Google+

Arama formu

CRUISE (GEMİ) SEYAHATLERİNDE HANGİ KABİNDE KALMALI?

MANZARA MI? SESSİZLİK Mİ? UCUZLUK MU?

Cruise ile seyahat ederken eğer sizin için önemli olan manzaraysa ne manzarası aldığınıza, sessizlik ise geminin neresinde kabin aldığınıza, ucuzluk ise hangi fırsatları ne zaman değerlendirmeniz gerektiğine dikkat edin. Mesela engellenmiş görüşlü dış kabinler vardır (obstructed-view cabins) . Bu kabinlerde küçük bir pencereden geminin filikalarını görürsünüz. Buradan sadece havanın kararıp kararmadığını anlayabilirsiniz. Şanslıysanız, denizin dalgalı olup olmadığını da görebilirsiniz. Bu manzara da odadan odaya değişir. Üstten filika, alttan filika, arka ucundan filika manzarası derken;  camın kenarından dalgaların üzerinde batan güneş manzaraları görmeye çalışmak sizin huzurunuzu bozabilir. Mesela Caribbean Princess gemisi yolcuları bu kabinlerde tamamen engelli bir manzara ile karşılaşırlar ve hatta burada bazı oda pencerelerine deniz manzarası resmi konmuştur. E bunun iç kabinden ne farkı var? Fiyatı pahalı o kadar… Tabii ki burada bu kabinlerde kalmış yolcuların şikâyetlerini ve görüşlerini okumanız lazım ki doğru seçimi yapın. Bunun için de gideceğiniz geminin websitesinde ve bazı forumlarda bu seferin ve geminin kritiklerine de göz atmanızda fayda var.

CRUISE (GEMİ) SEYAHATLERİNDE HANGİ KABİNDE KALMALI?
Fotoğraf: gapyear.com

Mesela Royal Princess ve Regal Princess gemilerinde suit daire ayırttınız. Ama geminin koşu ve yürüyüş parkuru camınızın önünden geçiyor; camınızın veya verandanızın önünden koşarak geçenler var, ne hissedersiniz? Royal Caribbean şirketinin en son mega gemilerinde mesela, ortada Central Park avlusu vardır. Bu iç mekâna bakan balkonlu kabininizin alt katta olduğunu düşünün bir kere, parktakilerle beraber balkonunuzda oturursunuz artık. Üst katlarında ise karşınızdaki balkonlu dairenin müdavimleri ile gezi sonunda iyice dostluk kurmuşsunuzdur bile.  Onun için ben çoğunlukla gemide odamı seçme şansım yok ise iç kabin alırım, paşa paşa bilirim ki ucuza gidiyorum ve ben bunu seviyorum, derim. İçim rahat olur ne aldığımı bilirim.

Zaten titiz cruise müşterilerinin yaptığı ana hata da rezervasyonlarını yaptırırken, hangi kabinde ve hangi katta kalacaklarını acentelerine sormamalarıdır. Sorsalar da zaten cevap alamazlar. Çünkü bazı acenteler de gemi şirketlerinden gelecek oda seçimine tabiler. Amerikalılar bu işi, çok güzel çözmüşler. Nasıl mı? Biletlerini internet üzerinden alırken, oda seçimi ve kat planı karşılarına çıkıyor ve odalarını kendileri belirleyebiliyorlar. 

Hangi katta kalmak istediklerine, paralarına göre karar verebiliyorlar ve kategorilerini buna göre seçebiliyorlar. Bu konuda ben şanslı sayılırım, çoğunlukla kabinimi bu websitelerden rezervasyon yaptırdığım için şimdiye kadar seçebildim. Tabii nereleri seçeceksiniz, bilirseniz… En iyisi siz beni takip edin!

Öncelikle geminin ortası her zaman en güzel ve her yere yakın bir mevkidir. Fiyatı da biraz pahalı olur. İkinci tercih baş kısmı olmalıdır. Mümkün olduğu kadar üst katlar seçilmelidir, kolaylıkla aktivite ve yemek yerlerine ve eğlenceye yakınca varabilirsiniz. Asansör kenarı ve merdiven başlarından kaçınmalısınız. Gece geç saatlerde gürültü olabilir. Disko, yemek yerleri ve restoranlar ile lobiden de uzak olmalısınız. Ne iş yani, gecenin geç saatinde burada kimse yok ki nerede gürültü olacak haydi sen de demeyin. Bu gemilerde sabaha kadar hayat var. Ya oranın temizlenme ve parlatılma sırasında çıkabilecek gürültüyü düşünün bakalım. Mesela tiyatro salonuna bitişik bir odada kaldığınızı düşünün. Müziğin ve oyuncuların gürültüleri nereye gidecek? Tabii ki yan odalardan da duyulacak. Geç saatlerdeki temizlik makinelerinin sesleri de cabası…

Geminin kıç kısmında ve de alt kabinlerde kalmayın; makine dairesinin sesi gelebilir, tepede kalmayın, eğlence sesi gelir, eeee biz vazgeçtik gitmiyoruz diyeceksiniz değil mi? Yok canımmm bu sesler o kadar da rahatsız etmiyor, ben tabii ki biraz abartıyorum, siz iyinin de iyisine layıksınız da ondan size bunları yazıyorum yoksa ben bu yerlerin hepsinde seyahat ettim merak etmeyin. Gündüz şehirlerde koşuşturmaktan ve yorgunluktan zaten yattığınız her yeri beğenirsiniz.

Aile kabini ayırttınız ve çocuklarınız ile bir cruise gezisine katılacaksınız… Çocuklu aileler için ideal tatil seçeneği… Size tabii ki elde varsa biraz büyük kabin verecekler ve de çocuk aktivitelerine yakın olan bu odalarda yan taraflardan tabiatıyla çocuk çığlıklarını duymaya ve ağlamaları işitmeye hazırlıklı olun. Bu durum daha çok, çocuklu ailelerin seyahat ettiği, Norvegian, Costa ve MSC Cruise Lines için geçerlidir.

Sakın personel giriş-çıkış kapılarına ve merdivenlerine yakın yerlere oda ayırttırmayın, personelin merdivenlerinde halı kaplama olmadığı için gürültü ve kapı çarpma sesi eksik olmayacaktır. Ben böyle bir kabine denk geldim, kafanıza takarsanız gerçekten rahatsız edici olabiliyor.

Ara kabinde odanızı seçtiniz, tam ideal kabin, oh ne güzel, ama bu sefer de yan kabininize gençler denk geldi. Buyurun bakalım size gürültünün en alası! Bunu nasıl halledeceksiniz? Hiç sinir olmayın, siz de ya onlara uyun vee bir şişe viski alın ve onlara katılın ya da resepsiyona şikâyet edin. Ya onların ya da sizin kabininizi değiştirebilirler. Bu konuda gemi sizin rahat etmeniz konusunda maksimum hassasiyeti gösterecektir. Ama en önemli şey nedir biliyor musunuz? Siz rahat olun, hiçbir şeyi kafanıza takmayın ve pozitif enerjinizi ve umudunuzu hiç kaybetmeyin, her şey yoluna girecektir. Siz ne kadar problem çıkarırsanız, problem de sizi o kadar çok bulur!

Bu seferlik de bu kadar sevgili dostlar…

H. Oğuz Esen 
(hoguzesen@gmail.com)


Yazar Hakkında

H. OĞUZ ESEN

İş güç ve çoluk çocuk işlerini bitirdikten sonra emeklik günlerimi tadında geçirmek için, sıhhat ve akıl fikir yerinde iken gezmeyi seçenlerdenim. Cruise ile tüm dünyayı dolaşıp, tüm limanları hatırlayarak yaşlanmayı seçtim.  Cruise tutkum 1980 li yıllarda İstanbul Barselona seferi ile başladı. Son 5 yıldır tüm hızı ile devam etmekte olup her...