Sokak ve caddeleri bile bir sanat galerisini andıran modern ve düzeni şehir Şikago’da gezip görülecek birçok yer bulunmaktadır. Gezilecek noktaların bazıları birbirine yakın olmakla birlikte bazıları ise bölgenin banliyö kısmında yer almaktadır. Özellikle şehrin Downtown olarak bilinen bölgesinde alışverişten sinemaya pek çok aktivite yapmak mümkündür.
 

Willis Kulesi

Şehirdeki görülmesi gereken yerlerin en üst sırasında bulunan Willis Kulesi, eski adıyla Sears Tower dünyanın en yüksek gökdelenlerinden biridir. 440 metre yüksekliğindeki 110 katlı bu gökdelen içerisinde çeşitli ofisler yer almaktadır fakat turizm açısından önemli kısmı olan Sky Deck katı gökdelenin yani gökdelenin teras bölümü 360 derecelik Şikago manzarasına sahiptir. Şikago’yu ayaklarınızın altında hissetmek ve bulutsuz günlerde çevredeki dört eyaleti de görmek mümkündür. Bu terasta kuş bakışı seyir keyfi yaşamak istiyorsanız biletinizi önceden ayırmalısınız. Aksi takdirde sırayı görüp vazgeçebilirsiniz. Özellikle yaz aylarında hafta sonları öğle saatlerinde çok uzun bir kuyruk oluşmaktadır. Cam kabin içerisinde kuş bakışı şehri izleyebileceğiniz bu gökdelen içerisinde aynı zamanda bir kafeterya ve hediyelik eşya dükkanı vardır.

1996 yılına kadar dünyanın en yüksek kulesi olan Willis Tower, 1970 yılında Skidmore, Owings ve Merrill tarafından tasarlanmıştır. Günümüzde ise Kuzey Amerika kıtasının en yüksek ikinci, dünyanın ise en yüksek 14. binasıdır. Alain Robert gibi isimler de kulenin tepesine kadar tırmanmayı başarabilmişlerdir. Kulenin tepesinde uçakların binayı fark edebilmeleri için iki tane büyük anten yapılmıştır. Bu antenler özel günlere göre kırmızı veya yeşil renkte yanmaktadır. Sevgililer Günü, Bağımsızlık Günü, Kansere Karşı Koy gibi gün ve etkinliklerde kırmızı renkte, Dünya Günü, St. Patrick's Günü gibi günlerde de yeşil renkte yanmaktadır.

Skydeck'e giriş ücreti yetişkinler için 17.50 Dolar, çocuklar içinse 11 Dolar'dır. Ayrıca 70 saniyede zeminden Skydeck'e çıkan asansör bir anda sizi etkiliyebilir.

Navy Pear


 
Navy PearMichigan Gölü kıyısındaki sahil boyunda yer alan eğlence alanları ile huzur dolu bir mekandır. Geçmişte dünyanın en büyük iskelesi olan bölge, günümüzde ise fast food dükkanları, balo salonu, konser sahnesi, kongre ve sergi salonu ile turistlerin şehirdeki önemli bir gezi noktası olan yerde ayrıca iki kuleli bir yapı içerisindeki çocuk müzesi, dünyadaki ilk dönme dolabı olan 45 metre yüksekliğindeki dönme dolap, Aeroballoon isimli 18 kişilik bir seyir balonu, IMAX Tiyatrosu, 525 kişilik Chicago Shakespeare Tiyatrosu ve Vitray Windows Smith Müzesi yer almaktadır.

Polks Bros Park'ta bulunan çeşmeler yaz aylarında sıcaklardan bunalan çocukların serinleme yeridir. Eğer siz de sıcaklardan bunalırsanız çocuklar gibi bu çeşmelerin altında serinleyebilirsiniz. Şikagoluların zamanlarını severek geçirdiği bir alan olan Navy Pear sürdürülebilirlik projesi kapsamında limanı yeşillendirmeye başlamıştır. Akşamüstü burada yapacağınız bir yürüyüş, güzel bir restoranda göl manzarası ve gün batımı eşliğinde yiyeceğiniz bir yemek ve sonrasında katılacağınız güzel bir etkinlik size güzel bir tecrübe yaşatacaktır.

Burası aynı zamanda liman olduğu için, bölgede tekneler aracılığıyla güzel bir nehir turuna çıkabilirsiniz. Bazı teknelerde romantik akşam yemeği yemek de mümkündür.

  • Tekne turu ücretleri:  Yetişkinler: 26 Dolar / 12 yaş altı çocuklar: 7 Dolar / 12 – 17 yaş arası çocuklar: 14 Dolar
  • Vitray Müzesi: Saat 10.00 ile 20.00 arasında açık olan girişi ücretsiz müze içeriye yiyecek ve içecek ile girebileceğiniz bir müzedir.  Müze, 2000 yılında ziyarete açılmıştır. Yapay ışıklarla aydınlatılmış bu müzede 185 bireysel çalışma ile Michael Jordon’ın vitray çalışması sergilenmektedir.

Downtown (Şikago)

Diğer ismi The Loop olan Downtown bölgesi, şehrin merkezi kabul edilmektedir. Dokuz dik ve sekiz yatay caddeden oluşan bölge şehrin simgesi gökdelenlerin çoğunun bulunduğu bir iş merkezidir. Kentin finans ve ekonomisinin bu gökdelenlerde yürütüldüğü bölgenin bir caddesi olan Randolph Street ise Şikago’nun dünyaca ünlü tiyatrolarının yer aldığı caddedir. Cadde üzerinde The Paradise, The Oriental gibi ünlü tiyatroları görebilirsiniz. New York'taki Midtown Manhattan'dan sonra Amerika Birleşik Devletleri'ndeki en önemli iş merkezidir.

"Loop", yani Halka, olarak anılan bölgenin isminin 1882'de hizmete açılan ve bu bölgede halkalar yaparak dolaşan eski tramvaydan geldiği düşünülmektedir. Michigan Gölü'ne dökülen Chicago Nehri, Downtown'un ortasından geçmektedir. Nehir boyunca yükselen iş merkezleri 1900'lerin başında yapılmayan başlayan modern binalardır. Modern mimarinin öncülerinden olan bu binaların nehirle yarattığı manzara gece de gündüz de ayrı güzeldir. Ayrıca teknelerle nehir boyunca bu binaların incelendiği turlar düzenlenmektedir. Downtown'da bulunan Grant Park hem plajların hem de yeşil alanların bulunduğu geniş bir parktır. Yaz aylarında park ücretsiz konserler düzenlenmektedir. Her yıl yaklaşık 3 milyon kişinin katıldığı Taste of Chicago yemek festivali ve alternatif rock, punk rock, heavy metal gibi müzik türlerini içerin Lollapalooza müzik festivali de Grant Park'ta düzenlenmektedir.

Yine bölgede şehrin en önemli ibadethanesi olan Şikago Katedrali, 1967 yılı yapımı 15 metrelik Picasso HeykeliDört Mevsim Mozaiği, cam ve çelik birleşimi sade ama muhteşem tasarımlı Federal Merkezi ve Willis Kulesi yer almaktadır. Civic Opera House, Chicage Theatre, Fine Arts Building, Chicago Sanat Enstitüsü gibi sanat merkezleri de burada yer almaktadır.

Bilim ve Endüstri Müzesi

South Side bölgesinde Hyde Park'ın yakınında yer alan Bilim ve Endüstri Müzesi, şehrin en ünlü müzesidir. Chicagolu öğrencilerin bilimle tanışmak için turlarla ziyaret ettikleri müzedir. Her yaştan ziyaretçinin ilgisini çekebilecek müzede interaktif bölümler de bulunmaktadır. Müzenin bulunduğu bina, eskiden Güzel Sanatlar Sarayı olan, ayrıca 1893'te Dünya Kolomb Fuarı'nın da düzenlendiği binadır. Müzenin artan ziyaretçi sayısına yetersiz kalan giriş bölümü daha sonra Louvre Müzesi'ndeki piramide benzer bir sistem geliştirilerek yenilenmiştir. 2000'den fazla obje ve mekanizma 75 ayrı salonda sergilenmektedir.

Müze içerisindekir kömür madeni, beş metrelik bir insan kalbi ve İkinci Dünya Savaşı’ndan kalma Alman denizaltısı ilgi çeken noktalardandır. Gerçek bir madenden farksız bir şekilde oluşturulmuş madende kendinizi bir maden işçisi gibi hissetmeniz için her türlü şey düşünülmüş durumdadır. Madencileri anlama ve işleri hakkında daha fazla bilgi edinebileceğiniz bu yerde madencilikteki ölümleri en aza indirmek için yaptıkları çalışmaları da gösteriyorlar. Müzede bulunan U-505 isimli Alman denizaltısı 2.Dünya Savaşı'nda parçalanmadan ele geçirilen tek denizaltıdır. Denizaltının içine girip gezmek için ayrı bir ücret ödemek gerekmektedir. Colleen Moore'un devasa Peri Şatosu ve 330 metrekarelik alana kurulu The Great Train Story kısmı müzenin en çok ilgi gören kısımlarındandır. 1900'lerin başındaki Chicago sokaklarının maketlerle canlandırıldığı Yesterday's Main Street 2.katta bulunmaktadır.

Her yaştan insanın eğlenecek bir şeyler bulabileceği, güzel zamanlar geçirebileceği ilginç bir müze olan yeri hem eğlenmek hem de bilgilenmek için ziyaret edebilirsiniz. Yetişkinler için giriş ücreti 18 Dolar ve çocuklar için 11 Dolar'dır.

Şikago Sanat Enstitüsü

Şikago'nun Downtown yani the Loop bölgesinde yer alan Art Institute of Chicago, Amerika Birleşik Devletleri'nin ikinci büyük sanat müzesidir. Dünyanın dört bir yanından farklı dönemlerden eserlerin toplandığı müzede 300,000'den fazla eser vardır. Ancak müzede ağırlık olarak modern, empresyonist, klasik ve post-empresyonist işler bulunmaktadır. Müzenin ana girişi Michigan Avenue'dendir ve arka tarafında bulunan Millenium Park'ın manzarası da görmeye değerdir.

Şikago Sanat Enstitüsü 1879 yılında sanat müzesi olarak kurulmuştur. Daha sonra 1893 yılında Sanat Enstitüsü ismiyle bugünkü binasına taşınmıştır. 2009'da Renzo Piano'nun tasarladığı Modern Kanadı'nın açılmasıyla dünyanın en büyük sanat müzeleri arasına girmiştir. Müzeyi hakkıyla gezmek için uzun bir vakit gerektiği için internet sitesinden koleksiyonlara bakıp merak ettiğiniz bölümlere odaklanabilirsiniz. 3. katta bulunan terasta çağdaş heykeller sergilenmektedir ve terasın manzarası da büyüleyicidir.

Bizans, Yunan, Asya ve Afrika sanatlarından da parçalar bulabileceğiniz müzenin özellikle modern sanat kısmı ilgi çekmektedir. Dünyaca ünlü pek çok Amerikalı sanatçının işleri burada sergilenmektedir. Grant Wood'un American Gothic ve Edward Hopper'ın Nighthawks işleri müzenin Amerika Galerisi'ndeki dikkat çeken işlerdendir. Grant Wood'un 1930 yılında çizdiği bu eseri Amerikan sanatının kült eserlerinden olmuştur. Müzenin Avrupa kısmında bulunan mobilya, seramik, cam gibi dekorasyon ürünleri Orta Çağ'dan günümüze toplanmış parçalardır.

Fransa dışarısında bulunan en iyi empresyonist ve post-empresyonist eserlerin bu müzede olduğu söylenir. Meşhur sanatçı Claude Monet'ye ayrılmış kısımda 30'dan fazla eseri bulunmaktadır. Müzenin en dikkat çeken noktalarından birisi Amerikalı sanatçı Narcissa Thorne'a ayrılmıştır. 13. yüzyıl Avrupa'sından ve 17. yüzyıl Amerika'sından 1930'lara ev dizaynlarını inceleyip hazırladığı 68 odadan oluşan Thorne Miniature Rooms bu kültürlere ışık tutmaktadır.