Google+

Balçık

Balçık - : - / -
--℃
1 BGN=0.00
Type C250V2.5 A
  • Ocaweather-icon0℃
  • Şubweather-icon0℃
  • Marweather-icon0℃
  • Nisweather-icon0℃
  • Mayweather-icon0℃
  • Hazweather-icon0℃
  • Temweather-icon0℃
  • Ağuweather-icon0℃
  • Eylweather-icon0℃
  • Ekiweather-icon0℃
  • Kasweather-icon0℃
  • Araweather-icon0℃

Balçık Hakkında Bilinmesi Gerekenler 


 
Bulgaristan’ın Karadeniz kıyısı hattında bulunan bir sahil kenti olan Balçık, Güney Dobruja bölgesinde yer almaktadır. Başkent Varna’nın 42 kilometre kuzeyinde yer alan Balçık, yeşil doğası ve tertemiz havasıyla bilinmektedir.

Trakya yerleşimi olarak kurulan bu bölge daha sonra İyon Antik Yunanları tarafından Krounoi adıyla kolonize edilmiştir. Ardındansa denizinde keşfedilen bir Dionysus heykeli sebebiyle Dionysopolis olarak yeniden adlandırılmıştır. Tarihsel süreç içerisinde bir Yunan-Bizans ve Bulgar kalesi haline gelen bölge, Osmanlı İmparatorluğu döneminde bugünkü adıyla bilinen ve Gagauzca “küçük kasaba” anlamına gelen Balçik kelimesinden türetilmiştir. Balçık’ın ismine dair bir diğer rivayet o dönemde burada yaşamakta Balik isimli bir asilzadeden türetildiği yönündedir.
 
Bulgaristan’ın 1878 senesinde bağımsızlığını ilan etmesinin ardından bir tarım kenti olarak gelişme gösteren Balçık ekonomisinin önemli bir dayanağı buğday ihracatına dayanmaktadır. Oldukça kozmopolit bir yapıya sahip olan kentte Bulgar nüfus her ne kadar çoğunluğu oluştursa da Türkler de yaşamaktadır. Yıllar içerisinde doğası ve deniz sevdalıları için akıl çelici güzellikteki sahilleri ile de dikkat çeken Balçık, özellikle yaz döneminde pek çok turisti ağırlamaktadır.

Balçık ayrıca pek çok sanatçıya da esin kaynağı olmuştur. Bunlar arasında en ünlü iki tanesi İtalyan yönetmen Francis Ford Coppola ve meşhur Türkiyeli şair Nazım Hikmet’tir. Coppola ömrünün yaklaşık 11 senesini Youth Without Youth filminin çekimleri için burada geçirmiştir. Nazım Hikmet’in  “Çok yorgunum, beni bekleme kaptan. / Seyir defterini başkası yazsın. / Çınarlı, kubbeli, mavi bir liman. / Beni o limana çıkaramazsın…” dizeleriyle seslendiği meşhur Mavi Liman ise Balçık’taki limandır. 

Balçık Sarayı 

Balçık gerek doğası, gerek sıcakkanlı insanları, gerekse tarihî güzellikleri ile Bulgaristan’ın en güzel destinasyonlarından birisidir. Buraya geldiğinizde mutlaka uğramanız gereken adreslerin başında ise Balçık Sarayı gelmektedir.

Resmi ismi Sessiz Yuva Sarayı olan bu yapı bölge Romanya'nın kontrolü altında iken yani 1926 ve 1937 yılları arasında Romanya Kraliçesi Marie'nin ihtiyaçları için inşa edilmiştir. Saray kompleksi, bir dizi konut villa, sigara içilmeyen bir salon, şarap mahzeni, enerji santrali, manastır, kutsal bir yay, şapel ve diğer birçok binadan ve en önemlisi günümüzde devlet tarafından yönetilen bir parktan oluşmaktadır. Şimdilerde sahip olduğu botanik bahçesi ile meşhur bu saray, deniz seviyesinden 17 metre yükseklikte kurulmuştur.
 
Francis Coppola’nın Youth Without Youth filminin en önemli mekânlarından olan saray, I. Ferdinand'ının karısı Marie’nin, 1921 senesinde Balçık'ı ziyaret edip sevmesi üzerine yaz aylarında ikamet edebileceği bir yer olarak tasarlanmıştır. Geniş bağlar, bahçeler ve bölge vatandaşlarının su tahsis edebileceği değirmenleri ile oldukça geniş bir alana yayılan bu yapı İtalyan mimar Augustino ve Americo tarafından tasarlanmıştır. Saray yapımında Balkan ve Doğu motiflerinin çokça kullanıldığı saraya dair ilk göze çarpan detaydır. Sarayın içinde yer alan parkı düzenlemek içinse özel bir çiçekçi kiralanmıştır. Ana binanın nefes kesici minaresi ve kraliçenin Bahá'í inançlarını mükemmel biçimde gösteren Hristiyan Şapeli sarayın en önemli detaylarındandır.

Sarayda bulunan parkın yerine 1940 yılında, Bulgaristan'daki Güney Dobruja’da gerçekleştirilen Craiova Anlaşması ile Balçık Botanik Bahçesi kurulmuştur. 65.000 metrekarelik bir alana sahip olan bahçe, 85 farklı bitki ailesi ve 200 cinse ait 2000 bitki türünü bünyesinde barındırmaktadır. Bahçenin başlıca turistik yerlerinden birisi de açık havada bulunan ve Monako’dakinden sonra Avrupa'da kendi türünün ikincisi olan 2.000 metrekarelik alana yayılmış büyük boyutlu kaktüs türlerinin koleksiyonun bulunduğu kısımdır. Bahçede yer alan diğer önemli türler arasında Metasequoia, para kauçuk ağacı ve Ginkgo bulunmaktadır. 

Balçık’ta Görülmesi Gereken Diğer Yerler 


 
Balçık her ne kadar Balçık Sarayı ile ünlense de bu kentte görmeniz gereken yerler bu sarayla sınırlı değildir.

Queen’s Winery House: Yerel şarapları ve şarap imalathaneleriyle de bilinen Balçık’ın en meşhur şarap evi Queen’s Winery House, taş mimarisi ve atmosferi ile oldukça ilgi çekici bir adrestir. Çeşit çeşit yerel şarapların bulunduğu bu evde ayrıca farklı şarap şurupları da üretilmektedir. Ücretsiz şarap tadımı imkânının bulunduğu bu adresin en meşhur üretimi ise “snow wine”dır.

Golf Villaları: Balçık ayrıca golf villa ve sahaları ile de son dönemde yükselişe geçmiş adreslerdendir. Burada bulunan pek çok golf merkezleri arasında Black Sea Rama en meşhurudur. Burası kaliteli çimleri ve harika konumunun yanı sıra leziz yiyecek alternatiflerinin bulunduğu restoranı ile de oldukça popülerdir.

Balçık Sanat Galerisi: 1300 yıllık Bulgaristan Fonu bağışları ile eski bir lise içine inşa edilen Balçık Sanat Galerisi bugün kentin en önemli kültür sanat merkezlerinden birisidir. Toplamda 800 metrekarelik bir sergi alanına yayılan galerinin birinci katı geçici sergiler için ayrılmıştır. Galerinin yabancı sanatçıların eserlerinin de yer aldığı bölümüdür. İkinci katta ise Bulgar sanatçıların en önemli yapıtlarını içeren kalıcı sergisi görebilirsiniz. Kronolojik olarak 20. yüzyılın ilk yarısından başlayarak geçiş dönemi (1950'ler) ve en son dönemlerdeki sanat eserleri yer almaktadır.

Sergide deniz temalı eserler, Eski Balçık’tan sahne ve portreler hâkimdir. Önemli Bulgar sanatçıların grafiklerinin ön plana çıktığı bu alan sayesinde Balçık’ın geçmişine ve yakın dönem tarihsel gelişimine dair fikir edinmek mümkündür. Güney Dobrudzha (1913-1916 ve 1919-1940) işgali sırasında Balçık duvarlarını boyayan 11 Romen sanatçının çalışmaları da yine burada yer almaktadır. Burada o zamanlar, Rumen kraliçesi Maria’nın güney ikametgâhı olarak seçtiği bu yerleşke, bu sebeple pek çok Romanyalı entelektüel ve sanatçıyı cezbetmiştir. Eski çağlardan, oryantal egzotizminden ve estetik anlayışından etkilenen sanatçıları işlerini görmek mümkündür.