İskandinavya'nın En'leri Göteborg

Kopenhag’dan tren ile Öresund Köprüsü üzerinden Göteborg'a gidiyoruz. Yolculuk yaklaşık 3,5 saat sürüyor. Trenler çok dakik. Biletin üzerinde yazdığı gibi saat 8:33’te bindik, 12:17’de indik. Yol boyunca rüzgar değirmenlerini gördük. Bu rüzgar değirmenlerini rüzgardan enerji elde etmek için gerek karaya gerekse denize kurmuşlar.

Göteborg tam bir öğrenci kenti

Göteborg 930 bin nüfusu ile İsveç’in ikinci en büyük, İskandinavya’nın ise dördüncü büyük kentidir. Kentte 2 tane büyük üniversite yer almaktadır; Göteborg Üniversitesi ve Chalmers Teknoloji Üniversitesi. Bu 2 üniversitede eğitim alan 60.000 öğrenci ile İskandinavya’nın en fazla öğrenci barındıran kentidir.

Göteborg, 1621 senesinde Gostav Adolf tarafından kurulmuş. Şehir kurulurken İsveç kralının şehir planlamacıları Göteborg'un planlarını çizerken Jakarta'yı örnek almışlardır. Nereden nereye…

Göteborg, kuzeyde yer alıyor olsa da, Gulf stream akıntıları nedeniyle iklimi, İskandinavya bölgesindeki diğer şehirlere göre daha yağışlı ve yumuşaktır.

Kent, konumu nedeniyle jeopolitik öneme sahiptir. İskandinavya’nın en büyük limanına sahip olması, kenti ticaret hacmini de büyütmüştür. Özellikle şehirdeki endüstri ve hizmet sektörlerinin gelişmesi Volvo ve Ericsson gibi büyük şirketlerin burada yerlerini alması ile hız kazanmıştır.

Kültür-Sanat ve Gece Hayatı Oldukça Yoğun Yaşanıyor

Ayrıca Göteborg'da çok sayıda yüksek teknoloji ve yazılım şirketleri de bulunmaktadır. Bu durum da, kentin yıllardır yabancı ülkelerden göç almasına neden olmuştur.

Göteborg, yıllardır bir ticaret merkezi olduğundan, kültür ve sanat anlamında da bir hayli gelişmiştir. Şehirde 18 tiyatro ve 25 müze bulunmaktadır. İskandinavya’nın en büyük eğlence parkı Lisaberg de kentte yer almaktadır.

Öğrenci nüfusunun da etkisi ile gece hayatı oldukça yoğun bir kenttir. Göteborg'un gece hayatı Kungsportsavenyn Caddesi'nde toplanmıştır. İki kilometre uzunluğundaki caddede farklı zevklere hitap eden eğlence mekânları, çok sayıda cafe ve bar bulunmaktadır.

Her sene Göteborg’da İskandinavya’nın en büyük film festivali olan Göteborg Film Festivali düzenlenmektedir.

Göteborg’da futbol bir tutkudur. 60 bin kişinin oturarak maç seyredebildiği İskandinavya’nın en büyük stadyumu da buradadır. Ayrıca futbol olduğu kadar kış sporları da çok gelişmiştir.

2008 senesinde Dünya Artistik Patinaj Şampiyonasının Göteborg’da düzenlenmiş olması da buna bir kanıt niteliğindedir.

Göteborg'da alışveriş merkezlerine yakınlığı ve yemekleri ile IQsuites ve Dorsia Hotel & Restaurant konaklamak için tercih edilebilir.

Göteborg Kanal Turu ve Eski Kent

Göteborg’u yürüyerek gezmek ne kadar keyifliyse, kanallar arasında botlarla gezmek de bir o kadar keyifli. Botlarla yapılan Göteborg kanal turunda genelde üniversite öğrencileri rehberlik yapıyorlar. Bizim botumuzda ikisi de birbirinden güzel üniversite öğrencisi var. Zaten İsveç halkı çok güzel bir ırk, hem kadınları hem de erkekleri çok güzel ve zarifler.

Kanalların pek çoğu insan eli ile açılmış. Kanallar arasındaki köprüler o kadar alçak ki, eğilmekten de öte bazı köprülerin altından geçerken resmen yerlere serildik. Norveç’te oturduğumuz yerde kafamızı eğiyorduk. Burada oturduğunuz yerden kalkıp yerlere yattık. Oldukça keyifliydi.

Kanallarda gezerken kıyılara demirlenmiş 19 adet savaş gemisinin sergilendiği açık hava müzesini görüyoruz.

Dudak şeklinde tasarlanmış kırmızı beyaz Lego evi ise hayli ilginç bir mimariye sahip. Tüm kuzey ülkeleri tasarımda birbiri ile yarışıyor adeta. Bu lego evinin görünen yüksekliği 80 metre, ancak görünmeyen yerin altına inen yükseklik ise 90 metreymiş. Buralar kanal bölgesi olduğundan, zemin yumuşakmış. Bu nedenle binanın yüksekliğinden daha fazlası neredeyse yerin altında.

Biraz daha ilerleyince 1994’te yapılan ve bir gemiyi andıran opera binasını görüyoruz. Ardından çok geniş bir alana yayılmış tersaneye geliyoruz. Denizcilik çok gelişmiş olduğundan dolayı ile tersanesi de çok büyük.

Daha sonra yemyeşil parklar arasından geçiyoruz. Yemyeşil parkların, ağaçların, tipik İsveç evlerinin sudaki yansıması müthiş görüntüler oluşturuyor. İsveç halkı güneşi çok az gördüğü için, güzel havalarda kendilerini parklara atıp, çimenlere sereserpe uzanıyorlar. Neredeyse herkesin elinde bir kitap, kanallar boyunca uzanan parklarda oturmuş kitap okuyorlar. Tüm İsveç genelinde kitap okuma alışkanlığı çok gelişmiş durumda.

Göteborg, tarihinde çok büyük yangınlar geçirdiğinden ahşap ev yapmak yasaklanmış. Kanal boyunca gördüğümüz evler, bitişik nizam, dik çatılı, eskiye sadık kalınarak yapılmış tipik kuzey evleri. İnsanları taş evlerde oturmaya zorlayan yöneticiler de, halkın yararlanacağı geniş parklar yapmışlar. İnsan ve doğaya çok saygılı bir ülke.

Bottan indiğiniz yerde dünyanın her bir yanından getirilen çayların sunulduğu “Tea Turn” çay evine uğrayabilirsiniz.

Eski Kent

Kanallar boyunca uzanan parklar arasından yürüyerek Göteborg’un eski kent bölgesine geliyoruz. Eski şehirde antika ve 2. el satan pek çok mağaza ve dükkân bulunuyor. Burası Haga Bölgesi olarak da biliniyor. Binalar taş ve çok güzel. Neredeyse üç binadan birinin altında hoş, şirin ufak kafeler yer alıyor. Eski şehir bölgesi birbirine paralel ve birbirini dik olarak kesen dar sokaklardan oluşuyor. Tüm binalar pastel tonlarda, hiçbir aykırılık yok.

Burada güzel bir restoranda yemek yemeğe karar verdik. İsveç’in en popüler yiyecekleri yengeç etli ekmekleri, patates turtası, deniz mahsulleri özellikle de ringa balığı ve geyik eti. İçecek olarak ise Gevalia kahvesini deneyebilirsiniz.

Ben tercihimi somon ve patatesten yana kullandım. Bir de ortaya İsveç’e özgü bir meze tabağı aldık. Tabakta ringa balığı tatlı bir sosla servis edilmiş, bizim damak tadımıza uymadı. Yanında tatlı patates, çiğ soğan, peynir ve kraker var. Bu meze tabağı her yılbaşı ve özel günlerinin olmazsa olmazı imiş. Ama çok lezzetli olduğunu söyleyemeyeceğim.

Yemekten sonra kanal kenarında yürüyoruz. Binaların ağaçların sudaki yansıması o kadar mükemmel ki, hangisi gerçek hangisi yansıma ayırt edemeyeceğiniz kadar berrak ve net.

Göteborg’da son olarak kanal kenarındaki 60 metre yüksekliğindeki dönme dolaba biniyoruz.

Gün batımında Göteborg’u buradan izlemek çok hoş bir deneyim oldu bizim için. Gün batımında yükseklerden Göteborg’u bir daha içimize sindirip otele dönüyoruz.

#Makedonyadan yazılar alanında göster
Kapalı
NURHAN YILMAZ

Yazar Hakkında

NURHAN YILMAZ

1951 İstanbul doğumluyum. Yıl içinde dönüşümlü olarak Sinop, Bodrum ve İstanbul’da yaşamaktayım.Küçük yaşlarda babamın mesleği gereği, Türkiye’nin pek çok farklı şehirlerinde yaşadım.