Yılan Kalesi

Adana’nın Ceyhan ilçesine 13 km uzaklıkta, çok sarp bir tepenin üzerine kurulmuş Yılan Kale, Ceyhan Ovası’nın tamamına hâkim bir yapıdır. 11. yüzyılda Çukurova’yı Haçlı işgalinden korumak, aynı zamanda da tarihî İpek Yolu’nu kontrol etmek amacıyla yapılmıştır. Çukurova’daki diğer kalelerin de rahatlıkla göründüğü Yılan Kale’nin dört cephesi vardır. 700 metre uzunluğundaki kalede, araları mazgallı ve ikişer katlı 8 yuvarlak burç bulunmaktadır. Mazgalların ortaları ateş etmek için delikli bırakılmıştır. İncelikle işlenmiş dış duvarlarıyla sanatsal bir değere de sahip olan Yılan Kale’de Bizans, Haçlı ve Ermeni onarımlarına ait duvar kalıntıları bulunmaktadır. Özellikle pervaz, pencere ve kapı üstü tonozlarında, Ermenionarımlarını belgeleyen bir Ermeni yazıtı mevcuttur.

Yılan Kalesi Kaç Yılında Yapıldı?

Yılan Kale’nin halk arasındaki adı, “Şahmeran Kalesi”dir. “Gülek Boğazı – Adana – Antakya yolu üzerindeki en önemli kalelerden biri olarak kabul edilen Yılan Kale kaç yılında yapıldı? ”sorusunun cevabı kesin olarak bilinmemektedir. Yapım kalitesi, kullanılan malzemeler ve Orta Çağ özellikleri taşıması nedeniyle Yılan Kale’nin bir Bizans kalesi olduğu ve Doğu Roma İmparatorluğu zamanında yapıldığı düşünülmektedir.

Bazı kaynaklarda da, Çukurova bölgesinde 1080 – 1198 arasında beylik, 1198 – 1375 arasında da krallık olarak hâkimiyetini sürdüren Kilikya Ermeni Krallığı’nın ilk kralı I. Levon tarafından yaptırıldığı ileri sürülür. Her iki durumda da Yılan Kalesi kaç yılında yapıldı sorusunun cevabı, 11. yüzyılı işaret etmektedir.


Yılan Kalesi'nin İçi

Yılan Kalesi sağlam surları, üç kapıdan geçilerek ulaşılan meydanı ve kapıları birbirine bağlayan merdivenleri nedeniyle, fethedilmesi hayli güç bir yapıdır. Kale ile ilgili en kapsamlı araştırma Arabistanlı Lawrence olarak bilinen Arkeolog Thomas Edward Lawrence tarafından yapılmıştır. Edwards’a göre, Yılan Kalesi alt bölümünde, güneydoğu kanadını korumak amacıyla iki avlu yer almaktadır. Her avlunun tek giriş kapısı vardır. Üst kısım kot farkı nedeniyle zeminden biraz daha yüksek olup, her yönden ulaşılan merdivenlerle savunma sırasında yardımlaşmanın rahat yapılabildiği, korunaklı bir bölümdür. Nizamiye Kapısı adı verilen bölümün girişinde başlayan taş basamaklı merdivenler, teraslara kadar devam eder. Bir kilise ve sarnıcın da yer aldığı bu korunaklı bölge, aynı zamanda Yılan Kalesi’nin garnizonunun yaşadığı alandır.

Yılan Kalesi'ndeki Yılanlar

Tarih boyunca İç Anadolu’dan gelip, Gülek Boğazı, Adana, Misis, Payas ve Antakya güzergâhından geçen orduların ve kervanların yolu üzerinde konumlanan Yılan Kalesi dağ kalelerinin ilk ve en önemli örneğidir. Eski adı Govara olan Yılan Kalesi 1671’de bölgeyi gezen Evliya Çelebi tarafından, Şahmeran Kalesi olarak adlandırılmıştır. Ünlü seyyah “Seyahatnamesi”nde alaycı bir dille, Yılan Kalesi’nde ensesi tüylü ve boynuzlu yılanların yaşadığını yazmıştır. Yılan Kale’nin adı da “Şahmeran Efsanesi” ile anılır olmuştur.

Adana’da halk arasında “Misis yılanla, Ceyhan yelle, Adana selle gidecektir.” şeklinde yaygın bir inanış vardır. Bu nedenle de bölgede pek çok efsane anlatılır. Bunlardan ilki, Yılan Kalesi’nde çok sayıda yılanın yaşadığı ve hepsinin sütle beslendiği; sütsüz kaldıklarında da Misis’e inerek herkesi sokarak öldürecekleri üzerinedir. Bir başka söylenti de, yüzyıllar önce Şeyh Meram adında bir ermişin kalede yılan yetiştirdiği ve onları terbiye ettiği şeklindedir. Bugün de kalenin çevresinde çok sayıda yılan mevcuttur.

Yılan Kalesi Efsanesi

En bilinen ve filmlere de konu olan efsane, Şahmeran ve Lokman Hekim Efsanesi’dir. Defalarca filmi çekilen Yılan Kale Efsanesi’ni izlemek için, sosyal medyada kısa bir gezinti yapmak yeterlidir.

Efsaneye göre, milyonlarca yıl önce bugünkü Tarsus’ta, yerin 7 kat dibinde zeki, iyi kalpli ve insanlarla dost yılanlar yaşarmış. “Meran” adındaki bu yılanların ecesi Şahmeran hiç yaşlanmaz, eğer ölürse ruhu kızına geçermiş. 
Bir gün, aynı bölgede yaşayan Camsab adlı yoksul bir genç, arkadaşlarının açgözlülüğü yüzünden bir kuyuya kapatılmış. Cebindeki çakıyla zeminde gördüğü bir deliği genişleten ve yorgun düşüp uyuyakalan Camsab uyandığında, etrafı yılan ve ejderhalarla sarılıymış. Vücudunun üstü insan altı yılan görünümündeki yılanların ecesi Şahmeran, Camsab’ın yanına gidip, başına gelenleri dinlemiş. Camsab’ı, insanlara yerini söylememek şartıyla kuyudan çıkarmış. Söz veren Camsab köyüne dönmüş.

Bir süre sonra Tarsus Kralı’nın hasta kızının iyileşmesi için, Şahmeran etinin gerekli olduğunu duymuş. Ama hiç sesini çıkarmamış. Bu arada vezir de vücudunda pul olan var mı diye, ülkedeki herkesi zorla hamama sokuyormuş. Sonunda sıra Camsab’a gelmiş. Suyla temas edince vücudunda pullar çıkan Camsab uzun süre direnmiş. Ancak vezir büyük bir servet önerince daha fazla dayanamamış. Mağaraya gidip Şahmeran’a olanları anlatmış. “Ölümümün senin elinden olacağını biliyordum” diyen Şahmeran, Camsab’a kendisini öldürmesini ancak bunun gizli tutulmasını istemiş. Aksi takdirde bütün yılanların insanlardan öç alacağını söylemiş ve eklemiş: “Kuyruğumun suyunu kaynat ve vezire içir ki hemen ölsün. Gövdemin suyunu kaynat ve kıza içir ki iyileşsin. Kafamın suyunu kaynat ve iç ki, Lokman Hekim olasın.” İnsanoğlunun ihanetini anlatan efsaneye göre yılanlar hala Şahmeran’ın yaşadığına inanırlarmış.

Yılan Kalesi Kitap

Yazar Miyase Sertbarut tarafından kaleme alınan ve Tudem Yayınları’nda çıkan Yılan Kale adlı kitap Şahmeran Efsanesi’nin devamı niteliğindedir. Yılan Kale kitabı özetinde Şahmeran’ın, ölüme giderken insanlara kızgın olsa da, yerin yedi kat altına bıraktığı yumurta sayesinde; günü gelince yumurtadan çıkmayı ve insanların öfkesini dindirme, denetleme hayali anlatılır.

Yılan Kalesi Nerede?

Yılan Kalesi Adana-Ceyhan E-5 Karayolu üzerinde, yola 3 km uzaklıktadır. Misis ve Ceyhan arasında yükselen, ovaya hâkim sarp kayaların üzerine kurulmuştur.

Yılan Kalesi Nasıl Gidilir?

Yılan Kalesi’ne gitmek için önce Adana’ya, oradan da Ceyhan’a ulaşmak gerekir. Ceyhan ilçe merkezinden hareket eden toplu taşıma araçları ile Yılan Kalesi’ne kolayca ulaşabilirsiniz. Özel aracıyla gidecek olanlar, Adana-Ceyhan karayolunda Misis yol ayrımını gördükten sonra Ceyhan yönüne devam etmeliler. 12 km sonra sağa ayrılan yoldan, 3 km daha gittikten sonra kaleye varılıyor. Dik kaya ve patikalardan yarım saatlik tırmanışla kaleye çıkılıyor. Kalenin eteklerindeki Yılan Kale Turistik Tesisleri’nde rehber bulmak da mümkün.