Google+

Arama formu

Eger

Yerel Saat - : - / -
Kur Farkı 1 HUF = 0.00
Priz Tipi Type E250V-16 A
Hava Durumu 10 ℃
Yıllık Ortalama Sıcaklık
Oca -2℃
Şub -3℃
Mar 2℃
Nis 9℃
May 13℃
Haz 18℃
Tem 19℃
Ağu 19℃
Eyl 15℃
Eki 9℃
Kas 3℃
Ara 1℃

Eger Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Eger, Macaristan’ın tarihî bir şehridir. Ülkenin doğu bölgesinin en seçkin turistik merkezi olan Heves ilinin başkentidir. Kuzey Macaristan’ın en büyük ikinci şehri olan Eger sahip olduğu birçok farklı unsurla dikkat çekmektedir. Bu özellikleri arasında Osmanlı minaresi, ünlü şarabı, kalesi, mimarî yapıları, termal banyoları gibi kültürel ve doğal miraslar sayılabilir. Eger, 1000 yıllık geçmişi ile ziyaretçilerine sanat ve tarih yolculuğu yaşatmaktadır. Küçük bir kasaba gibi görünmesine rağmen uzun vakitler geçirilip, keyfinin çıkarılabileceği bir şehirdir.

Şehrin tarihi Taş Devri’ne kadar dayanmaktadır. 10. yüzyılda katedralin inşa edilip, şehrin bu yapı etrafında şekillenmesiyle birlikte ise Saint Stephen döneminde dini bir merkez haline gelmiştir. Eger, Orta Çağ’ın erken dönemlerinde bile tanınan ve bölgede önemli bir yere sahip olan bir yerleşim olmuştur. 11 ve 12. yüzyıllarda ise Ren Nehri’nin öte yanından gelen Walloon yerleşimcileri, bölgeye batı kültürünü taşımışlardır. Ardından bağcılık uğraşını geliştirmişler ve böylece kentin zenginliği hızlandırılmışlardır. 1552 yılında Türklerle yapılan savaşa sahne olan Eger, ulusal kahramanlık ve vatanseverliğin simgesi niteliğinde olan bir yerleşimdir. Sultan III. Mehmet komutasında Eger Osmanlılar tarafından 12 Ekim 1596 tarihinde fethedilmiştir. Bölgede 91 yıl süren Türk hâkimiyeti, mimarî yapılarını Eger’e miras bırakmıştır. I. Dünya Savaşı’ndan sonra bölgede ekonomik olarak yavaş bir dönem yaşanmaya başlamıştır. 1945 yılından sonra ise yönetimin el değiştirmesiyle şehirde sanayileşme geliştirilmiştir.

1800’lü yıllarda Alman, Avusturyalı ve İtalyan mimarların başpiskopos yönetiminde inşa ettikleri barok tarz yapılar şehrin genel yapısını oluşturmaktadır. Alman, İtalyan, Slovak ve İsviçreli turistlerin yanı sıra ortak kültürel mirastan dolayı Türk turistler de Eger’i sıkça ziyaret etmektedir. Devasa bazilikası ve kilise orgu, Osmanlı minaresi, doğal mirası, şarapları ve Türk hamamlarıyla Eger, renkli deneyimler yaşamak ve tarihsel açıdan bilgilenmek üzere gezilebilecek güzel bir şehirdir. 

Eger Nerededir?

Eger, Orta Avrupa ülkesi Macaristan’ın Kuzey Macaristan bölgesinde, Heves ilinde, ülkenin başkenti Budapeşte’nin 135 kilometre kuzey doğusunda bulunmaktadır. Şehir, Eger Çayı kıyısında, Bükk Dağı eteklerinde konumlanmış bir yerleşimdir. 

Eger’e Nasıl Gidilir?

Eger’e tren, otobüs ve özel araç vasıtasıyla ulaşma seçenekleri mevcuttur.

Merkezi tren istasyonu Eger’in şehir merkezine 1,5 kilometre mesafededir. Budapeşte’nin Keleti istasyonundan her saat başı kalkan trenler ile Eger’e yaklaşık 2 saat 20 dakikalık bir sürede ulaşılabilmektedir. Miskolc şehrinden ise Eger’e doğrudan seferler bulunmamaktadır. Bu yüzden Füzesabony şehrinden aktarma yapmak gerekmektedir. Kalenin yakınında yer alan küçük istasyonla ise Eger-Szilvásvárad arasında yerel ulaşım sağlanmaktadır.

Eger’e otobüs ile ulaşmak ise oldukça kolaydır. Macaristan’ın çoğu büyük şehrinden Eger’e doğrudan seferler bulunmaktadır. Budapeşte’nin Stadionok istasyonundan saatte iki otobüs Eger’e doğru yol almaktadır. Bu yolla Eger’e ulaşmak ortalama iki saat sürmektedir.
Özel araçla ise Füzesabony’ye kadar gelen M3 kara yolu kullanılıp 25 numaralı rota ile kuzey yönü takip edilebilir. Miskolc’dan ise Bükk Dağları yolu takip edilerek doğanın içinden bir rota izlenebilir. 

Eger’de Görülecek Yerler

Eger Kalesi, 1552 yılında Osmanlı istilasına karşı gösterilen direnişte kazandığı ün ile tanınmaktadır. Eger’deki ilk kale, Felsőtárkány'de Várhegy adlı tepede inşa edilmiştir. 1241’de gerçekleşen Moğol istilası sırasında bu kale harap olmuştur. Ardından piskoposluğun kayalık bir tepeye taşınmak zorunda kalmasından dolayı burada yeni bir kale inşa edilmiştir. 1470’te burada Gotik bir saray inşa edilmiştir. 1552 yılına gelindiğindeyse 35.000-40.000 Osmanlı askerine karşı kalede savunma yapan 2.100-2.300 kişilik asker topluluğu, şehirlerini korumayı başarmıştır. Günümüzde, 1470 yılında inşa edilen eski piskoposluk sarayının 1. katında kurulu olan sergide kale tarihi, Türk üniformaları, çizimler ve eserlerle kalenin acıklı geçmişi tanıtılmaktadır. Terastan görülen manzara ve yakınında bulunan tüyler ürpertici zindan ise kalenin ilgi çekici diğer öğelerindendir.

Church of St. Anthony of Padua (Padua’nın Aziz Anthony Kilisesi) ise dünyanın en görkemli Barok yapılarından sayılmaktadır. 1771 yılında Bohemyalı mimar Kilian Ignaz Dientzenhofer tarafından tasarlanan kilise, kentin ana meydanının güney tarafında yer almaktadır. Lyceum Kütüphanesi, Meryem Ana Sunağı ve Johann Lukas Kracker tarafından boyanan freskler büyüleyici ve görülmeye değerdir.

Şehirdeki Türk işgalinin 42 metrelik bir sembolü olan Minare, Macaristan’daki en yüksek ve Avrupa’da en kuzeyde yer alan minaredir. Minare ziyaretçilere nisan ayından kasıma kadar açıktır. Dar ve basık bir alanda tırmanılan Minare’nin tepesine 97 merdivenle ulaşılmaktadır. Minarenin tepesinden güzel bir şehir manzarası izlemek mümkündür.