Kuching Gezisi ve Borneo'da Longhouse Deneyimi

Şubat 2013’te gerçekleştirdiğim seyahatimi bu defa çocukluk arkadaşım Rüçhan Söhmen ile yaptım, ilkin millerimle Singapur’a gittik, daha önce orasını görmeme rağmen arkadaşım görmediği için iki gece konakladık. Önceden internet üzerinden anlaştığım Malezyalı bir tur firması aracılığıyla Singapur üzerinden gezimizin ilk durağı olan BorneoAdası’nın Sarawak Eyaleti’nin başkenti olan yaklaşık 500.000 nüfuslu Kuching şehrine ulaştık.

İnişimizde bizi yağmurlu bir hava karşıladı, ancak tropik ada yağmuru bir saat sonra kesildi ve hemen kısa bir şehir turu yaptık. İşyerlerinin çok büyük bir kısmı kapalıydı, nedeni de gezimizin ilk gününün Çin’in yılbaşına rastlamasıydı. Bu sebeple de resmi tatildi, şehir nüfusunun yaklaşık % 20 civarı Çin kökenli insanlardan oluşuyor. Ancak ticari hayatın çok büyük bir kısmı Çinliler tarafından yürütüldüğü için Çinliler yılbaşlarını kutlamak için tatildeydiler ve şehirde ticari hayat tamamen durmuştu. 

Çinlilerin Borneo ekonomisi üzerindeki etkilerini gezimizin diğer yerlerinde de görecektik. Ama kabul etmek gerekir ki Çinliler çok çalışkan insanlar ve Borneo ekonomisini tamamen sırtlamış durumdalar, tabii haliyle refah seviyeleri de Malaylara göre çok iyi bir durumda.

Kuching, Sarawak Nehri’nin denizden 32 km. kadar uzağına kurulmuş bir şehir, sömürge döneminden kalma yapılar özenle korunmuş. Waterfront denilen nehir kenarında kafeler ve restoranlar var, güzel bir yürüme yolu yapılmış, hem gündüz hem de gece oldukça canlı.

Kentin adının kediden geldiği söyleniyor, bu nedenle şehrin birkaç yerinde kedi heykelleri var, ayrıca Cat Museum denilen Kedi Müzesi de oldukça enteresandı.

Sarawak Müzesi’nde daha kırk yıl öncesinde yaşayan timsah, yılan vs. birçok hayvanın iskeletini veya fotoğrafını görebilirsiniz, maalesef ki insanoğlu bu türlerin birçoğunu artık yok etmiş.

Şehir merkezi derli toplu olduğu için neredeyse yarım günde birçok yer gezilebilir; Tua Pek Temple, State Mosque (büyük cami) ve bir zamanlar Borneo’yu yöneten Beyaz Racaların malikânesi Astana görülmesi gereken yerlerden.

Longhouse’lar (Uzunevler)

Kuching seyahatinin önemli bir bölümü Longhousegezileridir. Gezimizin bir sonraki durağı olan İban’ ların yaşadığı Longhouse’lara gitmek üzere sabahın erken saatlerinde yola çıktık. Yaklaşık 3,5 saatlik bir kara yolculuğundan sonra Lemanak Nehri boyunca yaklaşık yarım saat sürecek bir İban botu ile yolculuk yaptıktan sonra da bir gece konaklayacağımız ve halen içerisinde doğal bir yaşam olan bir Longhouse’a vardık. Yerleşke tipik bir ahşap uzun ev, birbirine bağlı ve aileye yeni bir aile eklendikçe büyüyen bir yerleşim sistemi oluşuyor. Bizim ziyaret ettiğimiz uzun evde de yaklaşık 300 kişinin yaşadığını öğrendik.

Tur firması isteğimiz doğrultusunda gerçek bir İban Longhouse’unda bizi konuk etti, çünkü otel şeklindeki konforlu longhouse’larda konaklamanın bir anlamı olmayacağını düşündük. Vardığımız zaman bizi Longhouse’un şefi karşıladı. İlkin çay ikramı yapıldı, bizimle beraber yaklaşık 20 kadar Batılı turist de longhouse’un misafirleri arasındaydı.

Longhouse nehir kenarında ve yağmur ormanlarının içerisindeydi, akşama kadar ev içerisinde ve hemen yanı başında gezindik. Akşam bizlere yer sofralarında yemek hazırlanmıştı, yemekten hemen sonra uzun ev sakinleri konuklara yerel danslarını sundular, hep beraber oynadık ve eğlendik.

Gece yarısından sonra yerlere yataklar serildi ve üzerlerine cibinlik gerildi, tüm ışıklar da kapatıldı. Yoğun bir karanlık ve sessizlik altında herkes uykuya daldı. İçerisi ve dışarısı o kadar karanlıktı ki… Ayrıca gece yarısından sonra ağır bir de yağmur başlayınca, longhouse’un 50 metre kadar dışarısında bulunan tuvaletlere bile korkudan gidemedik, çünkü her yer karanlık ve yağmur ormanıyla içi içeydi.

Sabahleyin kahvaltıdan sonra mahrumiyet koşulları olan longhouse’dan yine ince uzun botlara binerek ayrıldık.

Gerçek bir uzun evde kalmak hayat boyu unutamayacağım çok farklı bir deneyim oldu.