Kuzeyin Yıldızı Stockholm ve Gamla Stan

Göteborg’dan yaklaşık 3,5 saatlik bir tren yolculuğu sonunda akşam 21:00 civarında ulaştık Stockholm’e. İsveç'in başkenti ve en büyük şehri olan Stockholm, İsveç dilinde “çok ada” anlamına geliyor. 14 ada üzerine kurulmuş olan kentin nüfusu yaklaşık 1,3 milyon kişidir. Stockholm’ün üzerine kurulduğu adalar, pek çok köprü ile birbirine bağlanmıştır.

Biz Stockholm’de otelde kalmak yerine ev kiralamıştık. Trenden indiğimiz gibi bir taksiye binerek kiraladığımız eve gittik. Evimiz çok merkezi, eski kent olarak adlandırılan Gamla stan’a sadece yürüyerek 5-10 dakikalık mesafede. Kaldığımız bölge, Stockholm’ün en nezih bölgesiymiş ev sahibimizin söylediğine göre. Bu bölgede sadece İsveç’liler kalıyormuş, göçmenler ya da başka ülke vatandaşları bu bölge pahalı olduğu için burada oturmuyorlarmış. İsveç’te yaşam standardı çok yüksek.

Akşam saatlerinde şöyle bir çıktığımızda anlıyoruz ev sahibinin doğruyu söylediğini. Çünkü buradaki evlerin bir çoğunda parti yapılıyor ya da davet var. Camlarda şık giyimli bir çok insan cadde üzerinde sanat galerileri ve antikacılar yer alıyor. İlk akşam sadece bu bölgeyi dolaştık.

Ertesi sabah ise ilk durağımız Kungstrad Gordon yani Kralın bahçesi. Ortada 13. Karl’ın heykeli ve yanında da 3 adet aslan heykeli var. Bu bahçeler 18. yy.’da yapılmış. Bronz heykel ise 300 yıl önce yapılmış, ama buradaki yerini 1975’de almış. Bu heykel Kral Karl’ın Fransız komutanı Napolyon’a karşı savaşını sembolize ediyormuş.

Biraz ileride 13. Karl’ın çeşmesi bulunuyor. Geniş yuvarlak havuzun ortasındaki bronz heykel grubu, eğlence ve zevk-i sefayı sembolize ediyor. Havuzun etrafı kuğu heykelleri ile çevrilmiş. Bu parkın etrafında pek çok cafe ve restoran bulunuyor.

Parktan kanal kenarına doğru ilerlediğimizde Kral 12. Karl’ın bronz heykeli önüne geliyoruz. Heykele arkanızı verirseniz, sağ tarafta opera binası, sol tarafta Ulusal Müze ve tam karşıda köprünün diğer tarafındaki Kraliyet Sarayı görülüyor.

Heykelin önündeki Nostrom kanalı üzerindeki köprüden geçerek, Kraliyet Sarayının da bulunduğu Gamla Stan yani eski şehre geliyoruz. Kraliyet Sarayı’nın batısı Kral’ı, doğusu Kraliçeyi, güneyi oluşu, kuzeyi kraliyeti simgeliyormuş. Günümüzde sarayın büyük bir bölümünü kraliyet ailesi kullanıyor. Bir bölümü de müzeye dönüştürülmüş.

Kraliyet sarayı önünde saat 12:15’te nöbet değişim törenleri yapılıyor. Halk, nöbet değişim törenini izlemek için burada toplanmış, etraf çok kalabalık. Oldukça görkemli yapılan bu tören epeyce uzun sürüyor.

Kraliyet Sarayı önündeki nöbet değişim törenlerini izledikten sonra kraliyet ailesinin düğün törenlerine ev sahipliği yapan kiliseyi görüyoruz.

Stockholm’un kalbi olarak tanımlanan Gamla Stan, Ortaçağdan kalma bir yerleşim bölgesi. Çok dar sokaklar, ara ara küçük bulvarlara açılıyor. 1697’deki yangından sonra harabeye dönen bölge eskiye sadık kalınarak yeniden yapılandırılmış. Sokaklar dar olduğu için Gamla Stan bölgesine motorlu araç giremiyor. Aynı zamanda bu hava kirliliğine karşı alınmış bir önlemmiş. Bu bölge zaten yürüyerek gezilmeli.

Bu bölgede dar sokaklarda antikacılardan hediyelik eşya dükkanlarına tasarım mağazalarından sanat galerilerine kadar çok farklı seçenekler bulunuyor. Stockholm’de kristal cam işçiliği çok gelişmiş. En güzel örneklerini Asplund Design Shop’ta bulabilirsiniz. Oldukça pahalı, ama çok çok güzel kristal objeler var. Tasarıma ilgi duyanların mutlaka uğraması gereken bir bölge burası.

Odun kömüründen yapılmış kargalar, eski teneke kutular, makaslar, taraklar, bulaşık telleri, tel yumurta çırpıcıları gibi nesneler kullanılarak yapılmış çeşitli kuş ve hayvan figürleri, aklınıza gelen gelmeyen pek çok malzemenin birleşimi ile yapılan pek çok tasarım görülmeye değer.

Sokakta müzik yapan gençler ve şekerleme dükkanları ayrı bir renk katıyor buraya. Bu keyifli dar sokaklarda ilerleyerek birkaç sokağın açıldığı bir alana geliyoruz.

Bu bölgede pek çok kafe ve restoran bulunuyor. Cafe Nova’da oturup birşeyler atıştırıyoruz. Cafe Nova’nın çaprazında 1866’ya tarihlenen İsveç Bankası bulunuyor. Önünde gözlüklü bronz bir heykel var. Herkes bu heykelle resim çektiriyor. Bu banka 3 defa restorasyon geçirmiş. Bankanın 3 katı, 3 ayrı sanatçı tarafından 50 yılda tamamlanmış. Yemeklerimizi bitirip, Soderman adasına kısa bir ziyaret gerçekleştiriyoruz. Üzerinde çok sayıda müze bulunduran Soderman adasında, şehir müzesi ve Maria Magdelena Kilisesi gezilmeye değer yerlerden.

Gamla Stan’ın kuzey giriş kapıları 13. yy.’da taş ve ahşap karışımı yapılmış. Daha sonra restorasyondan geçmiş. Kuzey giriş kapıları oldukça etkileyici. Biz de bu kapılardan geçerek Gamla Stan’dan ayrılıyor ve dümdüz yürüyoruz.

Bu cadde boyunca pek çok mim sanatçısı, sokak müzisyenleri size keyifli anlar yaşatıyor. Pek çok mağaza ve dükkân arasından geçerek Sergels Torg meydanına geliyoruz.

Stockholm'da metro istasyonlarına yakın ve konforlu konaklama imkanıyla Grand Hôtel Stockholm  ve Hotel With Urban Deli otelleri tercih edilebilir.  

HÜSEYİN YILMAZ

Yazar Hakkında

HÜSEYİN YILMAZ

 1942 Sinop Ayancık doğumluyum. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi mezunuyum. Mecburi hizmet nedeni ile Hakkari, Yüksekova, Siirt’te görev yaptım.