Google+

Orhan Tuna : "Yaşamımı sürdürmek için gerekli olan dışındaki vaktimi seyahate harcamaya çalışıyorum"

241209 Ara 2013Söyleşiler

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?
İzmir’de yaşayan, yolu yarılamış, evli bir yazılım mühendisiyim. Farklı kültürleri tanımaktan hoşlanan bir ailenin en küçüğüyüm. Çocukluğum kamplarda, karavan seyahatlerinde geçti. Genç yaşlara girerken aile köklerimin dayandığı yerleri, daha üniversiteye gitmeden farklı kıtalardaki farklı kültürleri görme imkanı sundu ailem bana. Seyahatin en önemli hobim haline gelmesi için ise aradan yılların geçmesi gerekti.

Gezmek size ne ifade ediyor? Seyahatlerin hayatınızdaki yeri nedir?
Gezmek, kabaca, gittiğim yerde bambaşka kültür ile yoğurulmuş insanlarla tanışmak, onların tarzında yemek, içmek, eğlenmek ve bu güzel gezegenin bahşettiği doğal güzellikleri görmek anlamına geliyor. Özellikle son yıllardaki en büyük hobim bu. Yaşam sürdürme için gerekli olan iş hayatı dışındaki vaktimi seyahat üzerine harcamaya çalışıyorum. Sınırlı yıllık izinlerimde süremi ve bütçemi en iyi şekilde değerlendirmeye çabalıyorum. Çok masraf çıkardığı ve gezi bütçeme zarar verdiği için arabamı sattım, otomobilsiz meğerse çok daha rahat geziliyormuş.

Orhan Tuna :

Şu an kadar kaç ülke gezdiniz?
Net rakam için saymam gerekli ama beni görmediklerim daha çok ilgilendirdiği için buna da gerek duymuyorum. Hem gittiklerimden artık başka ülke olmuş olanlar da var. Coğrafya ve kültür saçma şekilde insanlar arasına çekilmiş sınırlardan daha cazip benim için. Aile işletmesi olan web sayfamız GezmekGuzel.com’da 30 ülkeden notlar, bunlar arasında benim gitmediklerim olduğu gibi, gidip de siteye koymadıklarım da var.

Bugüne kadar gittiğiniz yerler arasında sizi en çok neresi etkiledi?
Hiçbir seyahatimden keyif almadan dönmedim, hepsinin ayrı bir güzelliği vardı. Önceliği nereye verelim derseniz; Hindistan çok çok etkileyici, onca problem koyuyor önünüze yine de mutlu ediyor; Küba değişiyor, geçe bırakmamak lazım. Eğlenmek istiyorsanız Rio’lular bu işi çok iyi biliyor, karnavalı kaçırmayın; Trinidad da ise her gece şenlik var. Coğrafi olarak Ngorongoro krateri ve hayvanları, Igasu şelaleleri ve Milford Sound fiyordu enfes. Yemek için ise Brezilya, Çin ve Japonya benim favorilerim. Elbette eşimle birlikte gittiğimiz ilk ülke olarak Kenya’nın yeri ayrı.

Bize biraz seyahat etme mantığınızı anlatır mısınız? Genelde tek mi yoksa grupla mı seyahat edersiniz?
Eşimle birlikte yapıyoruz seyahatlerimizi. Yıllık izinlerde kısa süreli seyahatler yaptığımız için ulaşımı ve konaklamayı en ucuz şekilde çözmeye çalışıyoruz, kampanyalı uçak biletlerini takip ediyoruz, milleri, kredi kartı puanlarını akıllıca kullanmaya çalışıyoruz. Yüksek tempoda gezdiğimiz için otele yorgun halde yatmaya gidiyoruz ancak, sabahta erken çıkıyoruz. Özel banyosu olan temiz oda bizim için yeterli, her halükarda bavulumuzda mutlaka yastık kılıfı ve havlu bulunduruyoruz, seçtiğimiz uygun fiyatlı otel yeterince temiz olmayabiliyor.

Orhan Tuna :

Rotanızı nasıl belirliyorsunuz?
Uzak yerlere öncelik veriyoruz, yaş ilerledikçe yolculuk daha yorucu hale gelecek. Onlar içerisinde de avantajlı bilet bulabildiklerimizi önceliklendiriyoruz, mesela uçak firmasının kısa mesafe, kredi kartının uzun mesafe kabul ettiklerine çok uygun bilet ayarlanabiliyor. Yakın yerlere ise kampanyalı bilet yakaladıkça haftasonu kaçamakları yapıyoruz. Programımızın içeriğini belirlerken ise gezgin arkadaşların tecrübelerinden, tur operatörlerinin genel programlarından ve gezgin değerlendirmelerinin olduğu internet sitelerinden yararlanıyoruz.

Son olarak yaptığınız rota neresiydi?
Bayram tatilini 29 Ekim ile birleştirme fırsatını görmüştük sene başında, süre bizim standartlarımızda uzun olunca en uzağa gitmeye karar verdik ve kendimize bir Avustralya – Yeni Zelanda planı oluşturduk. Yeni Zelanda’nın güney ucundaki Milford Sound’a kadar gittik, dünyanın en kibar, en sıcak insanlarının oralarda yaşadığını gördük. Sitemiz www.gezmekguzel.com’da bu seyahatin anılarını paylaşmaya başladık.

Sırada neresi var?
Bileti alınmış Makedonya ve Şanlıurfa var, ben araya bir de Arjantin ekleyebilsem ne güzel olur diye hayal kuruyorum.

Orhan Tuna :

Seyahat sırasında sizin gibi gezginlerle tanışıyor musunuz? Hiç enteresan anınız var mı?
Bizim gibi yıllık izin gezginleri ile de hayatını gezerek kazananlarla da tanıştık. Son olarak büyük resifte birlikte dalış yaptığımız, küçücük teknede gecelediğimiz İskandinav müzisyen vardı. 6 ay Türkiye’yi karavanla gezmiş, Olimpos-Çıralı’ya otel yapılmasına karşı gösterilerin içerisinde bulmuş kendisini. Biz albümlerini aldığımızda “Thank you very much, teperim geri kaç” diyerek CD’yi bize uzatmıştı.

Kalacak yer olarak tercihiniz genelde nedir? Otel, hostel, kamp vs.
2 kişilik, özel tuvaletli otel, hostel veya kampta kalıyoruz.

Bugüne kadar gittikleriniz arasında sizi hayal kırıklığına uğratan bir yer oldu mu?
Kesinlikle hayır, zaten çok önyargı ile gitmiyorum. Şu güne en büyük sürpriz herhalde Küba’da yemek fiyatlarının yüksek, kalitelerinin düşük ve erişilirliklerinin zor olması idi.

Orhan Tuna :

Farklı bir ülkeye yerleşmeyi düşündünüz mü? Düşündüyseniz neresi ve neden?
Elbette, hala da düşünüyorum, özellikle kişisel hayata müdahalenin insanları isyana sürüklediği günler ve sonrasında. Burada gidişat iyi gözükmüyor. İnsaların hiç olmazsa yaya geçidinden geçenlerin üzerine araç sürüp korna çalmadığı, farklı kültürlere ve yaşam tarzına saygı duyulduğu, giderlerin gelir seviyesine oranlı olduğu, tercihen dilini bildiğim herhangi bir ülke olabilir, ki zaten dil hariç bu kümeye giremeyen çok fazla ülke yok. Gördüğüm kadarıyla alım gücü en düşük yani en pahalı ülkede yaşıyorum şu anda.

Eğer imkanınız olsa 1 sene izin ve limitsiz para verseler, haydi gez deseler, neler yapar nerelere giderdiniz?
Bir yıl sonra işlerimize geri dönüşümüz garantisi olsa para dert değil, zaten çok harcamıyoruz. Arjantin’de “Dünyanın Sonu” denilen Ushuaia şehrinden başlayıp güney amerikayı hakkıyla gezerdim, Meksika’dan kuzeye çıkmaz, Afrika’nın Victoria Şelaleleri gibi kilit noktalarına dokunup, Hindistan ve İran’ı gezerdim. Vakit kaldığı kadar da uzakdoğu.

Orhan Tuna :

Gezmeye yeni başlayanlara tavsiyeleriniz nelerdir? Nereden başlamalılar?
Rahat ettikleri yerden başlamalılar. Bu ancak severek yapılacak birşey, özellikle ilk tecrübe kötü olursa devamı gelmez. Eminim herkesin yaşadığı şehirde görmediği yerler vardır. Önerim rotalar çıkarıp uygulamak ve kendi kentinde turist olmak ve karşılaştıklarınızla sohbet etmek. Belki her gün işe giderken itiş kakış içerisine girdiğiniz insanlarla karşılaşıp onlara yol soracaksınız, görecekleri dışında yaşayacakları sosyal tecrübe de keyif verecektir. Farklı kültür ve coğrafyalarda görülecek ve duyulacaklar çok daha şaşırtıcı olacak. Bunu akılda tutarak çemberi rahat etmeye devam edecek şekilde genişletmek en doğrusu.

Orhan Tuna :

-
Yorum göndermek için Giriş Yapın veya Üye Olun

Yorumlar(0)

Yorumlar