Google+

Arama formu

Medeniyetler Şehri Hatay

Bu yazı Gezimanya üyesi Nil Kurt tarafından yazılmıştır. Yazılarınızı sitemizde yayınlamak isterseniz üye olabilirsiniz.
Türkiye’nin güneyindeki Hatay, hem Suriye hem de Lübnan ile komşu şehir. Medeniyetler şehri olarak geçer tüm kaynaklarda, doğrudur da... Yapılan kazılarda yerin altından çıkan taşlar tarihi değer taşıdığı tespit edilerek korumaya alınmış. Bu sebeple sit alanı ilan edilmiş bölge, şehrin her noktası tarih çünkü..

Hatay

Başka bir yönüyle gastronomi şehri ve ilklerin de şehri aynı zamanda. Bu kadar sözünü etmişken, bu şehir görülmeye değer deyip uçakta bulduk kendimizi... 1 saat 15 dakika süren bir uçuş sonrası ulaştık Hatay'a. Çıkışta taksi esnafı başınıza üşüşür ama çok uygun fiyata (14 TL) Havaş da mevcut. Şehir merkezi yakın değil, aşağı yukarı yarım saat sürüyor. Bu arada taksi sizi bulup götüreyim derse 25-30 TL civarı bir fiyata götürüyor ama siz durağı arayıp çağırınca veya yoldan geçen bir taksiye bindiğinizde bu fiyat 160-180 TL aralığında değişiyor.

Rivayete göre Hatay eskiden Kıbrıs topraklarına dahil bir şehirken sonrasında ayrılmıştır. Bu sebeple çoğu kişi Kıbrıs şivesiyle konuşmakta, birkaç farklı kültürden insan yaşamakta. Hatta halkın bir bölümü kendi aralarında Arapça konuşuyor.

2 koca günümüz vardı. Önce Antakya şehir merkezinden başladık gezimize. Antakya, Hatay’ın en büyük ve aynı zamanda merkez ilçesi. Turistik açıdan da çok önemli bir yere sahip. Burada ilk durağımız Arkeoloji Müzesi. Bu Müze, Antakya’da hatta Hatay’da da müzekart çıkarabileceğiniz tek yer. 70 TL ücret ve fotoğraflı kimlik belgesi yeterli oluyor başvuru için. Bu arada, güvenlik görevlisi arkadaş da bize şehir rehberi vererek fazlasıyla iyilik yaptı.

Hatay-1

Hatay şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Bunlardan en çok tavsiye edilenleri Jasmin Konak Butik Otel, Waxwing Hotel, Anemon İskenderun. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Kulübeci Otel, Odin Butik Otel, Altındişler Otel. gibi otelleri tercih edebilir ya da en yüksek indirime sahip olanları merak ediyorsanız Hattuşa Vacation Termal Club Erzin, Ela Luxury Otel, Güngör Ottoman Palace Antakya tesislerini incelebilirsiniz.

Hatay otellerini Tatilsepeti.com üzerinden incelemek için tıklayın.
Hatay otellerini Jolly Tur üzerinden incelemek için tıklayın.

Çok fazla zaman kaybetmeden hemen bakıp çıkarım derseniz hiç uğramayın. Antakya merkezdeki Müze'nin önünden 6 ve 15 numaralı halk otobüsleri geçiyor. Yakın bir gelecekte hizmete açılacağını öğrendiğimiz Hilton Museum, Antakya'da yakın bir lokasyonda. Daha önce şehir merkezinde olduğunu öğrendiğim Müze, sonradan buraya taşınmış. Birkaç farklı alanda hizmet veren büyülü Müze, mozaik sanatı anlamında çok etkileyici. Bu arada haftanın 7 günü açık, tatil yok yani.

Tam tamına 2 saat sürdü ziyaretimiz. Bundan yüz yıllar önceki imkanlarla o eserlerin nasıl ortaya çıktığı ayrı konu... Biz burada adeta büyülendik. Hazır o tarafa gitmişken sonraki durağımız da St. Pierre Kilisesi oldu. Dünyanın ilk kilisesi kabul ediliyor. Hz. İsa’ya inanlara “Hristiyan” ismi de burada verilmiş. Müze'den yaklaşık 20 dakikalık bir yürüyüşle ulaşılabileceği gibi, 15 numaralı otobüsten yakın bir noktada indikten sonra da uzunca bir rampa tırmanmak gerekli. Mağaraya oyulmuş vaziyette bulunan Kilise'nin manzarası da süper.

Hatay-2

Şehir merkezindeki yapılar da birbirine çok yakın ve yürüme mesafesinde; Şehrin çarşısı tarihi Kurşunlu Han ve hemen yanındaki Uzun Çarşı. Uzun Çarşı'nın hemen bitiminde minibüslerle Harbiye Şelalesi'ne ulaşım mümkün. Nasıl doğa harikası bir mekan, ayrılmak istemedik... Şelale'nin hemen karşısında otantik bir cafe var. Şelale çevresi ve yaya yolu boyunca da hediyelik eşya tezgahları var.

Hatay-3

Defne sabunu çok meşhur. Tekli veya dörtlü-beşli paketlerde satılıyor. Cilde ve saça çok faydalıymış. Farklı renk ve kokularda, farklı aromalı olanlar da ilgimizi çekti. Ki bir tanesi vardı simsiyah olan, hayatımızda ilk kez gördük arkadaşımla. Beyaz bir tane vardı mis gibi kokan, keçi sütü aromalıymış. Hepsinin faydası ayrı. Uzun Çarşı ve Kurşunlu Han'da da fazlasıyla var yerel ürünlerden. Sabun dışında peynir, yöreye özgü baharatlar ve zeytinyağı meşhur. Bir de ipek. Çok fazla mağaza var ipek ürünü satan.

Sahili olmayan ilçede Asi Nehri var. Biraz kirlenmiş ama Nehrin iki yanı da çok güzel.

Hatay-4

İlklerin şehri olduğundan bahsetmiştim ya, dünyada ışıklandırılan ilk cadde olma özelliğine sahip Kurtuluş Caddesi'ndeyiz şimdi de. Çok fazla sayıda eski bina var. Şehrin bu kısmı diğer tarafa göre biraz daha eski ve bakımsız. İlklerin şehrine yakışır bir düzenleme yapılabilir...

Anadolu’nun ilk camisi olma özelliğine sahip Habib-i Neccar Camii de bu caddede. Sadece bir cami deyip dışarıdan fotoğrafladık ama içeri girip de aşağı inince çok eski bir tarihe şahit olduk. Şehit olmuş Habib-i Neccar ve Şemun-u Safa Hazretleri'nin tabutları vardı aşağıda.

Hatay-5

Caminin tam karşısında “Taşların Büyüsü” adlı dükkanın sahibi Serap Hanımla tanıştık bir tesadüf eseri. Serap Hanım mozaik sanatçısı ve tüm mozaikleri kendisi hazırlıyor. Mozaikle ilgili önemli bilgiler edindik. Sonsuz teşekkürler kendilerine... Her yerinden tarih çıkıyor her kazıda bir şey bulunuyor dedik ya, dükkanın yan sokağındaki kafede de eski döneme ait kalıntılar bulunmuş ve camla korunarak kapatılmış.

Hatay-6

Bir diğer önemli cadde de Saray Caddesi. İki önemli kilise var bu caddede. Bunlardan biri Ortodoks Kilisesi, ancak ziyarete kapalıydı. Diğeri de biraz daha ilerisinde bulunan Katolik Kilisesi. Bu Kilise de farklı bir mimariyle çıktı karşımıza. Caddenin sonunda görkemli bir bina var, o da valilik.
Ara sokaklarda eski Antakya evleri ve meşhur Affan Kahvesi bulunuyordu, ama oraya girmedik. Bu arada cumartesi günleri eczaneler 12’ye kadar açıkmış. Trafik normal akıyor, hatta sürücüler yayalara da yol veriyorlar çoğunlukla. Trafik ışığı hiç görmedim desem yeri.

Hatay-7

Yemek kültürü çok geniş. Bir esnafın önerisiyle öğlen yemeğimizi Uzun Çarşı'daki Hünkar Kasap'ta yedik. Orada çok fazla kasap var ve aynı zamanda restoran hizmeti de veriyorlar. Meşhur yemekleriyse Tepsi Kebabı ve Kağıt Kebabı. Aslında ikisi de aynı ama Tepsi Kebabı tepside servis ediliyor ve biraz daha yağlı. Fazlasıyla otantik bir havası var mekanın.

Hatay-8

Akşam yemeği için de rotamız Cenk Bey'in önerisiyle Saray Caddesi'ndeki Anadolu Sofrası oldu. Terbiyeli şiş tavuk yememizi tavsiye etti ve denedik. Çok lezzetliydi! Bir adet çöpte 5 parça tavuk... Yanına da abugannuş ve mevsim salatası aldık. Tüm restoranlarda dikkatimi çeken nane mutlaka bulunuyor masalarda, yanında limon ile. Bir de ekmek olarak bildiğimiz ramazan pidesi farklı ebatlarda.

Ve Hatay deyince akla ne gelir, tabii ki künefe. Onun için de Asi Nehri kenarında Hatay Künefe’yi tercih ettik. İsteğe göre kaymaklı veya dondurmalı servis ediliyor.

Künefe yediğimiz esnada duyduğumuz Türkçe sala da çok ilgimizi çekti. “Neden Arapça değil?” diye sorduğumda garson arkadaşın “Sala Türkçe olur” demesi tuhaf geldi açıkçası.

Hatay-9

Etiketler


Nil Kurt kullanıcısının resmi
Yazar Hakkında

Nil Kurt

Tam anlamıyla bir seyahat tutkunuyum. Aktif olarak çalışıyor olmam sebebiyle sadece hafta sonlarımı,yıllık izinlerimi ve özel dönemleri kullanarak seyahat etmeye çalışıyorum. Bir gün karşılaşıp, birlikte seyahat etmek ümidiyle... nilingezinamesi.blogspot.com