Google+

Arama formu

Uzaktaki Minik Kız: "Ülkesini çok seven ve özleyen yine de bu hayat tecrübesini yaşamlarına eklemek isteyen iki insan olarak kendimizi Avustralya’da bulduk."

1-Türkiye’deki işinizi bırakıp Avustralya’ya gitme fikri nasıl ortaya çıktı? Bu kararı verme sebebiniz nedir?

Hem benim hem de eşimin her boş zamanımızda en severek yaptığımız şey seyahat etmek oldu. Yeni kültürleri tanımak, yeni sokaklarda kendimizi kaybetmek bizim mutluluk sebebimiz:) Benim daha öncesinde yurt dışında yaşama tecrübem yoktu ve hayatımıza bu tecrübeyi 30 yaşına girmeden önce eklemek istiyorduk. Yani “Yapılacaklar Listesi” kararlarımızdan biriydi diyebilirim:) Bu işe hiç bir zaman sevmediğimiz bir ülkede yaşadığımızı düşündüğümüz için kalkışmadık. Aksine ülkesini çok seven ve özleyen yine de bu hayat tecrübesini yaşamlarına eklemek isteyen iki insan olarak kendimizi Avustralya’da bulduk:)

Uzaktaki Minik Kız:
                                   Hahndorf,Adelaide

2- Neden Avustralya? Bunun özel bir sebebi var mı?

İçtenlikle söyleyebilirim ki, göç etme fikrimiz Avustralya ile başlamadı. Avrupa ülkelerini araştırdık uzunca bir süre. Bir çoğu zaten işsizlikle boğuşan, diğerlerinin de dışarıdan göçe aslında çok da sıcak bakmadığını anladığımızda, aklımızda ve listemizde Kanada ve Avustralya kalmıştı. Kanada’nın soğuk iklimi, Avustralya’nın her daim güneşin size el salladığı tropik havasına ve sıcakkanlı insanlarına yenik düştü ve kazanan Avustralya oldu:)

Uzaktaki Minik Kız:
                                             Wollongong

3-Ne kadar zamandır Avustralya’da yaşıyorsunuz?

Altıncı ayımızı geride bıraktık şu sıralar. Turistik bir gezi için oldukça uzun bir süre sayılsa da yepyeni bir kültür içerisinde “yerleşik” olmak için çok kısa bir süre. Altı aydır hem Sydney’de yerleşik bir hayat kurmaya çalışırken hem de yine yerimizde durmuyor Avustralya’nın diğer şehirlerini de keşfetmeye çalışıyoruz.

Uzaktaki Minik Kız:
                           Royal Botanic Garden,Melbourne

4-Yıllardır yaşamaya alıştığınız ülkenizden ayrılıp başka bir yere yerleşmenin ne gibi zorlukları var?

Bu sorunun herkes için farklı bir cevabı vardır fakat benim için sürecin en zor kısmı, karar verdiğimiz günden uçağa bindiğimiz ana kadar geçen süre oldu. 6 yıldır her gün severek gittiğim ve ikinci bir ailemi yarattığım işimden istifa etme, çok severek kurduğumuz evimizi bırakma, durumdan hiç haberleri olmayan ailemizi Avustralya fikrine alıştırma gibi. Dediğim gibi, gelmeden öncesi, geldikten sonramıza oranla duygusal açıdan daha zor geçti. Yepyeni bir ülkeye ayak attığınız an, yeni doğmuş bir bebek gibi her şeye yeniden başladığınızdan, merak ve öğrenme hissi sizi duygusal açıdan oldukça güçlendiriyor.   

Uzaktaki Minik Kız:
                                          Sydney Harbour

5- Şimdiye kadar karşılaştığınız ilginç bir anınızı bizimle paylaşabilir misiniz?

Neredeyse her günümüz ilginç anılarla dolu desem abartmış olmam sanırım:) Stresli İstanbul günlerimizden sonra, ilk geldiğimiz günlerde insanların rahatlığı konusu bizi uzun bir süre şaşırtmıştı. Rahatlıktan kastım, bütün bir yaz mevsimini çoğu Avustralyalı’nın ayakkabısız geçirecek kadar rahat olmaları:) Denize girmek veya sörf yapmak için sokakta yürüyen insanların birçoğunda ayakkabı bulunmuyor (eğer varsa büyük ihtimal turist olduğunu düşünebilirsiniz:)). İşe giden insanların büyük bir kısmı da sadece parmak arası terlik giyiyor. Bence Avustralya’nın kafa rahatlığını resmetmek istesek bu kareyi rahatlıkla kullanabiliriz:) Onun dışında sokakta yürürken kanguruyla karşılaşmıyoruz ama bazı parklarda sayamayacağınız kadar çok, kısmen evcil kangurular var. Ben kanguruyu Avustralya için bir şehir efsanesi sanarken, yanıma kadar zıp zıp gelip yiyecek isteyen gözlerle bakmaları ve kendilerini sevdirmeleri beni çok şaşırtmıştı. Bunlar ilk aklıma gelenler fakat dünyanın diğer ucunda ve” Down Under” denilen bir ülkede yaşıyorsanız, her an sizi şaşırtacak bir anıyı hafızanıza eklemeniz mümkün olabiliyor:)

Uzaktaki Minik Kız:
                                        Morriset Park, Sydney

6- Göç hikayenizi anlattığınız bir bloğunuz bulunuyor. Bize kısaca bloğunuzdan bahseder misiniz?

Blog açma fikri hayatımda en severek yaptığım iki şeyi birleştirmek istememle ortaya çıktı; seyahat etmek ve yazı yazmak. Küçüklüğümden beri duygularımı hep en rahat yazarak ifade etmişimdir. Seyahat etmek ise yirmili yaşlarımın başından beri şehirleri tanımak ve dolayısıyla kendimi keşfetmek için en heyecan duyarak yaptığım şey. Bir gezi bloğu fikri her zaman aklımın bir köşesinde vardı fakat sürekli ertelediğim bir karar oldu. Avustralya’ya yerleşmeden tam 10 gün önce, biraz da artık çok sık konuşamayacağımı düşündüğüm kendi dilimde dertleşmek ve ülkesinden çok uzaktaki bu minik kızın yaşadıklarını anlatmak için bloğumu açtım.

Uzaktaki Minik Kız:
                                Barossa Valley, Adelaide

7- Bloğunuzda Avustralya dışında başka ülkelerden de bahsedecek misiniz?

Şu sıralar en heyecan duyarak üzerinde çalıştığım kısım bu ve cevabım evet! :) Daha önce gezdiğimiz yaklaşık 18 ülkeden, detayları hafızamda hala canlı olanları bloğumda yazmak için hazırlıklara başladım. (İlki sanırım en sevdiklerimden biri olan Cape Town olacak), bunun dışında Temmuz ayı içerisinde Asya ülkerinin bazılarını içeren bir seyahat planlıyoruz onu da mutlaka bloğumda paylaşacağım:)

Uzaktaki Minik Kız:
                                Harbour Bridge, Sydney

8- Hikayenizi bloğunuz dışında nerelerde paylaşıyorsunuz?

Uzaktaki Minik Kız ismini taşıyan bir Facebook ve Instagram sayfam da mevcut. Özellikle Instagram, kendi çektiğim fotoğraflarımın altına günlük yaşantımı yazdığım ve tanımadığım pek çok arkadaşımla paylaştığım sanal bir buluşma ortamı benim için, bu yüzden çok aktif ve çok severek kullanıyorum diyebilirim. Bir de çok yeni bir Snapchat kullanıcısıyım. Henüz çok sık paylaşım yapamasam da burada yaşadığım şeyleri anlık olarak paylaşabilme fikri hoşuma gidiyor.

Uzaktaki Minik Kız:
                                 Little Sahara, Kangaroo Island

9- Geri dönmeyi düşünüyor musunuz?

Bir gün kesinlikle evet ama şu gün döneceğiz diye bir plan yapmadık ve yapmak da istemiyoruz açıkçası. Kısa süreli planlarımızla şu an keyfimiz yerinde fakat eşimle sözsüz anlaştığımıza inandığım bir konu var ki, bu tecrübeleri hayatımıza kattıktan sonra, hafızamızda bu güzel günlerle birlikte,bir gün yine Türkiye’de yaşayacağız.

Uzaktaki Minik Kız:
                             Wedding Cake Rock, Sydney

10- Avustralya’dan sonra başka bir ülkeye yerleşme gibi bir planınız var mı?

Geleli çok kısa bir süre olduğu için farklı bir ülke planımız henüz olmadı. Ama hiç bir düşünce veya ülke bizim için imkansız değil, bir gün yine “uzaklarda” fakat bambaşka bir ülkeden de yazıyor olabilirim, zamanın bize oynayacağı tüm güzel oyunlara hazırız, her an her şey olabilir bu yüzden:)