Fas'ın Avrupa'ya En Yakın Kenti, Tanca

Cebelitarık Boğazı'nın güney yakasında yer alan Tanca, Fas’ın Avrupa’ya en yakın şehri. Avrupa kıtasından 14 kilometrelik Cebelitarık boğazı ile ayrılıyor. Tam bu noktada da Akdeniz ile Atlas okyanusu birbirine karışıyor. Tanca-İspanya arasında her yarım saatte bir karşılıklı feribot seferleri yapılıyor.
 
Tanca bağımsızlığını kazanıp 1956 senesinde Fas Krallığı’na katılıncaya kadar, stratejik konumu ve sahip olduğu liman dolayısı ile uyuşturucu ve kaçakçılık faaliyetlerinin kavşağı durumundaymış. Günümüzde ise Tangier Limanı, Akdeniz'den Atlantik Okyanusu’na geçen pek çok cruise gemisinin de uğrak yeri. Bu da kentin turistik önemini arttıran bir unsur. Bu durum neticesinde de kent günümüzde hızlı bir gelişim ve modernleşme süreci içerisinde.
 
Kazablanka’dan sonra Fas’ın en büyük ikinci büyük sanayi şehri olan Tanca’da ikisi serbest bölge olmak üzere dört büyük sanayi bölgesi bulunmaktadır. Tekstil, kimyasal ve tıbbi ürünler kentte üretilen basilica ürünler arasında yer alır. Ancak kentin en önemli ekonomik unsuru turizmdir. Buna bağlı olarak alt yapı ve emlak sektörü de gelişim içerisindedir.

 
Tanca kentinin temelleri ilk olarak M.Ö 5. yüzyılda Kartacalılar tarafından atılmıştır. Bu dönemde bir Berberi ve Fenike kenti olarak kurulmuştur. Hatta kentin adı Berberi Tanrıçası olan Tingis’den gelmektedir.
 
Kurulduğu zamandan 1956’da Fransızlar’a karşı bağımsızlığını kazanana kadar ise aynı Fes gibi pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış. Romalılar, Moritanyalılar, Vandallar, Araplar, pek çok Fas Hanedanı, Portekizliler, İspanyollar ve İngilizler dönem içerisinde bölgeye hakim olmuş. 1923’te İspanya, Fransa ve İngiltere kontrolünde uluslararası bölge sayılmış. Ardından bağımsızlığını kazanmasına kadar da İspanyolların işgali altında kalmıştır. Bağımsızlığını ilan eden kent, kendi isteği ile Fas Krallığı'na katılmıştır.
 
Tanca deniz kenarında tepeler üzerine kurulmuş bir şehir. İspanya’ya çok yakın olması nedeni ile İspanyol etkisi çok fazla hissediliyor. Gitmek için Eylül-Kasım ve Mart-Mayıs.arasını tercih edebilirsiniz.
 
Yaklaşık 700 bin kişilik nüfusa sahip olan Tanca’da yaşayan halkın çeşitliliği doğal olarak dillerin çeşitliliğini de beraberinde getirmiştir. Günlük dilde Darija (Derce) ve Tarifit Berbericesi kullanılmaktadır. Ancak resmi yazışmalar Arapça ve Fransızca dillerinde yapılmaktadır. Ancak halk arasında İspanyolca da yoğun olarak konuşulmaktadır. Turistik mekanlarda en kolay iletişim ise İngilizce ya da İspanyolca olarak yapılabilmektedir.

 
Müslüman, Hristiyan, Musevi ve pek çok farklı ülkeden gelen göçmenlerin yoğun olduğu kent, tarih boyunca hem yazarları, hem şairleri hem de ressamları etkilemiştir. Tanca, pek çok filme de sahne olmuş bir kenttir. Leonardo Di Caprio’nun baş rolünü oynadığı Inception ve James Bond serisinin bazı bölümleri bu filmler arasında gösterilebilir.
 
Tanca’da düzenlenen en önemli festivaller ise Tanjazz adındaki jaz müzik festivali, Festival National du Film adındaki Fas Filmleri Festivali ve Le Festival International de Théâtre Amateur adındaki amatör tiyatrolar festivalidir.
 
Kentin Medina bölgesi diğer Fas şehirleri gibi karmaşık… Derbeder küçük daracık sokaklar ve sıra sıra dizilmiş dükkanları ile diğer şehirlerdeki Medina bölgeleri ile üç aşağı beş yukarı aynı.

 
Nasıl Avrupa’ya gittiğinizde ilk 3-5 kiliseden sonra veya Uzakdoğu’ya gittiğinizde 3-5 tapınaktan sonra gezdiğiniz kilise ve tapınaklar ilk gördükleriniz kadar cazip gelmiyorsa, Fas’ta da artık Medina’lar çok cazip gelmiyor. Çünkü özellikle Fas’ın bütün kentlerindeki medinalar birbirine benziyor. Dar sokaklar, farklı tarzlardaki evler, sokak stıcıları hepsinde aynı. Tanca’daki medina biraz daha bakımlı ve bunlara ek olarak ara ara gül bahçeleri var. Çok büyük ve kalabalık olan medinada kalabalığın büyük çoğunluğunu ise turistler oluşturuyor.
 
Bu medina’nın en popular giriş kapısı ise Büyük Cami yakınında yer alanı. Çünkü buradan direkt olarak sahile ulaşabiliyor ve Medina’da yer alan eski yerleşimleri görebiliyorsunuz.
 
Büyük çarşı meydanı olarak bilinen Grand Socco, Medina ile Ville Nouvelle yani Yeni Şehri birbirinden ayıran noktada. Adı büyük çarşı olsa da, günümüzde çarşı falan kalmamış… Büyük bir meydan burası.

 
Bu arada tüm Fas genelinde çarşılara Souk denmesine karşın burada çarşı anlamına gelen İspanyolca Socco kelimesi kullanılıyor.
 
Tabii Grand Socco’dan bahsettik, bir de burada Petit Socco yani Küçük Çarşı var. Ancak burası da çarşı değil, Amsterdam’daki red-light district’in Arap şubesi gibi bir yer.
 
Hazır meydanlardan bahsediyorken, Fransa Meydanı’na da değinmek gerek. Burası da Grand Soco gibi bir buluşma noktası ancak daha modern. Çok şık avrupai cafelerin yer aldığı meydan işten çıkanların kahve içip sohbet ettikleri bir yer. Meydanın en popular mekanı ise Gran Cafe de Paris.

 
Tanca’da ilk olarak görülmesi gereken yer eski sultan sarayı olan Dar el Makhzen. Günümüzde Fas Sanatları ve Antik Eserler Müzesi olarak hizmet veren yapı 17. Yüzyıl’da Moulay Ismail tarafından Cebelitarık Boğazı’na ve Medina’ya hakim bir tepe üzerinde kurulmuş. 1912 senesinde tahrip olana kadar saray olarak kullanılmış, ardından müzeye dönüştürülmüş.

 
Müzeyi gezerseniz içinde sergilenen el yazmaları, Fez ipekleri, eski el işleri ve Lixus, Cotta ve Volubilis kalıntılarını görebilirsiniz. Tabii buraya giderken Hala sağlam duvarları ile Kasbah’ı da göreceksiniz.
 
Tanca’da uluslararası zenginlere ait çok sayıda malikane de yer alıyor. Ancak bunlar arasında en önemli olanı Amerikalı multimilyoner olan forbes dergisinin sahibi Malcolm Forbes’a ait. Forbes’un 1990’da vefat edince çocukları burayı satışa çıkartmış ve Fas Hükümeti  de burayı satın almış. Hükümet bu binayı günümüzde yüksek rütbeli konuklarını ağırlamak için kullanıyor. Bir bölümü ise müzeye çevrilmiş ve içerisinde Forbes’e ait olan 115.000 tane minyatür model asker sergileniyor. Bu nedenle de adı Forbes Müzesi olarak biliniyor. Burası aynı zamanda 1987 tarihinde çekilmiş olan James Bond – The Living Daylights filmine sahne olmuş.
 
Kentteki Çağdaş Sanatlar Müzesi yani Museum of Contemporary Arts, eskiden St. Andrew Kilisesi yakınında İngiliz Konsolosluğu olarak kullanılan binanın yerinde bulunuyor. Burada Faslı ressamlardan özellikle Charabia Talla, Fatima Hassan, Mohammed Kacimi, Abdelkebir Rabia, Fouad Belamine gibi sanatçıların resimleri sergileniyor.
 
American Legation dedikleri Amerikan Sefareti, tarihi açıdan Tanca için çok önemli. Çünkü Fas, ABD’yi bağımsız bir ülke olarak tanıyan ilk ülke. Buna bir cevap olarak da 1777 yılında Amerika, Tanca’ya Sefaretini kurmuştur. Günümüzde bir müze olarak hizmet veren mekanın iç dekorasyonu oldukça etkileyicidir.
 
Bence Tanca’da görülmesi gereken en önemli yerlerden biri de Herkül Mağarası. Okyanus dalgalarının oluşturduğu mağara girişi Afrika kıtasına çok benziyor. Mağara içinden dışarıya baktığınızda Afrika kıtasının ters dönmüş şeklini görüyorsunuz sanki.

 
Bir gezgin olarak Ibn Battouta’nın Mezarı da ilginizi çekebilir. İbn Battouta, 14. yy’da yaşamış Tancalı ünlü bir seyyahtır.

 
Yine diğer şehirlerdeki gibi bu şehirde de şık, modern iş merkezleri, restoran, otel ve cafelerin bulunduğu liman boyunca uzanan İspanyol caddesinde bir tur atabilir, buradaki cafelerde şehrin keyfini çıkarabilirsiniz. Tanca’ya kadar gitmişken Tangier Körfezi’ni panoramik olarak izleyebileceğiniz, 1921 senesinden beri hizmet veren Café Hafa’da özel olarak hazırladıkları nane çayından içebilirsiniz.
 
Sahil boyunca uzanan kumsallar ve halk plajları da yine bu bölgede yer alıyor.
 
Bunlara ek olarak, Carmen-Macein Müzesi, Colline du Charf olarak anılan Charf Tepesi ve tepedeki Suriye Camii, Lorin Vakfı, Mnar Parkı, 1913’e tarihlenen Büyük Cervantes Tiyatrosu, Spartel Burnu ve buradaki deniz feneri görülmeye değerdir.
 Hem Afrika kıtasına ayak basmak, hem Arap kültürüne dokunmak, hem de Avrupai havayı solumak istiyorsanız, Tanca bu beklentilere cevap verebilecek yegane şehirlerden.

NURHAN YILMAZ

Yazar Hakkında

NURHAN YILMAZ

1951 İstanbul doğumluyum. Yıl içinde dönüşümlü olarak Sinop, Bodrum ve İstanbul’da yaşamaktayım.Küçük yaşlarda babamın mesleği gereği, Türkiye’nin pek çok farklı şehirlerinde yaşadım.