96 Saatte Barselona

3 kafadarız biz. İstanbul Sabiha Gökçen'den 21 Kasım tarıhınde bindik uçağımıza. 3,5 saat sonra Barcelona termınal t2 bölümüne giriş yaptık. Pegasus Havayolları t2'ye iniyor. Aman dikkat! Seyahat sonrası havalimanına dönerken bu ayrıntı önemli! Havalimanlarında hep alışmışız girerken güvenlik kontrolünden geçerdik. Burada havalimanı çıkışında da güvenlik kontrolü yaptılar. Şaşırdık biraz :)

Herneyse t2'den direkt otobüsler kalkıyor 6 euro karşılığında ise Aerobus adında shuttle servislerle Katalunya meydanına hareket ediyoruz. Yolculuk 15-20 dakıka sürdü sürmedi. Bu otobüsün biletini internetten online da alabılırsınız. Ufak bı mıktar daha ucuza geliyor.

Otelimizi booking.com üzerinden ayarladık. Kalite, fiyat, konum dengesinde gayet güzel diyebilirim. Katalunya meydanının bır arka paralel caddesinde Violetta Boutique. 3 kişi bir odaya 4 günlük toplamda 282 € verdik. Bu rakam La rambla'ya yakın yerler arasında iyi bi fiyat olarak gözüktü bize. En büyük avantajı ise La rambla'ya 5 dakika yürüme mesafesi.

Otelin bulunduğu cadde

Barselona'da toplu taşıma oldukça gelişmiş. Metro biletleri de pahalı değil, tek bilet aldığınızda 2.15 euro fakat biz T-10 adı verilen 10 binişlik birden fazla kişinin kullanabildiği kartlardan aldık. 10 binişlik kart 10.30 euro idi. Taksi'de çok çok uygun. Sanıyorum Avrupa'daki en uygun taksilerden biri. Kadın şoförler çok fazla ve yardımsever. İngilizce bilmeyenine denk gelirseniz cep telefonlarında Google Translate hep açık hemen çevirip yardımcı olabiliyorlar :)

Gelelim gezmeye...


Barcelona Turistik Haritası

Öncelikle Barcelona'da adını sık sık göreceğiniz, eserlerini sık sık göreceğiniz insandan söz edeyim: Mimar Antoni Gaudi! Gaudi bu şehri muhteşem sanatı ile süslemiş, aykırı bir mimari ile birbirinden güzel binalara imza atmış, şimdi bütün turistler onun eserlerini hayranlıkla izliyor. Gaudi ile ilgili şu bilgi çok ilginç gelmişti bana. Gaudi bir tramvay kazasında ölmüş. ve onu hastaneye götüren kişiler de hastane görevlileri de onu tanımıyormuş. Morgda 2 gün bekledikten sonra Gaudi olduğu ortaya çıkmış ve cenaze töreni düzenlenmiş derhal.

Sagra da Familia

Barcelona'nın simgesi desem doğru olur sanırım. Gaudi'nin en önem verdiği eseri. Malum kaza olmasaydı bunu tamamlamayı çok istiyordu. Öyle ki ölümünden sonra hala tamamlanamadı. Gaudi'nin ölümünün 100. yılında 2026 yılında tamamlanması öngörülüyor. Yapıtın dışı fazlasıyla gotik. Birçok figür ile İsa'nın doğuşu anlatılmaktadır. Girişi ücretli tabi ki. 19,5 €. Merdivenle yukarıyla çıkıp eşsiz barça manzarasını izleyin derim. Merdiven tehlikeli biraz. Dikkat! :)

Casa Battlo

Gaudi'nin yapmış olduğu bu evler, Passeig de Gracia isimli lüks mağazaların bulunduğu alışveriş caddesindedir. Birbirlerine yürüyerek 5-10 dk mesafedeler.

Casa Battlo'ya giriş 21 euro, Casa Mila'ya giriş ise 18 euro. Biletleri online almanızı öneririm. Gişe önünde beklemek yoruyor :)

Battlo, çatısı bir balık sırtı olarak tasarlanmış, çok hoş, sıra dışı bir bina. İçinde mobilya yokmuş ama ayrıntılar gerçekten şahanedir. Görülmesini tavsiye ediyorum.


Casa Battlo'dan bir görüntü

Park Güel

Barselona'da görmeden dönülmeyecekler listesinin zirvesinde. Parkın anıtsal kısmı 2013 Ekim'den beri paralı ziyarette. Park Güel'in paralı olduğunu hiç bir blogdan okumamıştım, o anlamda bir hayal kırıklığı yaşadım. Biletler kişi başı 8 euro. Üstelik de o bölüme aynı anda en fazla 400 kişiyi alıyorlar. Biz yarım saat bekleyip girebildik bu alana. Ama sonradan öğrendim ki, 3 saat bekleyenler varmış. Şanslı kullardanmışız :) Kıvrımlı bankaları, kolonları, renklı merdivenleri, kertenkelesi. Gaudi yine ben burdayım demiş Barcelona'da.

Park Guel Bankları

Park Güel aslında bir yerleşim projesi olarak tasarlanmış. Ama o dönem işler yolunda gitmeyince içinde sadece 3 ev ve etrafındaki yeşil parkla turistik bir nokta olmuş. İçindeki evlerden birinde Gaudi yaşamış, ekstra ücret ödeyerek gezebiliyorsunuz. Bence kesinlikle görülmeli bir alan ama birazcık paraya kıymak gerekiyor :) 14 €

Şöyle bi tavsiyem olabilir. Barcelona'ya 2 ya da 3 günlük gidiyorsanız. Katalunya Meydanında (Plaça de Catalunya) kırmızı turist otobüsleri var çift katlı. bu otobüslerin 2 tane hattı var kırmızı ve mavi. bu web sayfasından biletleri 27 €'ya alabilir ve şehir turu yapabilirsiniz. (http://www.city-sightseeing.com/tours/spain/barcelona.htm) Sistem şu şekilde, 2 günlük bileti alıyorsunuz. kırmızı güzergah hattı sagra da familia, Park Guell gibi görülecek turistik yerleri kapsıyor. Durağa gelince iniyorsunuz geziyorsunuz. 10 dakikada bir otobüs geçiyor ring çalışıyor zaten. Durağa tekrar geldiğinizde 2 günlük biletinizi gösterip tekrar araca biniyorsunuz. Araçta kulaklık ile tarihi yerler hakkında bilgi imkanı da var.


Barcelona Tur Otobüsü

Ve tabii ki futbol...

Benim şöyle bir hastalığım var. Bir futbol şehrine gittiysem mutlaka onun futbolla ilgili ne ilgisi varsa yakalamam görmem gerekiyor ve sanıyorum bunu en iyi hissedebileceğim şehirdeyim. Maç biletlerimizi ticketmasters.com sitesinden aldık. Güzel bir yerden messi'yi görelim dedik :) 115 € verdik kişi başı. Biraz tuzlu oldu ama değer dedik ki değdi. Metroya yöneldiğinizde Barcelona formalı atkılı insanlardan stadın nerede olduğunu rahatlıkla anlıyorsunuz :) Stadın olduğu kısım büyük bir kompleks.

Öncelikle Store'a girdik hediyelik baktık. Formalar burada Türkiye'ye göre bayağı pahalı Türkiye fiyatı 120 TL İken burada 126 euro. Şok olduk almadık :) Artık stada yönelelim dedik. Türkiye'deki futbol ortamıyla kıyasladığımızda ufak bı şok olduk tabı :) Stada giriş için 132 kapı varmış. Biz 124. kapıdan giriş yaptık. Turnike sistemi yok gişe yok. 1 adet görevli sadece bilet üzerindeki barkodu kontrol ediyor. Çantama bile bakılmadı. Direkt stada girdik ve sustuk.

Gerçekten Nou Camp etkileyici bir mabed. Kapı sayısı fazla olduğu için stad maç başlamadan son 5 dakika içinde full şekilde doluyor. Harika bı yerde oturduk ve Barcelona-Sevilla maçını bekledik.
 

Nou Camp'tan bir kare

Maç 5-1 bitti. Goller Messi (3), Rakitic ve Neymar'dan geldi. Mest olduk tabı kı. En güzeli ise meğer Messi attığı 3 golle la liga tarihinin en çok gol atan oyuncusu olmayı başarmış. Böyle bir tesadüf bizimde hoşumuza gitti.. 

La Rambla caddesi Barselona'nın can damarı... Bizim İstiklal Caddesi gibi, akın akın insan. Ama yaşayan bir cadde burası, üzerinde hediyelik eşya büfeleri, canlı heykeller, sokak sanatçıları var. Gezmesi günün her saati keyifli. Bu caddenin bir ucu katalunya meydanı diğer ucu Kolomb Meydanı. Kolomb Meydanı sahil tarafındadır.
 
La Rambla Girişi

La Rambla Caddesi üzerinde atlanmaması gereken yerlerden biri resmi adıyla Mercat de Saint Josep ama bilinen popüler ismiyle "La Boqueria" denilen pazar. Yüzünüzü denize döndüğünüzde La Rambla'nın sağ kısmında kalıyor. Pazar günleri kapalı burası dikkat! Burada envaı çeşit meyve, sebze, deniz ürünü, et ürünleri satılıyor. İçerisi inanılmaz kalabalık. Yunan tezgahı vardı birtane. Baklava bizim diye yazmışlar. Baklava Türklerin olmasın dediğimde güldü hayır dedi :) ikna etmekle uğraşmak istemedim :)

La Rambla 1,5 km uzunluğunda bir cadde, bir ucunda Placa De Catalunya adı verilen meydan var. Burayı da Taksim Meydanına benzetebiliriz. Bir çok metro hattının birleşim noktası olan, adeta Barselona'nın merkez noktası.

Plaça de Reial. Palmiyelerin ve fıskiyelerin süslediği kalabalık bir meydan. Ama son derece keyifli. Sokak lambalarının da Gaudi tarafından tasarlanmış olduğunu bilmekte fayda var. Meydan etrafında bir çok restoran ve cafe mevcut. Akşam burada Los Tarantos isimli bir flamenko dansları yapan bir mekan var. yarım saatlik şov 10 €. Kesinlikle ve kesinlikle girin derim. Gayet keyifli :)

La Rambla'dan denize doğru inerken sol kısım gotic mahalledir. Direk El Born'a gitmek için Jaume I metro istasyonunda inilebilir. Bu bölge de gençlerin bayılacağı kafelerin, barların, gece hayatının, alışveriş imkanının da olduğu hareketli bir yer. ve en güzeli tabi ki dar sokakları... Gayet keyifli. kaybolma garantili :)

Barcelonetta'yı çok fazla gezemedik vakit yetmedi ama plajları gerçekten çok keyifli. Kasım ayı olmasına rağmen denize girdik. Burada dikkatli olmanız gereken şu ki genel olarak güvenli bir şehir olsa da özellikle plaj çevresinde çok fazla hırsızlık vakası var. Polis La rambla'da siyah masaya yönlendiriyor ama nafile. Çok çok dikkatli olmalısınız.

Plaça De Espanyol

İspanya Meydanı bizim otelimizin bulunduğu yerdi. Bu meydan da görmeye değer güzellikte ve Montjuic Tepesi'ne çıkış noktası olması açısından önemli. Meydandaki iki kule Venedik San Marco kulesıne benzıyor. Mimar etkilenmiş diyebiliriz sanırım bunu yaparken :) Plaça Espanya'daki Arena alışveriş merkezi eskiden boğa güreşlerinin yapıldığı bir arena imiş. Küresel sermaye burayı da vurmuş :) Alışveriş merkezinin üst katından manzara izlemek iyi fikir. Avm'nin dışında yapılmış bir asansör ile terasa çıkmak için 1 euro vermeniz gerekiyor, oysa avm'nin içine girip yürüyen merdivenlerle terasa çıkarsanız para ödemiyorsunuz. Kesinlikle çıkın ve görün o meydanı.

Tibidabo

Barcelona'nın en yüksek alanı. Şehir adeta ayaklarınız altında. Burası bi nevi lunapark aslında. girişi inanın bende zor buldum :) Taksi ile bir yere kadar geliyorsunuz. Ondan sonra teleferik ile yukarı cıkıyorsunuz. Bu tepeye direkt araç girişi var fakat çok ters bir yoldanmış. Ulaşımı konusunda pek yardımcı olamayacağım. 

Barselona'da Yeme-İçme:

Barselona'da yemek denince akla tapas ve paella geliyor. Meşhur içkisi ise sangria...

Tapas: Atıştırmalık, paylaşımlık küçük mezeler diyebiliriz. Kanepe şeklinde veya meze görünümlü olabiliyorlar. Ekmek üzerine çeşitli malzemeler konulup kürdan batırılıyor ve restoranın barına diziliyor. Oradan seçip yiyorsunuz. Bazı yerlerde menü var fiyatların yazdığı, bazı yerlerde kürdanları sayarak fiyatlandıyorlar. 2-4 euro arası değişiyor tapas fiyatları.

Paella: Genelde deniz ürünleri ile bezenmiş, sarı, turuncu veya esmer renkte pilav. Kendine özgü siyah bir tenceresi var. Her yerde yemeyin diyorlar, çok yağlı ve kötü olabilirmiş. La rambla üzerinde çok fazla mekan var kimi iyi, kimi kötü. Şans artık :)

İlk blog'um, o yüzden tecrube oldu bana da :)

Kendinize iyi bakın...

S.

Etiketler

Seymen BOZASLAN

Yazar Hakkında

Seymen BOZASLAN

Büyük şehirlerde küçük güzellikler peşinde koşmanın, hayallerimle geldiğim yerde başka hayaller kurma neşesi içindeyim.  Gözüme çarpanları hemen karalamayı, açtığım haritadan yeni güzergahlar belir