Ottawa Hakkında Bilinmesi Gerekenler

canada-1607114_960_720.jpg

Ottawa, Kanada’nın başkentidir. Bununla birlikte ülkenin en büyük dördüncü kenti olma özelliğine de sahiptir. Kanada’nın kültürel ve entelektüel merkezi olan Ottawa çok sayıda müzeye, sanat galerisine, tiyatroya ve üniversiteye sahiptir. Ottawa Irmağı’nın kıyısında yer alan Ottawa Vadisi’nde kurulan şehir aynı zamanda ülkenin parlamentosunu da bünyesinde barındırır. Quebec Eyaleti’ne komşu olan Ottawa, Ontario Eyaleti’nin güneydoğu ucunda yer almaktadır. Ottawa’yı Kanada’nın diğer şehirlerinden ayıran bir diğer özelliği ise şehirde iki tane resmi dil olmasıdır. İngilizce ve Fransızca Ottawa’nın resmi dilleridir ve her alanda bu çift dilliliği görebilirsiniz. Mağazaların vitrinlerinde, trafik levhalarında, reklam panolarında çift dilli ifadeler yer alır. Kanunen eşit kabul edilen İngilizce ve Fransızca hem kamusal hem hukuksal alanda yan yanadır. Kanada’nın diğer şehirlerinde görülmeyen bu durum sadece Ottawa için geçerlidir. Ottawa nüfusunun %32’sinin anadili Fransızcadır.

Müzeleri ve parklarıyla meşhur olan Ottawa ziyaretçilerine sanat ve doğanın en güzel hallerini sunuyor. Şehrin her bir köşesinde farklı bir atmosfer bulmanız mümkün. Bu özelliği ile Ottawa her yaş ve kesimden ziyaretçiyi kendisine çekmeyi başarıyor. İngiliz, Fransız ve yerel sanat anlayışının bir araya geldiği onlarca sanat eseri, yemyeşil parkları ve göz kamaştırıcı müzeleriyle Ottawa her yıl binlerce gezgin tarafından ziyaret ediliyor. Ottawa, kültürel cazibesinin yanı sıra Kanada’nın politik ve teknolojik olarak da merkezi konumundadır.

Yaklaşık on bin yıl önce Champlain Denizi’nin boşaltılmasıyla birlikte Ottawa Vadisi yaşanabilir hale gelmiştir. Bölgede kısa sürede tarım, avcılık, balıkçılık gibi faaliyetler yapılmaya başlanmıştır. Şehrin kurulu olduğu bölge 6500 yıldan fazla süredir yerleşke alanı olarak kullanılmaktadır. Ottawa Nehri vadisinde yapılan arkeolojik kazılar sonucunda çok sayıda taş aletler, çeşitli çömlekler, ok başları gibi kalıntılara rastlanmıştır. Bu bulgular da bölgedeki yaşamsal faaliyetler hakkında bilgi vermektedir.

Ottawa binlerce yıldır ticaret bölgesi olarak önemini korumaktadır. Ottawa’nın tarihinde önemli rol oynayan Philemon Wright, 7 Mart 1800 tarihinde Ottawa Nehri’nin kuzey tarafında ilk yerleşimi oluşturan kişi olarak bilinmektedir. İlk başlarda küçük bir tarımsal topluluk kurmayı amaçlayan Wright, Ottawa Vadisi’nden Quebec’e nehir boyunca kereste taşımaya başlamıştır. Bu da bölgenin en önemli ekonomik faaliyeti olan kereste ticaretinin başlangıcı oluşmuştur. Şehir bu faaliyetlerden sonra hızla gelişmeye başlamıştır. 1826 yılında “Bytown” adıyla duyulmaya başlamıştır. Şehir balıkçılık ve ticaret alanında hızlı bir ilerleme gösterdi ve adını dünyaya duyurmayı başardı. Ottawa’da zaman içerisinde kürk ticareti önem kazandı. Kürk ticaretini tekelinde tutan ise Fransız tüccarlar olmuştur. Ottawa’daki Fransız etkisi bu şekilde başlamış olup şehrin hem ekonomisine hem de kültürel faaliyetlerine büyük katkısı olmuştur.

1855 yılında, bulunduğu bölgedeki nehir ve vadiyle anılmaya başlanan şehir resmi olarak Ottawa adını almıştır. Şehrin ilk zamanlar Bytown olarak anılmasında Albay John By’nın etkisi büyüktür. Küçük bir kereste kasabası olarak yerleşime açılan bölge John By sayesinde kereste ticaretinde hatrı sayılır bir merkez haline gelmiştir. Albay John By şehrin ünlü yapılarından biri olan Rideau Kanalı’nın yapımında bizzat çalışmıştır. 1826-1832 yılları arasında tamamlanan Rideau Kanalı bugün UNESCO Dünya Mirası listesindedir. 19. yüzyılın ortalarında Ottawa Nehri’nin etrafına kereste fabrikalarının kurulmasıyla şehir zenginleşmeye başlamıştır. Bu fabrikalar sayesinde gelen zenginlik şehir nüfusunu da artırdı ve bölgedeki istihdam çalışmaları hız kazandı. Şehir günümüzde ByWard Market olarak bilinen bölgede gelişmeye başlamıştır ve sonraları genişlemiştir. ByWard Market halen şehrin merkezi konumundadır ve hareketli gece hayatına, sayısız mağazalara ev sahipliği yapmaktadır.

1857 yılında Kraliçe Victoria’dan Kanada’ya bir başkent seçmesi istendi. Bu istek aslında temsiliydi ve Kraliçe’ye duyulan hürmetin bir göstergesiydi. Herkes Kraliçe’nin, şu anda Kanada’nın en büyük iki şehri olan Toronto veya Montreal’i seçeceğini düşünürken Kraliçe Victoria Ottawa’yı seçmiştir. Ottawa bu sebeple bazı kaynaklarda Kraliçe’nin tercihi lakabıyla geçmektedir. 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Ottawa elektrik kullanımıyla dünyanın dikkatini çekmeyi başardı. Bu tarihte ilk defa Kanada halkının kullanımı için telefon satışlarına başlandı. Ottawa’nın neredeyse tamamıyla elektriklendirildi. İlk elektrikli tramvay ise 1891 yılında Ottawa caddelerinde hizmet vermeye başladı. Elektriğin mutfağa girmesi de yeni bir durumdu ve 1892 yılında bir restoran menüsüne “dünyada elektrikle pişirilen ilk yemekler” şeklinde bir ifade koydu.

Ottawa yaşam kalitesinin yüksekliği açısından dünyanın önde gelen şehirlerinden bir tanesidir. Yaşam kalitesi yüksek olan Ottawa’yı dünyanın diğer başkentlerinden ayıran bir özelliği ise yeşilliğidir. Başkent olmasına rağmen, diğer pek çok başkentte görülen yüksek binalar, kalabalık ve gri sokaklar, yoğun trafik gibi unsurlara Ottawa’da rastlanmaz. Şehrin dört bir yanı yemyeşil parklarla, estetik binalarla, rengarenk vitrinlerle doludur. Şehirde deniz olmamasına rağmen nehirlerinin ve göllerinin güzelliğiyle ziyaretçilerinin beğenesini kazanmaktadır. Ottawa’nın temel geçim kaynaklarından birisi de turizmdir. Bu nedenle şehirdeki turistik mekanlar özenle korunuyor. Ottawa halkı da doğaya ve sanata karşı oldukça saygılı ve bilinçliler. Şehirdeki anıtları, çeşitli alanlardaki müzeleri, şehir parklarını, kanal çevresini her daim temiz bulmak mümkün. Her ne kadar kış mevsimi soğuk geçse de Ottawa’da turistik ve kültürel etkinlikler kesintiye uğramadan devam etmektedir. Bu nedenle şehri ziyaret edenler yaz kış katılacak etkinlik, yapacak çeşitli faaliyet bulabilmektedir.

Dünyadaki en büyük buz pateni pistine sahip olan Ottawa kış mevsiminde buzda eğlenceli görüntülere ev sahipliği yapar. Şehrin merkezinde bulunan Rideau Kanalı’nın kış mevsiminde donması sebebiyle Ottawa halkı, hükümet üyeleri ve bürokratlar da dahil olmak üzere kanalın üzerinde paten ve kayak kullanır. Şehri ziyaret etmek için en uygun zaman her ne kadar havaların ısındığı yaz mevsimi olsa da Ottawa kış mevsiminde ayrı bir güzelliğe bürünmektedir. Soğuk geçen kış mevsimi Ottawa’yı dünyanın en soğuk 7. başkenti yapmaktadır. Şehir nüfusunun neredeyse yarısı 35 yaşın altındaki bireylerden oluşmaktadır. Bu da Ottawa’yı Kanada’daki en genç nüfuslu şehir yapıyor. Bu durumda gençlere yönelik iş imkanlarının fazlalığı ve şehirde bulunan kaliteli üniversitelerin de etkisi büyük. İngiliz ve Fransız mimarisinin en güzel örneklerini barındıran, yemyeşil çehresi, genç ve dinamik nüfusuyla doğal ve kültürel güzellikleriyle Ottawa sizlere eşsiz bir seyahat vadediyor.