Google+

Arama formu

Bayburt’ta Gezilecek Yerler

Bayburt’ta Gezilecek Yerler

Önemli tarihî yapılara ve doğal güzelliklere sahip olan Bayburt, Çoruh Nehri sayesinde her yıl birçok su sporları ile uğraşanların uğrak noktası haline gelmiştir. Bayburt tarihî güzelliklerinin yanı sıra el değmemiş doğal güzellikleri ile Anadolu'nun en güzel kentlerinden biridir. Tarihî İpek Yolu'nun kadim kenti Bayburt'ta doğa ile başbaşa kalmak, Çoruh Vadisi'ne kulak kabartmak, yüzyıllarca geriye gitmek ve yabanın ortasında nadir bir çiçek gibi görünen Baksı Müzesi ile karşılaşmak çok normal.

Bayburt Gezilecek Yerler

Bayburt'ta Çoruh Nehri'nde rafting yapabilir, Dede Korkut Türbesi'ni ziyaret edebilir, Bayburt'u kültürel açıdan bir rota haline getiren Baksı Müzesi'nde vakit geçirebilir, kentin önemli tarihî simgesi olan Bayburt Kalesi'ni gezebilir, gizemini günümüze kadar koruyan Aydıntepe Yeraltı Şehri'ni ve Helva Köyü Buz Mağarası'nı keşfedebilirsiniz. Adını andığımız bu yerler hakkında detaylı bilgiyi yazımızda bulabilirsiniz.

 

Çoruh Nehri Rafting Parkurları

Çoruh Nehri Rafting Parkurları

Çoruh Nehri dünyanın en süratli ve en derin nehirlerinden biri olarak kabul edilir. Nehirde zorluk derecesine göre 4 parkur vardır. Özellikle Bayburt-Yusufeli-Oltu arasındaki parkurda uluslararası yarışlar düzenlenmektedir. Mayıs ve haziran ayları arasında nehrin en verimli olduğu spor dönemidir. 1993 yılında Dünya Rafting Şampiyonası'na ev sahipliği yapmıştır. Kaynağını Mescit Dağı’ndan alır; Borçka’nın Muratlı kasabasından sonra Türkiye sınırlarından çıkar ve Batum’dan Karadeniz’e akar. Pek çok balık türünün de yaşam alanı olan bu suların toplam uzunluğu 376 kilometredir. Çoruh Nehri’ne dünyanın her bölgesinden rafting, kano ve nehir kayağı gibi sporlar için yerli ve yabancı sporcular gelir. Bölgede su sporları yaygın olduğundan nehrin çevresinde birçok su sporu etkinliğine katılabilirsiniz. 

Bayburt Kalesi

Bayburt Kalesi

Şehrin kuzeyinde yalçın kayalar üzerine inşa edilmiş olan kalenin kimler tarafından yapıldığı bilinmemektedir. İlk yapının Ermenilere ait olduğu öne sürülse de Bağrat sülalesi zamanında (885–1044) varlığından söz edilen Bayburt Kalesi’nin çok daha önce, miladın ilk yüz yıllarında mahalli prens ve mücadelelerinde rol oynadığı anlaşılmaktadır. Selçuklu döneminde tekrar inşa edilen ve onarılan kalenin üzerinde bu yapımı tarihleyen 20 adet Arapça kitabe bulunmaktadır. Tarih boyunca sık sık işgale uğrayan Bayburt Kalesi, en son 1828 yılında Rus Savaşı'nda harap edilmiştir. Dış yüzeylerinde mor ve yeşil firuzeden çinilerile kaplı olan kale, bu görüntüsünden dolayı da "Çinimaçin" Kilisesi olarak adlandırılmıştır. Ancak savaşlardan ve doğal olaylardan dolayı günümüzde bu eşsiz çinilerden iz kalmamıştır. Bu kale Dede Korkut Hikayeleri'nde geçen görkemli bir yapıttır.

Aydıntepe Yer Altı Şehri

Aydıntepe Yer Altı Şehri

Bayburt'un Aydıntepe ilçesinde yer alan antik kent yerleşkesinin hemen altında bulunan Aydıntepe Yer Altı Şehri dehliz şeklinde oluşmuştur. Resmi olarak, 1988 yılında bir inşaat kazısı sırasında tesadüfen gün yüzüne çıkarılarak Kültür ve Tabiat Varlıkları Kurulu tarafından koruma altına alınmıştır. Yeraltı şehri, uzunluğu 1 kilometreyi bulan galerilerden oluşmuştur. Galeri tavanlarında gözetleme kulesi veya havalandırma olarak kullanıldığı düşünülen konik biçimli gözler vardır. Gezilebilir alanı 200 metre olan yer altı galerisinin hangi amaçla yapıldığı gizemini korumaktadır. Yer yüzeyinden 2 ila 5 metre derinlikte ana kayanın oyulmasıyla oluşturulmuştur. Aydıntepe Yer Altı Şehri içindeki koridor boyunca odalar, galeriler, su arkları, havalandırma bacaları ve duvarlarda açılmış oyuklar mevcuttur. Turizme açık olan yeraltı şehri, Bayburt'ta mutlaka görülmesi gereken yerlerden biridir.

Helva Köyü Buz Mağarası

Helva Köyü Buz Mağarası

Helva Köyü Buz Mağarası'nda buzdan oluşmuş sarkıt ve dikitlerin bulunduğu bu mağara doğanın ilginçliğini gözler önüne sermektedir. Bayburt il merkezine 33 kilometre mesafede bulunan mağara zamanında köy halkı tarafından soğuk hava deposu olarak kullanılmıştır. Sıcak yaz aylarında bile dışarıdaki yüksek sıcaklığa rağmen mağara içi dondurucu derecede soğuktur. Mağaranın geniş bir girişi olmasına rağmen buzdan sarkıt ve dikitlerin erimediği mağara yöre halkı tarafından et ve yiyeceklerin korunması amaçlı kullanılmaktadır. Turistik açıdan yörede pek bilinmeyen bu mağaranın önemi son yıllarda daha çok anlaşılmaktadır. 

Baksı Müzesi

Baksı Müzesi

Bayburt'a 45 kilometre mesafede olan bu müze 2014 Yılı Avrupa Konseyi Müze Ödülü’ne layık görülmüştür. Müze içerisinde çağdaş sanatla geleneksel sanat bir araya gelmektedir. Çoruh Nehri'ne bakan vadide kurulan bu sıradışı müze, sergi salonları, depo müze, atölye, konukevi ve kütüphaneden oluşan 40 dönümlük bir araziye yayılmıştır. Müze'nin doğuşunda Bayburtlu bir sanatçı ve akademisyen olan Prof. Dr. Hüsamettin Koçan etkili olmuştur. Müze'nin isminin belirlenmesinde içinde bulunduğu Bayraktar köyünün eski adının Baksı olmasının yanı sıra baksı sözcüğünün şamanizme göre "şifacı, koruyucu" anlamı taşıması belirleyici oldu. Müze'nin içinde sergilenen eserlerle birlikte temsil ettiği kavramlar; gelenek, gelecek ve sürekliliktir. Baksı Müzesi'nin, sadece seyirlik bir müze olarak kalmayıp bulunduğu bölge insanlarına eğitim veren, burs sağlayan, istihdam eden bir misyonu vardır.

Dede Korkut Türbesi

Dede Korkut Türbesi

Bayburt ili sınırları içerisinde Masat köyünde bulunan türbe, yılın belirli zamanlarında ziyaretçilerin ilgi odağıdır. Her yıl temmuz ayında Bayburt Dede Korkut Uluslararası Kültür-Sanat Şölenleri kapsamında köyde etkinlikler düzenlenmektedir. 9. yüzyılda kesme taşların üst üste konulması ile yapılmıştır. Kümbet 1994 yılında restore edilmiştir. Türbenin üzerinde eski türkçe rakamlarla 718 yazmaktadır. Bayburt Dede Korkut Türbesi, Bayburt'un güneydoğusundaki Masat köyünde, şehre 39 kilometre uzaklıkta bulunur. Halk arasında Ali Baba Türbesi olarak da anılmaktadır.