Şapka Cenneti Cuenca

Ekvador’un Azuay bölgesinin başkenti olan Cuenca’nın asıl adı Santa Ana de los cuatro ríos de Cuenca. Kent Ekvador’un dağlık kesiminde yer alıyor. Deniz seviyesinden en yüksek noktası 2.250 metre, en alçak noktası ise 2.350 metre yükseklikte. Yüksek olmasına rağmen Ekvator çizgisine yakın olduğundan Haziran, Temmuz, Ağustos aylarında sıcaklık 13-14 derecenin altına düşmüyor. 
Ekvador’un üçüncü büyük kenti olan Cuenca’nın merkezi barındırdığı çok sayıda tarihi yapı nedeni ile Unesco Dünya kültür mirası listesinde yer alıyor. Bu bölgeyi sınırlandıran caddeler kuzeyde Grand Kolombiya caddesi ve Tomebamba nehri, batıda General torres caddesi ve doğuda Hermano Miguel caddesi.
 
Kentin merkez nüfusu 330.000, ancak çevre yerleşimleri ile birlikte nüfus 505.000’i buluyor. Cuenca başkent Quito’ya göre daha düzenli, Guayaquil’e göre ise çok daha kompakt bir şehir. Aynı zamanda Cuenca bir üniversite şehri. Sahip olduğu üniversiteler ve sanatçıları ile Ekvator’un entelektüel merkezi olarak da kabul ediliyor.
 
Bu bölgede ilk yerleşenler Canari yerlileri imiş. Ancak 15. Yüzyılda bölge Inka Tupak yerlilerinin eline geçmiş. Bu dönemde Inka medeniyeti burada yerleşmiş ve günümüze çok sayıda eser bırakmışlar.
 
Bu bölgedeki INGAPIRCA Inka Kalıntılarının Ekvador’un en iyi korunmuş Inka yapıları olduğu söyleniyor. Bu nedenle turistler bu bölgeye akın ediyor. Tarihi Inka kenti Guadondelep adı verilen geniş bir ova üzerine kurulmuş.  Bu ovanın anlamı ise Gökyüzü kadar büyük ova demek. Inkalar döneminde bu kentin adı Tomebamba imiş. Bunun sebebi de adını Tomebamba nehrinden alması.

 
Ancak 1557 senesinde İspanyollar’ın bölgeyi ele geçirmesi ve İnka imparatoru Atahualpa’nın esir düşmesi ardından kentin adı Cuenca olarak değiştirilmiş. Haliyle İspanyollar koloniyal yapılarını bu Inka şehrinin üzerine inşa etmişler.
 
Eski kentin merkezi her ne kadar küçük olsa da birbirine benzeyen mimari yapılar ve dar sokaklarda kolaylıkla kaybolmak mümkün.
 
En dikkat çekici yapılardan biri İspanyolların 1557’de geldikleri gibi inşa ettikleri El Sangrario katedrali. Gerçi günümüzde bu katedral ibadet için çok küçük kaldığından daha çok müze gibi işlev görüyor. Bu katedral yeterli gelmeyince 1880 senesinde neo-gotik tarzda olan Metropolitana de la Inmaculada Concepción Katedrali inşa edilmiş. Buradaki mermer işçiliği göze çarpıyor. Mermerler İtalya’nın Carrara bölgesinden getirtilmiş. Açık mavi kubbeleri ile kentin simgesi haline gelmiş olan katedralin yapımında 9.000 kişi çalışmış. İşin ilginç yanı ise katedral yapımında 9.000 kişi çalıştığı dönemde kent nüfusunun sadece 10.000 olması.

 
Eski ve yeni katedral arasında yer alan Abdon Calderon parkı ise halkın en önemli sosyalleşme mekanı. Aynı zamanda bu park kentin yönetim binalarına da oldukça yakın.
 
1682 senesinde inşa edilmiş olan El Carmen Manastırı, dış cephesi ile oldukça etkileyici. Bunun yanı sıra 17. Yüzyıla ait mezarları ve dini sanat klasiklerini içerisinde barındıran La Conception müze ve manastırı görülmeye değer.
 
Bunun yanı sıra kentte görülmeye değer diğer yapılar Ekvador Kültür Evi, Şehir müzesi, Santa Domingo kilisesi, Yerli kültürleri müzesi ve İnka dönemine ait kalıntılardır.
 
Güney Amerika’nın şapka yapımı ile ünlü olan Cuenca kentinde her köşe başında bir şapka dükkanı ile karşılaşabilirsiniz.

 
Bu bir meslek haline gelmiş ve babadan oğula geçiyor. Fiyatları hiç de düşük olmayan şapkaların her rengi ve modelini görmek mümkün. And dağlarında yetişen bir çeşit sazdan yapılan bu şapkalar çok yumuşak olsalar da çok sağlamlar. Özellikle el yapımı olanlar bir hayli pahalı.

 
Şapka kültürü sadece Cuenca’da ya da Ekvador’da değil, tüm Güney ve Orta Amerika’da yaygın. Şapkanın koruduğu başı yücelttiğine inanıyorlar. Kadınların taktıkları şapkanın ise rengi çok önemli. Çünkü taktıkları şapkaların rengi onların medeni halini de gösteriyor. Evliler koyu renk, bekârlar açık renk şapka takıyorlar. Hatta açık renk şapkaların bile kendi içinde anlamları var. Eğer bir genç kız beyaz şapka takıyorsa, “Bekarım, evlenmeyi düşünmüyorum” demek, eğer açık mavi, pembe ya da sarı tonlarında şapka takıyorsa “Bekârım, evlenmek istiyorum” demek. Benden söylemesi şapka alırken rengine dikkat edin.

TUĞÇE YILMAZ

Yazar Hakkında

TUĞÇE YILMAZ

 Yaklaşık 15 sene Medya satın alma ve Planlama sektöründe çok uluslu şirketler ile çalıştıktan sonra kendi tutkusu olan gezi ve seyahate yönelerek Gezimanya.com’u kurmuştur.1997 - 1999 İstanbul Üni