektedir. Bu sebeple eşcinsellerin de tatil çok tercih ettiği bir bölgedir Eressos.

Mantamados

Mantamados

Mantamados köyü, adanın mandıralarıyla ünlü otantik köyüdür. Süt ve süt ürünlerinin özellikle de peynirin en iyisini, ada içinde burada bulacağınız söylenir. Bizdeki eski kaşara benzeyen, kızartarak tüketebileceğiniz Ladotiri peynirini denemeyi ihmal etmeyin. Köyün merkezinde bulunan dükkanlarda çeşit çeşit peynir bulabilirsiniz. Çeşitli seramik ürünlerini bulabileceğiniz dükkânlarda, sanatçıların çalışmalarını da izleyebilirsiniz.

Taksiarhis Manastırı, kasabanın tarihî yerlerindendir. Melek Taburları’nın kumandanı olan Aziz Taksiarhis’e adanan Manastır’ın hikâyesine göre, korsanlar tarafında saldırıya uğrayan manastırda tek sağ kalan rahip, ölenlerin kanlarının bulandığı toprak ve mum ile Taksiarhis’in ikonasını yapar. Bu ikona ise Manastır’ın içinde sergilenmektedir. Fotoğraf çekiminin yasak olduğu unutulmamalıdır.

Mantamados’tan yaklaşık 15 km uzaklıktaki Agia Paraskevi Zeytinyağı Müzesini de görülecek yerler listenize ekleyebilirsiniz.

Sigri

Sigri

Sigri, adadaki diğer kasabalara göre daha sessiz, sakin ve küçük bir yerleşim alanıdır.

Osmanlılar tarafından inşa edilmiş Sigri Kalesi, Sigri’nin güzel manzarasını seyretmek için güzel bir yer. Kaledeki gezintinin ardından, Sigri’yi ve körfezi izleyebilirsiniz. Sigri’de kale manzarasında denize de girebilirsiniz. Sigri Plajı’nda şezlong hizmeti bulunmadığını bilerek gitmenizde fayda var. Bulduğunuz ağacın gölgesine havlu sermek durumunda olduğunuz için çok sıcak vakitlerde zorluk yaşayabilirsiniz.

Sigri’de bulunan Midilli Taşlaşmış Ormanı Doğal Tarih Müzesi, volkanik aktivite sonucu taşlaşmış ormanın kalıntılarını sergilemektedir. UNESCO tarafından koruma altında olan bu alanda çalışmalar halen devam etmektedir. Avrupa’nın en büyük fosilleşmiş ağacı burada bulunmaktadır. Yolunuz adanın batısına doğru düşerse Sigri Fosil Orman Müzesi ve Parkı’nı ziyaret etmelisiniz.

Agiasos

Agiasos
 

Olimpos Dağı’nın yamacına kurulmuş Ayasos Köyü (Agiasos), geleneksel mimarisiyle ve eşsiz doğasıyla gelenlerin beğenisini kazanıyor. Rengârenk Yunan evleriyle, Arnavut kaldırımlarıyla dokusunu korumuş bu köyde Ortodokslar için önemli bir kilise olan Meryem Ana’nın evi olarak nitelendirilen Panaghia Kilisesi bulunmaktadır. Kilisenin çevresinde asmaların altında bulunan kafelerden birinde oturarak çevreyi izleyebilirsiniz.

Sokaklarında seramik ve tahta işlerini satan dükkânlar, köy sakinlerinin el sanatlarına verdiği önemi göstermektedir. Birbirinden şirin dükkanlarda alışveriş yapmasanız bile ürünleri incelerken güler yüzle karşılanacaksınız. Köyün çarşısında vakit geçirebilir, kahvelerinde soluklanabilirsiniz.

Köy, bol miktarda bulunan kestane ağaçlarıyla, her yıl kasım düzenlenen Kestane Festivali’ne ev sahipliği yapmaktadır. Kestane bahçelerinde yürüyerek kestane toplayabileceğiniz bu festival, güzel bir açık hava aktivitesi olabilir.