Google+

Arama formu

Sibenik

Yerel Saat - : - / -
Kur Farkı 1 HRK = 0.00
Priz Tipi Type F250V-16 A
Hava Durumu 10 ℃
Yıllık Ortalama Sıcaklık
Oca 0℃
Şub 0℃
Mar 0℃
Nis 0℃
May 0℃
Haz 0℃
Tem 0℃
Ağu 0℃
Eyl 0℃
Eki 0℃
Kas 0℃
Ara 0℃

Sibenik Hakkında Bilinmesi Gerekenler 
 


 

Sibenik, Hırvatistan’ın kuzeyinde Dalmaçya kıyılarında kurulmuş insanı kendisine hayran edecek güzellikte küçük bir kenttir. Yaklaşık 46.000 kişilik nüfusa sahip bir şehirde UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Saint James Katedrali bulunmaktadır. Sibernik’in artık imzası haline gelmiş aynı zamanda kentin de renkleri olan turuncu ve siyah boyanmış geleneksel şapkalar hemen her sokak başında karşınıza çıkar. Aynı zamanda paraşütün mucidi ve ilk kullanıcısı olan Faust Vrancic; Sibenik topraklarında doğmuş ve 16. ve 17. yüzyılları boyunca burada yaşamıştır. Sibernik sınırlarından çıkan diğer ünlü isimlerden bazıları ise basketbol oyuncusu Drazen Petrović ile piyanist Maksim Mrvica’dır.

Sibenik’in eteklerinde dolaşırken kendinizi denizinin mavisine dalmış bir masal âleminde gibi hissedebilirsiniz. Bununla birlikte, koyun sakin sularına sırtınızı döndüğünüzde kendinizi Orta Çağ hikâyelerinden birinde bulursunuz. Dik yokuşları ve taştan bir labirenti andıran sokaklarında keşfin asla bitmediği Sibenik, Krka Milli Parkı ve Kornati Adaları’na erişim açısından da anahtar noktadır.

Sibenik’e Nasıl Gidilir?

Sibenik’e ulaşım konusunda Split Havalimanı’na geldikten sonra araba kiralayarak ya da otobüs yoluyla buraya varmak en çok tercih edilen seçenektir. Ayrıca Ljublujuna, Dortmund gibi kentlerden de otobüsle ulaşımın mümkün olduğu kent, Split ile Zagreb arasında uzanan tren hattında bulunmaktadır. Bu haliyle bir Orta Çağ kentine nostaljik bir yolculuk yapmayı tercih edenlerdenseniz tren çok daha cazip bir seçenek olacaktır.

Sibenik’te Görülmesi Gereken Yerler
 


 

Adriyatik Denizi’nin doğu kıyılarındaki en eski yerli Hırvat kasabası olan Sibenik’e gittiğinizde ilk karşınıza çıkacak olan kentin bugünkü ismini almasına da vesile olan Kral IV. Petar Krešimir’in heykeli olacaktır. Kent merkezindeki parkta bulunan bu heykel uzunca bir gezinti yolunun da başlangıç noktasıdır. Yaklaşık 300 sene Venedik yönetimi altında kalan kent, daha sonra Avusturya-Macaristan, Yugoslavya ve nihayetinde Hırvatistan yönetimine dâhil olmuştur. Venedik-Türk Savaşları sırasında oldukça stratejik bir öneme sahip olan kent, o dönem Batı uygarlığının bir haçlısı olarak da anılmaktaydı. Tüm bu medeniyetlerin etkisi altında oldukça çarpıcı bir kent tasarımına sahip olan kentin eski şehir bölgesindeki kiliseler, eski soylu saraylar ve yüzyıllık yaşlı tipik Dalmaç taş evleri oldukça ilgi çekicidir. Orta Çağ döneminden kalma duvarlarının da oldukça iyi korunduğu kentin en ilginç mekânlardan birisi de Orta Çağ Manastır Bahçesi’dir. Sokaklarında dolaşırken kendinizi yüzyıllar öncesine gitmişsiniz gibi hissettirecek Sibenik sokakları saklı birer hazine gibidir.

Aziz James Katedrali: Dalmaçya sahilinde yer alan Aziz James Katedrali görkemli mimarîsi, incelikli yapısı ve zarafetiyle tasarımcısı Juraj Dalmatinac’ın tartışmasız başyapıtıdır. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan katedral, Brač, Korčula, Rab ve Krk adalarındaki taş ocağından elde edilmiş taşlardan inşa edilmiş olup tamamen tuğladan ve ahşap desteksiz taşlarla yapılmış dünyanın en büyük kilisesi olma özelliğine sahiptir. Yapı aynı zamanda içindeki mimarî formun tam olarak dışa tekabül etmesi açısından da benzersizdir. İnşaatına 1431 yılına başlanan kilise çeşitli Venedikli inşaatçılar tarafından 10 yıl inşa edildikten sonra şehrin başka yönetime geçmesi sebebiyle Gotik-Rönesans tarzına dönüştürülmüştür. Sıra dışı kubbeli çatı kompleksi ile dikkat çeken yapı bugünkü görüntüsüne 1536 yılında ulaşmıştır. Katedralin en ilgi çeken özelliği binanın arkasındaki dış duvarlarda bulunan 71 kafa heykelidir. Sakin, sinirli, komik, gururlu ve korkulu bu portreler neredeyse karikatürlere benzemekle birlikte sıradan 15. yüzyıl vatandaşlarının tasvirleridir.

Orta Çağ Manastırı ve Bahçeleri: Ödüllü bir manzara sanatçısı olan Dragutin Kiš tarafından tasarlanan ve tamamlanan bu küçük yeniden Orta Çağ bahçesindeki otlar ve şifalı bitkiler düz çizgilerle çapraz şekilde düzenlenmiş resmi bir düzene sahiptir. Manastıra uzanan yolu çevreleyen bu bahçe içerisinde bulunan kafe ile yolculuğa başlamadan evvel bir kahve içip kek yemek için oldukça hoş bir adrestir. Atmosferi ile büyüleyici olan bu alan aynı zamanda içindeki bitki ve çiçeklerin etrafa yaydığı kokuyla da benzersizdir.

Sibenik Şehir Müzesi: 17. yüzyıldan kalma bu müze eskiden kralın yardımcısının sarayı olan eve inşa edilmiş olup şehir ve çevresine yoğunlaşan bir koleksiyona sahiptir.  Tarih öncesi dönemden Venedik döneminin sonuna kadar uzanan eserlerin kalıcı olarak sergilendiği müze kronolojik olarak dört net döneme ayrılmış olup, kentin geçmişine ışık tutmaktadır.

Aziz Michel Kalesi: Özellikle nefes kesici günbatımı ışığı ile meşhur bu orman Krk Nehri ile Adriyatik Adaları arasında olup muhteşem manzarasıyla dikkat çekmektedir. Geçmişi 13. yüzyıla kadar uzanan ancak önemli bir kısmının deforme olması sebebiyle bugün sadece cilalı betonarme kısmının kaldığı yapı tüm bunlara rağmen ihtişamından hiçbir şey kaybetmemiştir.

Bunari: Bunari ya da kelime karşılığıyla “kuyular”, oldukça ilginç bir alan olup 15. yüzyılda şehrin su temini için inşa edilmiş su depoları kompleksidir. Artık kuru olan bu kuyuların olduğu yerde bugün müze-galeri ve kafeler bulunmaktadır. Sibenik’in hazinesi, yiyecek ve içecek, Sibenik çevresindeki gemi kazaları, geçmişteki insanlar gibi 7 bölümden oluşan bu alanda çeşitli dönemlerde konserler, stand-up ve performans gösterileri de yapılmaktadır.
 

Tanıtım Videosu: