Boğanın Ağzı, Panama'nın Efsane Adası: Bocas del Toro

2 aylık Orta ve Güney Amerika seyahatimizin  5. durağı olan Panama'ya Kosta Rika üzerinden karayoluyla geçiyoruz. Başkent San Jose’den Panama sınırlarına ulaşmak yaklaşık 15 saatimizi alacak. Panama’da ilk soluklanacağımız yer için Kosta Rikalı bir yerli bize Bocas del Toro adasını öneriyor ve ekliyor; adanın şekli bir boğanın ağzını andırdığı için Bocas del Toro adını almış burası. Hem sınırı geçer geçmez çok uzağımızda olmaması hem de adamcağızın güzel yorumları üzerine rotayı sınır kasabası Changuinola üzerinden çiziyoruz. 

Changuinola terminalinden sonra Bocas del Toro’ya geçmek üzere kullanacağımız limana varmak 1 saati buluyor. Bu yolculuk için 1 USD ödüyoruz. Adaya ulaşmak içinse deniz taksileri kullanacağız; 6 USD kişi başı. 

Bocas'ın minik malikaneleri, çoğu hostel olarak hizmet veriyor

Hem önümüzde uzun bir yolculuğun oluşu hem de tatile değil seyahate çıktığımızdan dolayı adada 2 gece 3 gün kaldık. Böylesine huzur dolu, kendi halinde, pırıl pırıl okyanus sularının kıyıya vurduğu ve masmavi kocaman bir gökyüzünün beni kucaklayacağını önceden kestirebilseydim; sanırım deniz taksiyi bile beklemez suyun üstünde depar ata ata adaya vururdum kendimi! Öyle ki buraya ayak basar basmaz hiçbir yabancılık çekmeden adalıların arasına karışıveriyorsunuz. 

İlk defa bir adada "yolunacak kaz-turist" muamelesine maruz kalmadım. Çünkü genellikle deniz-kum-güneş’li adalarda bizi bezdiren yapışkan tur satıcılarından kaçmakla tüketiriz zamanımızı. Halbuki pek çok Karayip adasının aksine Bocas del Toro’da suni bir turizm bulmanız imkansız. Korkunç otel zincirleri, devasa rezidanslardan çok uzakta; samimi ve mütevazı 3-4 katlı minik hosteller/misafirhaneler ağırlayacak sizi burada. İki kişi geceliği 15 USD’den yer bulmak mümkün. 


Adada yeni bir gün doğuyor

Süper-lüks restoranlar yerine ufak kulübelerde/balıkçı barınaklarında envaı çeşit taze deniz mahsullerinin tadına5-20 USD civarına bakabilirsiniz ya da yol üstü pek çok seyyar satıcıdan atıştıracak birkaç şey de oldukça lezzetli. 

En güzeli ise sakin kafayla ne yapmak istediğinize kendinizin karar veriyor oluşu. Ne paket tur programları var ne de başınıza üşüşen turist avcıları. Zamanımız olsaydı ben bu berrak masmavi sularda diving yapıp; yeryüzünün güzelliğini bir de sualtında görebilmeyi isterdim ya da bir yelkenliye atlayıp deniz yıldızlarının üzerinden sularda açılmak. Şunu da unutmadan, ada deniz yıldızları ile meşhur. Cıvıl cıvıl deniz yıldızlarının arasında rengarenk balıkları izlemeye doyum olmuyor. Ayrıca diving, sailing, surfing, diğer su sporları, trekking, birdwatching için bir dünya seçenek adada mevcut. 


Bocas del Toro'nun lezziz balıkçılarından bir tanesi

Biz Ağustos ayının ortalarında adaya ulaşmıştık. Yağmurlu sezona denk gelmiştik, yağmurluk bulundurmakta fayda var. Tabii ardından pat diye çıkan güneş için de cumburlop suya! 25-26 C'de yoğun nem oranı ilk etapta biraz çarpsa da sonrasında adaya hemen ayak uyduruluyor.

Bütün bu aktivitelerin dışında sabahtan akşama kadar adayı bisikletle ya da yürüyerek turlamak, sahilde sessiz sakin vakit geçirmek, adanın diğer kaşifleriyle eğlenceli sohbetler yapmak da iyi ki buraya ayağım sürtmüş demek için yeterli! Daha da önemlisi harikulade bir adada tüm yapay, suni ve turistik zorlamalardan uzakta, mavinin her tonuna doyup, adım başı neşeli şarkılar söyleyen insanlarla Bocas dünyanın en şirin yeri!

Adada yağmurdan sonra toprak ve deniz kokusu