Google+

Ilgaz Görmez: “Kendimizi belli kalıplara soktuğumuzda gezi de her şey gibi eziyete dönüşüyor”

143502 Kas 2014Söyleşiler

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?
Ben Goşi. ODTÜ Biyoloji mezunuyum, Biyoloji Öğretmenliği'nde doktoramı geçen ay bitirdim. Üniversite yıllarında tanıştığım dansı meslek edindim, Türkiye Dans Sporları Federasyonu bünyesinde hem Türkiye'de hem yurt dışında yarışmalara katıldım ve 2010 yılında milli sporcu oldum. 2003 yılından beri antrenörlük yapmaktayım. 2012 yılında sporculuğu bıraktım şu an antrenörlük ve hakemlik yapmaktayım. İzmir'de kendi dans okulumuz olan İzmir Dans Atölyesi'ni kurduk bu sene eşimle beraber. Gezi de hayatıma dans sayesinde girdi. Gittiğimiz yarışmalar öncesi ya da sonrası şehirleri geze geze gezi tutkunu oldum.

Gezmek size ne ifade ediyor? Seyahatlerin hayatınızdaki yeri nedir?
Keşfetmek, kültürel farklılıkları ve tarihi geçmişi öğrenmek bana inanılmaz keyifli geliyor. Her gezi bir keşif; olgunlaşmak, büyümek, entelektüel anlamda gelişmek için bir fırsat benim için. Daha önce belirttiğim gibi dans sayesinde gezi hayatımın bir parçası oldu. 2012 yılına kadar her iki ayda bir mutlaka yurt dışına çıkıyorduk ama son iki yıl yeni doğan bebeğimiz ve işimiz sebebiyle biraz daha durgun bir hayat yaşamaya başladık. 1-2 ay içinde dansı hayatımıza yeniden entegre ederek gezilerimize kaldığımız yerden devam etmeyi planlıyoruz. 

Ilgaz Görmez: “Kendimizi belli kalıplara soktuğumuzda gezi de her şey gibi eziyete dönüşüyor”

Bize biraz seyahat etme mantığınızı anlatır mısınız? Genelde tek mi yoksa grupla mı seyahat edersiniz?
Gittiğimiz yarışma kafilesinin durumuna göre değişiklik gösteriyor. Bazen sadece eşimle beraber gidiyoruz, bazen öğrencilerimiz de bizimle beraber oluyor.

Rotanızı nasıl belirliyorsunuz?
Yarışmanın olduğu şehir merkezli bir gezi planlıyoruz. Genelde yarışma öncesi yarışmaya odaklandığımız için sonrasındaki birkaç gün civardaki önemli yerleri geziye ekliyoruz. O gezinin bütçesine ve sonrasındaki vakit durumumuza göre ya çok kapsamlı uzun bir gezi oluyor ya da sadece gittiğimiz şehri keşfetmeye yönelik bir tur oluyor. Her şehrin yapısı farklı olduğu için internetten kapsamlı bir araştırma yaparak o civarı en kolay nasıl gezebilirim onu belirliyorum ve bizim kendi ihtiyaçlarımıza göre şekillendiriyorum. 

Ilgaz Görmez: “Kendimizi belli kalıplara soktuğumuzda gezi de her şey gibi eziyete dönüşüyor”-1

Şimdiye kadar kaç ülke gezdiniz?
Yunanistan, Bulgaristan, Gürcistan, İtalya, Fransa, İspanya, Hollanda, Lüksemburg, Almanya, Belçika, Amerika Birleşik Devletleri, Tayland, Kıbrıs, Rusya.

Bugüne kadar gittiğiniz yerler arasında sizi en çok neresi etkiledi?
Bu ayrımı yapmak çok zor çünkü her yerin ayrı bir güzelliği var, düşündüğümde gittiğim her yerden aklıma ufak ufak ayrıntılar geliyor hoşuma giden. Ama Tayland'da mangrov ağaçları ve tahta evler arasındaki kano gezisinin yeri ayrı benim için. Çünkü kültür ne kadar farklı olursa hayranlık da o kadar artıyor ister istemez.

Ilgaz Görmez: “Kendimizi belli kalıplara soktuğumuzda gezi de her şey gibi eziyete dönüşüyor”-2

Bugüne kadar gittikleriniz arasında sizi hayal kırıklığına uğratan bir yer oldu mu?
Genel olarak çok fazla turistik olarak lanse edilen yerler “aa böyle miymiş” hissi yaratıyor ister istemez. Çünkü fotoğraflar çok abartılı oluyor ve bu sebeple beklenti de aynı ölçüde artıyor. Fakat beklediğim gibi olmasa da gittiğim yerin kendine has özellikleri beni yine de kendine çekebiliyor. Rusya'da Kremlin Sarayı turistik gezi içeriği olarak çok hayal kırıklığı yaşattı mesela. Ama yine de muhteşemdi.
 
En son nereye gittiniz? 
En son 2012 yılının Kasım ayında Bratislava'ya Üniversitelerarası Avrupa Şampiyonası'na gitmiştik öğrencilerimle.

Sırada neresi var?
Gönlüm Barselona'dan yana ama zaman ne gösterir bilinmez.

Ilgaz Görmez: “Kendimizi belli kalıplara soktuğumuzda gezi de her şey gibi eziyete dönüşüyor”-3

Gezi deneyimlerinizi paylaştığınız blog ya da websiteniz var mı?
Evet var, http://gosimavigezegen.blogspot.com.tr/ yazmaya bayılıyorum : )
 
Ülkelerin yeme-içme alışkanlıkları çok farklı olabiliyor. Siz gezilerinizde bu durumu nasıl belirliyorsunuz, yemek yemek için nasıl yerler tercih ediyorsunuz?
Yeni şeyler denemeye bayılırım. Hazır yemek yemeye bayılırım. Bu sebeple her gezi, keyifli yemekler yemek için birer fırsat oluyor benim için. Genelde en az bir lokal ve ünlü bir yerde yemeye özen gösteriyorum ki oraya özgü bir şeyler denemiş olayım. Ama fast food zincirleri bile yöreye özgü tatlar çıkardığından onlar bile farklı ve keyifli oluyor.

Ilgaz Görmez: “Kendimizi belli kalıplara soktuğumuzda gezi de her şey gibi eziyete dönüşüyor”-4

Kalacak yer olarak tercihiniz genelde nedir? Otel, hostel, kamp vs. 
Genelde hostel tercih ediyoruz.

Eğer imkânınız olsa 1 sene izin ve limitsiz para verseler, haydi gez deseler, neler yapar nerelere giderdiniz?
Çok büyük bir ihtimalle gidebileceğim her yere giderdim. Özel temalar belirleyip bu temalar üzerinden gezi planı yapardım. Mesela bütün dünyadaki dans okulları ya da ülkelerin kendilerine özgü flora ve faunaları gibi özel temalarla gezi yazı dizileri hazırlayacak şekilde planlar yapardım. Tabii ki Avusturalya, Güney Amerika, Afrika, Uzak Doğu gibi maddi sebeplerden dolayı çok rahat gidemediğimiz yerleri ilk sıraya koyardım. Balina gözlemi, safari, büyük resifte bir dalış çok heyecan verici geliyor kulağa.

Ilgaz Görmez: “Kendimizi belli kalıplara soktuğumuzda gezi de her şey gibi eziyete dönüşüyor”-5

Gezmeye yeni başlayanlara tavsiyeleriniz nelerdir? Nereden başlamalı, nelere dikkat etmeliler?
Zihinsel olarak özgür olmak lazım… Kendimizi belli kalıplara soktuğumuzda gezi de her şey gibi eziyete dönüşüyor. Her hangi bir şeye “olmak zorunda” hissi ile yaklaştığınızda o olmayınca bütün gezi mahvoluyor. Oysa ki gezi esnek olmalı, belli ölçüde spontane olmalı, ara sokaklara girip pencerelerden oradaki yaşamlara tanık olabilmelisiniz. Mümkün olduğunca çok yürümeli ya da toplu taşıma kullanılmalı. Çünkü arabanın ya da otobüsün camının arkasından olaya dâhil olamıyorsunuz; sokakları soluyamıyor, yaşamı hissedemiyorsunuz. Ben İstanbul'u tek başıma iki hafta gezdim, daha önce defalarca gitmeme rağmen hep araba ya da özel otobüsle gezdiğimden İstanbul'un ne kadar kendine özgü olduğunu anlayamamışım. Dolayısıyla kendi şehrinizi bile yaya olarak ya da toplu taşıma araçlarıyla keşfetmeye karar vermek mükemmel bir fikir gezmeye yeni başlayanlar için! Yaşadığınız şehrin ne kadar farklı bir tat sunacağını tahmin bile edemezsiniz...

-
Yorum göndermek için Giriş Yapın veya Üye Olun

Yorumlar(0)

Yorumlar