Google+

Berra Demirel: "Kendimi bildim bileli seyahat etme tutkusuna sahiptim"

313412 May 2016Söyleşiler

Şimdiye kadar 37 ülke gezmişsiniz. Gittiğiniz ülkelerden sizi en çok etkileyen hangisiydi?
En çok etkileyen Iran’dı diyebilirim. İnsanları muhteşem. Şu ana kadar gittiğim hiçbir ülkede böylesine misafirperver, yardımsever, iyi insanlar görmedim. İkinci ülkem diyebilecek kadar seviyorum Iran’ı.

Berra Demirel:

Bir blog açma fikri nasıl doğdu? Hikâyesi ve içeriğinden bahseder misiniz?
Çalışmadığım bir dönemde, gidip gördüğüm yerleri yazıya geçireyim diye düşünürken blog yazma fikri ortaya çıktı. Birkaç düzenleme yapıp yazı girişi yaptım ama daha sonra iş hayatının yoğunluğu nedeniyle geri planda kaldı. Ancak şu anda www.aklindanbirulketut.com adresinde tam zamanlı olarak hizmetinizdeyim :)

Blogunuzda Lizbon gezinizden bahsetmişsiniz. Sizin için bu gezinin en ilginç yanı neydi? Lizbon’a gidecek olanlara “yapmadan dönme“ diyebileceğiniz bir öneri var mı?
Portekiz muhteşem bir ülke. Lizbon da Avrupa’da en sevdiğim şehirlerden biri. Geziyi ilginç kılan nokta ise farklı bölgelere ayrılan şehrin her noktasında yapılacak, gezilecek ve görülecek bir çok şey olması. Eğlence mekânlarının olduğu Bairo Alto, şehir merkezinin bulunduğu Baxia, muhteşem fadolar dinleyebileceğiniz çingene mahallelerinden oluşan ve en tepede olağanüstü seyir terası bulunan Alfama ve tadı damağınızda kalacak Belem turtalarını bulabileceğiniz Belem Lizbon’un olmazsa olmazları. Gidenlere yapmadan dönme diyeceğim öneri ise  tarifi dünya üzerinde sadece 4 kişide bulunan Belem turtalarından mutlaka yemeleri. Tatlı ile arası olmayanlara da Alfama’nın o daracık sokaklarında kaybolup akşamına bir fado evinden fado dinlemeleri olacaktır.

Şu an bir kimya firmasında çalışıyorsunuz ama yakın zamanda eşinizle beraber istifa edip dünya turuna çıkmaya karar verdiniz. Böyle büyük bir kararı vermenizdeki sebep nedir? Bu kararınızın aşamalarını anlatabilir misiniz?
Evet, hâlâ çalışıyorum ve mayıs sonu itibari ile işten ayrılıyorum. 6 Haziran’da da yola çıkacağız. Ben kendimi bildim bileli seyahat etme tutkusuna sahiptim.  Hatta ilk iş hayatına atılırken yurtdışı satış-pazarlama alanında iş başvurusu yapmamın tek nedeni buydu: Bana seyahat etme olasılığı verecek olması. Çalışmaya başladığım yerde eşim ile tanıştık. Sene 2007.  Murat interrail’den yeni dönmüş, ben de bir önceki sene yapmıştım interrail. Bunu duyunca bir kan kaynaması olmadı değil :) Yaklaşık 1,5 sene sonra evlendik. Tabii Avrupa’yı gördüm ama bu sefer de Latin Amerika diye sayıklıyorum o zamanlar. Eşim bana evlenmeden şöyle dedi: “Ne ev tutalım ne eşya alalım; gel hayatımızın en uzun balayına çıkalım." Nedendir bilmem ama cesaret edemedim. Gözü karayımdır hâlbuki. Tabii gidemedik ama bu konunun da üzerini hiç kapatmadık. 7 yıldır hep gündemdeydi. Hayaller bitmiyor tabi ki :) Bir gün bana dedi ki “eğer işlerimizi bırakıp bir tura çıkacaksak bunu sadece Latin Amerika için yapmayalım; gel büyük bir Dünya turuna çıkalım.” Ben dünden razıyım zaten ve sonra kendimizi başlangıç noktası olarak belirlediğimiz Moskova’ya tek yön bilet alırken bulduk.

Berra Demirel:

Tura çıkmadan ne gibi hazırlıklar yaptınız, biraz bunlardan bahseder misiniz?
Açıkçası çok hazırlık yapamadık. İkimizin de işleri çok yoğun. İş nedeniyle sürekli seyahat ediyorum zaten ben. O yüzden her şey son dakikaya kaldı diyebilirim. Şu an pasaportlarımız Rusya Konsolosluğu'nda. Birkaç ülke için daha vize almamız gerek gitmeden. Bunun dışında evi kiraya vermeyi düşünüyoruz seyahatimiz sırasında bize maddi destek olması açısından. Arabamızı satacağız eğer ben vakit bulup internete ilan verebilirsem :) Bir de bu arada Kutupayısı Doğa Sporları ve Malzemeleri firmasına mail atmıştım birkaç ay önce bu seyahat ile ilgili. Sağ olsunlar konu ile çok ilgilendiler ve bize malzeme sponsoru olmaya karar verdiler.

Belli bir rotanız var mı? Mutlaka görmek istediğiniz yer neresi?
Kabaca bir rota yaptık. Rusya’dan başlayıp Asya’yı gezmeyi, eğer vize sıkıntısı olmazsa Avustralya ve Yeni Zelanda’ya gitmeyi, sonra Latin Amerika’ya uçup Arjantinden başlayıp Kanada’dan çıkmayı ve İzlanda üzerinden eve dönmeyi düşünüyoruz. Eğer zaman ve finansal sorunlar yaşamazsak Afrika’dan da birkaç ülke katabiliriz.

Gideceğiniz ülkeleri nasıl seçiyorsunuz? Sizin için bir ülkenin doğal güzellikleri mi yoksa tarihi dokusu mu daha önemli?
Hepsi diyebiliriz. İkimiz de seyahat etmeyi çok seviyoruz ama damak tatlarımız farklı. Murat daha çok doğa ile iç içe olmayı severken, ben şehir hayatının içinde o bölgenin insanları ile birlikte vakit geçirmeyi severim. Bu şekilde gittiğim ülkeyi ve insanlarını daha iyi anlayacağımı düşünüyorum.

Berra Demirel:

Turunuzun ne kadar sürmesini planlıyorsunuz?
Şimdilik 1,5 yıl sürer diye düşünüyoruz.

Turla ilgili anılarınızı bloğunuz dışında paylaşacağınız bir yer var mı?
www.aklindanbirülketut.com'da gezi yazılarını fırsat buldukça yayınlayacağım. Bunun dışında facebook ve instagramda da "Aklından Bir Ülke Tut" adıyla bizi takip edebilirsiniz.
 
 

-
Yorum göndermek için Giriş Yapın veya Üye Olun

Yorumlar(0)

Yorumlar