Göller Yöresinin Şirin Kenti: Burdur

Akdeniz Bölgesi’nde yer alan Burdur, denize kıyısı olmayan oldukça engebeli coğrafi alana sahip bir ilimizdir. İlin %61’i dağlık arazidir. Burdur deniz seviyesinden 950 metre yükseklikte yer almaktadır. Göller Yöresi’nde yer alan Burdur’un nüfusu yaklaşık 260.000’dir. Merkez nüfus ise 80.000 civarındadır. Nüfusun %59’u şehirlerde yaşar.

Klasik Grek Çağı’nda Psidya olarak bilinen bölgeye, Türk’lerin gelişi 1071 Malazgirt Muharebesi'ne dayanıyor. Bu tarih sonrasında Burdur’da ilk olarak Anadolu Selçuklu Devleti sonrasında Hamitoğulları Beyliği hüküm sürmüştür. Yıldırım Beyazıt tarafından 1391’de Osmanlı topraklarına katılmıştır. 1872 de sancak, Cumhuriyet ile birlikte il olmuştur.

Göller bölgesinde yer alan Burdur’un tarihi prehistorik çağa kadar uzanır. Hacılar, Kuruçay ve Höyücek Höyüklerinde yapılan kazılardan M.Ö.7000’lere ait eserler çıkartılmıştır. Antik çağlara ait 50’ye yakın höyük ve tümülüs bulunmaktadır. Kent ve çevresinde 25’ten fazla ören yeri ve antik kent yerleşim merkezi bulunmaktadır. Bunların en önemlileri Alasun ilçesindeki Sagalassos antik kenti ve Gölhisar’daki Kybira Antik kenti’dir. Burdur tarihin her döneminde bir cazibe merkezi olmuştur.

Kent, Burdur Çayı tarafından ikiye bölünmüş durumdadır. Ancak bu çay son dönemlerde ıslah edilmiş. Çayın üzerindeki 1940’lardan kalma 14 köprü ise araçların geçişine olanak tanıyacak şekilde genişletilmiştir.

Kentin en önemli meydanları ise Köprübaşı ve Hatiphoca meydanlarıdır.

Buradan Ulu Cami’ye gidiyoruz. Ulu cami Pazar mahallesinde yüksekçe bir tepenin üzerindeki düzlükte yer alıyor. Hamitoğulları döneminde Dündar Bey tarafından yaptırılmış. 1914’te meydana gelen depremde caminin minaresi yıkılmış, daha sonra yeniden yapılmıştır. Caminin kuzeydoğu ve kuzeybatı köşelerinde 2 minaresi vardır. Bu minareler kare kaideli silindire yakın ve çokgen gövdelidir. Caminin mermerden yapılmış olan mihrap ve minberi oldukça etkileyicidir.

Cami çıkışında 30 metre yükseklikteki kentin saat kulesini de görüyoruz. Bu kule camiye sadece 10 metre mesafede yer alıyor. 1936 senesinde yapılmış olan kare planlı kule kesme taşlardan inşa edilmiştir. Saat kulesinin en alt katı günümüzde dükkan olarak kullanılmaktadır. Aslında burası turist ofis olmak için en uygun nokta. Neyse dükkandan girip dördüncü kata kadar çıkıyoruz. Bu katta 4 tane de büyük saat yer alıyor. Buradan kentin görüntüsü oldukça hoş.

Bölgede yer alan diğer bir cami ise Dengere Köyündeki Dengere Cami’dir. Bu cami, Selçuklu ve beylikler döneminde yapılmış ahşap direkli ve toprak damlı camilere güzel bir örnek teşkil eder. Bu caminin en dikkat çekici özelliği ise ahşap sütunları ve tavanındaki ahşap işçiliğidir.

Kentte camilerin yanında bir de önemli bir kilise bulunuyor. Kaç senesinde yapıldığı net olmayan Rum Ortodoks Kilisesi, 1.608 metrekare bir alan üzerine kurulmuştur. Kapalı alanı ise 632 metrekaredir. Ancak bu yapı günümüzde kilise olarak değil, çok amaçlı salon olarak kullanılmaktadır.

Kent, Akdeniz’de bir geçiş noktasında yer aldığından, bu bölgede özellikle Selçuklular döneminde yapılmış kervansaraylara da rastlamak mümkündür. Bunlardan İncir Kervansarayı, 13.yy’da Selçuklu Sultanı Gıyasettin Keyhüsrev tarafından yaptırılmıştır. Han kapalı alan ve avlu olmak üzere 2 bölümden oluşuyor. Bu hanın en dikkat çeken yapısı kitabeli taç kapısıdır. Taç kapının ortasında istiridye kabuğunu andıran kemerli bir yapı vardır.

Diğer bir önemli kervansaray ise yine 13.yy’da Selçuklular tarafından yapılmış olan Susuzhan’dır. Beş nefli bir yapı olan Susuzhan, pencereleri ile dikkat çekiyor. Hanın içerisinin aydınlatılabilmesi için dıştan içeriye genişleyen dikdörtgen pencereler yapılmıştır.

Her iki kervansaray da Burdur ilinin Bucak İlçesi’ne yakın konumdadır. Bunların yanı sıra Antalya-Burdur yolu üzerinde Evdir Han ve Kırk göz Han bulunmaktadır. Ancak biz bunlara gidemedik.

Burdur’un merkezindeki Hızırilyas olarak da bilenen Hıdırlık’da yer alan Dörtayak Türbesi ve Burdur müzesinin bahçesinde yer alan Pirkulzade Kütüphanesi, Osmanlı’dan kalan nadir eserlerdendir. Günümüzde Pirkulzade Kütüphanesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınlarının satış noktası olarak hizmet vermektedir.

Kentte bir çok yapıda mermer kullanımı görülmektedir. Çünkü şehrin doğal taş ve mermer sanayisi gelişmiştir. Bunun yanı sıra Burdur, dokumacılıkta da dikkat çekmektedir. Özellikle bu yöreye has Burdur Alacası, Burdur ve İbecik Bezi en önemli dokumacılık ürünlerindendir.

Burdur Konakları, bu dokumacılık ürünlerinin en güzel örneklerini göreceğiniz yerlerdendir. Burdur Konakları, Osmanlı mimarisini en güzel yansıtan eserler arasında yer alırlar.

Taşoda, Çelikbaşlar Konağı, Baki Bey Konağı (Koca Oda), Mısırlılar Evi, Piribaşlar Evi, Murtazaaliler Evi, Çetinerler Evi görülmeye değerdir.

Taş Oda, Ulu Cami’ye yakın konumdadır. 17.yy’dan kalan konak Kınalı Aşiretinden Emin Bey tarafından yaptırılmıştır. İki katlı olan yapının birinci katı taş, ikinci katı ahşap ve kerpiçtir. Bu konak günümüzde etnografya müzesi görevi görmektedir. Bu konak içerisinde Baş oda ve gelin odası gibi bölümlerde yer alan heykeller ile dönemin yaşayışı anlatılmaktadır. Özellikle ikinci katındaki ahşap kullanımı ve pencereler çok hoş. Hele de pencere pervazlarındaki kalem işi altın-gümüş varak kaplı süslemeler oldukça etkileyici. Baş oda bol pencere kullanımı ile aydınlatılmış. Buradaki eşyaların neredeyse tamamı ahşap.

Bakibey Konağı da 17. yy’dan kalma, Koca Oda adı ile de bilinen bir konaktır. Bu da aynı Taş Oda gibi 2 katlı olup, ilk katı taş, ikinci katı ahşap ve kerpiçtir. Bu konaktaki baş odanın en göz alıcı olan yeri ise vitraylarıdır. Diğer önemli noktası ise süslemeleridir.

Diğer görülebilecek konaklar ise, Hinnaplı Konak olarak da bilinen Mısırlılar Evi, hemen yanındaki Piribaşlar Evi, günümüzde ilk katı güzel sanatlar resim salonu olarak kullanılan Çelikbaşlar Evi’dir.

Burdur geleneksel kültürünü hala yaşatan kentlerden… Cura, bağlama, kabakkemane ve sipsi buraya has yöresel çalgılar… Burada özellikle de kırsal bölgelerde düğün havalarından eşkiya havalarına bir çok ezgi kulaklarınıza çalınacaktır. Oyunların çoğu zeybektir. En önemlileri Tekez hortlatması, Al yazma zeybeği , Avşar zeybeği, serenler zeybeği ve kezban yengedir.

Mehmet Akif Ersoy’un birinci meclise milletvekili seçildiği şehir olan Burdur da ekonomi tarım ve hayvancılığa ve de buna bağlı gelişen sanayiye dayalıdır. Türkiye’deki toplam anasonun %46’sı, şeker pancarının %18’i, havucun %8 i burada yetişmektedir.

Burdur'a gelmişken testi kebabı, Burdur şişi, kabak helvası, ceviz helvası, ceviz ezmesi ve Burdur muhallebisini mutlaka denemelisiniz. Özel günlerde ise et suyundan yapılan pirinç çorbası, soğanlı kazan eti, sac kebabı, sac böreği, et böreği ve katmer yapılır. Bu Burdur’a özgü bir gelenektir.

Aynı zamanda Burdur ve çevresinde çok sayıda göl ve akarsu bulunmaktadır. Türkiye'nin önemli göllerinden olan Burdur Gölü’nde soyu tükenmekte olan flamingo, dik kuyruk, ördek ve kuğu gibi canlılara rastlanmaktadır. Türkiye’nin en derin göllerinden olan Burdur Gölü her türlü su sporları için elverişlidir. İlin diğer önemli gölleri ise Salda, Gölhisar, Yarışlı ve Karataş Gölüdür. Karataş gölünde avcılık da yapılmaktadır.

Türkiye’nin turizme açılan ilk mağarası olan Insuyu mağarası da buradadır. Burdur Antalya karayolu üzerinde olup, Burdur’a 13 km uzaklıkta yer alır. 597 metre uzunluğundaki mağara yatay bir mağaradır. Mağaranın içindeki sarkıt ve dikitlerin binlerce yıl önce oluştuğu düşünülmektedir. İçinde irili ufaklı 9 göl yer almaktadır. Mağara sularının şeker ve mide hastalıklarına iyi geldiğine dair bir inanış vardır.

Kentteki diğer bir mağara ise Bucak ilçesindeki Sefer Yitiği Mağarası’dır. Burdur'da konaklamak için tercih edebileceğiniz merkezi konumda konforlu Ozeren 1 Hotel ve Hotel Ozeren 2 gibi oteller mevcut. 

#Makedonyadan yazılar alanında göster
Kapalı
TUĞÇE YILMAZ

Yazar Hakkında

TUĞÇE YILMAZ

 Yaklaşık 15 sene Medya satın alma ve Planlama sektöründe çok uluslu şirketler ile çalıştıktan sonra kendi tutkusu olan gezi ve seyahate yönelerek Gezimanya.com’u kurmuştur.1997 - 1999 İstanbul Üni