Google+

İkizdere

image_placeholder
İkizdere07:43 AM
16℃
1 TRY=0.00
Type F250V16 A
  • Ocaweather-icon0℃
  • Şubweather-icon0℃
  • Marweather-icon0℃
  • Nisweather-icon0℃
  • Mayweather-icon0℃
  • Hazweather-icon0℃
  • Temweather-icon0℃
  • Ağuweather-icon0℃
  • Eylweather-icon0℃
  • Ekiweather-icon0℃
  • Kasweather-icon0℃
  • Araweather-icon0℃
Genel Bilgiler / Rehber

İkizdere Rize iline bağlı bir ilçedir. İkizdere, yüksekliği 2000 metreyi bulan sarp ve yüksek Rize dağlarının birleştiği derin bir vadide kurulmuştur. İlçenin doğusunda Çağrankaya Dağları, batısında Manle Dağları bulunmaktadır. M.Ö. 3000 yıllarında bir yerleşim merkezi olan İkizdere, daha sonraları Roma topraklarına dahil edilmiş ve Rize'ye bağlı bir manastırla idare edilmeye başlanmıştır. İkizdere'ye gelen ilk Türkler Süleyman Çelebi ve askerleridir. İkizdere 1463 yılında Osmanlı egemenliğine girmiştir.
Osmanlı döneminde 1878 yılında Rize'nin sancak merkezi olması ile nahiye olmuştur. Eski adı  "Yediköy" anlamına gelen Kura-i Seba olan ilçe 1916 yılında Rus işgaline uğramış, 1918 yılında bu işgalden kurtulmuştur. İlçe 1933 yılında İkizdere adını almıştır.
Çamlık ve Cimil Dereleri’nin birleştiği yerde kurulan İkizdere adını bu derelerden almıştır. İlçe dağlık bir bölgededir. Dağlar dar vadilerle parçalanmış olup, yüksek kesimlerinde yaylalar bulunmaktadır. Bu yaylalar; Çağrankaya Yaylaları, Ovit Yaylası, Demirkapı Yaylası ile Şimşirli ve Ilıcaköy Madensuyu kaynakları bütün bu doğal güzelliklerin başında gelmektedir.
Başlıca akarsuyu, üzerinde elektrik santrali bulunan İkizdere'dir. Dere, Rize Dağları’ndan kaynaklanan Çamlık, Cimil ve Karadere'nin   birleşmesiyle oluşan İkizdere kuzeye doğru akarak ilçe sınırlarının dışına çıkar.
Tipik Karadeniz iklimi hâkim olan ilçe her mevsim yağışlıdır. Ormanlarla kaplı ilçede iğne yapraklı ağaçlar, kızılağaç, gürgen, meşe, kestane, ladin, köknar ağaçları bulunmaktadır. İlçede tarım ön plana çıkmaktadır. Patates, çay, kivi, mısır, armut ve fındık yetiştirilir. Bunun yanında sığır, koyun yetiştirme ve arıcılık çok gelişmiştir.

İkizdere'nin köyleri; Ayvalık köyü, Ballıköy Köyü, Başköy Köyü, Bayırlar Köyü, Cevizlik Köyü,  Çamlıkköy Köyü, Çataltepe Köyü, Çiçekli Köyü, Çifteköprü Köyü, Demirkapı Köyü, Dereköy Köyü, Diktaş Köyü, Eskice Köyü, Gölyayla Köyü, Gürdere Köyü, Ihlamur Köyü, Ilıcaköy Köyü, Kama Köyü,    Meşeköy Köyü, Ortaköy Köyü,Rüzgarlı Köyü, Sivrikaya Köyü, Şimşirli Köyü, Tozköy Köyü, Tulumpınar Köyü, Yağcılar Köyü, Yerelma Köyü,  Yetimhoca’dır.
Gökyayla Köyü (Kabaxor / Kabahor):  Köyün tarihi çok eski olup, İkizdere'nin dağ köylerindendir. 1520 tarihinde keşfedilmiştir. İkizdere'de yaşayan köylülerin bir kısmı yazın Gökyayla Köyüne yaylaya çıkar kışın tekrar köylerine dönerler.
Çamlıkköy:  Köyün adı Köhser veya Köhçer olup, Ermenice “güzel, ferah” anlamına gelmektedir. Köyde dinlenme tesisi, alabalık tesisi ve bir de otel bulunmaktadır. İkizdere'nin  eğitim seviyesi en yüksek köyüdür.
Bayırlar Köyü: Eski adı Koylav olan köyün ismi Cumhuriyet Dönemi’nde değiştirilmiştir. Köy halkının tamamı Ekşi ve Ekşioğlu soyadını taşır. Türkiye'nin en kalabalık ailesi olma özelliğini taşımaktadır.
Aşaköy-İkizdere: Köyün en meşhur yemeği hoşmerimdir. Kendine has yemekleriyle köyde sık sık tulum eşliğinde horonlar tepilir, mangal yapılır. Aşaköy küçük bir yayladır.
Sivrikaya Köyü: Dünya'da nesli azalan kuş türlerinden olan dağ horozu İkizdere'de koruma altına alınarak adına “Dağ Horozu Şenliği” düzenlenmektedir. Bu şenliklerde SivriKaya köyünde dağa 2300 metre yüksekliğe teleskop konarak dağ horozları seyrettiriliyor ve eğlenceler düzenleniyor. Köyün gerçek ismi Ermenice “Köhser” olup, “güzel ferah” anlamına gelmektedir. Köyün yerli halkı Hemşinliler'dir. Yemeklerinin çoğu hamsili ve karalahana çeşitleridir.
Koylav Köyü: Koylav'ın anlamı “bal peteği”dir.  Yeni adı Bayırköy olan bu belde Antik Çağ’da Laz yerleşim bölgesi olsa da sık sık Pers istilasıyla karşılaşmıştır. Bizans döneminde köy, Rize merkeze bağlı bir manastır idaresinde kaldıktan sonra Osmanlı yönetimine geçmiştir. Köy Ekşioğlu ailesi tarafından iskân edinilmiştir.
Meşeköy: Köyün eski adı Lazca Petran'dır. Petran “düz yer” anlamına gelir. Köy 1810 yılında kurulmuştur. Meşeköy son zamanlarda Lazboard ile gündeme gelmiştir. Lazboard köyde 150-200 sene önce kullanılmaya başlanmış, kışın köyde kalan köylülerin, köyden ilçeye inmek için kullandıkları bir ulaşım aracıdır. Her tarafı ormanlarla kaplı olan köyün iki tane yaylası bulunmaktadır.
Ihlamur Köyü: Eskiden adı “Kapse Köyü” olarak bilinirdi. Bölgedeki ıhlamur ağaçlarının çokluğundan dolayı ismi Ihlamur Köyü olarak değiştirildi. Köyde en başta hamsili ekmek olmak üzere, bütün yemekler hamsi ile yapılmaktadır.
Tozköy: Köyün eski ismi Mahura (Çömlekçi)’dir. İlk yerleşim tarihi bilinmemekle birlikte köyde bulunan caminin kitabesinde 1217 yazmaktadır... Köyde karakovan arıcılık yapılmaktadır. Yayla köyü olmakla beraber yemek çeşitleri çok zengindir.
Yerelma Köyü: Köyün tarihi 600 senelik kayıtlara dayanmaktadır. Köyde güzel bir Türkçe şivesi konuşulmaktadır. Yöresel yemekleri karalahana, muhlama ve mısır ekmeğidir.

Şimşirli Köyü Camii:  Derin bir vadiye bakan camii 1849 yılında tamamı kestane ağacından 2 katlı olarak yapılmış olup, ahşap camilerin en güzel örneklerindendir. Caminin planı, kuzey tarafında giriş ve harem bölümleri bulunmaktadır. Kuzeyinde yer alan medrese ile cami arasında 1988 yılında yapılmış bir minare yer almaktadır.
Güneye Hacı Şeyh Camii: İkizdere Güneyce Beldesi’nde yer alan caminin minaresinde bulunan kitabede Hacı Şeyh Osman Niyazi Efendi tarafından 1886 yılında yaptırıldığı yazmaktadır. Caminin alt katı kesme taştan, üst katı ahşaptan, kare planlı ve alaturka kiremit kaplıdır.
Güneyce Köprüsü: 1901 yılında yapılan köprü, Güneyce'nin merkezinden geçen dere  suyu üzerinde tek gözlü olarak inşa edilmiş, taş bir köprüdür.               
Uzun bir geçmişe sahip Rize’nin incisi İkizdere'de günümüze kadar gelen birçok eser bulunmaktadır. Bütün bu eserlerin ve ahşap evlerin yanında İkizdere'yi asıl ünlü kılan yüksek yaylalarıdır. Yaz aylarında serinlemek için, bahar aylarında rengarenk çiçeklerle dolan  yaylalar doğal güzelliğin temelini oluşturmaktadır. İkizdere, dik yamaçlı vadileri, doruklara çıkan dağları, yeşilin her tonu bulunan yaylaları, tarihi, kemerli köprüleri, coşkun akan dereleri ile güzel bir turizm beldesidir.
Anzer Yaylası (Balıköy):  İkizdere'den Anzer Yaylası’na gidişte yaylanın 4 kilometresi asfalt gerisi  ham toprak yoldur.Y az aylarında dolmuş bulunmaktadır. Meşhur Anzer balı bu yaylada üretilmektedir. Yaylada çok sayıda pansiyon bulunmaktadır.
Çağırankaya Yaylası:  Yaylaya güzel manzaralı ve toprak bir yolla ulaşım imkânı olup, yaz aylarında dolmuşla da gidilmektedir. Yayla, çevresinde bulunan dik yamaçlı kaya ve uçurumlarda ses yankısı olduğu için bu ismi almıştır. Yaylada konaklama yeri bulunmadığından giderken kamp malzemeleri de gerekiyor.
Dünyanın en önemli 200 vadisinden biri olan İkizdere Vadisi, içinde Ulunan Nehri ile rafting sporu yapanlara heyecanlı maceralar sunuyor. İkizdere nehri toplam 25 kilometrelik bir parkura sahip olup, zorluk derecesine göre üç parkuru bulunuyor. En çok mayıs- haziran aylarında sporcuların akınına uğruyor.

İkizdere’ye Nasıl Gidilir?

İkizdere Rize'ye 56 kilometre uzaklıkta olup 50 dakikada ulaşılmaktadır. En kolay gidiş Rize otogarından kalkan İkizdere otobüsleri ile olmaktadır.

İkizdere’de Nerede Kalınır?

Aslan Ekşioğlu- Ali Ekşioğlu Öğretmen Evi, orman manzaralı 5 yıldızlı, geleneksel Türk hamamı ve doğal Termal sularla tedavi ve spa hizmetleri sunan Kaptan Apart, yemyeşil ormanlarla çevrili, huzurla konaklama yapabileceğiniz Çamlık Genesis Otel seçenekler arasında öne çıkmaktadır.