Google+

Alaşehir

image_placeholder
Alaşehir03:57 AM
15℃
1 TRY=0.00
Type F250V16 A
  • Ocaweather-icon0℃
  • Şubweather-icon0℃
  • Marweather-icon0℃
  • Nisweather-icon0℃
  • Mayweather-icon0℃
  • Hazweather-icon0℃
  • Temweather-icon0℃
  • Ağuweather-icon0℃
  • Eylweather-icon0℃
  • Ekiweather-icon0℃
  • Kasweather-icon0℃
  • Araweather-icon0℃
Genel Bilgiler / Rehber

Alaşehir, Ege Bölgesi’nde Manisa ilinin bir ilçesidir. Gediz Ovası’nın doğusunda olup içinden Gediz Nehri’nin bir kolu olan Alaşehir Çayı’nın aktığı bir grabenden ve etrafı oldukça yüksek dağlarla çevrilidir. İlçenin güneyinde 1000-1100 metre yüksekliğindeki Bozdağlar ile kuzeyinde Uysal Dağlar ve bu dağların arasında Alaşehir Ovası ve engebeli Uluabat Çayı Vadisi bulunmaktadır.
Alaşehir M.Ö. 159 yılında Attaloslar Kralı II. Attalos tarafından kurulmuştur. Attalos kardeşi Eumenes'i çok sevdiği için bölgeye Philadelphia/Filadelfiya (kardeş sevgisi) adını vermiştir. Philadelphia şehrinin madeni paralarında da birbirine çok benzeyen bu iki kardeşin resmi yer almaktadır.
Zamanla Roma İmparatorluğu'nun egemenliği altında giren Philadelphia, Romalıların Anadolu’da en önemli merkezlerinden biri olmuştur. Romalılar döneminde daha da gelişen kent MS 40 yıllarında Hıristiyanlığı kabul etmiştir. Hıristiyanlığın yaygınlaşması ile birlikte Roma Kralı Pavlus tarafından, İncil'de de adı geçen 7 Anadolu kilisesinden biri olan Philadelphia (St. Jean Kilisesi) Kilisesi kurulmuştur. Yıllarca depremlere maruz kalan kilisenin sadece bir duvarı ve içerindeki antik kalıntıları günümüze ulaşabilmiştir.
Philadelphia, Bizans Devleti’nin de önemli bir askeri üssü olmuş, birçok saldırıya uğramış ama şehri çevreleyen surları sayesinde bu saldırılardan çok etkilenmemiştir. Ancak buna rağmen birinci derece deprem kuşağında olan bölgedeki tarihi eserlerin bir kısmı yıkılmış ve toprak altında kalmıştır.
Tarihi boyunca savaşlarda Türkler ve Bizanslılar arasında el değiştiren Philadelphia, 1389 yılında Yıldırım Bayezid tarafından Türk topraklarına katılmıştır. Yıldırım Bayezid Han'ın yüksek bir tepeden şehre bakarak "ne ala" şehir demesi üzerine ilçe o günden sonra Alaşehir olarak anılmaya başlamıştır.
Alaşehir'de özellikle gezilmesi gereken yerlerin ufak bir tanıtımı bu şirin ilçeyi gezerken size büyük ölçüde yardımcı olacaktır:
Alaşehir Surları: Roma İmparatorluğu zamanında şehrin korunmasını sağlayan surlar, şehrin dört bir  yanını sarmaktadır. 2,5 metre kalınlığında, 8 metre yüksekliğinde, 8 kilometre uzunluğundadır. Kiremişli, Kirmastı, Elhizar ve Dombaykapı olmak üzere dört kapısı bulunmaktadır.
Şeyh Sinan Türbesi: Şeyh Sinan ve ailesi caminin bahçesindeki türbede yatmaktadırlar. Türbe kapısında asılı kitabeye göre cami 1465 yılında yapılmış, Şeyh Sinan 1482 yılında ölmüştür. Kare şeklinde planlanan caminin üzeri kurşun kaplıdır. Osmanlı mimarisinin özelliklerini taşımaktadır.
Kurşunlu Han: Kervansaray olarak yapılan bu hanın Semiz Ali Paşa veya Gedik Ali Paşa tarafından 1548-1553 yıllarında yaptırıldığı tahmin edilmektedir. 3 kat olarak yapılan binanın günümüzde sadece zemin katta bulunan dehlizleri kalmıştır.
Antik Tiyatro: MÖ I. yüzyıl, erken Roma dönemine ait olan tiyatro, 1983 yılında yapılan kazılar sonucu ortaya çıkarılmıştır. Kazılarda ortaya çıkan eserler MS 2. ve 3. yüzyıla aittir. Alanda kazılar halen devam etmektedir.
Sarıkız Ilıcaları: İlçenin güneydoğusunda sarıkız maden suyu yakınlarındadır. 26 derece olan suyun sıcaklığı romatizma, cilt hastalıkları, zihin ve beden yorgunluklarına iyi gelmektedir.
 
Kadı Şeyh Türbesi: Kadı Şeyh Camii bahçesinde olan türbe, ilçenin Sarısu mahallesindedir. Türbede kitabe bulunmamaktadır. Rivayete göre Alaşehir'in kadılarından olan Kadı Şeyh tarafından yapılmıştır.
Pazar Camii: Ne zaman yapıldığı bilinmeyen camii, 1969 yılında depremle yıkılmıştır. 1975 yılında  Mimar Sinan'ın planı uygulanarak yeniden restore edilmiştir.
Yağhane Camii: Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde, çarşı kenarında Süylün Muslu Paşa Cami ve Hamamı diye iki yerden bahsedilmektedir. Adı geçen hamam günümüzde halen durmakta olup, cami 1922 yılında yanmış yerine yeni bir cami yapılmıştır. Yağhane Camii, bu yeni camiye verilen addır.
Güdük Minare Camii: Caminin ne zaman ve kimin tarafından yapıldığı bilinmemektedir. Minarenin tarzı göz önünde bulundurulduğunda Yıldırım Bayezid döneminde yapıldığı tahmin edilmektedir. Kare şeklinde olan caminin  gövdesinin üzeri kubbe ile örtülüdür. Minaresi şerefiyeye kadar orijinaldir. Minaresinden dolayı Güdük Minare adını almıştır.
Yıldırım Bayezid Camii: Cami Yıldırım Bayezid tarafından yaptırılmış olup, eni boyunun iki katıdır. Yapı, 3 şerefeli cami planına göre yapılmıştır.
Şeyh Sinan Camii: Tamamen orijinal bir yapıt olan cami, Osmanlı fatihlerinden Mahmut Fakih Oğlu ve Bursalı Meftun Emir Sultan Halifesi Şeyh Sinan tarafından yaptırılmıştır. Camide asıl mekan 6 kubbe ile,  son mekan 3 kubbe ile örtülüdür. Caminin kubbeleri kurşunla kaplıdır. Caminin zaviye ve kütüphanesi çıkan bir yangında tahrip olmuştur.

Alaşehir’de Ne Yenir?

Alaşehir denince akla hemen Alaşehir kapaması gelir. Elde açılan hamur, mantı gibi ama daha büyük parçalar halinde kesilip içi etle doldurulur, bol yağda kızartıldıktan sonra et suyu, yoğurt ve maydanozla servis edilir.
Hamuru tahinle yoğrulan tahinli pidesi, kesik peynirden yapılan kesik pidesi, sac kavurması, kağıt kebabı, ev yapımı salçası, tarhanası, üzüm pekmezi, üzüm pestili, çekirdeksiz sultaniye üzümü, yaprak sarması, odun ekmeği de yörenin meşhur lezzetleri arasındadır. Meşhur Sarıkız Maden Suyu da Alaşehir’de üretilir.
Bu arada ilçede her köşe başında simit-turşu ikilisi satılır, denemeden dönmeyin. 

Alaşehir’e Nasıl Gidilir?

Manisa-Alaşehir arası 118 kilometre olup, yol tahminen 2 saat sürmektedir. En kolay ulaşım Manisa Otogarı’ndan Alaşehir otobüslerine binerek merkezde inmektir.
İzmir'e uçakla gelip Adnan Menderes Havaalanı’ndan bir saatlik bir mesafe olan Manisa'ya geçerek Alaşehir otobüslerine binebilirsiniz.
İzmir Tren Garı’ndan Alaşehir'e giden trene binerseniz 3 saat 15 dakikada Alaşehir'e varırsınız.