Küllerinden Doğan Ülke: Slovakya

Komünist Rejimin Düşüşü

Slovakya komünist rejimden çıktıktan sonra kendini bir hayli toparlamış bir ülke. 17 Kasım-29 Aralık 1989'da Çekoslovakya'da meydana gelen olaylar ile kansız bir biçimde Komünist yönetim düşürülmüştür.

Kadife Devrim'in çıkışı Prag'da barışçıl bir öğrenci ayaklanması. Bu olay polis tarafından bastırılsa da diğer ayaklanmaları tetiklemiş ve 20 Kasım'da 500.000 kişi ayaklanmış. En son olarak ise 27 Kasım’da tüm Çekoslovakya vatandaşlarının katıldığı 2 saatlik bir ayaklanma sonucu Komünist rejim düşürülmüş.

Sonrasında ise 1 Ocak 1993’te Çek Cumhuriyeti ve Slovakya anlaşarak birbirlerinden ayrılıp 2 farklı ülke olmuşlar. Her iki ülkede geniş çaplı ekonomik reformlar yapılmış. Ancak bu ayrılma talebi Slovaklardan değil, Çeklerden gelmiş. Rehberimizin anlattığına göre ise Slovaklar bu ayrılıktan çok hoşnut değiller. Sebebi olarak ise “Biz zaten kendi içimizde mutlu yaşıyorduk. Böyle bir ayrılığa gerek yoktu. Mesela benim eşim Çek Cumhuriyeti vatandaşı, ben Slovak’ım. Neden böyle bir ayrıma gerek duyuldu yorum yapmak istemiyorum” diyor.

Ama komünizmden çıktıkları için çok mutlular. “Dünya ile iletişimsiz bir şekilde dünya üzerinde yaşamak kadar üzücü bir şey yok” diyor. “Her şey aynı model, her şey benzer... Bunu ancak komünizm rejimi yıkılınca anladık. Daha önceden ise tek bildiğimiz sadece gördüğümüzden ibaretti.”

Ardından Slovakya 29 Mart 2004’te NATO'ya ve 1 Mayıs 2004’te ise Avrupa Birliği'ne üye olmuş. 1 Ocak 2009’da ise Euro’ya geçiyorlar. Ama rehberimiz Euro’ya geçiş ile birlikte alım gücünün düştüğüne işaret ediyor. 

Şehre Kaleden Bakmak

Bratislava Kalesi bir tepenin üzerine kurulmuş. Kaleye giderken çok net fark ettiğim şey; yeni ve modern binaların eski tarihi binaların yanına iliştirilmiş gibi durmasıydı. Şehrin yapılanmasının neredeyse tamamını Almanlar yapmış. Bratislava’yı tepeden görebilmek için en güzel yer bana göre.

Kale’nin anlamı burada “Hrad”, Letonya ve Litvanya’da ise kale’ye “Grad” deniyor. Kaleye çıktığımızda 55-60 yaşlarında bir bayan rehber bize eşlik ediyor. Kaleye çıktığımızda derken, kalenin içine giremedik, 2008 senesinden beri renovasyon devam ediyormuş. Kale 2011 senesinde turizme tekrar açılacakmış.

Kalenin ilk yapılışı 11.yy. 1811 senesinde çıkan büyük bir yangınla kalenin tamamı yanıyor. Yeniden yapılıyor. Komünizm sonrası tekrar yıkılıyor ve 1955’te yeniden yapılıyor. Ancak 2008’de tekrar renovasyona giriyor. Gotik tarzdaki bu dikdörtgen geniş kalenin girişindeki alan şu an galeri olarak kullanılıyor.

Kale gezilemese de, buradan Bratislava’yı doya doya izleyebilirsiniz. Nehrin karşı kıyısında beyaz bir bina gözünüze çarpacak, bu beyaz binanın gerisi Avusturya, diğer yöne baktığınızda ise 8 km ötede Macaristan var. Bratislava, dünya üzerinde 2 ülkeye sınırı olan 2 şehirden biri.

Nehrin üzerindeki köprüler dikkatinizi çekecektir. Bunlardan en önemlisi Novy Most ve Stari Most.

Novy Most’un üzerinde döner bir restoran var. Gece Bratislava’yı izlemek isteyenler için hoş bir alternatif. Aynı zamanda yeni yerleşim yeri ile eski şehri birbirine bağlıyor. Diğerinin özelliği ise, üstü yuvarlak bir köprü olmasının yanında, üstündeki yuvarlağın tek parça gümüşten yapılmış olması. Bana çok inandırıcı gelmese de bunu teknik mucize olarak ifade ediyorlar.

Kaleden nehir tarafının tam aksine baktığınızda oldukça yükseğe yapılmış bir Sovyet askeri heykeli göreceksiniz. Bu asker elinde bayrak tutuyor ve 2. Dünya Savaşı'ndan sonra yapılmış. 2. Dünya Savaşı'nda şehit edilen 6.845 Sovyet askerinin anısına dikilen bu anıt, 39,5 metre yüksekliğinde.

TUĞÇE YILMAZ

Yazar Hakkında

TUĞÇE YILMAZ

 Yaklaşık 15 sene Medya satın alma ve Planlama sektöründe çok uluslu şirketler ile çalıştıktan sonra kendi tutkusu olan gezi ve seyahate yönelerek Gezimanya.com’u kurmuştur.1997 - 1999 İstanbul Üni