Krakow Kazimierz Bölgesi

Vistül nehri kenarında konumlanmış olan Kazimierz Bölgesi, 2. Dünya savaşı öncesi Avrupa’daki yahudilere merkezlik yapmış.

Bu bölgede önce Katolik tarafına gidiyoruz. Tahmin ettiğimden çok daha geniş bir alan ile karşılaşıyorum. İlginç olan buradaki kiliselerin dışlarının duvarlarla çevrili olması. Çünkü bazı insanlar gelip kiliselere zarar veriyorlarmış, çaresini etrafına duvar örerek çözmüşler.

Şimdi de sırada yahudi bölgesi var... Savaş öncesi bu bölgede 60.000 yahudi yaşıyormuş, şu an mı? Sadece 300 yahudi var. Bu bölgede neredeyse her köşede sinagog var, ancak savaş döneminde Holocaust (soykırım) sırasında harabeye dönmüş. Şu an ibadet edebilmeleri için sadece 2 sinagog açık. Bunlardan en fazla ziyaret edileninin içine giriyoruz. Vitrayları, ilk gün yapıldığı gibi göz kamaştırmaya devam ediyor. İçi çok bakımlı ve tertemiz. Zaten topu topu 2 tane kaldığı için daha da bir özen gösteriyorlar. Şu an açık olmayan sinagoglar ise kitaplık olarak kullanılıyormuş.

Şu an Yahudi tarihi müzesi olarak kullanılan 16. yy’dan kalma eski sinagog’u da görmekte yarar var. Kazimierz ana meydana yakın bir yerde antika pazarı kuruluyor. Burada inip hızlıca pazarı geziyoruz. Pazar dediğime aldanmayın en fazla 15 tane tezgah var. Buranın hemen karşısında ise haftada 2 gün büyük Pazar kuruluyormuş ama burası bildiğiniz patates, domates, salatalık satılan pazar.

Bu alanda Çorba ve Sosisli festivali yapılıyormuş. Çorba festivalinde herkes çorbalarını getirip, hangisi daha güzel diye yarıştırıyorlarmış. Sosisli festivalinde ise, belirli saat dilimi içinde en fazla sosisli yiyene ödül veriliyormuş.

Kazimierz’in ana meydanında da küçük küçük birçok kafe ve restoran var. Helena Rubenstein’ın da doğduğu ev bu meydanda ancak şu an orası da restoran olarak hizmet veriyor.

Buranın karşısında bölgenin en meşhur ve zengin sinagogu var, yanında da yahudi mezarlığı. Sinagogun bahçesindeki yüksek duvarlarda boşluk görünmeyecek şekilde sıralanmış mermer tabletler var. Bu tabletleri, savaşta sağ kalanlar kendi ailelerinden katledilenler anısına yaptırmışlar. Mesela bir tablette “Farber Family, 1939 -1945, 88 kişi öldürüldü” yazıyor. “88” rakamı sadece o aileye mensup olanlardan öldürülenlerin sayısı. Duvarlardaki tabletlere bakıyorum, “26, 32, 59,96, 117,...” Sayılar böyle gidiyor. Toplamaya çalışmak bile içimi acıtıyor. Ruhları rahat etsin diyerek çıkıyoruz.

Çıkıştaki meydanın ortasında ise yine katledilen yahudiler anısına dikilmiş bir taş bulunuyor. Oradan aracımıza binip nehrin karşısına geçiyoruz. Burada da genişçe bir meydan var. Meydanda ise bir sürü sandalye bulunuyor. Soykırım sırasında burada ve bu meydanın bir alt sokağında 1 gün içinde 1.700 kişiyi katletmişler. Gettodan topladıkları yaşlıları, kadınları, çocukları, güçsüz zayıf erkekleri buraya getirmişler. Erkekleri ve yaşlıları bu meydanda, kadınları ve çocukları ise bir alt sokakta bir Perşembe günü topluca yakarak öldürmüşler. O günden beri bu alan “Kanlı Perşembe” olarak anılmaya başlanmış. Bu alandaki durağın adı halen “Gestapo istasyonu” olarak anılıyor ve girişindeki tabelada 1941 -1943 yazıyor.

Bu meydanın sağ tarafında eski gettoyu çevreleyen (1941-1943) duvarların yıkılmamış olan 15 metrelik bir bölümünü görüyoruz. Bu duvarların üzerini düz değil yuvarlak yuvarlak inşa etmişler ki, mezar taşına benzesin. Bu sayede insanlar üzerinde ölüm hissi yaratarak psikolojik baskı oluşturabileceklermiş.

Kazimierz Bölgesi’nin gecesini mutlaka görmelisiniz. Bohem bir eğlence var burada... Tercih edebileceğiniz mekanlar; Singer, Propaganda ve Alchemia. Polonya mutfağı, Avusturya ve Macar mutfağına çok benziyor.

Krakow ucuz bir şehir olduğundan konaklamalarda oldukça ucuz oluyor. Burada ki kaliteli otellere çok cüzzi bir ücretle yerleşebiliyorsunuz. Krakow’da konaklama olarak Topolowa Residence’ı tavsiye edebilirim. Otel, Galeria Krakowska Alışveriş Merkezi'ne ve Eski Kent'e 10 dakikalık bir yürüyüş mesafesinde yer alıyor. En yakın toplu taşıma durağı ise yaklaşık 5 dakika uzaklıkta. Bunun yanında Lounge Apartments’de ucuz ve kaliteli bir otel. St. Mary Bazilikası ve Cloth Hall ile Kraków Ana Meydanı'na 7 dakikalık yürüyüş mesafesinde yer alan otel Kraków Barbican'a da sadece 1 dakikalık yürüme mesafesinde. Bir diğer güzel otellerden Vinci, Wawel Kalesi’ne 800 metre, Galeria Krakowska Alışveriş Merkezi ve Kraków Główny Tren İstasyonuna ise 1 km uzaklıkta bulunuyor. Ana Pazar meydanıda otelin hemen yanıbaşında. Bu otellere ek olarak Apartament Skyfall ve lüks bir otel olan Metropolitan Boutique Hotel ise mutlaka tercih listenizde bulunması gereken diğer oteller arasında yer alıyor. Bu öneriler size yetmediyse buradan booking.com’a girerek Krakow otellerini görüntüleyebilirsiniz.  

TUĞÇE YILMAZ

Yazar Hakkında

TUĞÇE YILMAZ

 Yaklaşık 15 sene Medya satın alma ve Planlama sektöründe çok uluslu şirketler ile çalıştıktan sonra kendi tutkusu olan gezi ve seyahate yönelerek Gezimanya.com’u kurmuştur.1997 - 1999 İstanbul Üni