Google+

Arama formu

Darjeeling’de Gezilecek Yerler

Darjeeling lokasyonunda bir çok otel seçeneği var. Bunlardan ilginç bulabilecekleriniz The Elgin Hotel, Merry Resorts, Dekeling Hotel. Siz de şehir merkezine yakın kalıp da ekonomi yapmayı tercih edenlerdenseniz Mayfair Darjeeling, Little Tibet gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik oteller isterseniz The Seven Seas, Central Nirvana, R.J.Resorts otelini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Darjeeling aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Darjeeling’de Gezilecek Yerler

Himalaya Dağları’nda 2134 metre yükseklikte, Sikkim ile Nepal arasındaki sınırda bulunan “Tepelerin Kraliçesi” takma isimli Darjeeling, Hindistan’daki en sevilen dağlık bölgelerden biridir ve dünyadaki en muhteşem dağ manzaralarından birine sahiptir. Hindistan’daki İngiliz yönetimi sırasında İngilizler buraya ovalardaki sıcaklıktan kaçmak için geliyorlardı ve burası hâlâ çok popüler bir turist merkezidir.

Çay Tarlaları

Çay Tarlaları

“Çayların Şampanyası” denilen Darjeeling Çay Ülkesinde havaalanından ayrıldıktan 5-10 dakika sonra dağ tepelerinden düzlüklere kadar uzanmış Darjeeling çay bahçeleri başlar. Görüntüsü harika! Uzaktan ağaçlar altında düzgün biçilmiş ‘bakımlı çim’ düzlüklerinin yaklaştıkça çay fideleri olduğu anlaşılıyor. Bu; orman, tarla ve bahçe karışımı bir manzarayı oluşturuyor. İnsan bu güzelliği görünce coşku ile arabadan atlayıp fotoğraf çektirmek için bir an bile tereddüt etmiyor! Onlarca, yüzlerce kadın tepelerinde şemsiyeleriyle tarlalardan çay topluyorlar.

Eski zamanlarda bir gelenek varmış: çay o zaman Himalaya’ların sadece çok yüksek tepelerinde yetiştirilirmiş.Şimdi de en kaliteli çay türleri tabii ki binlerce metre yukarıda yetişiyor. Zaten üzerinden uçakların inip-havalandığı tarlada yetişen ‘çay’ı kimse içmek istemez. İşte o zamanlarda çay toplama mevsiminde tarlaya sadece küçük, belli yaşa erişmemiş kızlar ayak basabilirlermiş.

Çay toplamak, hazırlamak ve içmek kutsal bir uğraşmış. Çünkü Darjeeling’in binlerce yıldır kutsal topraklarda yer aldığı biliniyor… Burada yetişen çay’ın enerjisi başka yerdekilere benzemediğinden, çay içme ritüeli de özeldir. İnsan çay içerken bedenine dokunan sıcaklığı ve rahatlatıcı tadını hissederken, aynı zamanda çay’ın verdiği şifayı de bilinçli olarak kabul etmelidir.

Çay Tarlaları-1

Manevi hiçbir olguya inanmasak bile, bu çay’ın yetiştiği yamaçların, dünyanın en yüksek dağlarından gelen kar kokusu, en büyük miktarlarda bu dağlara düşen meteor tozu ile bezenerek, sağlıklı ve temiz olmanın getirdiği bir güç içerdiğini kolaylıkla kabul edebiliriz… İşte küçük kızların yalın ayaklarla bastıkları topraklardan, tertemiz elleriyle, özenle ve dua edercesine üzerine titreyerek her yaprağı koparılan çayın eski hikâyesidir bu...

Tabii ki, İngiliz kültürü ve işin içine giren büyük paralar bu kutsallığın izlerini epey azaltmış. Tarlalarda artık her yaştan kadınlar çalışıyor; ve onların ritüelik olarak bir anda dua etmedikleri her ne kadar şüphe götürmezse de; o dağlar yine aynı dağlar, bu yüzden bu çaylar hala eşsizliğini koruyor...

Himalaya eteklerinden yukarıya tırmanmaya başlayın. Çay tarlaları da yaklaşık 2.000 metre daha yukarıya doğru sizinle birlikte tırmanıyor ve orada çalışanların insan değil, dağ keçileri olması gerektiğini düşünmeye başlıyorsunuz. Bu zorlu, dik yamaçlarda çalışmanın zorluğu bir yana, buraya çalışmaya gelenlerin tarlalara nasıl ulaştıklarını bile hayal edemiyorsunuz! Ama buraya gelip de çay tarlalarını görmeden olmaz. Mutlaka görün.

Himalaya Demir Yolları Treni

Himalaya Demir Yolları Treni

Trenin nesini göreceğiz diye düşünmeyin. Bu tren dünyanın en yüksek yerleşim birimlerine tırmanan trenlerden! Darjeeling’e bununla çıkmanızı tavsiye ediyoruz. Ama tabi bunun için, 7 saatlik bir yolculuğu göze almalısınız. Ama bu trene binince kendinizi Disneyland Himalaya şubesinde hissedeceksiniz! Zaten trenin ismi Toy Train! Yani Oyuncak Tren! Küçük, dar ve rengârenk boyanmış bu treni görünce binlerce metre yukarıya nasıl tırmanacağını sorgulamanız normaldir. Ama 1879 yılından itibaren bu işlevi başarıyla sürdürmekle kalmadı, korunması gereken tarihi dünya mirası payesine de UNESCO tarafından layık görülmüştür. Oyuncak olduğuna bakmayın!

Tren tıngır mıngır dağlara doğru giderken birden heyecan başlıyor! Aşağıdan tırmandığınız zaman çok yükseklerde gördüğünüz bulutların içine girmeye başlıyorsunuz. Evet, sis değil, duman değil, uçakla üstünden geçilen bulutların içinden geçiyorsunuz! Arabadan çıkıp buluta dokunabiliyorsunuz, fotoğraf bile çektirebiliyorsunuz! Tabii görünecek kadar şanslıysanız. Dünyada olup bitenleri bir anda unutup değişik hislere teslim oluyorsunuz. Darjeeling artık yakın ve karlı Himalaya tepelerini uzaklarda fark edebiliyorsunuz. Bir başka heyecan sarıyor içinizi bu sefer!

Khangchendzonga Dağı

Khangchendzonga Dağı

Dünyanın en yüksek üçüncü dağı olan “Khangchendzonga” Dağı (Kan-çen-can-ga) yükseklik olarak birinci sırada olmazsa bile manevi gücü ve bağrında saklı sırları açısından gezegenimizin en önemli yerlerinden biri. Devlet tarafından korunuyor ve daha yukarılarda zirvelerine tırmanış yasak. Davetsiz turistlerin bu kutsal ve mucizelerle dolu bölgeye girmeleri istenmiyor. Aslında yerli halk Kançencanga için “istemezse hiç kimseye geçit vermez” diyor.

Hiçbir Tibetli rahip, sırra layık, bir adım ötesini taşıma yetisine sahip olduğunuzu ispatlayamadığınız sürece bu dağın sırlarını size anlatmayacak; Kançencanga’nın güzelliğinden, özel konumundan ve temizliğinden bahsedip, konuyu basite indirgeyerek kapatacaktır. Buraya gelirseniz mutlaka Kançencanga Dağı’nın tepelerine sabahın köründe çıkıp yeni doğan güneşin ışınlarının nasıl dokunduğunu görmeniz lazım! Sadece bunu görmek için gelen insanlar var. Nefesiniz tutulacak ve buna şahit olduğunuz için Allah’a şükredeceksiniz!

Bulutlar içinde dolaşmak her ne kadar eğlenceli olsa da, güneşin ışıltılarında dans eden tüm dorukları ve özellikle sizi görkemiyle büyüleyecek olan Kançencanga Dağı’nı görebilmek için bulutsuzluğa duyulan özlem de o kadar ağır basacak. Burayı ziyaret için bu ikisini dengeleyebileceğiniz yılın en uygun zamanı olarak mart sonu-nisan ortası ya da eylül sonu-ekim ortasını tavsiye ederiz.

Windamere Oteli

Windamere Oteli

Bulutlar Diyarı Darjeeling’e adım attıktan sonra bu sefer doğa değil, insan yapımı harika bir yer tavsiye edeceğiz Eşsiz butik otel “Windamere” zevkinize ve taleplerinize cevap verecektir.

Bu otel “dünyanın en romantik on oteli” listesinde yer alan, inanılmaz konumu, düzeni ve bir miras olarak günümüze aktarılan hizmeti ile sizi şaşırtacak pek çok özelliğe sahip. Binlerce metre yukarılarda, Himalaya Dağları’nın uzak bir köşesinde böyle bir zarafet, ilgi ve düzen bulabileceğinizi asla tahmin edemezsiniz.

Otel sürekli doludur; dünyanın her tarafından misafirleri var, ama onlar genellikle müdavimler ya da onların tanıdıklarıdır. Bu otelin tarihi geçmişe 100 yıldan fazla uzanır. İngiliz kraliyet ailesinden tutun, yüzyılımızın pek çok tanınmış insanları orada geçirdikleri güzel anılarını, duvarlarda bezenmiş çerçevelerin içinden kendi el yazılarıyla seslenerek, anlatacak ve o uzak köşede size sürprizler yapacaktır.

Özellikle yılbaşı kutlamaları için her yıl gelen çok özel konukların ilgisi nedeniyle o dönem rezervasyonları neredeyse 1 yıl öncesinden yapılır. Bu otelin ‘web’ sayfasını gezerseniz, o özel dokunuş eminim ki bilgisayar ekranından bile size değecektir. Kalamayacak olsanız bile mutlaka bu oteli gidip gezin.

Darjeeling’de görülmesi gereken diğer yerler

Darjeeling’de görülmesi gereken diğer yerler

Tiger Hill, Padmaja Naidu Hayvanat Bahçesi, Batasia Loop, Peace Pagoda, Bhutia Busty Manastırı