Barışın Yurdu Dar Es Salaam

Tanzanya’nın en gelişmiş ve büyük kenti olan Dar Es Salaam, 4,5 milyon kişilik nüfusa sahip. “Barışın yurdu” anlamına gelen Dar es Salaam, sadece Tanzanya için değil Afrika içinde finansal ve politik anlamda büyük öneme sahip. Şehir yüz ölçümü olarak geniş bir alana yayılmış olsa da merkez bölgesi oldukça küçük. Merkez bölgede yer alan çok katlı yapılar dışında, kentin siluetini hep tek katlı ve bakımsız evler oluşturuyor.

1996 senesinde başkent olma ünvanını Dodoma’ya devreden kentte çok sayıda yönetim binası ve resmi kuruluş yer alsa da, Dar Es Salaam günümüzde sadece bir ticaret kenti olma görevini sürdürüyor.

Ülkenin en büyük limanına sahip olan kent, denizyolu ulaşımının da merkezi durumunda. Bunda coğrafi konumununda büyük rölü var. Dar Es Salaam’da denizin karanın içlerine kadar girmesi sonucu büyük bir haliç oluşmuş. Bu haliç de liman olarak kullanılıyor. Bu özelliği ile Doğu Afrika’nın en büyük doğal limanlarından biri.

Ülkenin en büyük havaalanı Dar Es Salaam’da yer alıyor olsa da, ilk gideni oldukça şaşırtacak kadar ufak ve düzensiz. Ülkeye girişte giriş formlarını doldurup vize almak için görevliye veriyor ve sıraya geçiyorsunuz. Ancak ona da sıra denirse… Görevliler kendi kafalarına göre pasaportta yazan isimlere göre seslenip sizi çağırıyor. Fotografınız çekilip, parmak iziniz alındıktan sonra vizeniz hazırlanmış olarak pasaportunuzu alıyorsunuz.

Havaalanı ile şehir merkezi arası yaklaşık 25 – 30 dakika. Trafik İngilizler’den miras kaldığı üzere soldan.

İlk akşam otele ulaşıp güzelce dinlendikten sonra, ertesi sabah erkenden başlayıyoruz şehri keşfetmeye.

Dar Es Salaam’da sabah saatlerinde en alışıldık manzara yol kenarlarında kahve içen Tanzanyalılar. Bizdeki gibi bir kahvaltı alışkanlıkları yok. Güne kahve ile başlıyorlar. Yanında ise Tanzanya’ya özgü ufak tatlılardan yiyorlar. Kahve fincanlarını ellerinde tutan yerel halka, ufak kahvehanelerin elinde içi kahve dolu demlikle servis yapan görevlileri göze çarpıyor.

Sabah saatlerinin en hareketli yerlerinden biri balık pazarı. Balık pazarına girdiğimizde beyaz adam anlamına gelen “Mzungu” sesleri kulağımıza çalınıyor. Ancak bizlerin Türk ve Müslüman olduğunu öğrenince bize Mzungu demekten vazgeçiyorlar.

Balık pazarının girişinde genişçe bir tezgahta Tanzanya’ya özgü Makonde oymaları var. Makonde adı hem Tanzanya, hem de Mozambik'teki bir kabilenin adından gelen bir çeşit çağdaş heykel sanatı. Makonde oymaları genelde koyu renkli ve sert olması ile bilinen abanoz ağacından yapılıyor. Aynı zamanda Abanoz ağacı çok ağır olduğundan tekne yapımında kullanılmıyor. Sertliği konusunda ise çivinin bile zor girdiği ağaç olarak nitelendiriliyor.

Yine balık pazarının girişindeki tezgahlarda çeşitli deniz kabukları, kurutulmuş hediyelik deniz canlıları en fazla göze çarpanlar. Fiyatlar konusunda ise mutlaka pazarlık yapmak gerekli.

Pazarın içlerine doğru ilerledikçe gittikçe artan bir balık kokusu yükseliyor. Bazı tezgahlarda denizden yeni çıkmış balıklar satılırken bazı tezgahlarda hemen orada pişirilmiş deniz ürünleri satılıyor.

Eğer denemek isterseniz, bir kağıdın üzerine konulan deniz ürününü satın alabiliyorsunuz.

Çevredeki kafalarının üzerinde sepetler ve kovalar taşıyan renkli giyimli kadınlar ise pazara ayrı bir görsellik katıyor.

Buradan sonra gidilmesi gereken en önemli noktalardan bir diğeri ise Kikitu meyve sebze pazarı. Tropikal meyve cennetinde meyve pazarı gezmeden olmaz…

Pazarın girişinde bisikletle dolaşıp Hindistan cevizi satanları görüyoruz. İstediğiniz anda, hemen oracıkta Hindistan cevizini hazırlıyor. Suyunu içip ardından içini yiyorsunuz.

Pazarda en fazla karşılaşılacak meyveler muz ve muz çeşitleri, ananas, papaya, passion fruit, jack fruit, avakado, mango ve karpuz. Tanzanya’da yılın her ayı karpuz yetişebiliyor. Tabii karpuzlar bizim Diyarbakır karpuzları kadar iri ve lezzetli değil. Buradaki adı içi su dolu kap anlamına gelen kikiti vaji.

Ananaslar ve papayalar boyut olarak oldukça büyük. Ananas ve mangoları oldukça lezzetli. Fiyatlar biz turist olmamıza rağmen oldukça uygun. Bir düzine muz yaklaşık 1,5 dolar, devasa bir ananas 2 dolar, bir ufak karpuz ise 1 dolar civarında.

Burada Avokado’yu üzerine limon sıkarak yiyorlar. O nedenle marketlerde genelde 1 avokado ve bir limon paketlenmiş olarak satılıyor.

Meyve pazarında gördüğümüz bir bitkinin kökü olan Kasava ise patates bulamayanların tercih ettiği bir yiyecek. Patates ile kestane arasında bir lezzete sahip olan kasava mutlaka denenmesi gerekenlerin başında. Bunun yanı sıra en fazla tükettikleri arasında tatlı patates yer alıyor.

Ugali dedikleri mısır unu ve su ile karıştırılarak yapılan bulamaç ise milli yemekleri. Bunu daha çok sosa banarak yiyorlar.

Yine meyve pazarında yolumuza devam ederken kümes hayvanlarının bulunduğu bölüme geliyoruz. Her çeşit kümes hayvanını da burada canlı canlı almak mümkün.

Burada fazla vakit geçirmeden tekrar araçlarımıza binerek liman bölgesinde yolumuza devam ediyoruz. Liman bölgesindeki en dikkat çeken yapı ise Japonlar tarafından yapılmış olan oldukça modern görünüşe sahip liman kontrol kulesi.

Yol boyunca otobüslerin çok eski olduğu dikkat çekiyor. Avrupa’da artık hiç kullanılmayan eski model otobüsler burada en önemli ulaşım aracı. Diğer bir ulaşım aracı ise dolmuşlar. Dolmuş şöforleri o sıcakta üniforma giymek zorunda.

Şehrin en önemli kumsalı Coco Plajı. Adının Coco olması, sahil boyunca çok sayıda coconat ağacı olmasından geliyor. Bu kumsalda sokak tezgahlarına rastlamak mümkün. Tatlı patatas ve kasava kızartması satıyorlar. Masasını sandalyesini alıp gelen halk bu bölgede sosyalleşiyor. Yine burada çok sayıda cashew satanlara rastlayabilirsiniz. Cashew, Tanzanya’nın en önemli ihraç ürünlerinden biri. Yılda 100 bin ton ihraç ediliyor. Cashew ağaçlarının meyvesine Cashew nut elması deniliyor. Her birinin üstünde tek bir cashew var. Elmasından ise suyunu içiyor ya da reçel yapıyorlar. Kent çevresinde çok sayıda Cashew fabrika ve atölyesi yer alıyor. Önce ayıklanan Cashewler, daha sonra büyüklüğüne göre sınıflandırılıyor ve paketleniyor. Cashew’i en fazla ihraç ettikleri bölgeler ise ABD ve Avrupa. Son on senedir Dar Es Salaam hem ithalatta hem de ihracaatta büyük gelişme göstermiş.

Dar Es Salaam, ülke genelinde sahip olduğu golf sahaları ile de oldukça meşhur. Bu nedenle hem golf turizmi konusunda da gittikçe gelişme kaydediyor. Ülkede en yaygın ve sevilen spor ise Futboldur. Ülkedeki önemli futbol takımları Yanga’lar ve Simba’lardır. Tanzanya’da tercih edilen bir diğer spor da basketboldur. Basketbol daha çok askerler ve öğrenciler arasında oynanmaktadır. Ragbi de gelişmekte olan bir spordur.

Dar Es Salaam’a en yakın doğal yaşam alanı ise yaklaşık 250 kilometre mesafede yer alan Mikumi Milli Parkı. Bu parkta da aynı Ngrongoro ya da Serengeti’de olduğu gibi hem lodge’larda hem de kamp alanlarında konaklama alternatifleri mevcut.

Ancak biz asıl safariyi Ngrongoro ve Serengeti’de yapacağımız için şehir turumuzu tamamlayarak ve yerel rehberimiz Deo ile vedalaşarak Zanzibar’a uçmak üzere havaalanına doğru yolumuza devam ettik.

Kentte konaklamak için Triniti Airport Hotel ve Protea Hotel Courtyard gibi ulaşımı rahat, kahvaltıları ile beğenilen otelleri tercih edebilirsiniz.

TUĞÇE YILMAZ

Yazar Hakkında

TUĞÇE YILMAZ

 Yaklaşık 15 sene Medya satın alma ve Planlama sektöründe çok uluslu şirketler ile çalıştıktan sonra kendi tutkusu olan gezi ve seyahate yönelerek Gezimanya.com’u kurmuştur.1997 - 1999 İstanbul Üni