Avrupa Şehirlerinin Yeni Yıl Halleri

Yeni yıl geliyor… Oraya mı gitsem, buraya mı gitsem sorularıyla kafamızın en çok meşgul olduğu zaman dilimlerinden biri bu son haftalar.

Yeni yıla evde, acemi ellerimin fırında yaptığı tavukla girdiğimiz günler olduğu gibi, İzmir  Cumhuriyet Meydanında köpüklü şarap patlatarak girdiğimiz zamanlar da oldu. Sevgilimle ayrı ülkelerde hasretten acı çekerek yeni yıla girdiğimiz günler olduğu gibi, kocaman bir aile, çocuklar gibi şen, balonlarla oynayarak, ağzımızdaki düdükleri çalarak girdiğimiz günler de oldu. Yani diyeceğim o ki, bir otel, bir ufacık ev, şehrin merkezi, lüks bir otelde balo… Eğlenmeyi bildikten sonra, insan her yerde eğleniyor.

Baktık biz her yerde eğleniyoruz, o zaman dedik soğuğa, kara, kışa aldırmadan başka ülkelerde girelim yeni yıla. O her şehrin cıvıl cıvıl insanı kendinden geçiren havasına bürünelim. İşte bu yüzden her sene bu zamanlar bir telaş kaplar bizi!

Her biri birbirinden farklı, birbirinden keyifli Christmas pazarları, tüm Avrupa şehirlerini olduğundan daha bir güzel gösteriyor. “Her gelin güzeldir “misali, “Christmas’ta her şehir güzeldir!!!” O yüzden, illa kış tatili yapıcam diyorsanız, tercihiniz yıl sonu olsun! Yok “çocuğun okulu ne olacak” diyorsanız; “bir haftalık tatilin çocuğa verdiği şeyi hiç bir okul veremez” der konuyu kapatırım :)

Yalnız, bu zamanda seyahate çıkmanın en önemli püf noktası, biletlerinizi almadan, gideceğiniz şehrin Christmas Market/Pazarlarının tarihlerini öğrenmek olur! Her şehrin, hatta her meydanın panayırının tarihi farklı oluyor. 25 Aralık itibariyle 2-3 gün tüm mağazaların kapandığı, adeta uykuya dalan Avrupa şehirlerine, panayır takvimlerine göre gitmenizde fayda var. İşte bizim gittiğimiz Christmas/Noel panayırları:

  • Londra
  • Amsterdam
  • Roma
  • Venedik
  • Münih
  • Stuttgart
  • Heidelberg
  • Frankfurt
  • Nürnberg
  • Berlin
  • Belgrad
  • Novi Sad
  • Subotica
  • Kopenhag

1) LONDRA

İngiltere insanı doğasıyla kendine çeker. Ama pek tabii ki Londra’nın büyüsü bambaşkadır. Bu şehir modern yapılarla tarihin iç içe geçtiği, insanın her gittiğinde aynı yerde başka şey görebileceği, nakış gibi işlenmiş bir şehirdir. O yüzden bayılırım Londra’ya.

Christmas zamanında Londra’nın o ışıl ışıl havasına şahit olma şansını elde etmiş biri olarak şehrin siyah önlükteki bembeyaz yaka misali özene bezene hazırlandığını söylemeliyim. İnsanların ellerinde paket paket alışveriş çantaları ağaçlarının altına hediye taşıdıkları sokaklar, normalde saat 5’te ıssızlaşırken, Christmas Panayırları kurulduğu an, gece yarısına kadar rengarenk, akın akın insan kaynayan sokaklara dönüşüyor. Her yerden müzik seslerinin geldiği, lambalarla tüm ana caddelerin ışıklandırıldığı Londra, insanı kendine hayran bırakan bir görüntüye bürünüyor. Ayyy demeyim demeyeyim dedim ama dayanamayacağım, işte söylüyorum: Londra, Christmas'ta tam bir “Avrupa’nın Kraliçesi”ne dönüşüyor.

Londra her yıl milyonlarca turistin ziyaret ettiği, bence dünyanın en güzel şehirlerinden biri. Ama her şehirde olduğu gibi Londra’da da Christmas şehri bir başka güzelleştiriyor. Londra’nın akciğeri Hyde Park, içindeki buz paten pistiyle, eğlence parkıyla, Christmas panayırının gözleri kamaştıran ışıklarıyla insanın ayrılmak istemeyeceği bir ortam sunuyor.. Londra’daki en güzel ve en eğlenceli alan olan  “Winter Wonderland” Lunapark ve Christmas panayırı Hyde Park’ın içinde her yaştan insanın “deliler gibi eğlendiği” bir alan.

En ünlü caddelerinden Oxford Street ve Regent Street ışıklarla donatılınca gezinmesi en güzel caddeler haline dönüşüyor. Neredeyse 2000’e yakın ışıklandırmayla süslenen Oxford Caddesinin güzelliğini siz düşünün artık. Harrods Mağazası, zaten normalde de pek gösterişlidir, Christmasta süsten yıkılıyor desem yalan olmaz. Wembley Park, Natural History Museum gibi pek çok buz paten pisti eğlenmek için şehrin dört bir yanında kuruluyor. Piccadilly Circus/Meydan Londra’nın kalbinin attığı yer. Christmas’ta kalabalığı bambaşka oluyor. Tarafalgar Square’e her yıl kurulan ve ışıltısıyla göz dolduran çam ağacı ise, 1947 yılından beri Oslo’dan özel olarak geliyor. 2. Dünya Savaşında İngiltere’nin Norveç’e yardımlarından dolayı bir minnettarlık göstergesi olan ağaç, iki ülke için de geleneksel bir hal almış. gitmişken bir görmek lazım!

Her meydanında ufak da olsa Christmas Pazar yerine denk gelebileceğiniz, büyük meydanlarında inanılmaz eğlenceli panayırlarda bolca vakit geçirebileceğiniz Londra, Christmas ve yılbaşı için çok güzel bir seçim!

2) AMSTERDAM

Amsterdam, uyumayan şehirlerden. Pek çok Avrupa şehrinde insanlar akşam saatlerinde sokaklardan çekilirken Amsterdam’da haftanın her günü her saatte sokaklarda insan görmek mümkün. Bunda uyuşturucu maddenin belli oranda serbest olmasının etkisi ve “after party” dedikleri geceden başlayıp sabaha kadar hatta bilinmez bir zamana kadar süren bu partiler sayesinde şehirde sürekli bir hareketlilik mevcut. Amsterdam, yaz-kış gezmesi çok keyifli bir şehir ama Christmas zamanı her Avrupa şehri gibi Amsterdam da büyüleyici bir görüntüye sahip oluyor. Ancak tüm binalar lambalarla süslenerek şehri güzelleştirse de, diğer Avrupa ülkelerine göre daha sönük bir kutlama söz konusu. Özellikle Almanya ile karşılaştırınca Amsterdam’daki panayır biraz yavan kalıyor. Bu yüzden pek çok kişi Köln ve Düseldorf’a Christmas Panayırını görmeye gidiyorlar. Yılbaşı partileri bile Almanya sınırındaki büyük mekanlarda yapılıyor. Ama buna rağmen Leidesplein ve Museumplein meydanlarında kurulan buz paten pistlerinde insanlar büyük bir keyifle eğleniyorlar.

3) ROMA

Roma, bizim en çok etkilendiğimiz Avrupa şehirlerinden biridir. Buram buram tarih kokar sokakları. Her hangi bir binanın temelinde camekân içinde korunan 500 yüzyıllık bir yapı görmenizin mümkün olduğu bir şehirdir Roma. Köprüleriyle, Collesium’u ile İspanyol Merdivenleri, aşk Çeşmesiyle insanı kendine kendine çeker. Bir gidenin bir daha gitmek isteyeceği nadir şehirlerdendir. Roma’da Piazza Venezia ve Via Condotti’de sokakların ve mağazaların, hemen hemen tüm tarihi yapıların ışıl ışıl olması insanın içini açıyor ama Roma’da christmas panayırı demek; Navona Meydanı / Piazza Navona demek. Mis gibi yemek kokuları, sıcak şarabın burnuna çarpan kokusu, rengârenk dondurmalar ve şekerlemeleriyle, hediyelik eşya satan stantlarıyla meydan, tam bir şölen havasına bürünüyor. Roma’da gece geç saatlere kadar her yer ışıklandırılmış, her yerde insanlar; kimi sıcak şarap içiyor, kimi buz pateni kayıyor ama soğuğa rağmen herkes gecenin keyfini çıkarıyor. Biz Roma’ya da Roma’da Christmas panayırına da ba-yıl-dık!!!

4) VENEDİK

Eğer Christmas haftası veya yılbaşında Venedik’e gitmeyi düşünen varsa, mutlaka gidin derim. Şehrin güzelliğini burada anlatmama gerek var mı bilmiyorum. Böyle bir şehrin bir eşi daha dünyada yok ki! Hele yılın en son günleri, sokakların pırıl pırıl pırıldadığı, insanların soğuğa direnircesine pizza sırası beklediği, gençlerin ellerinde şampanya şişeleri bir köşede kutlamalara erken başladığı bir şehir! Venedik’e gidip gondolla gezmenin tadını çıkarın çıkarmasına da, eğer yılbaşı gecesini Venedik’te geçirecekseniz, ya bizim gibi meydanda geçireceksiniz ya da çok önceden istediğiniz bir restorana rezervasyon yaptıracaksınız. Bizim gibi St. Mark’s Squarre /St. Marko Meydanında yeni yıla girecekseniz, kanalların ayaklarınızdan tüm vücudunuza dağılan soğuğuna hazırlıklı olmalısınız. Kalın giyinin yani, Özellikle ayaklarınızı sıcak tutun yoksa ne kadar dans ederseniz edin vücut ısınmıyor! Meydandaki konserler ve gösteriler oldukça eğlenceli. Hem titredik hem eğlendik yani :)

Meydanda belli bir süre sonra yiyecek, içecek bulmak, hatta kalabalıktan neredeyse kıpırdamak pek mümkün olmuyor. O yüzden gidip bir marketten hazırlık yapmanızda da fayda var.

Venedik harika bir şehir. Bir yeni yıla Venedik’te girmenin dayanılmaz mutluluğunu yaşamak isterseniz; kesinlikle gidin derim!

5) MÜNİH

Münih, panayırlarıyla oldukça göz doyuran bir şehir. Şehre ayak bastığınız anda, havaalanındaki Christmas pazarı sizi karşılıyor. İnsanı öyle bir güzel karşılıyor ki şehir, havaalanından ayrılasınız gelmiyor. Marienplatz ve Karlsplatz meydanları, vitrinler, şehrin herhangi bir köşesini döndüğünüzde karşınıza çıkan ufacık bir meydanda bile variller içinde yanan odunlar ve her yerden gelen mis gibi sosis kokuları insanı bayağı bayağı meydanlara çekiyor. “Ateş seni çağırıyooor!!” Yeni Belediye Binasında bulunan Glockenspiel (carillon) saat kulesindeki figürlerin dönmesi, kilise korosunun yaptığı gösteri, insanların binanın önünde boyun fıtığı olması pahasına beklemesine neden oluyor. Biz de meydanlara gönül rızasıyla hapsolduk! Geç saatlere kadar sokak sanatçılarının performansları ise, anlatılır gibi değil. Bir köşede piyano çalanlar, bir köşede viyola… Şehir merkezi sanat merkezi havasına bürünmüş. Münih, yaz aylarında da çok güzel bir şehir ama ne yalan söyleyeyim biz, Christmas zamanındaki halini çok daha fazla sevdik.

6) STUTTGART

Neredeyse 1 ay boyunca açık kalan Stuttgart Christmas Pazarı, merkezde Neuen Schloss, Königsbau, Karlsplatz ve Marktplatz gibi tüm meydanları ve caddeleri kapsıyor. Başından sonunu görmenin çok da mümkün olmadığı bu Pazar, boylu boyunca rengarenk tezgahlarda satılanlarla insanı baştan çıkarıyor. Çocuklar için kurulan panayır alanı oldukça keyifli. Mini trenle turlar atan, bin bir çeşit şekerlemelerden yiyen çocuklardan daha mutlusu yok sokaklarda. Dört bir yandan gelen mis gibi yiyecek kokuları da biz yetişkinleri baya baya baştan çıkarıyor! Küçük Gezgin burada harika vakit geçirdi! trende tur atmaktan başı dönecekti!

7) HEIDELBERG

Heidelberg bizim plansızca gittiğimiz ama hayran olduğumuz şehirlerden. Bu harika şehirde Old Town, Karslplatz ve Castle/Kale'de kurulan Christmas pazarları, dekorasyonlarıyla göz dolduruyor. Kale kısmında kurulan çadırlarda pek çok hediyelik eşya bulmak mümkün. Ama soğukta insan hediye satın almanın derinden çok parmaklarının buzunu çözecek sıcak bir şeyler içme telaşına düşüyor. Sıcak şarap, sıcak çikolata harika kokularıyla Pazar alanlarını dolduruyor. Heidelberg’deki buz pistinde bir tur atmadan dönmemek lazım. Kalesinin manzarası gerçekten görülmeye değer. Ehh bir de Christmas pazarı varsa, tadından yenmez bir hal alıyor!

8) FRANKFURT

Frankfurt, Almanya’nın en güzel şehirlerinden biri. Römerberg ve St. Paul’s Square’de kurulan pazarlar oldukça büyük ve kalabalık. Sokak köşelerinde operacıların şarkı söylediği, kilise korolarından ilahi seslerinin yükseldiği bu ışıl ışıl pazar alanlarında, yağmur-soğuk demeden binlerce insan gecenin geç saatlerne kadar vakit geçiriyor. Frankfurt etkileyici bir şehir, ama her şehir gibi onun da Christmas'ta yeri bir başka!

9) NURNBERG

Almanca’dan daha çok Türkçe duyduğumuz şehirlerden biri olan Nurnberg, derli toplu merkezindeki christmas pazarı ile binlerce insanı Old Town City Center/eski şehir meydanına çeken bir şehir. Meydanda develer, keçiler sevmek mümkün olduğu gibi, at arabalarıyla romantik bir tur yapmak da mümkün. Çocukların dönme dolaptan keyif alacağı o ışıl ışıl meydanın keyfini çıkarmak için burnunuza gelen kokuları biraz da takip etmek gerekiyor elbette. Zencefilli kurabiyeler, yaban mersinli şarapların kokusu insanı hipnoz ediyor sanki! Nürnberg uzun süreli bir tatil için küçük bir şehir olsa da bir Almanya rotanızın parçası olursa keyif alacağınız bir şehir olduğunu düşünüyorum. Bu rotayı Christmas zamanı için çizerseniz, siz de bizim gibi şehrin tadını daha çok çıkarmış olursunuz.

10) BERLİN

Berlin’de kurulan Christmas Pazarları, her biri birbirinden farklı olan, şehrin büyük meydanlarında insanların inanılmaz güzel vakit geçirdiği ortamlar. Alexanderplatz’da kurulan birbirine yakın iki Pazar alanı da oldukça keyifli. Ama bizim en çok hoşumuza giden Pazar Gendarmenmarket oldu. Tarihi bir meydanda; Alman Katedrali, Fransız Katedrali ve Konser Salonu’nun çevirdiği alanda kurulan bu Pazar, geç saatlere kadar konserler, şovlar ve dans gösterileriyle insanın başka bir yere gitmesini engelliyor. İki farklı gece geçirdiğimiz bu alanda, farklı gösteriler, farklı konserler izlemekten çok büyük keyif aldık. Kesinlikle gitmeye değer bir Christmas Pazarı. Yıkık Kilise/Gedachtniskirche 2. Dünya Savaşında yıkılan yapısıyla olduğu gibi korunmuş olan bir yapı. Bu yapının altında kurulan Pazar alanında varillerde yanan ateşlerle ve ışıklandırmalarla çok güzel bir ortam oluşturulmuş. Postdamer Platz ise Sony Center’ın önündeki ışık gösterileri, müzikal tadında gösterileriyle ve büyük küçük herkesin defalarca kaydığı buzdan kaydırağıyla oldukça eğlenceli bir meydan.

Berlin’de yılbaşı Branderburg Tor'da kutlanıyor. Sadece Berlin’den değil, diğer şehirlerden hatta bizim gibi başka ülkelerden yeni yıla bu şehirde girmek için gelenler var. Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı bu bölge, neredeyse bir polis zinciriyle ve demir korkuluklarla korunuyor. Alana girişin akşam 6 gibi kapatıldığı meydana girişi biz kaçırdık. Yaklaşık yarım saat boyunca yürüdükten sonra, meydanın hemen arkasında oluşturulan panayır alanında çok eğlenerek yeni yıla girdik. Branderburg’daki coşkulu kutlamaları kaçırmak istemiyorsanız erken saatlerde meydana gitmekte fayda var.

11) BELGRAD

Belgrad, Christmas konusunda bizi yanılttı. Birincisi, Orthodoks olduklarını ve dolayısıyla Christması Ocak ayının ilk haftası kutladıklarını bilmiyorduk. Öğrenmiş olduk. Gezgin olmak her şeyi bilmek demek değil ne de olsa :) Biz de yollarda pek çok şey öğreniyoruz işte böyle!!! Şehir batı Avrupa şehirlerine göre daha sönük bir christmas pazarına sahip. Tabii neredeyse daha dün savaştan çıkmış bir ülkenin christmas ruhuna sahip çıkarak şehri güzelleştirme çabası takdire şayan. Ünlü caddesi KnezMihaliova’daki süslemeler ve pazar alanı, akşam saatlerine kadar açık. Çok yapacak bir şeyin olmadığı bu pazar, caddede boydan boya bir tur attıktan sonra, bir şeyler yiyip içmek için uğrayacağın bir ufak pazar alanı.

12) NOVİ SAD

Novi Sad, Belgrad’a göre Christmas kutlamalarının çok daha aktif olduğu bir şehir. Şehir merkezine Pozorisni Meydanı ışıklarla süslendiği gibi, kapalı bir Christmas Pazarı da kurulmuş. Biz bu kapalı pazarı hiç beğenmezken; Slobode Meydanı yani Özgürlük Meydanı, konserler ve şovlarla Christmas coşkusunu yaşayan bir yer. Meydanda o kadar coşkulu konserler vardı ki; Belgrad’da yaşadığımız hayal kırıklığını gidermek için Belgrad’dan iki saat yolu göze alarak iki gece buraya geldik.

13) SUBOTICA

Şehir, daha çok Macarların yaşamasından dolayı Belgrad’a göre oldukça farklı bir kültürel yapıya hakim. Sokakta Romanya’dan göçenlerin yaptıkları müzik şovları ise anlatılmaz yaşanır. Çok ufak olan Christmas Pazarı City Hall/Belediye Binasının hemen karşısında kuruluyor. Şehre tesadüfen bu zamanda giderseniz uğramadan etmeyin ama sırf Christmas için şehre gitmeye değmez; zira pazarı yürüyerek 5 dakika içinde bitmiş oluyor. Biz ingilizce bilenin samanlıkta iğne aramakla eşdeğer olduğu şehirde bir kişi bulup da pazarda uzun süre sohbet ederek keyifli vakit geçirmek şansını yakaladık. Yoksa bir okulun kermes alanı kadar bir alan. Diğer gittiğimiz Christmas Pazarlarıyla karşılaştrılamazdı bile!

14) KOPENHAG… yükleniyor… Bu yılbaşında oradayız; en kısa zamanda görüşlerimizi bildiririz :)

Sema Çelepci

Yazar Hakkında

Sema Çelepci

İçindeki gezme dürtüsünün hiç rahat bırakmadığı, göreceği yeni yerlerin hayaliyle uyanan; İKİ GEZGİN RUHUN KÜÇÜK GEZGİNLE MACERALARI fikrinden yola çıkarak Küçük Gezgin ile her yere gitmekten büyük