Google+

Bafa Gölü

image_placeholder
AVRUPATürkiyeBafa Gölü
Bafa Gölü09:58 AM
16℃
1 TRY=0.00
Type F250V16 A
  • Ocaweather-icon0℃
  • Şubweather-icon0℃
  • Marweather-icon0℃
  • Nisweather-icon0℃
  • Mayweather-icon0℃
  • Hazweather-icon0℃
  • Temweather-icon0℃
  • Ağuweather-icon0℃
  • Eylweather-icon0℃
  • Ekiweather-icon0℃
  • Kasweather-icon0℃
  • Araweather-icon0℃
Genel Bilgiler / Rehber

Ege Bölgesi’nin en büyük gölü olan Bafa Gölü, Büyük Menderes Nehri deltasının güneydoğu kesiminde, Meteşe Dağları’nın içine sokulmuş; 16 kilometre uzunluğunda, 6 kilometre genişliğinde, en derin noktası 21 metre olan sığ bir tatlı su gölüdür. Kıyı uzunluğu ise 50 kilometredir. Diğer bir adı Çamiçi Gölü'dür. Denizden yüksekliği 2 metredir. İlk oluşumunda Ege Denizi'nin bir parçası olan bu göl, Büyük Menderes Nehri’nin taşıdığı alüvyonlar sebebiyle kıyıdan kilometrelerce içeride kalmıştır.
Bafa Gölü, Muğla'nın Milas ilçesinin sınırları içinde Söke Ovası’nda, arkeolojik değerler açısından Türkiye'nin en zengin yerlerinden birisidir. Gölün bulunduğu Söke Ovası 2000 yıl önce denizken, nehirden gelen alüvyonlar körfezi doldurunca ova haline gelmiş ve Bafa Gölü de denizden ayrı bir parça olarak kalmıştır.
Gölün üzerinde 3 adet küçük ada ve bu adalarda eskiden kurulmuş manastırlar, kiliseler bulunmaktadır. Bunların en eskisi Yediler Manastırı’dır. Tarihi kalıntıların yanında balıkçıl kuşlar, pelikanlar, karabataklar ve ördekler bulunmaktadır. Etrafı zeytin ağaçlarıyla çevrili göl, tüm doğal güzelliğiyle ziyaretçilerine ziyafet sunmaktadır.
Bafa adı yörenin en eski dili olup, su ülkesi anlamına gelir. Dağlarda bulunan resimlerden 8000 sene önce, yani Cilalı Taş Devri’nde yerleşik düzene geçildiği anlaşılmaktadır.
Gölün kıyısında dolmuş usulü çalışan tekneler ziyaretçilere ada turu yaptırmakta ve yüzme molaları vererek ziyaretçilere keyifli bir gün sunmaktadır. Ama en büyük keyif, güneş battıktan sonra gökyüzüne vuran kızıllığın gölün rengini değiştirmesidir. Efsaneye göre Ay Tanrıçası Selene'in büyük aşkı çoban Endymion ile her gece buluştuğu, bu yüzden de muhteşem mehtabın olduğu söylenir.
Göl turu adalardan sonra antik Heraklia kentine dek uzar. Beşparmak Dağları’nın eteklerinde gölün kıyısında bulunan bu kente özel aracınız varsa Bafa beldesinden dönüp 9 kilometre toprak yoldan giderek de ulaşabilirsiniz. Bu yolculukta etraftaki kayaların ilginç şekilleri hayal gücünüzü zorlayıp keyifli anlar geçirmenize sebep olmaktadır. Kayaların her birinde değişik şekiller bulabilirsiniz. Yol sizi önce Kapıkırı Köyü’ne ulaştırır. Köye girmeden sahile inen yola saparsanız tüm muhteşem antik yapıları Heraklia sizi karşılar.
Tarihi MÖ. 7. yüzyıla kadar uzanan Heraklia, Roma döneminde parlayan bir kentmiş. Deniz ticareti kenti çok zenginleştirmiş. Daha sonra Bizans döneminde piskoposluk merkezi olmuş. Kayalık bir arazi üzerinde 6,5 metre yüksekliğindeki surları ve 65 kuleyle çevrilmiş, mükemmel düzgün taş işçiliği ile tarihi bir güzellik sunuyor. Heraklia'nın içindeki Athena Tapınağı  günümüze kadar gelebilmiş en şanslı yapılardan biridir. 2 katlı olarak inşa edilen Agora'nın ise sadece tek katı kalmış, yine de içindeki  dükkan ve hanların yerlerini görebilirsiniz. Agora'nın hemen ilerisinde U şeklinde MÖ 2. yüzyılda inşa edilmiş meclis binası, tiyatro, Endymion kutsal alanı ve Haham Manastırı’nı gezebilirsiniz.
Beşparmak Dağları'nın destansı güzelliği olan Bafa Gölü'nün masmavi sularında yer alan İkizada Koyu, tarihi Kapkırı ile Heraklia Antik Kenti üzerindedir. İkizada’nın karayla bağlantısı bulunmaktadır. Eğer tekne ile gitmek istemezseniz bu güzel adaya yürüyebilirsiniz. Adada Prehistorik döneme ait günümüze kadar ulaşmış birçok uygarlığın izlerine rastlanıyor.
Bafa Gölü’nün kıyısında bulunan Beşparmak Dağları’nı 7. yüzyılda Araplardan kaçan rahipler ve keşişler uygun bir coğrafya ararken keşfetmiş, bu dağlara yerleşmiş ve dağın çevresine pek çok manastır inşa etmişler. Arazi engebeli olduğu için ulaşımı en zor olan manastır, vahşi ve sert kayalıklarla çevrili bir yere kurulmuş olan Stylos Manastırı'dır. Tüm çevredeki manastırların en görkemlisi ve ihtişamlısıdır.
Sadece mükemmel doğa ve tarihi görebilmek için günübirlik gezilebilir veya tatilinizi göl kenarında geçirebilirsiniz. Göle yakın olan Milas'ta Gümüşkesen Mezar Anıtı'nı, içme suyuyla tanınan Labranda Antik Kenti'ni, Milet ve Laos’u mutlaka görün.
Çevre gezisine meraklı olanlar için Bafa Gölü sakinleri Antik Kent turu için rehberlik hizmeti vermektedir. Geziye  katılanlar bu engebeli arazide tepelere çıkmak için yaz aylarında sabahın erken, akşamın ise serin saatlerini seçmelidir.

Bafa Gölü’ne Nasıl Gidilir?

Milas-Söke Karayolu üzerinde yer alan Bafa beldesinden geçerek 10 kilometrelik bir yolla ulaşabilirsiniz. Eğer arabanız yoksa çeşitli alternatifler vardır. Muğla veya Aydın'a giderek Bodrum-Milas karayolunu takip eden herhangi bir şehir içi ulaşım aracına binebilirsiniz. Milas garajından da Bafa Gölü’ne giden minibüsler vardır. Aynı şekilde Söke garajından da minibüsler kalkmaktadır.

Bafa Gölü’nde yenir?

Göl kıyısında bulunan lokantalarda tatlı su balıkları olan yılanbalığı, levrek ve kefal ile bunların dışında Bodrum'dan gelen deniz balıklarını tüm lezzetiyle yiyebilirsiniz. Zeytinyağlılarıyla ünlü Ege mutfağının en güzel örneklerini buradaki restoranlarda uygun fiyatlarla yemeniz mümkün.  Genelde salaş olan mekanlarda sunulan köy kahvaltısının tadına ve keyfine de doyum olmuyor.

Bafa Gölü’nde Nerede Kalınır?

Göl manzaralı, oldukça fazla pansiyon ve kamp yapmaya elverişli bölgesi bulunan Bafa Gölü’nde önerilebilecek otellerden bazıları şunlardır: Pelikan Pansiyon, Heraklia Kaya Pansiyon, Heraklia Selene's Pansiyon, Silva Oliva Hotel, Agora Pansiyon…