Carnival Breeze ile Batı Akdeniz - 1. Ve 2. Bölüm

1. BÖLÜM - CARNIVAL BREEZE 
“Cruise ile Dünyanın Keşfi” yazı dizimin bu bölümünü Carnival Breeze gemisini tanıtarak ve 11 günlük Akdeniz yolculuğumuzda uğrayacağımız; Venedik - Dubrovnik - Messina - Napoli - Olbia - Roma - Livorno - Monaco ve Barselona limanları hakkındaki bilgileri ve izlenimlerimi aktaracağım.
 
Gezimiz Venedik limanından başlıyor. Carnival Breeze, 2012 yapımı ve Carnival filosunun en yeni gemisi… 3700 yolcu kapasiteli bu yüzen sarayda bulunan 1380 personel; misafirlerin her an hizmetinde, ellerinden gelen en iyi hizmeti ve güler yüzü göstermek için canla başla çalışmaktadırlar. Bunu yaşamış ve görmüş bir gezgin yazar olarak, yukarıda yazdığım klişe cümle hiç de yabana atılmamalı… Bu gemilerdeki disiplin ve düzenin yarısı bizim hayatımızda olsa, şu an bu kadar çırpınmazdık. Bu güzel ülkemizde yaşayan dünyanın en mutlu insanları olabilirdik. Dikkat edin bakın; disiplin, düzen, hizmet ve güler yüzden bahsettim. Evet, çalışkanız ama yetmiyor.

Carnival gemilerinin birinci öncelikleri, misafirlerini eğlendirmek ve hoşça vakit geçirmelerini sağlamaktır. Bunun için geminin üzerine aqua park bile kondurmuşlar. Şelaleler, su fıskiyeleri ve su oyunlarını seyretmesi bile yeter…

Fotoğrafta gördüğünüz aqua park herhangi bir şehirde değil, Carnival Breeze’de…

Ayrıca üst güvertede bir açık hava sineması da bulunmakta… Gemi bir taraftan uçsuz bucaksız denizlerde yol alırken; hele sevdiğiniz güzel bir de film veya müzik varsa, seyahatin tadına varılmıyor.

Ana lobi ve Atrium’da 8 kat boyunca rengârenk asılı duran fenerler, karnaval havası yansıtmaktadır. Gemi hakkında daha fazla bilgi için linki tıklamanız yeter.

http://www.carnival.com/cruise-ships/carnival-breeze.aspx
 
Gezimize dönersek, Venedik ve Dubrovnik ile ilgili gezilecek yerleri ve adaları sizlere daha önceki iki cruise seyahatim esnasında (MSC Magnifica ve MSC Divina) anlatmıştım. Bunları tekrar etmek istemiyorum. Ama bu güzel yazılarımı elbette şu linklerden okuyabilirsiniz:
 
*http://gezimanya.com/GeziNotlari/cruise-ile-dunyanin-kesfi-2-bolum-venedik-murano-ve-burano-adalari
 
*http://gezimanya.com/GeziNotlari/cruise-ile-adriyatik-venedik-anilari
 
*http://gezimanya.com/GeziNotlari/cruise-ile-adriyatik-dubrovnik-anilari

2. BÖLÜM - MESSİNA / SİCİLYA
 
Messina, Sicilya’nın 3. büyük şehridir. Sicilya adasının kuzeydoğu ucunda 8. yüzyılda Yunanlılar tarafından kurulmuş olup, hemen karşısındaki ana kara kıyısındaki Villa San Giovanni’den Messina boğazı ile ayrılmaktadır. 240 bin nüfusu vardır. Akdeniz’de önemli bir geçiş noktasında bulunduğundan Roma İmparatorluğu’ndan Gotlara, Araplar ve Normanlardan İspanyollara kadar çeşitli milletlerin istilasına uğramıştır. Ayrıca 1783, 1894, 1908 yıllarında geçirdiği 3 büyük depremin ardından yeniden inşa edilmiştir.
 
Şu anda ekonomisinin büyük bir kısmını; askeri ve sivil limanlarından ayrıca Cruise turizmi, zeytincilik, narenciye ve şarap yapımı ve ticaretinden kazanılan paralar ile yürütmektedir.

Gemimizin yanaştığı liman, şehrin ana merkezinde ve yürüyerek şehri gezebilirsiniz. Şehrin görülebilecek tarihi anıtları arasında, öncelikle gemiden şehre bakıldığında kubbesi hemen fark edilen Tempio Votivo di Cristo Re tapınağı ilk gözümüze kestirdiğimiz yerdi. Yüksek bir tepede bulunan bu tapınağa yarım saatlik bir yürüyüş ile ulaştık. Zaten buraya giderken şehrin yarısını da gezmiş olduk. Tabii ki buradan şehir manzarası muhteşemdi. Barok tarzında 1937’de inşa edilmiş olan bu yapının yanında bir de kulesi olmayan çan bulunmakta…

Şimdi buradan gezimize geriye sahile doğru devam ediyor ve Messina Katedrali’ne ulaşıyoruz. 12. yüzyılda yapılmış olan ve şehrin merkezinde bulunan 28 kolon üzerine kurulmuş olan bu katedral görülmeye değerdir. Biz buraya planlı bir şekilde yürüyerek öğlen saatinde ulaştık. Katedralin hemen yanında binaya bağımlı olan saat kulesinin de ayrı bir hikâyesi var. Bu kule üzerinde, 1930 yılında yapılan dünyanın en büyük astronomik saati vardır. Saat 12.00’de çalan bu saat, üzerindeki hareketli heykelcikleri ile Messina’nın önemli sivil ve dini olaylarını anlatmakta ve ayrıca ay hareketi ve güneş sistemini de tasvir etmektedir.
 
Önemli bir turist cazibe merkezidir.  

Bu arada şehri gezerken muhteşem çeşmeleri de sizlere tanıtmadan yapamazdım… İşte size şırıl şırıl akan suları ile bu yaz sıcağında insanın içini serinleten çeşmeler…

Messina Katedrali’nin bulunduğu meydan, bir kafede oturup sıcak veya soğuk bir şey içmek yahut hafif bir öğlen yemeği yemek için çok müsait… Buradan etrafı seyretmek de keyifli oluyor. Messina’nın sokaklarında tur atarak, yıllar boyu korunmuş o muhteşem binaları seyretmek çok güzel bir duygu… Ama ben bu şehre daha önce geldim, burasını biliyorum yahut burası beni açmıyor kilise mi gezeceğim diyenlerinize şimdi alternatifleri sıralıyorum…
 
Bir defa Messina bir Sicilya şehri olduğuna göre, bir taksi şoförü ile yarım günlük şehir turu için pazarlık edeceksiniz. Burası turistik bir bölge olduğundan sizi nasıl ve ne kadar zamanda gezdirebileceklerini baştan biliyorlar ve ona göre fiyat söylüyorlar. Sizi bilgilendirebilmesi açısından bildiğiniz lisanda konuşan bir taksi şoförü bulmanız çok önemli… Anlaştıktan sonra 1 saatlik bir kara yolculuğu ile Francis Ford Coppola’nın The Godfather filmini çektiği kasabalardan birisi olan Savoca’yı ve buradaki meşhur Bar Vitelli’yi ziyaret edebilirsiniz. Mafya babasının hikâyesini ve film karelerini seyrederek burada yerel bir içki olan Granita’dan içebilirsiniz. Daha sonra da sokaklarında yürür ve muhteşem manzaraya sahip Normanlardan kalan kaleyi keşfedebilirsiniz. 15. ve 16. yüzyıllarda yapılmış olan 2 kiliseyi de görebilirsiniz. Daha sonra 30 dakikalık bir yolculukla Forza d’Agro köyüne gidebilir, yine göz alıcı bir manzaraya sahip olan bu dağ köyünde çevrenin keyfini çıkarır ve The Godfather 3 filmindeki meşhur Sicilya düğününün yapıldığı kilisede fotoğraf çektirebilirsiniz.

Bir diğer alternatif ise, ister geminizin isterseniz yine limanın önünde karşınıza çıkacak olan taksiler ile yapacağınız Taormina ve EtnaYanardağı turlarına katılabilirsiniz. Taormina çok güzel korunmuş ve Avrupa sosyetesinin akın akın geldiği, dağı ve aynı zamanda da plajı olan bir tatil beldesi… Burasını daha önceki Katanya gezisi bölümünde anlatmıştım. Okumanızı ve mutlaka gitmeniz gereken bir yer olarak tavsiye ediyorum:
 
*http://gezimanya.com/GeziNotlari/cruise-ile-bati-akdeniz-turu-7-bolum-catania-taormina
 
Evet sevgili dostlarım, Sicilya’ya bir defa gelmekle olmuyor. Zaten eğer gemi ile gezmeye alışırsanız, çeşitli turlar arasında mutlaka daha önce gördüğünüz bir şehre de uğruyorsunuz. Onun için bu seferlerde her defasında değişik yerler görmeyi seçeceğinizden, bana bir gün yetmez demeyin. 2-3 kere nasıl olsa Messina’ya geleceksiniz. Çünkü Akdeniz’in Cruise geçiş rotası üzerinde yer alıyor.

Etna Yanardağı ise sizin ilginizi ne kadar çeker bilmem ama benim ilgimi hiç çekmedi. Ama gitmek isteyenler; kapalı yürüyüş ayakkabılarını ve şapkalarını yanlarına alsınlar ve 2900 metre yüksekliğe tırmanmak için kondisyonlu olsunlar… Bunun için Messina’dan 2 saatlik bir yolculuk yapacaksınız…
 
Akşam oldu ve artık gemimizin kalkış vakti yaklaştı. Yorulduk, ama bu tatlı yorgunluktan sonra odamızda her şey hazır bekliyor olacak. Başka şehre gitmek için bavul toplamamıza gerek olmayacak ve en önemlisi akşama nerede, ne yiyelim ve bu akşam nerede eğlenelim derdiniz olmayacak. Ancak menüdekileri seçmekte zorlanabilirsiniz, çünkü hepsi birbirinden güzel görünüyor.
 
Gemimiz limandan ayrılırken bizi limanın sembolü olan San Raineri heykeli selamlıyor ve tüm denizcilere “Yolunuz açık olsun” diyor.

Arrivederci Messina,
 H. Oğuz Esen

H. OĞUZ ESEN

Yazar Hakkında

H. OĞUZ ESEN

İş güç ve çoluk çocuk işlerini bitirdikten sonra emeklik günlerimi tadında geçirmek için, sıhhat ve akıl fikir yerinde iken gezmeyi seçenlerdenim.