Google+

Pompei

Pompei - : - / -
--℃
1 EUR=0.00
Type L250V16 A
  • Ocaweather-icon0℃
  • Şubweather-icon0℃
  • Marweather-icon0℃
  • Nisweather-icon0℃
  • Mayweather-icon0℃
  • Hazweather-icon0℃
  • Temweather-icon0℃
  • Ağuweather-icon0℃
  • Eylweather-icon0℃
  • Ekiweather-icon0℃
  • Kasweather-icon0℃
  • Araweather-icon0℃
Genel Bilgiler / Rehber

“Tanrıların Gazabı” adı verilen Vezüv Yanardağı’nın patlaması sonucu yok olmuş bir şehir olan Pompei, İtalya’nın Napoli kentine 25-30 km uzaklıktadır. Şehir MÖ 5000 yıllarında kurulmuştur ve beklenmedik bir felaket sonucu MÖ 79 yılında tüm Pompei halkı yanardağ lavlarının ve küllerinin altında kalmıştır. O zamana kadar önemli bir ticaret merkezi olan Pompei’de İtalya’nın elit ve zengin aileleri, aydın kişiler ve onların köleleri yaşıyorlardı.
 
Şehirde Roma dizilerine konu olan eğlenceler, kumarlar ve sokak dövüşleri düzenleniyordu. Acımasız şiddet gösterilerinin düzenlendiği arenalar ve her sokak başındaki genelevler şehri karakterize eden özelliklerden birkaçıdır. Bir 24 Ağustos günü Tanrıların Gazabı Vezüv Yanardağı, çoğunluğun tabiriyle günah dolu olan bu şehrin üzerini 6-8 metreye kadar lavlarla kapladı. Bu nedenle insanlar ve şehir küllerin altında taş kesildi. Yanardağın patlayacağına dair sinyallerin gözlemlenmesine rağmen halk felakete hazırlıksız yakalanmıştır.
 
Şiddetli bir gök gürlemesi sonrasında Vezüv Dağı’nın tepesi yarılarak etrafı duman sarar. Yoğun gaz ve toz bulutu arasında şimşekler çakar, dağın içinden gelen gümbürtülerle etrafa kül yağmuru boşalır. Gün aniden kararır ve havadaki kuşlar boğularak yere düşerler. Pompei’nin yakınında bulunan Herculenyum kenti çamur seli altında kalırken Pompei’ye çamur gelmez. Kül yağmuru, süngertaşı parçaları düşmeye başlar ve kükürt buharı çöker. İnsanlar yüzlerine bez parçaları sararak nefes almaya çalışırken gökten düşen taşlar nedeniyle fazla uzağa gidemezler, evlerine geri dönerler. Rıhtımdaki gemilere binerek kaçmaya çalışanlar denizde oluşan büyük dalgalar sonucu geriye doğru lavların içine savrulurlar. Günün aydınlanması 48 saati bulur; ancak Pompei ve Herculenyum şehirlerinden geriye hiçbir şey kalmamıştır ve şehirlerde yaklaşık 200.000 kişinin hayatını kaybettiği düşünülmektedir.
 
Romalılar geleceği tahmin etmeye oldukça meraklı bir toplum olmasına rağmen bu felaketin açık sinyallerini göremediler. Garip manzaralar, sesler ve olağandışı doğumlar gibi gözlemleri tanrıların vermek istedikleri mesajlar olarak gören Romalılar, depremlerin toprakta dolaşan devlerden kaynaklandığı düşüncesi hakimdi. Volkan patlamaları içinse tek bir açıklama yapılırdı; tanrılar asi devleri yenerek dağların altına gömdüğüne ve patlamalara neden olduğuna inanılırdı. Volkanik patlamadan önce de birçok deprem meydana gelmişti ve yaklaşık 20.000 Pompeili kenti boşaltmıştı. Ancak evlerinin aldığı hasarı kısa sürede onardılar. Sık sık meydana gelen zelzeleler önemini kaybetmeye başlamıştı ve bir süre sonra ciddiye alınmadı.
 
Vezüv Yanardağı’nın patlamasından sonra bölge 1700 yıl sessizliğe gömüldü. 18. yüzyılda bir köylünün tarlada çalışırken bulduğu şehir duvarlarından yola çıkılarak şehir ortaya çıkarıldı.
15 metrelik taş kütlesinin kazılmasından sonra merdivenler ve bir tiyatro ortaya çıktı. İlk olarak 20 metre derinlikte Herculenyum şehri bulundu. Kazıların ikinci kere başlamasından sonra büyüleyici güzellikte duvar yazıları ve ilk ölülerle karşılaşıldı. Taş kesilmiş bedenlerin elleriyle kavradıkları gümüş ve altın paralar etraflarında bulundu.  Anneler çocuklarına sıkıca sarılmış halde, kapıların dibinde tüm değerli eşyalarını toplamış kaçmaya çalışan insanlar kaçamayarak kaskatı biçimde kalmışlar.
 
Çıkarılan kalıntılar bugün Napoli Müzesi’nde sergilenmektedir. Şehrin aniden taş kesilmesi yüzyıllar boyunca korunmasını sağlamış ve geçmişe ait birçok buluntu zarar görmeden ortaya çıkmıştır. Bugün şehrin günlük yaşantısı hakkında bu kadar bilgi sahibi olmamızı sağlayan en önemli faktör budur.
 
İsis Tapınağı, tiyatro, yazıcı dükkanları ve balmumu tabletleri, hamamlar ve kaşağılar, kitaplıklar ve papirüsler, meyhaneler ve insanların yaşadıkları villalar felaket gününden kalmış gibidir. Pompei ve Herculenyum şehirlerinde yaşayan insanlar oldukça zengin ve lüks içinde yaşayan insanlardı. Villalar duvar resimleri, sfenskler ve çeşitli süslemelerle oldukça zengindi ancak kölelerin evleri kötüydü. Aynı zamanda bir liman kenti olduğu için dışarıdan yabancı birçok ticaret adamı ziyaret ediyordu. Şehrin sokaklarında dışarıdan gelenler için yol gösterici 12 tane genelevi işaret eden göstergeler bulunuyordu. Genelevlerde ise yabancılara ne istediklerini anlatmalarını kolaylaştıran şekilli menüler mevcuttu. Bu çizimler günümüze kadar ulaşmıştır. Binalara bakır borularla sıcak su verilmesi şehirdeki konforun ve yaşam kalitesinin yüksekliğini gösterir niteliktedir.
 
Pompei’de yaşananlar Sodom ve Gomorra hikayesini çağrıştırır. Şehirdeki fuhuş, kumar ve dövüşler sebep olarak gösterilerek ahlaksız davranışların cezalandırılması sonucu yanardağın insanları taş ettiği düşünülür. Bugün Antik Pompeii’nin hayalet kalıntıları dünyanın en ilginç arkeolojik kalıntıları arasındadır. UNESCO Dünya Mirasları arasındaki kentin bir kısmı hala toprak altındadır.