Google+

ALASKA’NIN BAŞKENTİ JUNEAU

761022 May 2011Gezi Notu
TUĞÇE YILMAZTUĞÇE YILMAZEditör22 May 201176090 Yorum

Juneau, 1900 senelerinde o zamanki adıyla Alaska Toprakları adı verilen bölgenin başkenti olmuştur. Halen de Alaska’nın başkentidir. Daha önceki başkent ise Sitka imiş.

19.yy öncesinde güneydoğu Alaska’da pek yerleşim yoktu. Sadece Tlingit yerlilerinin yaşadığı bu bölgede somon popülasyonu çok yüksekmiş.

Juneau şehir merkezinden geçerken çok fazla ABD ve Hollanda yatırımı olduğu gözümüze çarpıyor. Zaten buradaki otellerin büyük çoğunluğu Amerika ve Hollandalılara aitmiş. Juneau geziniz sırasında kalabileceğiniz oteller arasından Silverbow Inn ve ya Aspen Suites Hotel Juneau tercih edebilirsiniz.

Biz Juneau’da ilk olarak özel bir somon çiftliğine gidiyoruz. Adı: Macaulay. 1972 senesinde kurulmuş ve şu an Juneau’da 3 tane bu isim altında somon çiftliği varmış. Bu çiftliğin sahibi Somon nüfusunun korunması ile ilgili çalışıyormuş. Bu çiftliğin karşısındaki adada yaşıyor. Ancak artık somon çiftliği kurulması yasaklanmış.
Juneau

Somonların en bereketli oldukları zaman yaz aylarıymış. Somonlar yumurtlama mevsimlerinde sudan yukarıya doğru atlıyorlarmış.

Somon çiftliğinde doğal bir şelale havasını verecek şekilde kademeli havuzlar oluşturulmuş. Somonlar bu havuzlarda çırpınıp çırpınıp yukarıya zıplıyorlar. Bu doğal şelale ortamında zıplayan somonlar için tabii ki burada ayıya yem olma riski yok.

Somon çiftliklerinde somonlar bazı dönemlerde tatlı suya, belli dönemlerde de tuzlu suya geçiriliyormuş. Bu da tabii ki somonların metabolizmalarında değişikliklere sebep olarak faklı cins ve tatlarda Somonların türemesini sağlıyormuş.

Juneau şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en iyileri Beachside Villa Luxury Inn, Alaska's Capital Inn Bed and Breakfast, Silverbow Inn. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Juneau Hotel, The Driftwood Hotel gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Westmark Baranof Hotel Juneau, Aspen Suites Hotel Juneau, Goldbelt Hotel Juneau tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Juneau aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Somonlar her zaman doğdukları yere geri dönerlermiş. Burada doğan somonları açık denize bıraktıklarında bu somonlar yine havuza geri dönüyorlarmış. 5 tane çok önemli pasifik somonu var; King, Silver, Sockeye, Chum ve Pink.

İçeriden bir miktar konserve somon aldık. Bir de mağazanın içinde çok güzel bir akvaryum yapmışlar.
Buradan tekrar şehir merkezine dönüyoruz. Juneau’nun nüfusu 31.000 kişi.

Juneau’da ilk hareketlilik 1870 senelerinde bölgede altın bulunduğu söylentileri yayılınca başlamış. İlk olarak Alman bir mühendis olan George Pilz bu bölgeye gelerek, Tlingit yerlileri ile anlaşmaya çalışıyor. Diyor ki; “siz bana dağların derinliklerinden altın getirin, ben size para vericem, ödül vericem, çeşitli imtiyazlar vericem”. Tlingit kabilesi şefi Kowee bu isteğe olumlu karşılık verdi ve kabile üyelerini altın filizi aramaları için dağ eteklerine gönderdi. George Pilz’in açtığı bu yoldan Richard Harris ve 1880’de Sitka’yı terk eden Joseph Juneau da altın bulma ümidi ile bu bölgeye geliyorlar. Hatta Joseph Juneau şehre ismini vermiştir.
Juneau-1

Altının keşfinden sonra başta bu 3 girişimci olmak üzere altın madenlerini işletmeye başlıyorlar. Yaklaşık 160 kmlik bir altın madeni inşa edilmiş zamanında. Bu olay Alaska’daki En büyük altın keşfi olarak geçmiş tarihe. Ancak 2. Dünya savaşı sırasında özellikle Japonlar’ın Anchorage ve yukarı bölgesine yaptıkları torpidolu saldırılar, donanma ve uçak saldırıları sonucu, madenlerde çalışan işçiler vatanı savunmak adına asker olarak bu bölgeye gitmişlerdir. Dolayısı ile çalışan sayısı düştüğü için maliyetler artmış ve 1944-1948 senelerinde buradaki madenler kapanıyor.

Bu sefer savaş sonrası Altın madenleri Kanada’nın kuzey bölgesine ve iç bölgeye British Colombia ve Yukon bölgesine kayıyor.

Juneau’nun en önemli gelir kaynakları; balıkçılık, ahşap, kereste, mobilya, kürk ticareti ve turizm.
Alaska’da toplam 2.600 metre uzunluğunda petrol boru hattı varmış.

Juneau’dan itibaren kuzeye doğru gidildikçe özellikle kış aylarında net bir şekilde kuzey ışıklarını görmek mümkün oluyormuş.

Juneau merkezinden 300 metre yüksekliğe çıkan bir teleferik var. Bu teleferik ile Mount Robert’in tepesine çıkılıyor. Teleferiğin yapılışı 27 milyon dolara mal olmuş. Ancak teleferikten görünen şehrin manzarası müthiş.

Bu dağdaki ağaçların boyu 80 metre ila 300 metre arasında değişiyor. Ağaçlar genellikle sedir ağaçları. Tepeye çıkarken basınçtan kulaklarımız tıkanıyor. En tepeden manzara muazzam. Tepeye kurulmuş merkezde hediyelik eşya dükkanları var ancak fiyatlar çok pahalı.

Dönüşümüzde bir hayli yağmur ve rüzgar çıktı. Teleferikle inerken sağa sola sallanıyorduk. Hem ürkütücü hem de keyifliydi.
Juneau-2

Juneau’nun merkezinde trafik ışığı yok. Trafiği üzeri sarı giyimli elinde “Stop” yazılı bir kart tutan memur idare ediyor. Yaya geçidine yaklaşan yayalar oldu mu, hemen elindeki stop yazısını kaldırarak caddenin ortasına yürüyor ve trafiği durduruyor. Yayalar geçtikten sonra yine yolun kenarına geçiyor. Çok ilginçti.

Burada yine merkezde ufak rengarenk evler var. Juneau’da teleferikle tepeye çıkmayı, Mendenhall buzulunu atlamayın.
 

Etiketler: 
-
Yorum göndermek için Giriş Yapın veya Üye Olun

Yorumlar(0)

Yorumlar