Google+

Arama formu

MUHTEŞEM IGUAZU (1. BÖLÜM)

Bu yazı Gezimanya üyesi Çağlar Erözgen tarafından yazılmıştır. Yazılarınızı sitemizde yayınlamak isterseniz üye olabilirsiniz.

Efsaneye göre;
 
Iguazu Nehri’nde Boi isimli dev bir yılan yaşarmış. Bölgenin yerlileri Guaraniler her yıl genç bir bakireyi nehre atarlar ve dev yılan Boi’ye sunarlarmış. Bu törene tüm kabileler, hatta uzaklarda yaşayanlar bile katılırmış.
 
Yılın birinde Taroba isimli gencin sevdiği genç ve güzel bakire Naipi kurban olarak seçilmiş. Taroba isyan etmiş ve boş yere kabilenin yaşlılarını bu kararlarından vazgeçirmeye çalışmış. Yaşlıların kararı değişmemiş tabii ki… Taroba da bunun üzerine, törenden bir gece önce Naipi’yi kaçırmış.
 
İki sevgili bir kanoya atlayıp nehir yoluyla kaçmak istemişler. Bunu öğrenen Boi’nin öfkesi çok ağır olmuş. İki sevgiliyi yakalamış ve nehri de ikiye ayırmış; Taroba’yı ağaçlara, Naipi’nin saçlarını da şelalelere dönüştürmüş.
 
Ardından Boi de Şeytanın Boğazı’ndan (Garganta del Diablo) batmış ve şelaleyi, yani asla bir araya gelmeyecek olan sevgilileri izlemiş.
 
Fakat iki sevgili Boi’ye rağmen kavuşurlarmış zaman zaman; güneşli günlerde ortaya çıkan gökkuşağı bir araya getirirmiş onları…
 
...

Her gezgin ruh için “kutsal” mekânlar vardır. Çocukluğunuzdan beri hakkında bir sürü şey bildiğiniz, gitme hayalleri kurduğunuz, ilk kez gördüğünüzde ise karşısında öylece ayakta durup tarif edilmesi zor bir heyecan, keyif ve mutluluk karışımı duyguyla derin bir nefes alıp bir süreliğine bakakaldığınız mekânlar… Hatta o anlarda fotoğraf makinenize davranmakta bile geç kalırsınız. Sadece kısacık da olsa o anın büyüsünü yaşamak istersiniz. Sözgelimi Tac Mahal, Machu Picchu ve Angkor Wat’ı ilk gördüğüm o anlar belleğimde kazılı adeta…
 
Güney Amerika’ya yaptığım bu ikinci seyahatte de benim için 2 kutsal mekân vardı; fakat bu kez insan yapısı değil, doğa harikaları… İlki burada anlatacağım; muhteşem Iguazu (diğeri ise daha önce yine Gezimanya’da paylaştığım Perito Moreno - http://gezimanya.com/GeziNotlari/patagonya-3-muhtesem-perito-moreno).
 
Sabaha kadar bardaktan boşanırcasına yağmur yağan bir gecenin sabahında Buenos Aires’ten ayrılıyoruz. Uçuşumuz, Buenos Aires’in şehre daha yakın olan yerel havalimanı Aeroparque Jorge Newbery’den… Arjantin Havayolları, Aerolineas Argentinas’a ait uçağımız 09.50’de havalanıyor ve yaklaşık 2 saatlik bir uçuştan sonra Iguazu’nun Cataratas del Iguazú isimli uluslararası havalimanına iniyoruz.
 
Havalimanı binasından çıktıktan sonra sizi karşılayan hava, çok sıcak olmasa da aşırı nemli bir hava… Bu kadarı, uzun yıllardır Antalya’da yaşayan ve dolayısıyla neme alışkın olduğunu iddia eden benim için bile çok fazla. Havalimanından direkt otelimiz Saint George’a geçiyoruz (bu arada konaklamamız Arjantin tarafında). Otele yerleşmenin ardından çok yakındaki salaş ama sevimli La Tranquera Restoran’da nehir balığı Surubi’nin tadına baktık.

Iguasu

Yemek sonrası Brezilya tarafına doğru yola çıktık. Arjantin-Brezilya sınırında Iguazu’ya özgü bir durum var. Arjantin, pasaportlarınıza çıkış damgası vursa da Brezilya tarafı böyle bir işlem yapmıyor. Yani eğer bizim gibi şelalelerin Arjantin tarafında, Puerto Iguazu şehrinde konaklıyorsanız; şelalelerin Brezilya tarafını görmek için Arjantin’den çıkıp yeniden giriyorsunuz.
 
İlk durağımız; şelalelerin girişine yakın helikopter pisti… Eğer Iguazu’yu kuş bakışı görmek istiyorsanız 10 dakikalık bir helikopter turunun maliyeti 110 USD. Grup elemanlarının bir kısmı, özellikle benim gibi felaket bir araç tutması probleminden muzdarip olmayanlar helikopter turu yapıyorlar.

Iguasu-1
Fotoğrafı çeken, geziye de birlikte katıldığımız gezgin dostum; Dr. Ümit Kuru'dur...

Ardından Iguazu Ulusal Parkı’na (Portekizcesi; Parque Nacional de Iguacu) 41,60 Real yani yaklaşık 20 USD karşılığında giriş yapıyoruz. Giriş yaptıktan bir süre sonra park içerisindeki Hotel das Cataratas’ın önünde araçtan inip şelalelere giden patikaya yöneliyoruz.
 
Patikaya girmeden hemen önce Iguazu’nun gürültüsü karşılıyor sizi… Henüz patikanın başladığı platforma adım atmışken yazımın başında sözünü ettiğim o büyülü anı yaşıyorum. Kutsal mekânlarımdan biri tüm ihtişamıyla; gürültüsü ve hafiften yüzüme çarpmaya başlayan su damlacıklarıyla karşımda duruyor. Iguazu; Arjantin tarafına kıyasla daha küçük Brezilya tarafında bile çok büyük, çok ihtişamlı… Zaten Iguazu da Guarani dilinde “Büyük Su” demek…

Iguasu-2
Şelalelere en yakın hotel; Hotel das Cataratas

Iguasu şehrinde bir çok konaklama seçeneği var. Otel yerine ev kiralamak isterseniz Suite Cardoso, Casa Aconchego, Quarto para 2 com Cama de casal, TV e Ar condicionado güzel bir seçim olacaktır. Bunlardan en iyileri Apartamento moderno à 3 min centro, Casa Aconchego Fóz, Melhor Localização em Foz. Şehir merkezine yakın konaklamayı tercih etmek isterseniz Iguassu Eco Hostel - Eco Suites, San Martin Cataratas Resort & Spa, Pousada Guata Porã gibi otelleri tercih edebilir ya da daha ekonomik alternatifler isterseniz Hostel Cataratas, CLH Suítes Foz do Iguaçu, Hostel Wanderlust tesislerini deneyebilirsiniz. Bir de booking.com'un Iguasu aramalarında ara sıra güzel indirimli fırsat otelleri oluyor. Onları da bu linkten takip edebilirsiniz.

Iguasu-3

Platformdan patikaya geçip hafif bir eğimle aşağıya doğru yürüyoruz. Patika boyunca yer yer şelaleyi izleyebileceğiniz ya da fotoğrafını çekebileceğiniz balkonlar var. Hava sıcak, nem oranı inanılmaz yüksek ve deli gibi terliyorsunuz. Terlemenin yanında bir de şelalenin havalandırdığı su kütlesine yaklaşınca üzerinizdeki her şey hafiften sırılsıklam olmaya başlıyor. Nem nedeniyle su içmek için sık sık durmak kaçınılmaz oluyor. Dolayısıyla yolunuz düşerse eğer, yanınıza büyük bir şişe su alın. Bir de fotoğraf makinenizin sürekli nemlenen objektifini kurulayacak bir bez!
 
Patikanın sonunda, nehir seviyesine ulaştığınız noktada şelalenin çok yakınına kadar gidebileceğiniz, nehir üzerinde bir de yol var. İşte bu yolda giysilerinizle duş almış kadar ıslanıyorsunuz! Dikkat; eğer yakınlarda modelini upgrade etmek gibi bir planınız yoksa fotoğraf makinenizi yanınıza almayın!

Hava kararmaya yüz tutmuşken asansörle yukarı çıktık. Iguazu’nun ihtişamına Brezilya tarafından son kez baktıktan sonra otelimize doğru yola düştük.

Iguasu-4

Iguasu-5

Iguasu-6

Iguasu-7

Dönüş yolunda Brezilyalı rehberimiz Eduardo bize küçük ve eğlenceli bir test yaptı; içerisinde Iguazu’nun göründüğü uluslararası üne sahip filmleri sordu. İşte yanıtlar; 1986 yapımı Robert de Niro’lu “The Mission” (http://www.imdb.com/title/tt0091530/), James Bond serisinden favorim Roger Moore’lu 1979 yapımı “Moonraker” (http://www.imdb.com/title/tt0079574/), Iguazu sahnesini anımsayamasam da Colin Farrell ve Jamie Foxx’lu 2006 yapımı “Miami Vice” (http://www.imdb.com/title/tt0430357/), Iguazu Peru’da gösterildiği için Eduardo’nun kıl olduğu Indiana Jones serisinin son filmi 2008 yapımı “Indiana Jones and the Kingdom of the Crystal Skull” (http://www.imdb.com/title/tt0367882/) ve listedeki izlemediğim tek film Leslie Nielsen’in oynadığı 1997 yapımı “Mr. Magoo” (http://www.imdb.com/title/tt0119718/)...
 
Ertesi gün, Iguazu’nın daha büyük olan Arjantin tarafını gezeceğiz…

Yazının ikinci bölümüne buradan ulaşabilirsiniz: https://gezimanya.com/GeziNotlari/muhtesem-iguazu-2-bolum
 


Çağlar Erözgen kullanıcısının resmi
Yazar Hakkında

Çağlar Erözgen

Antalya'da yaşayan bir İzmir'li. Hekim. Gezmek için çalışan bir seyahat bağımlısı. Fotoğraf çekmeye pek meraklıdır. Kitap okur, film izler ve naçizane blogunda yazar. Basketbolu çok sever, hala oynar. Favori şehirleri -şimdilik- Ushuaia, Cusco, Luang Prabang, Varanasi ve Trinidad (Cuba)...